Bruce Willis bilimkurgu filmleri

Bruce Willis’li 13 Bilimkurgu Filmi

Ailesinin yaptığı bir açıklamayla, Bruce Willis‘e konuşma, anlama ve ifade etme yeteneğinin kaybına yol açan afazi teşhisi konduğunu öğrendik. Bunun üzerine deneyimli yıldızın oyunculuk kariyerine ara verdiği duyuruldu. Ünlü oyuncu her ne kadar aksiyon-macera serisi “Die Hard“daki John McClane rolü ile tanınsa da, birçok bilimkurgu filminde de yer aldı.

İlk olarak Terry Gilliam’ın yönettiği ve başrolünü Brad Pitt’le paylaştığı Twelve Monkeys‘te bilimkurguseverlerle buluştu, ardından bir nesil için The Fifth Element‘te güzeller güzeli Milla Jovovich‘i kurtaran kişiydi. Sonraki dönemde ise zamanda yolculuk temasına geri dönerek Looper‘da boy gösterdi. İşte karşınızda Bruce Willis’i doya doya izleyebileceğiniz 13 bilimkurgu filmi…

Cosmic Sin (2021)

Edward Drake’in 2021 yılında yönettiği ve Bruce Willis’in başrolde olduğu iki bilimkurgu filminden ilki. 2524 yılında, insanların dış gezegenleri kolonileştirmeye başlamasından 400 yıl sonra, emekli General James Ford, bir uzaylı filosunun uzak bir gezegendeki askerlere saldırmasıyla tekrar hizmete çağrılır.

Ford ve seçkin ekibi, çok geç olmadan yaklaşan büyük saldırıyı durdurmaya çalışır. 2021’in en kötü filmleri listesinde ve en kötü Bruce Willis performansıyla Altın Ahududu Ödülleri’nde yer aldı, ancak aktörün hastalık açıklaması sonrası listeden çıkarıldı.

Apex (2021)

Apex, yönetmen Edward Drake ve Bruce Willis ortaklığında aynı yıl çekilen ikinci bilimkurgu filmi. Eski polis memuru James Malone (Bruce Willis), işlemediği bir suçtan dolayı müebbet hapis cezasına çarptırılır. Ancak kendisine bir şans daha verilir. Bir grup zenginin, başka insanları avlamak için para ödediği ölümcül bir oyundan sağ çıkması gerekmektedir.

Cosmic Sin kadar kötü eleştiriler alan bir diğer bilimkurgu filmi.

Breach (2020)

John Suits’in yönettiği ve Edward Drake’in senaryosunu yazdığı film, Yeni Dünya’ya giden bir yıldız gemisindeki hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Başrol olmasa da en kötü yardımcı erkek oyuncu kategorisinde Bruce Willis, Razzie adayıydı.

Filmde Bruce Willis’ten daha kötü olan şey ise efektler…

Vice (2015)

Brian A. Miller’ın yönetmenliğini üstlendiği 2015 yapımı filmde Bruce Willis ve The Expanse dizisinden tanınan Thomas Jane başrollerde. Julian Michaels (Bruce Willis) en iyi tatil yerini tasarlayan kişidir. Burası, her şeyin muhteşem olduğu ve müşterilerin insan gibi görünen, düşünen ve hisseden yapay sakinlerle en çılgın fantezilerini yaşayabileceği VICE’dır. Bir yapay (Ambyr Childers) kendi bilincini kazanıp kaçtığında, kendisini Julian’ın paralı askerleri ile Vice’ı kapatmaya kararlı bir polis (Thomas Jane) arasındaki çapraz ateşte bulur.

Konu herkese bir şeyler hatırlatmış olabilir. Film, Westworld (1973) ve Michael Crichton’ın orijinal romanıyla bazı benzerlikler gösterse de resmi bir bağlantısı yok.

The Astronaut Farmer (2006)

Bruce Willis’in konuk oyuncu olarak yer aldığı ve kadrosunda resmi olarak ismi geçmediği The Astronaut Farmer, ailesinin çiftliğini kurtarmak için yıllar önce emekli olmaya zorlanan bir NASA astronotunun uzay yolculuğu hayalinden vazgeçmemesini, hükümetin tehdidine rağmen kendi roketini inşa etmeye çalışmasını konu ediyor.

Michael Polish’in yönettiği filmin başrolünde Billy Bob Thornton ile Virginia Madsen yer alıyor.

Surrogates (2009)

Yönetmen Jonathan Mostow tarafından Robert Venditi’nin çizgi romanından uyarlanan Surrogates (Suretler), kesinlikle izlenmeyi hak eden ilgi çekici bir film. İnsanlar hayatlarını robotik suretler aracılığıyla evlerinden hiç çıkmadan sürdürmeye başlamıştır. Kendilerini olduklarından farklı, güçlü, yakışıklı veya seksi gösterebilecekleri mekanik temsilleri suçun, acının, korkunun ve sonuçların olmadığı ideal bir dünyada dolaşmaktadır. Yıllar sonra işlenen ilk cinayet ile bu ütopya sarsıldığında, FBI ajanı Greer suretini terk eder, dış dünyaya adım atar ve gizem başlar.

Bilimkurgu konseptini güzel bir dedektiflik hikâyesiyle birleştiren ve aslında içerisinde çokça metafor barındıran film, koronavirüs salgını yüzünden sokağa çıkma yasaklarıyla boğuştuğumuz dönemde tekrar gündeme gelmeyi başarmıştı.

Glass (2019)

Glass, kendisinden önce çekilen Unbreakable ve Split filmlerini birbirine bağlayan bir M. Night Shyamalan yapımı. Bruce Willis, 2000 yılında çekilen Unbreakable filmindeki karakteri David Dunn ile tekrar izleyiciyle buluşuyor. David Dunn, Kevin Wendell Crumb’ı ve içinde bulunan çoklu kimlikleri takip ettikten sonra baş düşmanı Elijah Price ile birlikte bir akıl hastanesinde kilitli kalır. Üçlü, aslında insanüstü yeteneklere sahip olmadıklarını kanıtlamak isteyen bir psikiyatristle mücadele etmelidir.

Glass, 2020 Yoga Ödülleri’nde M. Nigh Shyamalan’a En Kötü Yabancı Yönetmen ödülünü kazandırdı. Bu filmle birlikte Bruce Willis’in hastalığı da fark edilmeye başlandı. Oyuncunun film boyunca kulağındaki kulaklıklardan sufle aldığı ve kulaklık gözükmesin diye kapüşonlu üst giydiği söylentileri çıktı, ancak bu söylentiler hiç doğrulanmadı.

Armageddon (1998)

Armageddon, dört Oscar adayı, yıldızlar geçidi bir film. Billy Bob Thornton, Ben Affleck, Liv Tyler ve Steve Buscemi, Bruce Willis’le birlikte filmde yer alan bazı oyuncular. J.J. Abrams’ın senaryosunu yazdığı ve Michael Bay’in yönetmen koltuğuna oturduğu film, sinemalara geldiğinde oldukça ilgi çekmişti. 140 milyon dolar bütçeyle çekilen yapım, dünya çapında 550 milyon dolar hasılat elde etmeyi başarmıştı.

NASA, Dünya ile çarpışma rotasında olan bir asteroidin farkına varır ve tek çarenin yüzeyini delerek bir nükleer silah patlatmak olduğuna karar verir. Dünyanın en iyi sondajcıları bu özel iş için eğitilirken, bilgiler halka yayılır ve ortaya çıkan histeriyle birlikte dünyanın sosyal düzeni de bozulmaya başlar. Yetkililer durumu kontrol altına almaya çalışırken, sondaj ekibinin tümü insanlığın son şansını tehlikeye atabilecek derin kişisel sorunlarla karşı karşıyadır…

Planet Terror (2007)

Robert Rodriguez’in 2007 yapımı filmi, aslında Quentin Tarantino’nun “Death Proof” u ile birlikte bir Grindhouse film ikilisi oluşturuyor. Grindhouse kelimesi B-Sınıfı iki filmin sinemada peş peşe gösteriminden geliyor ve yönetmenler bu filmlerin de öyle gözükmesi için ellerinden geleni yapıyor. Bruce Willis’in küçük bir rolde ortaya çıkması, Grindhouse yapımcıları tarafından sıklıkla kullanılan eski bir pazarlama hilesine ince bir gönderme. Filmde Bruce Willis’in Teğmen Muldoon karakteri hiçbir zaman diğer oyuncularla aynı karede yer almıyor, bu da tüm sahnelerinin diğerlerinden ayrı çekildiğini gösteriyor. Ancak afişte Bruce Willis ön plana çıkıyor.

Filmin konusuna gelecek olursak, Teksas’taki uzak bir ABD askeri üssünde deneysel bir biyo-sinir gazı yanlışlıkla serbest bırakıldıktan sonra, gaza maruz kalanlar et yiyen, mutasyona uğramış zombilere dönüşür. Striptizci Cherry, karanlık tamirci eski erkek arkadaşı Wray ve diğerleriyle birlikte hayatta kalmak için güçlerini birleştirir.

Unbreakable (2000)

Unbreakable, M. Night Shyamalan’ın Glass ve Split‘ten önce çektiği film. Yönetmen bu filmin konusunu yazmaya başladığı andan itibaren kafasında Samuel L. Jackson ve Bruce Willis bulunuyormuş ve rolleri aktörlere vermeyi başarmış. İçerisinde çok fazla aksiyon olmayan ve ağır ilerleyen bir film Unbreakable. Bruce Willis sahnelerin çoğunda konuşmuyor bile, ancak seyirlik bir performans ortaya koymayı başarıyor.

David Dunn (Willis), iyi gitmeyen bir iş görüşmesinden sonra New York City’den Philadelphia’ya dönmekte olan bir trene biner ve tren raylardan çıkarak kaza yapar. 131 yolcu arasında hayatta kalan tek kişi kendisidir. Şaşırtıcı bir şekilde David’in hiç bir yarası da yokmuş gibi gözükmektedir. Kendisine ne olduğunu ve hiçbir şey olmamış gibi nasıl uzaklaşabildiğini merak ederken, gizemli bir yabancı olan Elijah Prince (Samuel L. Jackson) ile karşılaşır. Elijah, David’e “kırılmaz” çok az sayıda insan olduğunu açıklar. David bir çeşit süper kahraman mıdır?

Looper (2012)

Star Wars: The Last Jedi’ın yönetmeni Rian Johnson’ın bu filminde başrolleri Bruce Willis, Joseph Gordon-Levitt ve Emily Blunt paylaşıyor. Pek çok yeniden çekimin olduğu bir dönemde orijinal fikirlerle ortaya çıkan zaman yolculuğu temalı film, paradokslara ve senaryodaki açıklara rağmen keyifle izlenebiliyor. Bruce Willis’in en iyi bilimkurgu filmlerinden biri olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Joe bir “looper” dır ve işverenleri “looper”ları geçmişe göndererek bazı kişileri öldürmesini istemektedir. Ancak her looper bir müddet sonra yaşlı hâlini öldürmek zorundadır. Uyuşturucunun pençesinde olmasına rağmen paranın verdiği güvenle rahat bir hayat yaşayan Joe, kariyeri parlak bir “looper” dır. Yeni bir infaz için göreve gider, ancak gönderilen kurbanın kendisi olduğunu görünce işler değişir.

The Fifth Element (1997)

Luc Besson’dan harika bir bilimkurgu masalı. Mekânlar, araçlar, karakterler ve uzaylılar yapıldığı tarihe göre büyüleyici. Star Wars tarzı bir evrende geçen bir aşk hikâyesi olarak tanımlanabilir. Eğer gözlerinizi Milla Jovovich’ten ayırabilirseniz, Bruce Willis’in bir aksiyon yıldızı olarak muhteşem bir oyunculuk sergilediğini de görebilirsiniz.

Yirmi üçüncü yüzyılda, evren kötü güçler tarafından tehdit edilmektedir. İnsanlığın tek umudu ise ateş, su, toprak ve hava ile birlikte her beş bin yılda bir Dünya’ya gelen Beşinci Element’tir. Taksi şoförü Korben Dallas (Bruce Willis) ile Leeloo’nun yolları bir kazayla kesişir ve macera başlar. Oyuncu kadrosunda Gary Oldman, Ian Holm ve Chris Tucker gibi isimler de var.

Twelve Monkeys (1995)

Terry Giliam’dan beyinlerde fırtına koparan bir başka film. Bruce Willis ve Brad Pitt’in karşılıklı olarak muhteşem performanslar sergilediği yapım, iki Oscar adaylığı yanında en iyi yardımcı oyuncu dalında Brad Pitt’e de Altın Küre kazandırdı. 29 milyon dolarlık nispeten küçük bütçesiyle yapımcısına dünya çapında 170 milyon dolar kazandırmayı başardı ve güzel bir bilimkurgu filminin sadece efektlerden ibaret olmadığını kanıtladı. İçerdiği virüs ve hastalıktan harap olmuş gelecek tasviriyle de günümüzde Covid ile yaşadıklarımızın daha da karanlık bir hâli gibiydi.

Hastalıkların harap ettiği geleceğin dünyasında, bir mahkum gezegendeki insan nüfusunun çoğunu yok eden insan yapımı virüs hakkında bilgi toplamak için zamanda geriye gönderilir ve olaylar gelişir. Gizem, gerilim ve bilimkurgu bir arada.

Yazar: Cem Can

Üniversite tezini robotlar üzerine vermiş bir bilgisayar mühendisi. Kılıcın yolunda ilerleyen, an itibariyle 2. Dan bir kendocu. Müzik tutkunu ve bilim kurgu hayranı. Kurduğu hayalleri yazıya dökmeye çalışan bir hayalperest."Ben bu dünyayı değiştiremeyeceğimi biliyordum; o yüzden başka dünyalara gittim." - PKD

İlginizi Çekebilir

Nietzsche

“Çöl Büyüyor”: Nietzsche’nin Kâbusu Üzerine

Friedrich Nietzsche‘nin (1844-1900) Böyle Söyledi Zerdüşt‘ündeki Çölün Kızları Arasında bölümünde geçen “Çöl Büyüyor” (Die Wüste …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et