2022’nin Öne Çıkan Bilimkurgu Filmleri

Maruz kaldığımız pandemi sonucu ertelenen birçok yapım, 2021 yılında gösterim şansı elde edebildi. The Matrix: Resurrections ve Dune, beklentiler bakımından en öne çıkan yapımlardı. Özellikle Denis Villeneuve imzalı Dune, tatmin edici bir işti. Bilimkurgu türüne alışan Kanadalı yönetmen, şu sıralar Arthur C. Clarke’ın 1973’te yazdığı Rama’yla Buluşma romanı ile ilgileniyor. Belli ki büyük eserlerin sorumluluğunu almak Villeneuve’ü korkutmuyor. Geçtiğimiz yılın en tartışmalı işi hiç kuşkusuz The Matrix: Resurrections oldu. Lana Wachowski’nin yönettiği film, izleyicileri büyük oranda ikiye bölmüş durumda. 1999’daki yapımın bir parodisi olduğunu iddia edenlerin yanı sıra filmi beğeni olarak 2. ve 3. eserlerin önüne koyan ciddi bir kitle de var. Yeni Matrix filminin, zaman içinde bir kült olup olmayacağını hep birlikte göreceğiz.

2022, bilimkurgu açısından çok yoğun olmasa da önemli eserlere ev sahipliği yapacak. Örneğin uzun bir hazırlık sürecinden sonra nihayet Avatar 2’yi izleyebileceğiz. Jurassic World: Dominion, eski ve yeni üçlemedeki oyuncuları bir araya getirecek. Büyük bütçeli işlerin adamı Roland Emmerich, Moonfall ile Ay’ın karanlık yüzünü gösterecek. Yeni Predator filmi Prey ise bizleri 300 yıl öncesinin Amerika’sına götürecek.

Pandemi döneminin sinema sektörünü etkilememesi beklenemezdi. Sektör, yara almamak için dijital yayıncılık platformları ile işbirliğine gitti. Artık AAA sınıfı filmler, gösterime girdikten çok kısa bir süre sonra HBO Max, Disney Plus gibi oluşumlara dâhil olabiliyor. Sinema sektörünün aldığı bu aksiyonunun sürdürülebilir olup olmayacağını ise zaman belirleyecek.

Gelin hep birlikte 2022’nin öne çıkan bilimkurgu filmlerine bir göz atalım…

Avatar: The Way of the Water

İncelemesini Oku

2009’da gişeleri alt üst eden Avatar, James Cameron’ın uzun bir aradan sonraki büyük geri dönüşüydü. Titanic’ten (1997) sonra Ghost of the Abyss (2003) ve Aliens of the Deep (2005) gibi belgesellere imza atan Kanadalı yönetmen, aynı zamanda Avatar projesinin hazırlıklarını da arka planda yürütüyordu. Üç boyutlu olarak çekilen yapım, beden hareketini yakalama teknolojisini teknik olarak ileriye taşımıştı. Fizik eğitimi alan Cameron, edindiği bilgileri filmlerinde cömertçe kullanıyor. Usta yönetmen 2028’e kadar dört Avatar filmini gösterime çıkarmayı planlıyor. Serinin ikinci ve üçüncü yapımlarının çekimleri tamamlanmış durumda; dördüncü ve beşinci filmlerin hazırlıklarına da başlandı. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda uzun bir Avatar maratonu bizleri bekliyor.

İlk filmin sonunda bilincini avatarına aktaran Jake Sully (Sam Worthington), Neytiri (Zoe Saldana) ile birlikte Pandora gezegeninde artık bir ailedir. Ancak eski düşmanları Albay Miles Quaritch (Stephen Lang) ve ordusunun tekrar çıkagelmesiyle evlerini terk etmek ve gezegenin farklı bölgelerine kaçmak zorunda kalırlar. Büyük bir zorlukla karşı karşıya kalan Sully, düşmanın başladığı işi bitirmek için geri döndüğünün farkındadır.

Aralık 2022’de gösterimi planlanan devam yapımının kadrosuna Michelle Yeoh, Kate Winslet, Jemaine Clement ve Cliff Curtis gibi tanınmış oyuncular eklendi. Sigourney Weaver ise Dr. Grace Augustine rolüyle tekrar geri dönüyor. Devam yapımı Cross-eyed olarak tanımlanan gözlüksüz üç boyut teknolojisi ile perdeye gelecek. James Cameron, gene üç boyut teknolojisinde bir devrim yaratmaya hazırlanıyor.

Jurassic World: Dominion

İncelemesini Oku

Yeni üçlemenin ilk halkasını yöneten Colin Trevorrow, son yapımda yönetmen koltuğuna geri dönüyor. Bir önceki filmi J.A. Bayona kotarmıştı. Eski Jurassic Park serisinin yıldız isimlerinden Sam Neill, Laura Dern ve Jeff Goldblum, filmde yeniden boy gösterecek. Pasific Rim: Uprising’te (2018) çalışan Emily Carmichael, senaryoyu yönetmen ile ortak olarak yazdı. Pandemi sürecinden gösterimi yeni yıla ertelenen film, yaz ayları için sırasını bekliyor.

Jurassic World: Fallen Kingdom’da adadaki volkan patlaması sırasında gemilerle tahliye edilen dinozorlar doğaya yayılmaya başlamıştr. Bu süreçte yaşanacak olayları konu edinen yapım, etolojist Owen Grady (Chris Pratt) ve yitip giden tema parkının sorumlusu Claire Dearing’in (Bryce Dallas Howard), Dr. Alan Grant (Sam Neill) ve paleobotanist Ellie Sattler (Laura Dern) ile olan işbirliğini gösterecek. Geçtiğimiz günlerde ilk beş dakikası çeşitli platformlarda yayımlanan film, 65 milyon yıl önceki dünya ile günümüz arasında bir köprü kuracak.

Everything Everywhere All at Once

İncelemesini Oku

Yönetmenliğini Dan Kwan ve Daniel Scheinert’ın yaptığı film, orta yaş krizindeki bir kadın göçmenin deyim yerindeyse “harikalar diyarına” geçişini konu alacak. Evelyn Wang (Michelle Yeoh), ABD’ye yerleşmiş çamaşırhane işleten bir göçmendir. Eşi Waymond (Ke Huy Quan) ile evliliklerinin gidişatını etkileyecek bir krizin ortasındayken, ergenlik ve ilk gençlik dönemlerini yaşayan kızı Joy’un (Stephanie Hsu) davranışları/ilişkileri ve babası Gong Gong’un (James Hong) yargılayıcı tavırları onu hepten bunaltır. Üstüne üstlük işlettiği çamaşırhanenin gelir gider raporlarını inceleyen bürokrat Deirdre Beaubeirdre’in (Jamie Lee Curtis) istediği belgeler, formlar ve tehdit ediciliği yaşamı iyice çekilmez kılar.

İşte tüm bu krizlerle cebelleşen Evelyn, kendine başka bir evrendeki kocası tarafından ulaştırılan mesaj ile tavşan deliğinden içeri düşer ve macera başlar. Tıpkı isminin de ifade ettiği gibi film üç parçadan oluşacakr: Her Şey, Her Yerde ve son olarak da Aynı Anda…

Moonfall

İncelemesini Oku

Stargate (1994), Independence Day (1996), Godzilla (1998), The Day After Tomorrow (2004), 2012 (2009) ve Independence Day: Resurgence (2016) gibi iddialı ve maliyeti yüksek işler çıkarmayı seven Roland Emmerich, gene alıştığımız tarzı ile karşımızda olacak. Oyuk Dünya ve Düz Dünya komplo teorilerinin hemen yanında konumlanan İçi Boş Ay hipotezine sırtını yaslayan Moonfall, inandırıcılık konusunda bir meselesi olmadığını adeta önceden haykırıyor. Dolayısıyla bu büyük bütçeli yapım, izleyicilere iki saatlik bir “lunapark hız treni”i vaat ediyor.

Ay’ın yörüngesinden çıkıp Dünya’ya çarpacak şekilde harekete geçmesiyle elli yıllık sır da ortaya çıkacaktır: Ay göründüğü gibi değildir ve aslında gelişmiş bir medeniyet tarafından tasarlanmıştır. Dünya yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalınca, NASA astronotları Brian Harper (Patrick Wilson), Jo Fowler (Halle Berry) ve KC Houseman (John Bradley), Ay’a doğru imkânsız bir göreve çıkar. Eski NASA çalışanı Holdenfield (Donald Sutherland), Harper’a Dünya’nın daha önce beş kez yok oluş tehlikesi yaşadığını ve şimdi de altıncı tehdidin kapıda olduğunu açıklar.

Yok oluş tehlikesini anlatacak felaket temalı yapım, Emmerich’in 2012 ve The Day After Tomorrow filmlerine biçim olarak benziyor. Yönetmen, senaristliği Spenser Cohen ve Harald Kloser ile  paylaşıyor. Yeni yılın ilk aylarında gösterime girecek olan yapım, türün meraklılarına hitap ediyor.

The Adam Project

İncelemesini Oku

Stranger Things serisinin yapımcısı ve ortak yönetmenlerinden Shawn Levy, Ryan Reynolds ile işbirliğini (Free Guy / 2021) The Adam Project’te de devam ettiriyor. Adam, on üç yaşındaki hâlinden yardım alabilmek için zamanda yolculuk yapar. Zaman yolcusunun, geleceği kurtarmak için genç hâli ile birlikte babasını bulması gerekmektedir. Tabii bu sıra dışı yolculuk boyunca kendisini bir dolu macera beklemektedir. Bir Netflix yapımı olan filmin gösterim tarihi pandemiden dolayı yeni yıla ertelenmişti.

Walker Scobell, Adam’ın genç bedenine hayat verecek. Zoe Saldana, Jennifer Garner, Catherine Keener ve Mark Ruffalo, projede Reynolds’a eşlik edecek. Yapımcılık ve yönetmenlik alanında uzun bir kariyere sahip olan Shawn Levy, Stranger Things (2016- ) ile önemli bir çıkış yakaladı. Sanal gerçekçilik konulu Free Guy ile hem eleştirmenlerin hem de izleyicilerin yüzünü güldürdü. Dolayısıyla yeni projesi için beklentiler olumlu.

Spiderhead

Makine mühendisliği ve mimarlık eğitimi alan Joseph Kosinski, Tron Legacy (2010) ve Oblivion (2013) ile zanaatkâr yönünü filmlerine yansıtabilmişti. Netflix özel prodüksiyonun oyuncu kadrosunda Chris Hemsworth, Miles Teller, Tess Haubrich, Jurnee Smollett, Bebe Bettencourt, Daniel Reader ve Joey Vieira yer alıyor. Yazar kadrosunda ise Zombieland (2009), Deadpool (2016) gibi başarılı yapımlardan tanıdığımız Rhett Reese ve Paul Wernick var.

Yakın bir gelecekte, hükümlülere ceza sürelerinin kısalabilmesi için tıbbi denek olmaları konusunda teklifler sunulmaktadır. Ancak yapay olarak aşk duygusu üretebilen bir ilaç, mahkûmların duygu karmaşası içine girmesine sebebiyet verecektir. Hissettikleri duyguların gerçek mi yoksa üretilmiş mi olduğunu anlamak için hükümlüler, çok geçmeden laboratuvarda dönen kirli işleri araştırmaya girişecektir.

Prey

İncelemesini Oku

Shane Black yönetiminde gösterime giren The Predator, serinin hayranları için tam bir fiyaskoydu. Yapımın gişede uçuruma yuvarlanması, yeni bir Predator filmi beklentilerini de söndürmüştü. Fakat 20th Century Studios, bu sefer büyük bir kumar oynayarak yeni yapımı kökenlerine geri döndürmeyi hedefliyor. Yeni filme Prey adını koyarak farklı bir iş ile ortaya çıkacaklarının ilk sinyalini de verdiler; aynı zamanda adı Predator olmayan ilk devam yapımı olarak da tarihe geçecek. 10 Cloverfield Lane (2016) filmindeki performansı ile başarı yakalayan Dan Trachtenberg, vahşi avcının yeni hikâyesiyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.

Amerika kıtasındaki Komançiler’in dönemine götürecek olan film, dünya dışı Avcı’nın da yeryüzüne ilk gelişini gözler önüne serecek. Yetenekli kadın savaşçı Naru (Amber Midthunder), kabilesini bu gelişmiş yırtıcıdan korumak için savaşmak zorunda kalacaktır. Dane Diliegro, Stefany Mathias ve Stormee Kipp, kadroda adı geçen diğer isimler. Film, Hulu ve Disney Plus platformlarında da gösterime girecek. Predator’ın bu bilinmeyen hikâyesi, serinin hayranları tarafından merakla bekleniyor.

Vesper

İncelemesini Oku

Kristina Buožytė ve Bruno Samper’in yönetmenliğini yaptığı Vesper (2022), bir başka post-apokaliptik bilimkurgu olarak karşımıza çıkacak. Litvanya, Belçika ve Fransa ortak yapımı olan eser, “kıyamet” fikrini ve onun getirdiği sonluluk hissiyatını oldukça güncel ve duyarlılık içinde ele almaya çalışacak.

Ekosistemin çöktüğü distopik bir gelecekte geçen film, dünyanın çürüyen kalıntılarında yaşamını sürdürmek için hayatta kalma becerilerini kullanan 13 yaşındaki kız çocuğu Vesper’ı ve hasta babası Darius’u merkezine alıyor. Bu yeni karanlık çağda oligarklar krizi fırsata çevirir. Doğada artık yenilebilir bitki ve hayvan kalmayınca, Hisar (Citadels) adı verilen yerlere yerleşen oligarklar, yönetimi altındakilere bir defalık kullanımı olan tohumlar verir. Sürekli yeni tohumlara ihtiyaç duyan insanlar ise hayatta kalmak için yeri gelir kanlarını satar. Vesper bir gün, ormanda ağır yaralanmış Camellia’yı (Rosy McEwen) bir jet kazasından sonra yalnız ve kafası karışmış bir hâlde bulur. Kadını iyileştirir. Kadının aslında bir Hisarlı olduğunu öğrenir ve Hisar’a dönerken yanına kendini ve babasını alması koşuluyla ona yardımcı olmayı kabul eder.

Nope

İncelemesini Oku

Nope‘un yönetmenliğini ve senaristliğini, Oscar dâhil sayısız ödül sahibi Jordan Peele üstleniyor. Peele kimileri için komedi ve korku öğeleri konusunda kitabı baştan yazan biri, kimilerine göreyse abartılmış bir isim. Nope’un öne çıkan oyuncuları arasında Daniel Kaluuya, Steven Yeun ve Keke Palmer bulunuyor.

Çiftlik sahibi Haywood ailesi, Hollywood film endüstrisi için at yetiştirerek geçimini sağlamaktadır. Ancak gökyüzünden düşen birtakım metal parçaların isabet etmesi sonucu babalarını kaybeden kardeşlerin işleri yavaş yavaş bozulmaya başlar. Ekonomik olarak zor duruma düşen Haywood kardeşler, babalarını öldüren metal parçasının uçaktan düştüğü konusundaki şüphelerin üzerine gitmeye karar verir. Onlara göre bu metal parçasının kaynağı dünya dışı bir araçtır.

Yazar: Buğra Şendündar

1979 İstanbul doğumlu. Sinemaya olan ilgisi daha yedi yaşındayken dedesiyle sabahlara kadar film izlemekle başlar. Daha önce çeşitli mecralarda sinema üzerine makale ve eleştiriler kaleme aldı. Günümüzde, Bilimkurgu Kulübü'nde yazarlık serüvenine devam ediyor. Ona göre sinema, insanın kendini keşfetmesidir.

İlginizi Çekebilir

outlast

Korku Bilimkurgu ile Buluşursa: Outlast

Video oyunlarının altmış yılı aşkın bir geçmişi vardır. 1958 tarihli Tennis for Two adlı tenis …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et