Revenge of the Sith star wars kapak

Star Wars: Revenge of the Sith

Star Wars: Revenge of the Sith, sadece bu uzun serinin içindeki sıradan bir film değil; içe işleyen karakterleri, yürekleri parçalayan öyküsüyle tam bir Shakespeare’vari trajedi. Aynı zamanda serinin yaratıcısı George Lucas’ın imzası olan son Yıldız Savaşları filmi. Lucas sonrası Disney’in yeni filmlerini yetersiz bulan pek çok Yıldız Savaşları hayranı için de zincirin son halkası.

2. filmden sonra yaklaşık üç yıllık bir zaman atlaması olmuştur. Klon Savaşları tüm hızıyla devam etmektedir. Senatör Palpatine, Count Dooku tarafından kaçırılmıştır. Obi-Wan Kenobi ve Anakin Skywalker, bir önceki filmde kendisine karşı kaybettikleri eski Jedi yeni düşman Count Dooku’nun karşısına çıkarlar, ama bu sefer kazanmayı bilirler. Dooku, Anakin tarafından Palpatine’nin de yönlendirmesiyle öldürülür. Böylece galakside savaşın sonu yaklaşmış, her şey yolunda gidiyormuş gibi görünür. Ama gerçek tam tersidir. Anakin, gizlice evlendiği Padme ile ilgili kötü rüyalar görmeye başlar. Daha önce annesi hakkında da böyle rüyalar gördükten sonra onu kaybetmesi kendisini endişelendirir. Sevdiği kadını ve doğmamış çocuklarını kurtarmak için bir yol aramaya girişir. Ama bu hiç kolay değildir. Çünkü Jedi sisteminde evlenmek ve bağlanmak yasaktır. Yine de üstü kapalı bir şekilde Usta Yoda’ya danışır ama beklediği cevabı alamaz. Bu süreçte Anakin’in Jedi Konseyi’ne kabulü gerçekleşir. Ama kendisine Usta (Master) ünvanı verilmez. Daha önce konseye alınıp usta yapılmamış kimse olmadığından Anakin bu duruma oldukça içerler. Ama ustası Obi-Wan Kenobi onu teselli etmeyi başarır. Ardından Kenobi, General Grievous’u yakalamak için bir göreve gidip Anakin’i yalnız bırakmak zorunda kalır.

Anakin’in psikolojisi, eşinin durumu ve Jedi konseyi ile yaşadığı sorunlar yüzünden allak bullak durumdayken Senatör Palpatine gerçek rengini belli etmeye başlar. Anakin’e aslında aradıkları Sith lordunun kendisi olduğunu belirtir. Dahası, Jedi’larda olmayan bir Sith yeteneği ile Padme’nin hayatını kurtarabileceğini müjdeler. Buna rağmen Anakin, kendisini Jedi Konseyi’ne bildirir. Sorunlar yaşamasına rağmen hâlâ değerlerine bağlıdır. Böylece Jedi Konseyi’nden büyük usta Windu, bir grup Jedi Şövalyesi ile Palpatine’i yakalamaya gider. Usta Windu tam onu yenecekken Anakin araya girer; Palpatine’nin ölmesini istemez. Ama Windu, Palpatine’in çok tehlikeli olduğunu söyler ve ölmesi gerektiğinde ısrar eder. Bunun üzerine Anakin, sevdiği kadını kurtarabilecek tek umudunun ölmesine göz yumamaz ve Jedi’lara ihanet edip Usta Windu’ya saldırır. Palpatine de fırsattan istifade onu alt eder. Ardından Anakin, Palpatine’nin yani Dark Sidious’un itaatine girip çırağı olur ve böylece Darth Vader ismini alır.

Darth Sidious, yeni çırağını bulduktan ve en güçlü Jedi efendilerinden birini ortadan kaldırdıktan sonra Jedi’ları yok etme planını devreye sokar. Tüm klon askerlerine Jedi’lara saldırma emri verir. Anakin de Jedi akademisinde eğitim gören öğrencileri katleder. Böylece galaksideki hemen hemen tüm Jedi şövalyeleri ortadan kaldırılmış olur. Bu büyük katliamdan Usta Yoda ve Obi-Wan Kenobi kurtulmayı başarır. Yoda, Kenobi’ye yaşananları anlatır, hologram kayıtları ile Anakin’in ihanetini gösterir. Öğrencisi ve arkadaşı olan Anakin’in ihaneti karşısında sarsılan Obi-Wan Kenobi, onu bulmak için yola çıkar. Yoda da Darth Sidious’u durdurmayı hedefler.

Obi-Wan, Padme’ye gidip ondan Anakin’in yerini öğrenmek ister. Ona Anakin’in ihanetinden bahseder. Ama Padme ona inanmak istemez. Obi Wan’a bir şey demeden gizlice Anakin’in bulunduğu Mustafar gezegenine gider. Ama Obi-Wan bunu tahmin ettiğinden Padme’nin gemisine saklanmıştır. Böylece Obi Wan ve Anakin yeniden buluşur. Bu sefer birer dost ve usta-çırak değil, düşmandırlar. Anakin, Obi-Wan gemiden çıkınca sevdiği kadının kendisine ihanet ettiğini düşünüp hiddetlenir. Obi-Wan araya girer ve ikili önce sözlü, ardından da fiziki bir savaşa başlar. Bu esnada Yoda da Darth Sidious’un karşısına çıkar. Onlar da savaşmaya tutuşur. Başta Yoda oldukça iyi savaşsa da, Sidious bulunduğu çevrenin de yardımıyla ilerlemiş yaşındaki Yoda’ya üstünlük kurmayı başarır ve onu geri çekilmek zorunda bırakır.

Mustafar’da ise Anakin ve Obi-Wan hüzünlü bir savaş verir. Seçilmiş kişi Anakin’in yetenekleri ve becerileri en üst düzeydedir. Ama Obi-Wan tecrübesi ile onla başa çıkmayı başarır. Sonunda Anakin’in egosu kendisini hata yapmaya zorlar ve Obi-Wan kazanır: Eski çırağının kolunu ve bacaklarını kesip onu ölüme terk eder. Ardından Padme’yi gemiye taşıyıp oradan uzaklaşır. Padme, her ne kadar Anakin’in saldırısından ciddi bir zarar görmese de psikolojik ve duygusal açıdan çok yıpranmıştır. Bir anda doğum sancıları da başlar. Gemideki sağlık botu acil müdahalede bulunur. Sorunlu geçen hamilelikle birlikte yaşadıkları Padme’ye ağır gelir ve üzüntünün de etkisiyle doğumda can verir. Ama ikiz çocukları Luke ve Leia hayatta kalmıştır.

Obi-Wan ve Padme ayrıldıktan sonra Darth Sidious, yeni çırağının hayatından endişe edip ona bakmaya gider. Onu ölmek üzereyken lav gezegeni Mustafar’daki alevlerin arasından alıp kurtarır. Ameliyat ettirir. Anakin, mekanik eklentiler ile hayatta kalmayı başarır: Anakin’e mekanik uzuvlar takılır, nefes alabilmesi için de kask ve solunum ünitesi bağlanır. Artık yarı insan, yarı robot gibidir. Uyanır uyanmaz Padme’yi sorar ama Sidious, öfkesinin sevdiği kadını öldürdüğünü söyler. Bu da Anakin’in içinde kalmış iyiliğe dair son duyguları da yok eder. Obi-Wan da Yoda ile buluşur. Neler yapacaklarını konuşurlar. Çocukların kimliğini gizli tutup farklı gezegenlerde saklamayı kararlaştırırlar. Ve de doğru zaman gelene kadar gizlemeyi. Böylece ayrılırlar. Leia’yı Alderaan gezegenindeki dostları Bail Prestor Organa’ya evlatlık verirler ve Leia bir prenses olarak orada büyümeye başlar. Obi-Wan da Luke’u Tatooine’e götürüp amcasının ailesine bırakır. O da aynı gezegende kalır ve uzaktan genç Luke’a göz kulak olur. Böylece tüm olaylar, serinin ilk filmi A New Hope’a bağlanır.

Öncelikle şunu söylemek gerekiyor ki, filmin pek çok olumlu yanı olduğu kadar olumsuz yanı da var. Bu olumsuz taraflardan biri görsel açıdan hemen hemen tüm mekanların yapay olarak 3D yazılımlar aracılığı ile yaratılıp sonradan eklenmesi. Bu da filmde epey yapaylık hissi uyandırıyor. Bunun dışında, olaylarda önemli mantıksal sorunlar göze çarpıyor. Daha filmin başlarında Count Dooku, Anakin tarafından öldürülmek üzereyken hiçbir şey söylemiyor. Oysa gerçeği Anakin’e söylese hem öldürülmekten kurtulabilir hem de galaksi Sith yönetimine girmeyebilirdi. Dahası, Darth Sidious (Palpatine) tehdidi büyümeden engellenebilirdi. Filmdeki bir diğer büyük mantık hatası da Padme’nin üzüldüğü için ölmesi: Çok kolay ve basit bir yol seçilmiş. Ayrıca Anakin’in Darth Vader olarak ilk işinin küçük Jedi öğrencilerini öldürmesi fazla ağır bir seçim. Ama filmin iyi yanlarının yaşattığı duygu yoğunluğu ve görkem o kadar fazla ki, yapımın olumsuz taraflarını önemli ölçüde gölgede bırakmayı başarıyor.

Film için Ewan Mcgregor ve Hayden Christensen, yaklaşık iki ay boyunca çalıştığını ve bunun karşılığında da Yıldız Savaşları serisindeki en başarılı savaş koreografilerin ortaya çıktığını biliyoruz. Hatta sinema tarihindeki en iyi kılıç düellolarından birini izliyoruz. Ayrıca, yaklaşık on iki dakikalık uzunluğuyla sinema tarihindeki en uzun düello. Hâlâ da bu rekor kırılabilmiş değil. Filmin en dramatik anlarından olan düellonun geçtiği Mustafar gezegenindeki lav görüntüleri ise Etna yanardağından çekilerek greenbox ile filme yerleştirilmiş. Bu da sahneyi filmin genelinin aksine daha gerçekçi ve etkileyici bir atmosfere kavuşturuyor.

Karakter işlenişi olarak da Anakin’in dramatik bir şekilde karanlık tarafa sürüklenişi, sevdiği kadını umutsuzca kurtarmaya çalışması, sonunda yaptığı yanlış tercihler yüzünden ağabeyi gibi gördüğü ustası Obi-Wan Kenobi ile savaşmak zorunda kalması son derece etkili. Bu etkide senaryonun yanında oyunculukların da büyük katkısı var. Başrollerden yan rollere kadar tüm oyuncular hem ustaca seçilmiş hem de son derece ikonik performanslar sergilemiş. Özellikle Palpatine’i canlandıran Ian McDiarmid’in bulunduğu hemen her sahneyi çalabilecek ölçüdeki performansına değinmekte fayda var. Aynı zamanda serinin bir önceki filminde pek çok eleştiri alan Hayden Christensen’ın Anakin Skywalker performansı da bu filmde son derece oturaklı. Usta oyuncu Christopher Lee ile serinin bir diğer başrolü Ewan McGregor’un performansları da son derece iyi.

Bazı filmler vardır, içinde hatalar bulabilirsiniz. Ama buna rağmen her daim hatırlanır, tekrar tekrar izlenir. İşte Yıldız Savaşları: Sith’in İntikamı, tam da böyle bir film. Pek çok otorite ve hayran tarafından The Empire Strikes Back ile birlikte serinin en sevilen filmi olmayı başarıyor.

Önceki Sonraki

Yazar: Gökhan Cılam

Galaktik dominasyon hedefinde emin adımlarla ilerleyen bir yazar, uzay ve zaman çizgisinin ötesine çıkmaya çalışan maceraperest bir yönetmen, kara deliğin derinliklerinde senfoni yazan tutkulu bir müzisyen...

İlginizi Çekebilir

Return of the Jedi

Star Wars: Return of the Jedi

Yıldız Savaşları orijinal üçlemesinin sonuncusu ama aslında hikâyenin altıncı bölümü olan Return of The Jedi …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et