bilimkurgu kulubu

Film İncelemeleri

Tarih: 14 Eylül 2019 | Yazar: Sadık Efe Sarıtunalı

0

Iron Sky 2: Macera Devam Ediyor!

İlk Iron Sky filmi kendine has havasıyla kült mertebesine yükseldikten sonra devamının gelmesi kaçınılmazdı. Hatta filmin yaratıcıları Iron Sky’ı uluslararası bir franchise haline getirmeye karar verdi. Iron Sky evreni Çin yapımı bir film ve Amerikan televizyon dizisiyle genişlemeye devam edecek. İkinci filmde ilkinin kendine has mükemmel üslubu korunabilmiş. Komplo teorileri ve siyaset üzerinden ilerleyen mizah da aynı şekilde devam ediyor. İlk filmdeki Amerikan başkanı Sarah Palin, beyaz zenci ve hümanist Nazi tiplemelerinin yerini karikatürize Rus, kas yığını ve diğerlerinin aksine normale yakın bir karakter olan Obi Washington almış. Ana karakterimiz Obi, önceki filmin esas oğlanı James (beyaz zenci) ile esas kızı Renate (hümanist Nazi)’nin çocuğu. Yardımsever ve cesur bir kahraman tiplemesine yakınsa da diğerleri kadar karikatürize değil.

İkinci filmde, evren oluşturma çabasından olsa gerek kullanılan komplo teorilerinin sayısı epey artmış. Hatta beş dakikada bir karşınıza yeni bir komplo teorisi çıkıyor. Ay Nazileri’nin dışında Reptillianlar, Vriller, Oyuk Dünya, Agartha, Kutsal Kase karşımıza çıkan acayipliklerden. Benzer şekilde siyasi mizah, daha doğrusu siyasetçi parodileri, ilk filmde sevdiğimiz şeyleri kürekle üzerimize atma politikası gereğince katlanarak artmış. Sarah Palin’in dışında Hitler, Stalin, Cengiz Han, Margaret Thatcer, Kim Jong Un, Caligula, haçlı seferlerini başlatan 2. Urban, Urho Kekkonen, Idi Amin ve Usame bin Ladin’in aşırı karikatürize Vrill versiyonlarını görüyoruz.

İlk filmde sevilen şeylerin abartılması, genelde olanın aksine gayet iyi durmuş. İzlediğimiz bir absürt bilimkurgu ve komedi filmi olduğu için rahatsız etmiyor. Papa’nın İsa şeklinde bir sapanla kahramanlarımızı kovaladığı sahne unutulmazdı. Zaten film hem komplo teorilerinin hem de politikacıların üzerine gideceğini daha açılışından belli ediyor. Filmin başında Amerikan başkanının Vrill olduğunu öğrendiğimiz bir sahne ile Vladimir Putin’in bağlamdan bağımsız olarak kıyafetlerini parçalayıp dans etmesini birlikte izliyoruz. Filmin teaserlarında bir de makineli tüfek kullanan İsa’yı görüyorduk ama galiba filmden çıkarılmış.

Vrill’ler sadece liderlerden ibaret değil. Mark Zuckerberg ve Steve Jobs’ı da son derece absürt bir şekilde görüyoruz. Steve Jobs filmde sadece uzaylı olarak da görünmüyor. Nükleer savaşın dünyayı yok etmesinden sonra Ay’ın karanlık yüzündeki Nazi yerleşimini ele geçiren Amerikalılar, Apple’a ve Cennet’in CEO’su Steve Jobs’a tapmaya başlamışlar. Filmin ilk yarısında kötü adamlarımız Jobs fanatikleri. Şimdi kısaca filmde gördüğümüz komplo teorilerine bakalım.

Ay Nazileri veya Nazi UFO’ları, Nazilerin fütüristik savaş uçağı tasarımlarından ve Amerikan kültürünün bir parçası haline gelen UFO korkusundan esinlenerek ortaya atılmış bir teori. İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminden sonra aranan bazı Nazi savaş suçlularının Güney Amerika’ya kaçtığı biliniyor. Bu teoriye göre Nazi liderlerinin bir bölümü, Hitler’in yaptırdığı uzay araçlarını kullanarak Ay’a gitmiş. Hatta bedeni bulunamayan Hitler de onların yanındaymış. Hitler’in cesedinin, ele geçirilmesi halinde kendisine saygısızlık yapılmasının önüne geçmek için Nazi subayları tarafından yakıldığı düşünülüyor.

Ay Nazileri teorisinin ise patladığı bir nokta var. Evet, Hitler döneminde Alman sanayisi çok gelişmişti ama Hitler bilim insanlarına güvenmiyordu. Hitler’in mühendisleri ellerindeki teknolojiyi kullanarak yapabildikleri en ihtişamlı savaş makinelerini yapsalar da Almanya’dan yeni teknolojiler pek çıkmıyordu. Örneğin İkinci Dünya Savaşı’nın sembollerinden olan Enigma makinesi 1918 yılında icat edilmişti savaş sırasında müttefikler tarafından çözülebildi. Ayrıca Almanya’nın atom bombası yapmak için çok geride olması da Nazilerin bilim ve teknolojide Amerika’nın gerisinde olduğunu gösteriyor. Savaşı kaybetmelerine de bunlar sebep olmuştur. Kısaca Amerika’dan çeyrek yüzyıl önce Ay’a gitmeleri mümkün değil.

Reptillianlar, ülkemizde özellikle ortaokul öğrencileri arasında popüler olan bir teori. Buna göre insanlardan eski olan uzaylı kertenkele ırkı ilk insanları tanrı olarak kontrol etmiş, sonrasında da dünya liderlerinin kılıklarına girerek yönetimini sürdürmüş. Biraz Tanrıların Arabaları’nı hatırlatan bu teorinin YouTube videoları dışında pek bir kaynağı yok. Iron Sky’daki uzaylılar Vrill olarak geçse de, gerek görünüşleri gerek izledikleri yöntemle Reptillianlar’ı hatırlatıyor. Vrill Irkı ise ilk kez kurgusal bir kitapta ortaya çıktıktan sonra bazı komplo teorisyenleri gerçek olduklarını ve mevzu bahis romanın ezoterik bir metin niteliği taşıdığını iddia etmiş. Teori Thule Topluluğu gibi birtakım Nazi okültistleri tarafından da sahiplenilince epey meşhur olmuş.

Kutsal Kase, Matter of Britain’den yani Kral Arthur Dönemi hikayelerinden çıkan bir eser. Çarmıha gerilen İsa’nın kanının toplandığı kap veya son akşam yemeğinde şarap içtiği bardak olduğu iddia ediliyor. Kutsal Kase efsanesine göre kasenin doğaüstü güçleri var. Zaten Kutsal Kase Avı, Arthur efsanesinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Güller savaşında esir düşüp yirmi yıl hapis yatan bir şövalyenin mahkumiyeti sırasında yazdığı La Morte D’Arthur, konuyla ilgili en iyi kaynak. Agartha, İspanya’nın Güney Amerika işgali sırasında yayılan El Dorado efsanesiyle benzer biçimde Britanya’nın Hindistan işgali sırasında yayılan bir hikaye. Kutsal Agartha şehrinin spritüel olarak çok gelişmiş olduğu, orada yaşayanların huzuru bulduğu ve yaşlanmadıkları iddia ediliyor. Agartha’yı Oyuk Dünya ile bağdaştıranlar da var.

Son olarak bahsedeceğimiz Oyuk Dünya, aslında Dünya’nın Merkezine Yolculuk tarzı yer altında yeni bir dünya olduğu ve orada dinozorların yaşadığıyla ilgili bir teori değil. Çok daha çılgınca olan bu teoriye göre yer kürenin içinde yaşıyoruz ve uzay taştan oluşuyor. Güneş aslında Dünya’nın merkezi, Ay ve yıldızlar da kürenin karşı tarafından parlayan ışıklar. Bu teori de diğerleri gibi bir dönem Naziler tarafından sahiplenilip araştırılmış.

Iron Sky: The Coming Race, ilk filme göre daha sürükleyici ve heyecanlı. Efektler ve oyunculuklar yine başarılı. Hem Ay üssü hem de oyuk dünya epey güzel görünüyor. Özellikle oyuk dünyadaki kovalamaca sahneleri izlemeye değer. Kısaca ilk filmin hayranlarındansanız bunu da çok seveceksiniz. İlk filmin havasını beğenmediyseniz serinin devamından uzak dursanız iyi olur.

Etiketler: , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bilgisayarla fazla ilgilenir. Boş zamanlarında ise çizgi roman okur. Bir gram çizim yeteneği olmadığı için çuvalladığı çizgi romanlarından sonra en büyük hayali kendine bir çizer bulup çizgi roman yazarı olmak. En büyük tutkusu ise bilimkurgu.