bilimkurgu kulubu

Film İncelemeleri the returned

Tarih: 18 Kasım 2018 | Yazar: Varlık Ergen

0

Hüzünlü Bir Kaçış Hikayesi: The Returned

Her türlüsüne aşina olduğumuz zombi ve virüs filmlerinden oldukça farklı bir yol tutturmuş olan The Returned‘ün gün itibariyle 5,9’luk IMDB puanına aldanmamak gerek. Hatem Khraiche ve Ruiz-zorrilla‘nın yazdığı, Manuel Carballo‘nun yönettiği The Returned filmi dilimizde Virüs adıyla yer edinmiş 2013 yapımlı bir dram/bilimkurgu filmidir. Başrollerde Emily Hampshire, Kris Holden-Ried, Shawn Doyle, Claudia BassolsBarry Flatman‘e yer vern film, doktor Kate (Emily Hampshire) ile müzisyen eşi Alex’in (Kris Holden-Ried) yaşamına odaklanıyor.

Ölümcül zombi virüsü hızla yayılmışken virüsü durduracak bir serum bulunur. Bu virüse maruz kalan kimseler ilk 36 saat içinde Return Protein adı verilen seruma ulaşamazlarsa zombiye dönüşeceklerdir. Seruma ulaşılıp gerekli ilk yardım alsalar bile, hastaların hayatlarının kalanı boyunca bu proteini vücutlarına enjekte etmeleri gerekmektedir. İşin zorluğu da burada başlamaktadır. Protein, zombilerden elde edilmekte ve askeri bölgelerde, “The Returned” ibareli kimlik kartına sahip kişilere dağıtılmaktadır.  Ancak serum günden güne azalmaktadır.

The Returned

Virüsü yok edemeseler de durdurmayı başaran doktorlar, virüs bulaşmış kişilerin protein serumunun günlük dozlarını sentetik biçimde üretemezken insanların hayatları ve toplum düzeni tehdit altında kalmaya devam etmektedir. Toplumun sinir uçlarına dokunan bu sıkışmışlık hali filme yön veren ana fikri yaratmıştır.

Hükümet ve toplum içinde azımsanmayacak kadar çok insan onları “saatli bomba” olarak nitelemekteyken, geri dönenlerin toplama kamplarına kapatılmasını istemeleri de şaşırtıcı olmuyor. Eh, bir bakıma haklılar, teknik olarak bir “geri dönen” günlük dozunu alamazsa zombileşecek ve salgını yaymaya devam edecektir.

The Returned

The Returned, alışılagelmiş zombi/virüs filmlerinin ötesinde zombileşen insanlar üzerinden azınlık ve öteki olmak gibi konuları anlatmaya çalıştığı yönünde emarelere sahip olsa da, bu konu biraz daha irdelenmeye muhtaç.

Filme dair yorumda, filmin azınlıklar ve ötekilerle ilgili alt metinlere sahip olduğu söyleniyor. Ancak bu pek mantıklı değil. Herhangi bir zaman diliminde yaşayan herhangi bir insanın, hem kendisini hem de tüm toplumu bir anda yok edebilecek bir hastalığı taşıyan kimselere karşı mesafeli olmasına şaşırmam. Protein serumu alımının bilerek ya da bilmeyerek aksatılması, telafisi güç gelişmelere sebep olacağından ötekilerle ilgili bu fikir biraz havada kalıyor gibi.

Filmin afişine ve dilimize çevrilen ismine de aldanmamak gerek, hayalini kurduğunuz zombi ve istila görüntüleriyle hiç karşılaşmayacaksınız. Bunun yerine hayatta kalmaya çalışan bir çiftin başından geçen dramatik olayları izleyeceksiniz.

The Returned

Buradan sonrası ise filmi daha da güzel kılıyor, tabii eğer dram tadında bir film izlemek istiyorsanız.

Kate ve Alex, hükümetin aldığı ani bir kararla irkilirler. Geri dönenlerin toplama kamplarına alınma protokolünün başlamasıyla, virüse maruz kalmış kimselerin dünyaları başlarına yıkılır. Bir yanda hükümet adına çalışan güvenlik güçleri, bir yanda geri dönenlere karşı radikal boyutta eylemlere kalkışan protestocular ve diğer yanda ihanetler…

Kate ve Alex, ellerinde bulundurdukları protein serumlarıyla kaçarken güvendikleri insanların da yardımıyla Alex’in kampa düşmesini önlüyorlar. Bu süreçte, varlığından bahsedilen bir başka alt metinle karşılaşıyoruz: Onlar iyi insanlar.  Zombileşme ihtimali olanların, kendilerini boğazlayanlara karşı iyi birer insan olduklarını anlatma derdine düşerek hayatta kalmaya çabalamaları filme hüzünlü bir atmosfer katıyor. Tabii bu tablodaki en temiz ikili olan Kate ve Alex’in bile rüşvetle serum alıp başkalarının hakkına girdiğini, onları ölüme sürdüğünü görmezden gelirsek. Sonrası ise malum; kırılgan toplum unsurları hızla galeyana gelirken, öfkeli kalabalıklar henüz zombi olmamış insanları bir avuç suda boğmak için can atıyorlar.

The Returned

İnsanlar onları sadece kamplarda güvenle tutmak değil, hepten yok etmek istiyorlar. Doktorlar ise sentetik proteine pek de uzak olmadıklarını duyuruyor. Korku, insanları çıldırtıyor. Serum tedavisini kabul etmeyen tek bir virüslünün bile onlarca kişiyi zombiye çevirme potansiyeli olduğunu bilmek insanların uykularını kaçırıyor. Alex ise Kate’in ilaç bulmasını beklerken kendini zincirleyerek her şeye rağmen “iyi” bir insan olduğunu, onu öldürmek isteyenlere haykırıyor.

Düşük tempolu gerilim ve kaçış sahnelerinde Emily Hampshire ve Kris Holden-Ried ikilisi oyunculuklarıyla çok iyi iş çıkarmışken sahneler arası geçişler seyirciyi sıkmıyor. Filmin sonu tahmin edilebilir olmasına rağmen kendini izletmeyi başarıyor. Hüzünlü bir kaçış hikâyesi olarak The Returned, yalın sinematografik yapısı ve zombileşme konusundaki ilginç bakış açısıyla izlenmeye değer virüs filmlerinden biri.

Etiketler: , , , , ,


Yazar Hakkında

Sabaha karşı başlamış bir doğumun eseriyim_ Cennet bahçelerinden yere düşenlerdenim bir de- Parçalanmış benliklerimin gölgesinde bir bireymiş gibi yaşıyorum_ Tuzlu suyun yakınlarında olmak şanslı kılıyor beni-