Stargate: Timekeepers Üzerine

İkmal malzemeleriyle yüklü bir konvoy isyancılara ulaşmak üzeredir. Konvoyun güzergâhı ise efendilerine sadık Jaffa’lar tarafından korunmaktadır. Tau’ri kuvvetleri, loş ışıktan ve Jaffa’ların kötü organizasyonundan faydalanmayı ummaktadır. Tecrübeli asker Eva McCain’e bir Jaffa isyancısı olan A’ta eşlik etmektedir. Yetenekleri birbirini tamamlayan bu ikili, dikkat dağıtma manevraları kullanabilir, düşmanları kendilerine çekebilir ve ardından da onları etkisiz hâle getirebilir. Üstelik Eva’nın makineli tüfeği ve A’ta’nın da Ma’Tok staff’ı vardır ve ikisi de son derece ölümcüldür.

İlk kısmı yayımlanan Stargate: Timekeepers, Stargate SG-1 evreninde geçen gerçek zamanlı bir strateji oyunu. Zaten oyunun asıl eğlencesi de bu “strateji” sözcüğünün altında gizli. Eğer işler yolunda gitmezse her şeye baştan başlamak ve yeni birtakım taktikler denemek mümkün. Oyun, Slitherine Ltd. tarafından geliştirilip yayımlandı. Stargate evreninin o kendine özgü mitolojisi ve atmosferi büyük oranda korunuyor, ancak hikâye orijinal SG-1 ekibine odaklanmıyor ve bu da serinin birçok hayranını hayal kırıklığına uğratmışa benziyor. Bütün olay, Stargate SG-1 dizisinin yedinci sezon finalinde izlediğimiz Antarktika Savaşı’nda cereyan ediyor. Oyunda yeni bir karakter grubunun kontrolünü ele alıyoruz. Bu sayede, Anubis’e karşı savaşta SG-1’ı desteklemeye ve yavaş yavaş başka bir alçakça Goa’uld planını keşfedip engellemeye çalışıyoruz.

Oyuncu yorumlarında, oyundaki karakterlerin film ve dizidekiler kadar ilginç olmadığına dair genel bir görüş birliği var. Başkarakterlerimizden Eva McCain, otomatik silahlar kullanan profesyonel ve deneyimli bir asker. Ma’Tok staff’ıyla simgeleşen A’ta, Goa’uld’a isyan etmiş eski bir Jaffa ve gelişmiş dikkat dağıtma becerileriyle öne çıkıyor. Max Bolton, sivri yorumlarını esirgemeyen maceracı bir keskin nişancı. Derek Harper, drone odaklı teknolojilerde usta. Sam Watson, sızma taktiklerine hâkim bir mücadeleci. Son olarak Xugga ise Unas kökenli bir savaşçı. Oyun, serinin en iyi bilinen unsurlarını barındırıyor barındırmasına ancak bu unsurları hikâyeye yedirme konusunda büyük sıkıntıları söz konusu. Oyunda gördüğümüz yan hikâyeyi önemsemek zor ve vasat senaryo da buna tuz biber ekiyor.

Oyun mekaniklerinde ise klasik bir “saklan ve saldır” formülüyle karşılaşıyoruz. Karakterler yeni bir seviyeye başlıyor, kısa bir sahne planı ile tehlikeler ortaya konuluyor ve ardından da sessizce etrafta dolaşma, rakipleri alt etme ve işler çok yanlış gittiğinde her şeye yeniden başlama zamanı geliyor. Oyundaki SG ekibi aslen gizlilik ve yetenek odaklı, ancak gerektiğinde düşmanlarını ortadan kaldırmak için ateş gücüne de sahip. Bu türdeki diğer oyunlarda olduğu gibi, herhangi bir rakibin üzerine tıklayarak hareket ve saldırı rotalarınızı planlayabiliyorsunuz. Bu açıdan geniş bir görüş alanı söz konusu. Ekip üyeleri dikkat çekebilecek, hareket düzenlerini değiştirebilecek ve düşmanları kör edebilecek çeşitli becerilerle donatılmış. Taktik modu, oyunu duraklatarak karakterlerin eş zamanlı strateji geliştirmesine olanak tanıyor. Ki bu da gizlilik- aksiyon türü oyunlar için pek de sıra dışı değil.

Oyunun en büyük sorunu yeterince hırs ve heves oluşturamaması. Bir Stargate oyununda Yıldız Geçitleri ile etkileşime girmeyi ve SG-1’a yaraşır şekilde çok daha heyecan dolu ve dramatik bir hikâye görmeyi umardık. Evet, oyunun tamamı henüz piyasaya sürülmedi. Şu an yedi görevden oluşan ilk kısmı görme şansı bulduk. İkinci kısmı ise 2024’ün ilerleyen aylarında sunulacak. Ancak görünen o ki, ikinci kısımda da aynı karakter kadrosuyla ve benzer bir senaryoyla karşılaşacağız. Dolayısıyla, hikâye açısından fazla beklentiye girmemekte yarar var.

Uzaylı ortamları dışında görsellik bakımından da nadiren heyecan verici şeylerle karşılaşıyoruz. Elbette TV dizisinin görsel motifleri kullanılmış, ancak karakter detaylarını görebilmek için ekranı yakınlaştırmak ve gözlerinizi kısmak zorunda kalıyorsunuz. Amaçlananın görsellikten ziyade tutarlı bir oyun olduğu açıkça anlaşılıyor. Pek de başarılı olduğunu söyleyemeyeceğimiz ara sahnelerde ise TV dizisinden bazı sekanslar kopyalanmaya çalışılmış. Neyse ki arayüz iyi çalışıyor ve oyuncuların oyunu mümkün olduğunca hızlı kaydetmesini sağlamak için tasarlanmış bir zamanlayıcı da var. Ana karakterler için seslendirme mevcutsa da replikler oldukça yavan. Müzikler ise arka planda kalıyor, ancak bu sayede oyunculara taktiksel bulmacaların çözümlerini düşünmeleri için alan sağlanıyor.

Oyunun beğenilen yönleri arasında başarılı harita tasarımı ve her karakterin kendine özgü oluşu sayılabilir. Ne var ki, dizilerde gördüğümüz karakter gelişim sürecinin oyunda hiç olmadığını söyleyebiliriz. Yoğun çatışma sahneleri, sosyal ve etik ikilemler gibi diziyi ilgi çekici kılan özellikler oyunda karşımıza çıkmıyor maalesef. Tek yaptığınız bir yerlere sızmaya çalışmak, suikast düzenlemek, görevleri tamamlamak ve sonra da oradan sıvışmak. Timekeepers’ın tüm oyun döngüsü bundan ibaret. İlk birkaç görev keyifli olsa da, sonrasında hızla tekrara düşülüyor, asla sonsuza dek aklınıza kazınacak zor bir karar anı ya da meydan okuma ile karşı karşıya kalmıyorsunuz.

Kısacası Stargate: Timekeepers, anlatı açısından karmaşık Stargate evreninin ilginç yönlerini vurgulamakta başarısız ve karakterler de oyuncuların ilgisini çekmekten uzak. Her şeyden önemlisi, oyunda Yıldız Geçitlerini içeren çok az şey var. Yine de Timekeepers, yeni zorluklar peşindeki gizlilik/taktik hayranları ve aynı evrende geçen hikâye arayışındaki iflah olmaz Stargate tutkunlarınca atıştırmalık niyetine tüketilebilir.

Yararlanılan Kaynaklar:

Yazar: Almıla İkra Akgül

Ay heyecanlandım, bilemedim şimdi!

İlginizi Çekebilir

Retro-Fütüristik 8 Bilimkurgu Oyunu

Katil palyaçolar veya uçan balıklar gibi ilgi çekici konseptler yan yana geldiğinde genellikle tatmin edici …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et