bilimkurgu kulubu

Oyun Stargate SG-1 Unleashed

Tarih: 23 Aralık 2018 | Yazar: Cem Can

0

Stargate SG-1: Unleashed

Bilimkurgu klasikleri arasına giren Stargate SG-1’ın hikayesi, Stargate SG-1: Unleashed oyunu ile daha da genişlemiş durumda. 10 yıl yayında kalmayı başaran dizinin büyük ve sadık bir kitlesi oluştu ve bu kitle uzun süre sevdikleri ekipten haber alamadı. Haliyle Unleashed, Stargate evrenine vurgun hayranlar için bir geri dönüş vaat ediyordu. Peki ama oyun Stargate destanını hakkıyla devam ettirebildi mi? Oyun, ekibin farklı üyeleri olarak oynanabilir ancak birçok hayran Albay Jack O’Neill ile başlamayı tercih edecektir. Eğer O’Neill olmayı düşünmüyorsanız diğer dört takım üyesinden hangisini seçeceğinizde zorlanabilirsiniz. Hikaye, “adventure” türü bir oyunun yer yer aksiyon ve mücadelelerle harmanlanmış hali olarak çıkıyor karşımıza. Ayrıca seçebileceğiniz diyaloglar ve sinematik sahneler de mevcut.

Adventure dinamikleri üzerine kurulan oyunda yüklemeler de var. Nesneleri toplayabilir, onlar için bir kullanım şekli bulabilir ve sonra geri dönüp eksik nesnelerinizi arayabilirsiniz. Unleashed, sıklıkla “A’yı B’nin içine yerleştirin” şeklinde açık açık size belirtmiyor. Zayıf bir patlayıcı bulduğunuzda kısa süre sonra onu nerede kullanacağınızı da öğreniyorsunuz. Yani oyunda bir şeyleri bulmak zorlaştırılmamış.

Etrafta dolaşmanın birkaç farklı yolu bulunuyor. Sol alt köşede yer alan yuvarlak bölümde yapacağınız  ileri-geri veya diğer yönlere kaydırmalarda karakteriniz de yönlendirdiğiniz yere hareket ediyor. Parmağınızı ekrandan kaldırdığınız yuvarlak bölüm ise kayboluyor ve çevreyi daha rahat görmenizi sağlıyor. Ekranda parmağınızı başka bir yere kaydırmak görüş açınızı da değiştiriyor. Böylece açığa çıkmadan önce etrafa bakınabilir ve tehlikelere karşı gerekli önlemleri alabilirsiniz.

Oyunun aksiyon bölümleri oldukça basit. Düşman Jaffa askerleri size ateş açtığında silahınıza davranıp onlar ölünceye kadar karşılık veriyorsunuz. Kendinizi iyileştirmek ve mermi doldurmak için eğilmek gerekiyor. Eğer koşarken merminiz biterse bu aşamada yapmanız gereken başka bir silah seçmek. Aksiyon bölümleri bir müddet sonra sıkıcı olmaya başlıyor. Koşmak, ateş etmek, mermi değiştirmek ve kendinizi iyileştirmek dışında yapacağınız başka ilginç bir şey kalmıyor. Ancak oyun boyunca bunları uzun süreler yapmak zorundasınız. Bir SG-1 üyesi olarak tüm Jaffa askerlerini temizlediğinizde diğer bir karaktere geçmekten ve aynı savaşı tekrar tekrar yaşamaktan başka şansınız yok.

Oyun, Stargate SG-1 dizisini izlemeyenleri tatmin edebilecek nitelikte değil. Zaten sürekli aynı şekilde devam eden bir şeyden zevk almak pek de mümkün görünmüyor. Oyun serinin hayranları için keyifli ve bilmeyenler için de merak uyandırıcı şekilde tasarlanabilirdi, ancak görünen o ki bu düşünülmemiş. Zaten kötü adamlarımız Goa’uld’lar hakkında bir şey bilmiyorsanız birkaç bölüm sonra oyunu bırakabilirsiniz. Dizinin hayranları için belki hayal kırıklığı yaratmıyor ama diziyi tamamlayacak, hikayeyi geliştirecek özelliklere sahip bir oyun da değil. Unleashed, televizyon dizisi ile paralel ilerliyor ve hikayeyi devam ettirmiyor. Bu sebeple oyunu dizinin yayımlanmamış bir ara bölümü olarak düşünebiliriz.

Stargate SG-1: Unleashed’in en büyük artısı ise seslendirmeler. Oyun için orijinal ekip bir araya geldi ve seslendirmeleri bizzat yaptı. Bu kesinlikle iyi düşünülmüş bir jest. Ancak biliyoruz ki ekibin tekrar bir araya gelmesi ve televizyona dönmesi çok zor. Kısacası Unleashed, diziyi sevenler için güzel ve mutlaka oynanması gereken bir oyun. Diziyi hiç bilmeyenler içinse biraz zorlayıcı olduğunu kabul etmek lazım. Mitoloji ile harmanlanmış bir bilimkurgu oyununda “kim kimdi, bu isim kime aitti?” diye kafa karışıklığı yaşayacakları çok açık. Hikaye ilginç olsa da, oyunun tamamı bir başyapıt değil ve yarısında sıkılıp kapatılabilecek türde. Bölüm bölüm ilerleyen bir oyun ve hikayeyi tamamlamak için tüm bölümlerin oynanması gerekiyor. Daha iyi Stargate oyunlarında görüşmek dileğiyle diyelim…

Etiketler: , , , , ,


Yazar Hakkında

Üniversite tezini robotlar üzerine vermiş bir bilgisayar mühendisi. Kılıcın yolunda ilerleyen, an itibariyle 2. Dan bir kendocu. Müzik tutkunu ve bilim kurgu hayranı. Kurduğu hayalleri yazıya dökmeye çalışan bir hayalperest."Ben bu dünyayı değiştiremeyeceğimi biliyordum; o yüzden başka dünyalara gittim." - PKD