bilimkurgu kulubu

Oyun gta san andreas

Tarih: 19 Şubat 2019 | Yazar: Tuğrul Sultanzade

0

GTA: San Andreas’tan Bilimkurgu Esintileri

GTA San Andreas 2004 yılında piyasaya çıkan ve çağının çok ilerisinde kabul edilen bir oyun. İlk kısımlarda Los Angeles parodisi bir şehirdeki (Los Santos) çetecilik olaylarını ele alsa da, ilerleyen dönemlerde akıl almaz bir biçimde karmaşıklaşır. Doksanlı yılların karmaşık siyasi atmosferinden tutun Amerika’nın Vietnam hezimetine gönderme yapan pek çok şey mevcuttur. Mike Toreno, The Truth gibi karakterlerin dahil olmasıyla senaryo daha keyifli, daha gizemli bir hale gelmiştir. GTA San Andreas’ın senaryosunu bitirdikten sonra bile o dünyada başı boş bir halde dolanmak insana nihilist bir keyif verir. Dijital bir dünyada dijital kanunların el verdiği kadar özgürsün.

GTA San Andreas’ta bilimkurgu aramak biraz ahmakça gelebilir kimisine. Fakat oyun başlı başına bir bilimkurgu aslında. Sanal bir dünya, sanal fizik kuralları ve o dünyaya has bazı özellikler, örneğin arabaların ters dönünce yanmaya başlayarak patlaması gibi. Gelgelelim, senaryoda da sahiden bilimkurgu mevcut. İncelemeye The Truth karakteri ile başlayalım. Bu karakter, Flint County denen kırsal bir bölgede, gizemli bir çiftlikte yaşar. Yaşlıca bir hippidir. Epey paranoyak ve rahatsız edici ölçülerde tuhaf birisidir. 1960’lı yılların ortasında harekete katılmış ve otuz yıl boyunca hayatını ‘sistemi yıkmaya’ adamıştır. Bu esnada birtakım komplo teorileri de geliştirmiştir. 1967 senesinde, The Mothership (Anagemi) ismini verdiği hippi desenleri ile süslü son derece cıngıldak bir minibüs almıştır. Fakat ’70’lerde, nedendir bilinmez, araç sürmeyi bırakmıştır. Oyundaki bir görevde, San Fierro şehrine giderken, ulaşımını Herbie ismini verdiği astral bir keçi sayesinde sağladığını öne sürer.

Herb” kelimesi İngilizcede bitkiye denk gelir. The Truth büyük ihtimalle Flint County’deki gizemli çiftliğinde yetiştirdiği ottan içerek kafayı buluyor ve yıldızlara falan gidiyordu. Ana karakterimiz Carl Johnson bu ihtiyar hippi ile kırsaldaki bir otelde tanışır. The Truth sistem karşıtı duruşuna rağmen Los Santos Polis Departmanından Tenpenny isimli yozlaşmış bir polis memuruna çok yüksek miktarlarda esrar satmıştır. Ödemeyi yapmak için Tenpenny, Carl Johnson’u kullanır. The Truth, CJ’ye survivalists denen aşırı sağ bir gruptan bahseder ve ödemenin tamamlanması için, onların çiftliğinden biçerdöver çalmasını ister. The Truth onlardan söz ederken “sağcı pislikler, faşistler” falan diye küfreder. Survivalistler, özetleyecek olursak acil durumlar ve küresel krizlere karşı hazırlanan, o malum gün geldiğinde gizli sığınaklarına girip olayların yatışmasını bekleyecek bireylere ya da gruplara takılan bir isimdir.

Ana karakter CJ kırsalda ufak tefek işler yaptıktan sonra yasa dışı araba yarışlarından bir garaj kazanır. Garaj, San Fierro’dadır. CJ, San Fierro’ya gitmek için The Truth ile yola çıkar. Dağların, ormanların ve kırsalın o esrarengiz desenleri arasından geçen otoyolda ilerlerken CJ, minibüsün içinde neden bu kadar çok alüminyum folyo olduğunu sorar. The Truth bu nesneler sayesinde hükümetin salgıladığı “duygu, düşünce ve zihin manipülasyonlarından” korunduğunu söyler. Daha sonra Pentagon’da 23 tane kutsal emanetin saklandığını ve yörüngede insanları her an gözetleyen 23 tane uydunun olduğunu belirtir. CJ bir getto çocuğu olduğu için hiçbir şey anlayamaz bunlardan. The Truth o an sadece ot içmekten devreleri yanmış ihtiyar bir ucube gibi gelir.

Oyunun ilerleyen kısımlarında beliren, Amerikan derin devletiyle bağlantılı olan Mike Toreno karakteri, CJ’in her hareketinden ve neredeyse yaptığı her şeyden haberdardır. Bunu, The Truth’un ortaya attığı komplo teorisine bağlamak mümkün. Truth, San Fierro şehrindeyken CJ’in garajında çalışabilecek iki kişi önerir. Birlikte bu kişilerin çalıştığı yerlere uğrarlar. Fakat Truth, durduk yere CJ’den hastaneye sürmesini ister. CJ, “hayırdır hasta mısın?” diye sorar. İhtiyar hippi ise kendine yakışır bir ezoterizm ile, “ben değil, hükümet hasta,” der. Orada, bir kamyonet görürler. Truth bu aracın içinde zihni okuyabilen ve içine sızabilen araçların olduğunu iddia eder. CJ buna gülüp geçse de, ihtiyar ona bir “subdermal neurophone“un ne olduğunu bilip bilmediğini sorar. Carl hiçbir şey anlamaz bu sorudan. Truth da, “işte böyle evlat, en iyisi karanlıkta kalmaktır,” diye söylenir.

Subdermal neurophone denen bu şeyi deşifre edersek, büyük ihtimalle deri altına yerleştirilen ve nöral ağı yöneten bir çeşit cihaz olmalı. The Truth’un karanlık ve paranoya içinde geçen yıllar boyunca sisteme karşı yürüttüğü asimetrik savaşın meyvelerinden biridir aslında bu komplo teorileri. Adam aklını yitirmiş gibidir. JFK’nin ölmediğinden ve Soğuk Savaşın petrol piyasasını işleten yılan kafalı uzaylılar yüzünden yaşandığından falan bahseder. CJ’in ise kafası giderek bulanır. Bu adam bir LSD gazisi mi yoksa yıllar boyu çile çeken ermiş bir kişi mi? Nitekim Carl ile Truth’un yolları bir yerden sonra ayrılır. Carl, Tierra Robada kırsalında Mike Toreno için derin devletin kirli işlerini yapmaya başlar.

En nihayetinde N.O.E isimli bir görevde, neredeyse antika diye müzeye konabilecek bir uçağın içinde birtakım ajanlara “ekipman” desteği vermek için uçar. The Truth bu görevden sonra CJ’in operasyonlarını yürüttüğü uçak mezarlığına gelir ve Toreno için yaptığı işlerin ne kadar aşağılık olduğundan bahseder. Carl ise bunları yapmak zorundadır, çünkü hapiste olan ağabeyinin selameti ve nihayetinde de kurtuluşu için derin devletin her dediğine “olur” demekten başka çaresi yoktur. The Truth, çölde tekrar ortaya çıkınca “haritada bile olmayan bir yer, kalkmak üzere olan bir tren ve çok büyük bir gizemden” bahseder. CJ’den Area 69 denen ve koca bir tümen asker tarafından korunan araştırma üssüne girmesini ve “projeyi” çalmasını ister.

CJ bir getto çocuğuna göre kendini fersah fersah aşarak bu işi tamamlar. Çaldığı şey 60 milyon dolar değerindedir. Nedir peki bu? Bir jetpack. 1980’lerin bakış açısından bakınca tam bir bilimkurgu öğesidir bu jetpack. Bir de projenin geliştirildiği üste karşılaşılan otopsi yatakları, sürekli uzaylılara gönderme yapan anons sesi ve alanın gizliliği insanda The Truth’un karanlık ve paranoyak tavırlarına karşı bir sempati yaratıyor. Nitekim Carl projeyi çaldıktan sonra sıradaki şey bir tabur asker tarafından korunan zırhlı bir trene saldırarak, “green goo” denen bir maddeyi çalmaktır. Green goo belki de bir uzaylının vücut sıvılarından imal edilmiş olabilir. Çünkü bu görev tamamlandıktan sonra Truth, Area 53 isimli radyo programına bağlanıp “bir uzaylıya dokunduğunu” söyler.

Radyo programlarından bahsetmişken, oyunda senaryo harici pek çok bilimkurgu öğesi daha var. Örneğin tuhaf estetik cerrahi işlemleri yapan bir klinik, kelliği tedavi için testestoron hücrelerine saldıran bir ilaç, kendi kendine hızlıca cinsiyet değiştirme kiti ve Epsilon Kültü gibi akıllara zarar  pek çok şey. Epsilon Kültü, senaryo üzerinde hiçbir etkisi olmasa da oldukça ilginç bir yapı. Kültün kurucusu Cris Formage bunun “gerçek bir Amerikan dini” olduğunu iddia ediyor. Dinin prensipleri de üçüncü sınıf bir bilimkurgu-distopya filminden çıkmış gibi. Formage’nin en ciddi iddiaları, “dinozorların hiç yaşamadığı, spermlerin gerçek olmadığı ve dünyanın sadece yüz küsür yaşında olduğudur.

Kısacası GTA San Andreas yalnızca bir getto dramasından ibaret değil. Oyunda sapkın kültlere, kırsalda saklanan esrarengiz olaylara, şehirlere çökmüş vebaya dair pek çok şey bulabilirsiniz. Bir PKD karakterini anımsatan The Truth, Cris Formage ve Mike Toreno da işin tuzu biberi.

Etiketler: , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Rüya ve gerçeklik arasında sürüklenen bir göçebe. Uçsuz bucaksız doğum öncesi steplere ve de aklın ötesindeki uğultuya vurgun. Gizemli, eksantrik ve aykırı olana karşı varoluşunun başından beri bir çekim duyuyor. Bilincin nereye kadar sürdüğünü, nereye uzandığını ve pazartesi sabahları kavuştuğu o menhus şeklin kaynağını merak ediyor.