bilimkurgu kulubu

Müzik

Tarih: 8 Aralık 2018 | Yazar: Canberk İleri

0

Muse’un 8. Stüdyo Albümü: Simulation Theory

Muse‘un kapağıyla hemen dikkatlerimizi çeken Simulation Theory isimli albümü, 9 Kasım 2018’de müzik dükkanlarında satışa çıktı ve online platformlarda yayımlandı. Bu albüm dışında birçok single ve konser albümüne sahip grubun, 8. stüdyo albümü yayınlanmış oldu. Bilimkurgusal temaları albümlerinde sıklıkla kullanan Muse’un yeni albümünün çıkması vesilesiyle, hem albümü haber verelim hem de biraz gruptan bahsedelim istedik.

İngiliz rock grubu Muse, 1994’te kuruldu; ana vokalde ve gitarda Matt Bellamy, bass gitarda Chris Wolfstenhome ve davulda Dominic Howard yer alıyor. Bilimi ve bilimkurgu temalarını albümlerinde kullanmayı seviyorlar. 2015’te çıkan bir önceki albümleri Drones, Matt Bellamy’nin anlatımıyla, sistem tarafından uzaktan kumandayla idare edilircesine yönetilen, umudunu yitirip kaybolmuş insanın yolcuğunu anlatıyor. 2003 tarihli Absolution, karanlık ve kasvetli havasıyla teolojiye ve kıyamet konularına odaklanıyor.

Sadece bilimkurgu temaları değil, bilimin de müziklerinde önemli bir referans noktası olduğunu söylemiştik. 2012 tarihli The Second Law, isminden de anlaşılacağı üzere termodinamiğin ikinci kanununa atıfta bulunuyor. 2007’de Wembley Stadyumu’nda kaydedilen konser albümlerine vermeyi uygun gördükleri isim HAARP. İkinci stüdyo albümleri Origin of Symmetry, başlığı ve teması, teorik fizikçi Michio Kaku’nun Hyperspace isimli kitabında öne sürdüğü bir kavramdan geliyor. Bu kitapta süper-simetri keşfiyle ilgili yazılacak bir kitabın, Darwin’in Türlerin Kökeni’nin biyoloji üzerinde bıraktığı etki gibi bir etki bırakacağından bahsediliyor.

Müzikal açıdan farklı türler arasında gezinen grubun albümleri, bu anlamda birbiriyle her zaman uyumlu ilerlemiyor. Ancak tabii ki Matt Bellamy’nin falsettolarından ve Chris Wolfstenhome’un müthiş bass tınılarından hiçbir albümde mahrum kalmıyoruz. İlk albümlerinde hard rock, alternatif ve progresif rock arasında gezinen müzikleri, sonraki albümlerde alternatif, indie, space, art rock türlerine kayarken elektronik müziğin dozu da artıyor. Black Holes and Revelations, ismi bilinmeyen bir siyasetçiye “Dokunduğun her şeye yolsuzluk getirdin ve bozdun” ifadelerini içeren “Take a Bow” parçasıyla açılıyor. Yeni Dünya Düzeni komplosu, yersiz savaş, gücün kötüye kullanılması gibi konulara odaklanıyor.

Simulation Theory, hem ismi hem de Blade Runner ve Tron gibi filmleri düşündüren kapağıyla ilgimizi hemen çekiyor. Kapak görseli, Stranger Things’te de çalışan tasarımcı Kyle Lambert tarafından tasarlandı. Drones albümüyle ilk albümlerdeki sert tonuna geri dönen grubun, yeni stüdyo albümünde ise snythpop ve elektronik tınılar öne çıkıyor. Önceki albümlerdeki karanlık temaların ardından bu albüm, bilimkurgunun ve 80’lerin pop kültürünün etkisi altında; tabii ki müzikal anlamda da 80’lerin synthesiser’larının etkisinde.

Simulation Theory, 11 parçadan oluşuyor ancak albümün çeşitli versiyonlarında, Spotify’daki gibi, parçaların canlı kayıtları ya da alternatif versiyonları da mevcut. Albümdeki şarkılar: Algoritm, The Dark Side, Pressure, Propaganda, Break it to Me , Something Human, Thought Contagion, Get Up and Fight, Blockades, Dig Down ve The Void isimlerine sahip. Parçalar, algoritmalardan simülasyon teorisine, yapay zekadan politikaya dek birçok konuya değiniyor. Bellamy, Thought Contagion parçasını yazarken, düşüncelerin virüsler ya da genler gibi yayılma düşüncesinin Richard Dawkins‘in kitabındaki bir fikirden ileri geldiğini söylüyor.

Muse, şarkılar için her biri bilimkurgu kısa filmi kalitesinde olan klipler çekmeyi planlamış. Bu klipler Back to the Future, Ghostbusters ve Michael Jackson’ın Thriller’ı gibi filmlere atıfta bulunurken, birçok cyberpunk ve distopik ögeye de yer veriyor. Youtube’da bulabileceğiniz bu kliplere göz atmanızı tavsiye ederim.

Etiketler: , , , , , ,


Yazar Hakkında

İstanbul doğumlu. Bilgisayar mühendisi olmaya çalışıyor. Çoğunlukla progressive rock ve jazz-fusion dinliyor. Bilimkurgunun en çok “New Wave” akımını seviyor. En sevdiği bilimkurgu yazarları Ballard, Lem, Bester ve Le Guin. Ayrıca Latin Amerika Edebiyatı ve onunla özdeşleşmiş Büyülü Gerçekçilik akımına ilgi duyuyor. Latin Amerika’dan da en çok Borges okumaktan zevk alıyor.