Lovecraft ve Bilimkurgunun Müzikal Kesişimi: Kozmik Death Metal

Bilincinizin açık olduğu her dakika size acı mı veriyor? İnsanların çıkardığı en ufak bir sese dahi tahammülünüz yok mu? Ruhunuzda meydana gelen korkunç kaosu susturabilecek bir şey mi arıyorsunuz? Daha fazla aramayın çünkü buldunuz.

Aşağıda listelediğimiz death metal grupları sayesinde, bu aşağılık dünyanın insan onurunu alçaltan bütün saçmalıklarını bir kenara bırakıp kozmik karanlığa, yok oluşun güzelliğiyle harmanlanmış yıkımın müziğine kavuşabilirsiniz…

Timeghoul

İsmi ile gerçekten de bir Lovecraft yaratığını andıran bu grup, Gregoryen ilahilerinde bulunan ezgileri death metal ile harmanlıyor. Gregoryen ilahileri ile death metalin buluşması, Lovecraft-vari edebiyat ile bilimkurgunun buluşması kadar etkileyici. Bu grup, neredeyse funeral doom diyebileceğimiz bir tarza yakın. İşledikleri temalar metafizik, boyutlar arası ilahi varlıklar, korkunç katliamlar ve varoluşa karşı hayal dahi edilemeyecek boyutlardaki bir tehlikeyi içeriyor.

Lovecraft, eserlerinde her ne kadar teknik bilgiler kullanmaya ve bu bilgilere, yazdığı metinleri terim isimleri ile yoğunlaştıracak kadar çok önem verse de, Lovecraft ve bilimkurgunun buluşması kimi zaman fantazyaya doğru kayabilir. Boyutlar arası varlıklar ve metafizik gibi unsurlar bilimkurguda pek hoş karşılanmaz fakat uzay, hayal edilenin ötesi değil mi?  Dolayısıyla bilimkurgunun, daha çok kurguya dayanan kısmında böylesi eserleri hoş görebiliriz. Ne yazık ki Timeghoul uzun soluklu bir proje olamadı. Yine de, teknik becerileri sayesinde kozmosun gizli dehlizlerine dair müzik yapan en başarılı gruplardan biri oldukları kesin.

Wormed

Death metal ve tekno müzik birleşimi, kimi rafine müzikseverleri kızdırabilir fakat Wormed böylesi insanlara bile kendini dinlettirebilecek türden bir grup. Yaptıkları müzik, boyutlar arası bir radyo yayınını andırıyor, vokaller ise kanalizasyonda açılan bir solucan deliğinden çıkıyormuş gibi.

Grubun şarkılarında işledikleri temalar, James Cameron ile Ridley Scott’ın beraber yazdığı bir distopik eseri andıracak kadar güzel. Roboetik gelişmişlik, otonom karar alabilme, saf mekanizm, ölümcül ve etik olmayan savaş, insan askerlerin yerine geçme, bir tehdidi nötralize etme: insan hayatı… Evrenin uzak uçlarında, kozmik kaostan başka hiçbir şeyin olmadığı bir müzik olsaydı, kulağa Wormed gibi gelirdi.

Rings of Saturn

Deatchore, pek sevilen ya da başarılı grupların bulunduğu bir tür değil. Nitekim Rings Of Saturn tarafından sergilenen dijital-öğütme-teknolojisi sihirbazlığı, önyargılı bir dinleyiciyi ikna etmeyebilir. Ancak bu projenin, gerçekten de atmosfer yaratma konusunda başarılı olduğu inkâr edilemez. Rings of Saturn müziğindeki hiper hızlı patlamalar yalnızca garez dolu yabancı gezegenlerde mevcut olan korkunç ihtimalleri keşfetmekle kalmaz, aynı zamanda çalışmalarına benzer bir ses çıkarır. İnsanlığın en büyük tutkularından ikisi bu müzikte mevcut kısacası, mekanizm ve uzay.

Grubun enstrümantal becerilerine dair çarpıcı bir iddia, şarkılarını yarı hızda kaydettiklerine dairdi fakat bu iddiaları yalanlamayı başardılar. Üstelik geliştirdikleri alien-core estetiği de onları özel kılıyor.

Artificial Brain

Death metal şablonunda, kozmik yöne eğilimi daha çok olan eserler, ses bakımından kompleks olan her türlü şey için mükemmel bir eştir. Labyrint Constellation ve Infrared Horizon isimli albümlerinde sergiledikleri karmaşık bilimkurgu-korku yapısı, Artificial Brain’i bahse değer kılıyor.

Artificial Brain’i özel kılan bir diğer şey ise, diğer kozmik death metal gruplarının aksine Lovecraft’tan öyle aman aman etkilenmemiş olmaları. Kozmik death metal yapan bütün gruplarda öyle ya da böyle Lovecraft etkisi var, fakat Artificial Brain’de bu çok az. Kendi kozmik korku tarzlarını ve imgelerini yaratmaya çalışmışlar gibi görünüyor; Xenomorphlar ve uzak gezegenlerin yanıp kavrulmuş topraklarına dair.

Blood Incantation

Bu grup, death metal üstatları Morbid Angel’a has o vahşi tarzı, boyutlar arası bir vahşetle buluşturup kendi tarzlarını ortaya koyuyor. 2016 yılında çıkan Starspawn albümleri, hem teknik hem de atmosferik açıdan son derece başarılı. Öyle ki bu türde müzik icra eden çoğu grubun anca hayalini kurabileceği bir seviyeye ulaşmışlar.

Gerçekten de Blood Incantations müziğindeki o aşkın ruhun bütün galaksiyi çok uzuvlu dokunaçlar gibi sarıp sarmaladığını, kopardıkları yarı tekno yaygaranın kozmik kaosun korkunç sesini başarılı bir şekilde taklit ettiğini söyleyebiliriz. Eğer insan hayaline dahi yabancı varlıkların kapladığı gezegenleri, dokunaçlar tarafından yutulan yıldızları ve daha pek çok bilimkurgu bazlı kozmik korkuyu yazmak istiyorsanız, Blood Incarnations muhteşem atmosferi ile size ilham sağlayabilir.

Origin

Origin’in yaptığı müzik, adeta uzak şehirleri ve gezegenleri tuzla buz eden bir siborg ordusunun yürüyüşünü andırıyor. İnsanüstü müzisyenliği ve uzlaşmaz vahşiliği ile çağdaş death metal için bir uzay çağı sıçraması yapan çalışmaları, astral dehşet ve galaksiler arası çatışmalara yönelik lirik eğilimlerle güçleniyor.

Origin, insanlığın şimdiye kadar bildiği en şaşırtıcı ve amansız müziği bahşetmek için Dünya’ya gelen karanlık siber lortları andırıyor.

Vale of Pnath

İsmini Lovecraft eserindeki kemik yığınıyla dolu dev çukurdan alan grup, teknik death metalin en nadide örneklerinden. Üstelik bilimkurgusal öğeler de kullanarak kulaklara ziyafet çekmekte hiç zorlanmıyor. Bir nevi B-sınıfı filmler yerine, birinci sınıf bilimkurgu kıvamında işler yapıyor. Dinlerken kendinizi The Texas Chainsaw Massacre’dan ziyade Alien izliyormuş gibi hissedebilirsiniz.

Vahşet ve korku rüzgârının bilinmezliğe doğru nasıl sürüklendiğini dinlemek için Vale of Pnath en ideal gruplardan.

Antiverse

Bazen bilimkurgu bazlı metal müziği çekici kılmak için başka bir varoluş düzlemindenmişsiniz gibi ses çıkarmaya gerek yoktur. Antiverse de bunu kavramış olmalı ki sadece yüksek oktanlı ve thrash tonlu death metal icra etmeye odaklanıyor.

Bu projenin de Lovecraft tesirinde olduğu ortada. Kadim varlıkların hediyesi, kadim ritüeller ve yaşamdan yoksun sistemlere ulaşmakla ilgili sözleri Lovecraft etkilerini bariz şekilde gösteriyor.

Kaynak

Yazar: Tuğrul Sultanzade

2000 yılında Bakü'de doğdu. Uzun bir süredir Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyor.

İlginizi Çekebilir

mgla

Mgła: Nihilizm Sarmalında Karanlık Ezgiler

2023 itibariyle hayatlarımız gitgide daha da berbat bir hâle gelirken, yaşadığımız günlerin boğuculuğunu en iyi …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et