bilimkurgu kulubu

Müzik

Tarih: 24 Mart 2019 | Yazar: Canberk İleri

0

1977’den Bir Jazz-Fusion Albümü: David Matthews – Dune

Frank Herbert, 1920 doğumlu Amerikalı gazeteci ve bilimkurgu yazarı. Yazarlık kariyerine 1955’te yazdığı psikolojik gerilim türündeki romanı The Dragon in the Sea ile başladı. Tüm dünyada milyonlarca okuyucuya ulaşan, yan serileri hariç altı kitaptan oluşan Dune serisini 1965 ile 1985 yılları arasında yazdı. Arthur C. Clarke’ın “Yüzüklerin Efendisi ile kıyaslanabilecek tek şaheser kurgu romandır.” sözleriyle bahsettiği roman, din, ekonomi ve siyaset gibi olguları sosyoloji, psikoloji ve felsefeyi harmanlayarak anlatır. Birçok bilimkurgu romanına esin kaynağı olan Dune serisi, aynı zamanda çeşitli türlerde müzik icra eden birçok müzisyene ve parçalarına da ilham veriyor.

Dune kitapları Iron Maiden ve Build Guardian’dan Fatboy Slim’e kadar uzanan geniş bir yelpazede etki etti müzik dünyasına. Bu müzikler çoğunlukla, başka birçok bilimkurgu eserlerinin etkisiyle bestelenen parçalarda olduğu gibi jazz, rock ve türevi parçalar. David Richard Matthews‘in Dune albümü, bu çalışmalar içinde albüm halinde olmasının da etkisiyle özellikle değer verdiğim bir eser. 1977 senesinde ABD’de plak formatında yayınlanan albümde, ön yüzünde Dune için David Matthews tarafından bestelenen dört parça ve ayrıca arka yüzünde dört cover parça olmak üzere sekiz parça yer alıyor. Jazz-fusion türündeki albümde, jazz ve funk’ın kendine özgü lezzetlerini ustalıkla birleştirmeyi başarmışlar.

David Richard Matthews, 1942 doğumlu Amerikalı Funk, Soul, Jazz sanatçısı, piyanist, prodüktör, aranjör, besteci ve orkestra şefi. 70’lerden günümüze dek gerek yer aldığı gruplarla, gerekse kendi başına onlarca albüm çıkardı. Televizyon ve ticari reklamlar için besteler de yapmış olup, çoğunlukla 1970’li yılların başında James Brown için aranjörlük yapmasıyla tanınmıştır. Ayrıca lideri olduğu Manhattan Jazz Quintet ve Manhattan Jazz Orkestrası‘yla Japonya’da oldukça popülerdir. Çalıştığı önemli müzisyenlerden bazılarını örnek vermek gerekirse: Paul Simon, Dave Weckl, Buddy Rich, Mark Murphy, Yana Purim, Morgana King, George Benson ve Esther Phillips isimlerini sayabiliriz.

Sekiz parçalık albümde yalnızca bir çalışmada vokal bulunuyor; diğer yedi parça, tamamen enstrümantal nitelikte. İlk parça Arrakis, Dune’de bahsi geçen tamamen çöllerle kaplı, devasa solucanların ve Fremenlerin yaşadığı, Melanj’ın yetiştiği tek gezegene atfen bestelenmiş. İkinci parça Sandworms, isminden de anlaşılacağı üzere Arrakis’in meşhur solucanları için. Üçüncü parçamız Song of Bene Gesserit‘e ismini veren Bene Gesserit, serinin altıncı kitabı olan Chapterhouse’da geçen bir kadın kolonisi. Tamamen kadınlardan oluşan bu topluluk, insan hafızasının genetik olarak aktarılması ülküsünü benimsemiştir. Dune’a atfen bestelenen önyüzdeki dördüncü ve son parça olan Muad’dib, Paul Atreides’e Fremenler tarafından verilen bir lakap ve Arrakis’te yaşan bir tür çöl faresi.

dune

Arka yüzde farklı bilimkurgu eserlerinden seçilmiş dört cover parça yer alıyor. İlki David Bowie’nin 2001: Bir Uzay Destanı’ndan esinle yazdığı Space Oddity. İkinci parça Silent Running, 70’lerin az bilinen ama önemli görülen bilimkurgu filmlerinden biri olan Silent Running’in Joan Baez’in seslendirdiği orijinal film müziğinin enstrümantal bir yorumu. Üçüncü ve dördüncü parçalar ise, Star Wars’un John Williams tarafından bestelenmiş ünlü Princess Leia’s Theme ve Main Theme From Star Wars. Albümde yer alan müzisyenler: Gitarda Hiram Bullock ve Eric Gale; klavyede Cliff Carter; saksofonda Grover Washington Jr. ve David Sanborn; bass gitarda Gary King; trompette Randy Brecker; flugelhorn’da Joe Shepley; flütte David Tofani; Oboe’de Lew Del Gatto ve Space Oddity’deki vokaliyle Googie Coppola.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

İstanbul doğumlu. Bilgisayar mühendisi olmaya çalışıyor. Çoğunlukla progressive rock ve jazz-fusion dinliyor. Bilimkurgunun en çok “New Wave” akımını seviyor. En sevdiği bilimkurgu yazarları Ballard, Lem, Bester ve Le Guin. Ayrıca Latin Amerika Edebiyatı ve onunla özdeşleşmiş Büyülü Gerçekçilik akımına ilgi duyuyor. Latin Amerika’dan da en çok Borges okumaktan zevk alıyor.