matematik turkce

Yaygın Matematik Terimlerinin Türkçe Karşılıkları

Türkçenin olumlu özelliklerinden biri de sözcük türetme yeteneğinin fazla olması, oysa kimi diller bu özelliğini kaybetmiş durumda… Örneğin İngilizce, yeni sözcükler için Latince ve Yunanca köklere baş vurmak zorunda kalıyor, çünkü üretken sözcük köklerinden ve türetme yollarından artık uzakta kalmış. Bunun nedeni, tarih boyunca İngilizcenin çeşitli göç ve istilalarla diğer dillerle karışması ve özgün yapısının körelmiş olması gösterilebilir.

Diller bitkiler gibidir. Bitkilerde büyümeyi sağlayan meristem dokusu işlevini kaybederse bitki yeni dallar ve yapraklar oluşturamaz. İnsan bedenindeki kök hücreler de aynı şekilde bedene yeni kan, saç, deri ve kemik hücreleri kazandırır. Kök hücrelerin yokluğunda insan büyüyüp kendini yenileyemez ve sağlığını kaybeder. Sözcük kökleri de bir dilde aynı işlevi görür; yeni kavramlar için gereken yeni sözcükleri türeterek dilin ifade gücünün gelişmesini sağlar.

Diller kapalı küme değildir. Bir dil, gereksinim durumunda hızlı bir şekilde yeni sözcükler türetemezse onları ithal etmek zorunda kalır. Bunun çeşitli sakıncaları vardır. Bunlardan biri de dışardan giren sözcüklerin ana dilin akışkanlığını kaybetmesine yol açmasıdır. Ana dildeki bozulma o dili konuşan toplumun düşüncelerini ifade etmekte güçlük çekmesine neden olur. Bunun örnekleri ülke sınırları dışında gözlenmektedir. Örneğin Almanya’daki soydaş gençlerin günlük Almancayı ne kadar iyi konuşurlarsa konuşsunlar matematik, felsefe gibi derslerde geri kaldıkları gözleniyor. Bu durumun nedenlerinden biri, ana dilde eğitim eksikliği gibi görünüyor.

Matematik tamamıyla kavramaya dayalı bir derstir, hatta kendisi de bir çeşit dildir. Matematik dersi için seçilen sözcüklerin olabildiğince öz Türkçe köklerden türetilmiş olması önemlidir. Bu amaçla ilk çalışmayı bizzat Mustafa Kemal Atatürk yapmış ve onlarca matematik terimini dile kazandırmıştır. Salt bu çalışması bile ulusa büyük hizmettir. Atatürk’ün türettiği kelimelerin pek çoğu hâlen yaşamakta ve kullanılmaktadır. Bunlara örnek olarak üçgen, dörtgen, çokgen, artı, eksi, yay, dikey, taban, köşe gibi dile yerleşmiş sözcükler gösterilebilir. Sonradan bu çalışma devam etse de bugün ortaokul ve liselerde kullanılan birçok yabancı kelime ve kavram Türkçeleştirilmeden kalmıştır. Bu yazıda bir Matematik öğretmeni olarak bazı önerilerde bulunmak istiyorum.

Öneriler

Kombinasyon yerine seçki, permütasyon yerine dizilim, karmaşık sayı yerine bileşik sayı, vektör yerine ok, matris yerine çetele, determinant yerine belirteç, trigonometri yerine üçgenbilim, sinüs yerine yükselim, kosinüs yerine ilerlem, tanjant yerine eğim, kotanjant yerine terseğim, sekant yerine tersilerlem, kosekant yerine tersyükselim, integral yerine bütünlük, analitik düzlem yerine çözümsel düzlem, kartezyen çarpımı yerine kümelerin çarpımı, koordinat yerine yerlem, apsis yerine önyerlem, ordinat yerine artyerlem, faiz yerine artım, Rasyonel sayı yerine sayımlı sayı, irrasyonel sayı yerine sayımsız sayı, totoloji yerine boşdoğru, aksiyom yerine öndoğru, hipotenüs yerine sırık, deltoid yerine uçurtma, elips yerine yumur, kombinatorik yerine sayım bilim, argüman yerine yerlem açısı, diskriminant yerine ayraç, faktöriyel yerine çarptırı sözcüklerini öneriyorum.

Örnekler

Aşağıda bu sözcüklerin birer cümle içinde kullanılışına örnekler görüyorsunuz:

  • 3 elemanlı bir kümenin 2’li seçkilerinin sayısı 3’tür.
  • 3 elemanlı bir kümenin 2’li dizilimlerinin sayısı 6’dır.
  • Düzlemde noktalar birer bileşik sayı olarak gösterilebilir. İki bileşik sayının toplamı yine bir bileşik sayıdır.
  • A noktasının konum oku (konumunu gösteren ok), x ekseni ile 60 derecelik açı yapıyor.
  • İki okun toplamı yine bir oktur.
  • Yapay zekâ hesaplamaları büyük boyutlu çetelelerle yapılmaktadır.
  • Bir denklem sistemini temsil eden çetelenin belirteci sıfır ise bu sistemin çözümü yoktur.
  • Üçgenbilimsel özdeşliklerin doğruluğunu göstermek zor değildir.
  • Bir açının yükselimi, karşı kenarın sırığa oranıdır.
  • Bir açının ilerlemi, komşu kenarın sırığa oranıdır.
  • Bir açının eğimi, karşı kenarın komşu kenara oranıdır.
  • Bir açının terseğimi komşu kenarın karşı kenara oranıdır.
  • Tersyükselim, yükselimin çarpımsal tersidir.
  • Bir fonksiyonun bütünlüğü, çiziminin altındaki alanı verir.
  • Çözümsel düzlemde doğruların denklemi kolayca yazılabilir.
  • A ile B kümelerinin çarpımı A×B ile gösterilir.
  • Çözümsel düzlemde her noktanın bir yerlemi vardır.
  • Bir A noktasının önyerlemi, onun y eksenine dik uzaklığıdır.
  • Bir A noktasının artyerlemi, onun x eksenine dik uzaklığıdır.
  • Bir bankaya altı aylığına % 5 artım ile yatırılan paranın vade sonunda ne kadar olacağını bulunuz.
  • Sayımlı sayı, iki tamsayının oranı olarak yazılabilen sayılardır.
  • Sayımsız sayılar, iki tam sayının oranı olarak yazılamayan sayılardır.
  • Doğruluk değeri daima 1 olan önermeye boşdoğru denir.
  • Öklit’in Elemanlar kitabı, beş tane öndoğru ile başlar.
  • Bir üçgenin en uzun kenarına sırık denir.
  • Bir uçurtmanın köşegenleri daima birbirine diktir.
  • Yumur iki odaklı bir özel bir yuvarlaktır.
  • Sayım bilim, Matematiğin önemli bir alanıdır.
  • Bir bileşik sayının yerlem açısı 90 derece ise o bileşik sayı bir sanal sayıdır.
  • İkinci dereceden bir denklemin ayracı negatif ise o denklemin çözümü yoktur.
  • Beş çarptırı 120’ye eşittir.

Açıklamalar

Permutasyon ve Kombinasyon: Bu iki sözcük Türkçe’ye adamakıllı yerleştiğinden yerlerine başka bir sözcüğü oturtmak zordur. Yine de benim önerim kombinasyon yerine “seçki” ve permutasyon yerine de “dizilim” sözcüklerinin kullanılmasıdır. Bu iki sözcük “kombine atak” ve “kombinezon” gibi bir iki örnek dışında günlük hayatta kullanılmamaktadırlar. Çok elemanlı bir kümeden yapılan seçimlerin sayısı anlamına gelen kombinasyon sözcüğü yerine “seçki”nin kullanılması daha anlaşılır olacaktır. Bu sözcük günlük hayatta da kullanılmaktadır: “şiir seçkisi” örneğinde olduğu gibi… Bu kullanım, terimin matematiksel anlamına yakındır ve kanımca kombinasyon sözcüğünü iyi karşılamaktadır.

Benzer bir tattışma permütasyon sözcüğü için de geçerlidir. Permütasyon, sıralı kombinasyon demektir. Yani permutasyon da bir seçkidir ancak sıralıdır. Yani permütasyon bir “dizilim”dir.

Karmaşık Sayı: Karmaşık sayı hem yanlış hem de yanıltıcı bir ifadedir. Doğru çeviri “bileşik sayı” olmalıdır. İngilizceki “Complex Number” ifadesi Türkçe’ye “Karmaşık Sayı” olarak çevirmiştir. Ne yazık ki bu yanlış çeviri dilimize yerleşmiştir. Oysa ‘bileşik sayı’ ifadesi öğrencilere konu hakkında daha iyi bir fikir vermektedir. Bileşik ‘birden fazla parçadan oluşan’ anlamına gelir. Kimyada birden fazla elementten oluşmuş saf maddelere bileşik denmesi gibi… Aynı şekilde Matematikte birden büyük kesirlere ‘bileşik kesir’ diyoruz, çünkü bu kesirler bir tam kısım ile bir basit kesrin toplamı, yani bileşimidir. O halde sanal ve gerçek sayı bileşenlerinin toplamından oluşan bir sayıya da ‘bileşik sayı’ demek mantıklıdır. Fizikte iki vektörün (ok) toplamına da ‘bileşke’ denmektedir. Ayrıca bir vektörü oluşturan parçalara ‘bileşenler’ deniyor. Her karmaşık sayı da düzlemde bir vektör olarak düşünülebileceğine göre karmaşık sayıya bileşik sayı denmesi bilimsel alanlar arasında tutarlılığı ve anlam bütünlüğünü sağlayacaktır.

Vektör: Bu sözcük yerine benim önerim ‘ok’ denmesi… Ok, bilindiği gibi en eski Türkçe sözcüklerden biridir, hatta Orhun Alfabesinde bir harftir. Ok sözcüğü ‘yön’ ve ‘doğrultu’ kavramlarını içerir. O halde vektör yerine ok kullanılması oldukça uygundur. Richard Feynmann, Kuantum Elektrodinamiğini halka anlatmak için yazdığı kitabında (KEDİ: Kuantum Elektrodinamiği) vektör yerine “ok/arrow” sözcüğünü kullanmıştır. Buna göre örneğin ‘hız vektörü’ yerine ‘hız oku’ ve ‘kuvvet vektörü’ yerine ‘kuvvet oku’ demek hem kulağa hoş gelir hem de kavramın anlaşılmasına katkıda bulunur.

Grafik: Bu sözcüğün yerine ‘çizim’ kullanılabilir. Burada amaç tamamıyla öğrencilerin konuyu kavramasını kolaylaştırmak olmalıdır. Örnek verelim: “Bu fonksiyonun grafiğini çizelim,” yerine “bu fonksiyonun çizimini yapalım,” ya da “bu fonksiyonun resmini çizelim,” demek çok daha anlaşılır olacaktır.

Matris: Bu sözcük yerine önerdiğim ‘çetele’ sözcüğü esasında Yunanca kökenlidir. Ancak, Türkçe’ye iyice yerleşmiştir ve günlük hayatta da çokça kullanılır. Çetele saymaya yarayan bir tablodur, bu anlamda bir sayı tablosu demek olan matris sözcüğünün yerini tutabilir.

Hipotenüs: Hiponenüs yerine ‘sırık’ sözcüğünü önermemin nedeni öğretimsel (pedagojik)… Sırık sözcüğü düz ve uzun bir çubuğu çağrıştırıyor; bu anlamda, bir dik üçgendeki en uzun kenara sırık denmesi öğrenciler için akılda kalıcı olacaktır.

Trigonometrik Fonksiyonlar: Sinüs ve kosinüs gibi çok kullanılan ve dile iyice yerleşmiş sözcüklerin yerine yeni sözcükler önerilmesi ilk bakışta tuhaf gelebilir, ancak tüm dünyada bu şekilde kullanıldığı sanılmasın. Örneğin Yunanca’da bu terimlerin Yunancası kullanılır. Hatta yunancada ‘sin’ kısaltması kosinusü tanımlamaktadır; çünkü kosinüs anlamına gelen συνημίτονο (sinimitono) sözcüğü ‘sin’ olarak kısaltılmıştır. Yunanlılar bu durumun bir karışıklık oluşturacağını düşünmemişlerdir.

Yazar: Sinan İpek

Yazar, çizer, düşünür, öğrenir ve öğretmeye çalışır. Temel ilgi alanı Bilimkurgu yazarlığıdır. Bunun dışında Matematik, bilim, teknoloji, Astronomi, Fizik, Suluboya Resim, sanat, Edebiyat gibi konulara ilgisi vardır. Ara sıra sentezlediklerini yazı halinde evrene yollar. ODTÜ Matematik Bölümü mezunudur ve aşağıdaki başarılarıyla gurur duyar:TBD Bilimkurgu Öykü yarışmasında iki kez birincilik, 2. Engelliler Öykü yarışmasında birincilik, Ya Sonra Öykü Yarışması'nda finalist, Mimarlık Öyküleri Yarışması'nda finalist, 44. Antalya Altın Portakal Belgesel Film Yarışmasında finalist. Ithaki yayınları Pangea serisinin 5. üyesi "Beyin Kırıcı" adlı bir romanı var.

İlginizi Çekebilir

insan genom projesi

Genlerimiz Kaderimizi Belirliyor mu?

Hasta olup olmayacağımızı, yaşam süremizi, yaptığımız işi, hobilerimizi ya da daha geniş kapsamıyla sahip olduğumuz …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin