bilimkurgu kulubu

Araştırma

Tarih: 21 Temmuz 2020 | Yazar: Sadık Efe Sarıtunalı

0

Soğuk Savaş Temalı Bilimkurgu Eserleri

Önceki yazıda 2. Dünya Savaşı’nın kültürel etkisinden ve bilimkurgu eserlerini nasıl etkilediğinden bahsetmiştik. 2. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle insanlık, savaşmayı göze alamayan iki kutuplu bir dünya ile tanıştı. Kötülükle savaşmanın verdiği optimizm geçti ve herkes geleceğe daha karamsar bakar hale geldi.

A.B.D. ve S.S.C.B. arasındaki son derece fütürist çekişme, gezegen üzerindeki canlı yaşamının sonunu getirebilirdi. Bu yüzden Soğuk Savaş, bilimkurgu perspektifinden incelenmeye çok uygun ve farklı tarzlarda pek çok bilimkurgu eserine ilham kaynağı olmuş bir dönem. Ayrıca kırk seneden uzun süre devam etmesiyle iki neslin sanatçıları üzerinde derin etki bıraktı.

Fallout

Fallout

İncelemesini Oku

Fallout serisi, nükleer savaş paranoyasının gerçeğe dönüştüğü retro-fütüristik bir kıyamet sonrası dünyada geçiyor. Oyunların sembolü haline gelen Fallout boy, başparmağını yalnızca hükümet politikası gereğince her şeyin yolunda olduğunu söylemek için değil, absürt biçimde Amerikan okullarında öğretilen atom bombası ölçme tekniğini uygulamak için de kaldırıyor.

Soğuk savaş sırasında çocuklara nükleer bomba düştüğünü gördüklerinde sıralarının altlarına saklanmaları ve mantar bulutun boyunun başparmaklarından uzun görünüp görünmediğine bakmaları öğretiliyormuş.

Watchmen

İncelemesini Oku

Listede soğuk savaş paranoyasını en sert şekilde yansıtan eser Watchmen. Çizgi roman aynı zamanda Nazi düşmanların yerini komünistlerle dolduran yayıncılarla da dalga geçiyor. Nixon’ın anayasayı değiştirerek üçüncü defa başkanlığa seçildiği siberpunk esintili bir alternatif tarihte geçen eser, süper kahramanları ilk defa psikolojik derinliği olan karakterler şeklinde ele almasıyla öne çıkıyor.

Eserin kaynak materyale aşırı derece bağlı olduğu için sıkıcı gelebilecek bir filmi, günümüzde geçen oldukça başarılı bir de dizisi bulunuyor. Alan Moore’un yazıp Dave Gibbons’ın resimlediği çizgi roman, İthaki Yayınları tarafından Can Kantarcı’nın başarılı çevirisiyle dilimize kazandırıldı.

Kara Şövalye Dönüyor

Watchmen’in manevi varisi Dark Knight Returns, Batman’in emekliliğinden on yıl sonra sahalara geri dönmesini ve bu sırada Amerika ile Sovyetler arasındaki gerilimin tırmanarak sıcak çatışmaya dönmesini anlatıyor.

Frank Miller’ın kaleminden çıkan bu klasik, Burç Üner’in başarılı çevirisiyle JBC Yayıncılık tarafından dilimize kazandırıldı.

Indiana Jones and the Kingdom of the Crystal Skull

Indiana Jones üçlemesi kırklı yılların fantastik esintili ucuz macera romanlarının pastişiyken yıllar sonra gelen bu devam filmi soğuk savaş bilimkurgularının parodisi.

Metro

Aslında Metro serisinin kitapları ve oyunları Fallout gibi Soğuk Savaşı’nın Üçüncü Dünya Savaşı’na evrildiği bir alternatif tarihte değil, gelecekte geçiyor. Yine de fraksiyonlara bölünmüş komünistler, devrimciler ve NATO paranoyası gibi unsurlarla Soğuk Savaş ruhunu sonuna kadar yansıttığını söyleyebiliriz.

Özellikle Metro: Exodus, tam bir soğuk savaş oyunu. Dmitry Glukhovsky’nin yazdığı üçleme Panama Yayınları tarafından dilimize kazandırıldı.

Wolfenstein: Youngblood

Önceki yazıda bahsettiğimiz Wolfenstein serisinin siberpunk esintili Soğuk Savaş dünyasını anlatan spin-off’u Youngblood, özgürlüğünü geri alan Amerika ile dünyanın büyük bölümüne hükmeden Nazi Almanyası arasındaki Soğuk Savaş dönemini anlatıyor. Muhtemelen Wolfenstein’ın ana serisinin üçüncü oyunu gelip üçleme tamamlandığında sıcak savaş dünyasına döneceğiz.

İşgal Paris’inde geçen eser soğuk savaş ruhuna uygun olarak casusluk yönüyle öne çıkıyor. Tabii bu size kan dökmediğimizi düşündürtmesin. Oyunda canlandırdığımız, serinin kahramanı Yüzbaşı Blazkowicz’in ikiz kızları Jes ve Soph, babalarının izinden gidiyor. Usta bir asker yerine yeniyetme iki genç kız olarak oynadığımız için Youngblood, serinin öncesinde olmayan bir samimiyet yakalamış. Diğer oyunların bir parmak yukarısında olduğunu söyleyebiliriz. Göz atmanızda fayda var.

1984

1984 kapak

İncelemesini Oku

George Orwell’in bu dönemin ilk yıllarında kaleme aldığı roman, Soğuk Savaş’ın iyice çığırından çıktığı ve devletlerin mücadeleyi kazanmak için kendi halklarının mutluluğunu feda ettiği bir gelecekte geçiyor.

James Bond

james bond

İncelemesini Oku

Kendisi de bir İkinci Dünya Savaşı casusu olan Ian Fleming’in yarattığı soğuk savaş ajanı James Bond; takım elbisesi, gönül ilişkileri, teknolojik aletleri ve fütürist planlar yapan düşmanlarıyla yeni bir türün doğmasını sağladı.

Seri, Salon Yayınları tarafından dilimize kazandırılıyor. Küçük bir trivia olarak Ian Fleming’in gizli görevdeki ortağının 3. Doctor Jon Pertwee olduğunu ekleyelim.

Resident Evil: Damnation

Soğuk Savaş bitip Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Doğu Avrupa karışıklık içindedir. Resident Evil evreninin biyolojik silahları zombiler de dahil olunca serinin karizmatik kahramanı Leon Scott Kennedy olaya el koyar.

Damnation, sadece Resident Evil hayranlarının değil, herkesin keyifle izleyeceği bir aksiyon animesi.

Hotline Miami

Bağımsız oyunların temsilcisi haline gelen ve synthwave kültürünün yaygınlaşmasında büyük katkısı olan Hotline Miami, Soğuk Savaş’ın daha farklı bir şekilde devam ettiği alternatif tarihte geçen bir suç oyunu.

Stranger Things

Stranger Things 2

Synthwave kültürü deyince aklımıza gelmesi gereken ilk eser, şu ara biraz azalmış olsa da son yılları etkisi altına alan seksenler çılgınlığının baş müsebbiplerinden Stranger Things.

Dizi yeni sezonu ile Sovyetler ve soğuk savaş konusunu da işlemeye başladı. Zaten ilk sezonlarda da Soğuk Savaş komplo teorilerinin Amerika tarafını görüyorduk.

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bilgisayarla fazla ilgilenir. Boş zamanlarında ise çizgi roman okur. Bir gram çizim yeteneği olmadığı için çuvalladığı çizgi romanlarından sonra en büyük hayali kendine bir çizer bulup çizgi roman yazarı olmak. En büyük tutkusu ise bilimkurgu.