bilimkurgu kulubu

Araştırma bilim ve bilimkurgu

Tarih: 4 Mayıs 2020 | Yazar: Tuğrul Sultanzade

0

Kurgusal Dünya Yaratma Süreci: Worldbuilding

Worldbuilding, kurgusal dünya yaratma sürecine verilen İngilizce bir isimdir. Türkçesi, “dünya yaratma” gibi kulağa saçma sapan gelen bir karşılığa sahip. O yüzden bu yazıda kendisinden bahsederken hep orijinal ismini kullanacağız. Zaten tüm dünyada kabul görmüş ve ülkede de bu isimle bilinen bir terime kalkıp çeviri aramanın gereği yok. Worldbuilding bir tutkudur. Pul koleksiyonu yapmak, deniz kabuğu biriktirmek gibi değil, bambaşka, çetrefilli bir tutku. Adeta bir bağımlılık. Bu tutku filoloji, tarih ve yüksek bir farkındalık ile birleşince tarihe damgasını vurmuş kurgusal evrenlerin ortaya çıkmasına sebep oluyor.

J.R.R. Tolkien o malum kurgusal dünyayı yaratırken henüz ortada ne worldbuilding diye bir tanım, ne de RPG oyunları vardı. Tolkien bir dilbilim profesörüydü, savaş görmüştü ve içinde keşfedilmeyi bekleyen bir cevher vardı. Sonrasında zaten hikâye malum şekilde başlıyor. Günlerden bir gün bir oyukta yaşayan bir hobit ile. Worldbuilding belki de insanlık tarihi kadar eskidir. Neolitik çağ insanları yorucu bir günü bitirip yirmi beş metrekarelik mağara benzeri evlerine dönerken, bir tanesi güneşin battığı ufka bakıyor ve orada ne tür bir dünya olabileceğini düşünüyor. Bu düşünce aklında o kadar çok yer ediniyor ki, her fırsat bulduğunda bu konu üzerinde düşünüyor ve en nihayetinde adam sadece kendisinin haberdar olduğu ve kendi yüreğinde yaşattığı bir kurgusal dünya elde etmiş oluyor.

Günümüzde de worldbuilding için aynısı hemen hemen geçerli. Belki de içine kapanık bir insan, kimseye belli etmeden bilişsel yeteneklerinin gelişmeye başladığı yaşlarından beri kurgusal bir evren tasarlamış, tüm ömrü boyunca bu evrenle ilgili yüzlerce defter doldurmuş ve öldüğü zaman bu defterlerin hepsi çöp diye atılmış. Oysa belki de o defterlerin içinde ortaya çıktığı takdirde edebiyat ya da en azından RPG dünyasını sarsabilecek kadar muazzam bir kurgu vardı. Belki de şu ana kadar yaratılmış en iyi kurgusal evren o defterlerdeydi. O defterler belki açığa çıksa ve içerikleri kamuoyuna açılsa, o evrende yaşayamadığı için binlerce insan intihar edecekti…

Sabahattin Kudret Aksal’ın Vav’lar isimli öyküsünde emekli bir mutasarrıfın kapıldığı tuhaf bağımlılık anlatılır. Adam İstanbul’daki evine dönünce boş zamanı dolduracak türden basit bir meşgale ile uğraşmaya başlar. Durmaksızın vav harfi çizer. Nasıl ve neden başladığı bir türlü belli değildir bu meşgalenin. Lakin adamın durumu her gün daha da umutsuzlaşır. Daha kusursuz vavlar, daha etkileyici vavlar çizmek için çırpınıp durur. Evin her tarafı vav harfleri ile kaplanır…

Worldbuilding basit bir tutku değildir aslında. Bir kişi yalnızca keyif almak için kurgusal bir evren yaratabilir. Dune serisindeki Arrakis gezegeninden öylesine etkilenmiştir ki çöllerle kaplı bir gezegen yaratmaya karar verir. Lakin bu gezegendeki çöller soğuk çöllerdir. Oradaki yaşamı, halkları, kentleri, hayvanları, bitki örtüsünü, kültürü, dini hatta dili bile ince ince düşünür. Kendi dünyanızı kurguladığınız zaman en büyük parçalardan, en küçük parçalara doğru gitmek gibi bir strateji uygulayabilirsiniz ya da en küçük parçalardan en büyük parçalara doğru. Kurgusal dünyanın fizik kurallarını, biçimini, büyü sistemini, denizlerini, ekolojisini, yaşam türlerini vesaire yarattıktan sonra, kentler, kabileler, siyaset düzeni, teknolojik düzey vesaire gibi unsurları yaratmaya koyulabilirsiniz. Ya da tam tersi.

Worldbuilding, karakter yaratmak kadar önemli bir süreçtir. Sağlam bir karakter bir romanı sonuna kadar soluksuz okumanızı sağlayabilir. Lakin romanın içinde kaybolmanızı sağlayan esasında o büyüleyici dünyadır. Belki de yarattığınız kurgusal dünyanın önce küçük bir kısmından karakteriniz ile birlikte başlayıp, karakteriniz ilerledikçe geri kalan parçaları da tasarlamak yani bir nevi dünyayı keşfetmek, iyi bir seçim olabilir. Kurgusal evren yaratmanıza yardımcı olabilecek pek çok şey internette ve hatta gerçek hayatın ta kendisinde mevcut.

bilimkurgu silah

Kurgusal evreninizdeki gezegenler, uydular, uzay istasyonları vesaire için yaratıcı isimler arıyorsanız Google Translate kullanabilirsiniz. Mesela kurgusal gezegenimiz, bulunduğu sistem içerisinde yıldızına en yakın olan gezegenmiş diyelim. Üzerinde yaşayan varlıklar ona “İlk” anlamına gelen bir isim takmış. O gezegenin üzerinde yaşayan varlıklar bizim aksimize etraflarındaki gerçekliği görüntü olarak değil, sayısal biçimde algılıyorlar. Dil sistemleri ise bizim dil sistemimize hemen hemen benziyor. Google Translate’ten egzotik bir dil seçiyoruz. Örneğin İgbo. “İlk” kelimesini yazıp çevirttiriyoruz ve ne anlama geldiğine bakıyoruz: “Mbu”. Yeterince egzotik gelmediyse bu kelime üzerinde oynayabilir ya da başka bir şey deneyebilirsiniz. Eğer böyle şeylerle uğraşmak istemiyorsanız buradan yüzlerce farklı değişik isim kombinasyonuna ulaşabilirsiniz.

r/worldbuilding subredditinde ya da World Anvil sayesinde diğer insanların kurgusal evrenleri ile tanışabilir, hatta arkadaş da edinebilirsiniz. Worldbuilding bir tutku olduğu kadar aynı zamanda bir zihin egzersizidir. Kurgusal dünyanızı gerçekçi kılmak ya da gerçek dünyadaki olaylara gönderme yapmak amacı ile tarihteki olayların ya da kişiliklerin parodilerini kurgulayabilirsiniz. Naruto dünyasındaki Birinci Shinobi Savaşı’nın sonu ile gerçek dünyadaki Birinci Dünya Savaşı’nın sonları hemen hemen aynıdır mesela. Tabii Naruto bilimkurgu bağlamında üzerine ayrı bir yazı yazılmayı hak ediyor.

bilimkurgu

Worldbuilding geniş çaplı bir tulpa gibidir. Meditasyondur da ayrıca. Boş bir kağıda rast gele kara parçaları, adalar, isimler, kurgusal şehirler, ormanlar ve daha bir çok şey karalarken aslında bir yandan ruh halinizi açığa çıkarıyorsunuz. Üstelik insanlar genelde bu hayattan başka bir hayat daha olduğuna inanır. Siz ise kısacık bir an da olsa, kendi yarattığınız bir dünyada muazzam özgürlüklere sahip bir biçimde dolanabiliyorsunuz. Tabii en nihayetinde kurgusal evreniniz pek de gerçekçi olmayabilir…

Etiketler: , , , , , ,


Yazar Hakkında

Keşke dünya 2009'dan daha ileriye gitmeseydi.