bilimkurgu kulubu

Araştırma Asimov

Tarih: 13 Mart 2018 | Yazar: Cem Can

0

Isaac Asimov’un Psikotarihi Gerçek Olabilir mi?

Isaac Asimov’un klasikleşmiş ve Tüm Zamanların En İyi Serisi Hugo Ödülü’nü almış eseri Vakıf’ta, matematikçi Hari Seldon psikotarih kullanarak geçmişte olanları modelleyip geleceği tahmin eder. Öyle ki, kitaplara göre önündeki birkaç bin yılı çok isabetli bir şekilde öngörebilmiştir. Bilindiği üzere Hari Seldon ve tahminleri gerçek değil, kurgusal yaratımlardır. Peki ama gerçekten böyle bir şey bilimsel olarak mümkün mü?

Kitaplarda Seldon’ın psikotarihi, imparatorluğun yükselişini ve çöküşünü gösterebilen bir nevi istatistik bilimi gibi hareket ederek uygarlığa rehberlik etmeyi ve çöküş sonrası oluşacak barbarlık dönemini kısaltmayı amaçladı. Aslında “psikotarih”’in altında yatan mantık Boyle’un gaz yasasına benzetilebilir. Bir gazdaki moleküller tamamen rastgele bir şekilde hareket ederler, ama kolektif olarak, rastgele davranışlar öngörülebilir hale gelir. Yani, eğer yeterince insanı bir araya getirirseniz (ve Asimov, bu yeterli insan sayısı hakkında herhangi bir bilgi vermekten kaçınıyorsa da), milyarlarca insanın rastlantısal hareketlerini medeniyetlerin davranışlarını tanımlayan bir dizi fiziksel yasaya indirgeyebilirsiniz. Bu sayı -Seldon Sabiti- sadece ve sadece Galaktik İmparatorluğun genişliğinde bulunabilecek kadar yüksek bir şey olabilir.

hari seldon vakif

Asimov da bir noktaya kadar böyle tahminler yapmanın gerçek olacağını düşünüyor olmalı ki, Vakıf kitabında Seldon Krizleri ortaya çıkıyor ve Hari Seldon’ın önceden bildiği olaylar gerçekleşiyor. İlk kitap, hangi olay yeni bir Seldon Krizi olabilir ikilemi üzerine inşa ediliyor. Seldon’ın tahminleri başarılı mı, yoksa başarısız mı? Ve sonunda tahminlerin başarısız çıkmasına sebep olan olay Vakıf ve İmparatorluk ismiyle yayınlanan ikinci kitapta gerçekleşiyor. Binlerce yıl önceden kestirilemeyen, hesaplanamayan farklı bir değişken ortaya çıkıyor. Mutant bir lider. Dünyanın kendisinin psikotarih’in uygulanması için çok küçük bir yer olması ile birlikte, gelişmekte olan teknoloji de fazlasıyla öngörülemezdir. Bundan yüz yıl önce bilim insanlarına gelecekte nasıl bir teknoloji ile karşılaşacaklarını sorsak en çılgınları bile bugünkü durumumuzu tahmin edemezdi. Bilimkurgu yazarları belli açılardan günümüzü öngörebilseler bile, şu an içinde yaşadığımız dünyayı tarif etmekten çok çok uzaktaydılar.

Aslında Asimov, tarihe bilimsel yaklaşmanın geleceğimizi tahmin etmekte rolü olabileceğini ilk öne süren insan değildi. Karl Marx‘ın tarihsel materyalizm kavramı, bilimsel bir tarih yaklaşımından ilki olarak kabul edilebilir. Karl Marx’a göre anahtar nokta üretimdi. Yeni teknolojilerin ve yöntemlerin, insanların ihtiyaç duydukları şeyleri nasıl ürettiklerine göre değiştiğini iddia ederek, bu durumun tüm toplumlarda değiştiğini savundu. Bu ilerleme için bir dizi gerekli adıma ihtiyaç duydu ve nihai hedefine ulaşmak için sosyalizmi kullandı. Bilimsel terimine rağmen Marx’ın sistemi ampirik değildir. Tamamen kendi prensiplerine uygun olarak ortaya çıkarılmıştır.

issac-asimov-tahminleri

Asimov hayranları, genellikle Marx’ın fikirlerinin psikotarih bilimine etki ettiğini düşünürler. Aslında Marx’ın fikirleri her aşamada sondan daha gelişmiş bir toplum ve evrimsel bir ilerleme öngörürken, Hari Seldon’ın psikotarih bilimi ilerlemeyi değil, medeniyetlerin döngüsel yükselişlerini ve çöküşlerini gösterir. Oswald Spengler, 1918 tarihli “The Decline Of The West” isimli kitabında tarihin döngüsel görünümünü ortaya çıkaran ilk kişiydi. Sekiz büyük dünya kültürünü tanımladı ve gelişimleri ile çöküşleri arasındaki paralellikleri ortaya koydu. (Babil, Mısır, Çin, Hint, Meksika, Roma, Arap ve Batı.) Bu paralellikler, medeniyetlerin organik bir yaşam döngüsüne ve 1000 yıllık bir ömre sahip olduğuna inanmasına sebep oldu. Ancak Spengler, Almanya’nın 1. Dünya Savaşı’ndan çıktığı, ekonomik zorlukların ortasında olduğu bir dönemde kitabını yazdığı için Batı Medeniyeti’nin çöküş sürecine girdiğini savunuyordu.

Günümüze geldiğimizde, teknolojinin gelişimi ile birlikte tarihe bilimsel yaklaşım yöntemleri de değişti. 2005 yılında, Connecticut Üniversitesi’nden ekoloji uzmanı Peter Turchin, imparatorlukların yükselişi ve çöküşü ile ilgili bazı teoriler ortaya atarak kitabı “War and Peace and War”’ı yayımladı. Bu teorilerini açıklamak için daha önce ekosistemleri incelemekte başvurduğu matematik formüllerini kullandı. Turchin’in görüşlerine göre dünya düzeni sürekli bir değişim halinde ve bugünün küresel güçleri kaçınılmaz olarak gelecekte yerlerini başkalarına bırakacak. Ancak Turchin’in görüşleri de günümüzde çok sert muhalefet ile karşı karşıya. Aslında Turchin’in tahminleri spektrum analizi gibi yaygın istatistiksel tekniklere dayanıyor. Bugüne kadar yapılamamış olmasını da, tarihsel kayıtların dijital ortama yeni aktarılmaya başlanmasını gösteriyor. Bu da kendisine bu verilere dayanarak tahminler yapma imkanı veriyor. Turchin ve ekibi, toplumsal istikrarsızlığın bir düzeni olduğunu düşünüyor. Temel olarak verileri 100 yıllık dalgalanmaları işaret ediyor ve Amerika için de 50 yıllık döngülerden bahsediyor. Grafiklerinin en tepe noktalara ulaştığı yıllar 1870, 1920, 1970 ve tahmini olarak 2020.

vakif serisi

Bütün bu teoriler bir tarafa, teknolojiyi büyük ölçekli gelecek tahmini dışında özelleşmiş alanlarda kullanmak bile Hari Seldon kadar isabetli tahminlerde bulunmamıza olanak sağlamıyor. Bu duruma en iyi örnek ekonomik tahminler. Büyük ölçekli insan davranışları hakkında sınırlı tahminler yapılabiliyor. Ekonomi daha sofistike büyüdüğü için zaman içinde tahminler daha iyi olabilir. Ancak sofistike karmaşıklığı getirir ve karmaşıklık kaosa yol açar. Kaotik sistemler sadece bir sistemin sıcaklığı gibi son derece geniş ve genel sayılarda tahmin edilebilir. Ayrıca salgın hastalıkların yayılımı, virüslerin değişimi gibi konularda insanlığın yararına olacak tahmin çalışmaları yapılmaktadır. Zaman ilerledikçe ve dijital ortama daha çok veri girildikçe tahminlerin başarısı artabilir, yine de beklenmeyen değişkenlerin varlığı Asimov’un hayal ettiği kesinlikte tahminler yapmamızı zorlaştıracaktır.

Büyük ihtimalle Asimov’un psikotarihi hiçbir zaman gerçek olamayacak, ama belli ölçeklerde başarıya ulaşmak da imkansız görünmüyor. Kitaplarda Hari Seldon, “muhtemelen şimdiye kadar bu noktaya geldiniz ve bunları icat ettiniz” diyebiliyor. Gerçek hayatta ise böyle bir tahminde bulunmak imkansıza yakın. Star Trek dizisinde olduğu gibi ışınlanmanın yarın keşfedileceğini kim söyleyebilir ki?

Kaynaklar:

Etiketler: , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Üniversite tezini robotlar üzerine vermiş bir bilgisayar mühendisi. Kılıcın yolunda ilerleyen, an itibariyle 2. Dan bir kendocu. Müzik tutkunu ve bilim kurgu hayranı. Kurduğu hayalleri yazıya dökmeye çalışan bir hayalperest."Ben bu dünyayı değiştiremeyeceğimi biliyordum; o yüzden başka dünyalara gittim." - PKD