bilimkurgu kulubu

Araştırma facepalm

Tarih: 25 Aralık 2017 | Yazar: İsmail Yamanol

0

Efsanevi Öngörüsüzlük Örnekleri

İnternetteki içerikler genellikle gerçekleşmiş öngörülerle ve öngörü sahiplerinin ileri görüşlülüğüne düzülmüş methiyelerle doludur. Tabii bu isabetli öngörü derlemelerinin beslendiği kaynakların başında da bilimkurgu geliyor. Boşuna “bilimkurgucular hayal eder, bilim insanları gerçekleştirir” dememişler. Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Çünkü tarih isabetsiz öngörülerle ve hatta unutulmaz öngörüsüzlük örnekleriyle bezeli.

İşte bu yazıda hep yapılanı değil, yapılmayanı ortaya koyacak ve belleklerde yer etmiş bazı öngörüsüzlükleri masaya yatıracağız. Bakalım kimler, hangi konularda fena çuvallamış…

Charles_H._Duell

“Artık yeni hiçbir şey yok . İcat edilebilecek her şey icat edildi.” (Charles Duell – Amerikan Patent Dairesi Başkanı, 1899)

1898-1901 yılları arasında ABD Patent Dairesi başkanlığı yapan Charles H. Duell‘in bu ünlü sözü, adeta kendisi için bir lanete dönüşmüş durumdadır. Sürekli kapısını arşınlayan mucitlere bozulan Duell, biraz da sinirle olsa gerek böylesi akla ziyan bir demece imza atar. Oysa tarihten bildiğimiz bir şey varsa, o da “değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olduğudur…” Patent Dairesi başkanlığı görevinin ardından kariyerine yargıç olarak devam eden Duell, 1920 yılında New York’ta vefat etti, ancak kurduğu bu kısacık cümleyle sonsuza dek adından söz ettireceğe benziyor.

“Telefon çok güzel bir buluşa benzese de, tanrı aşkına bunu kim, niye kullanmak istesin?” (Rutherford B. Hayes – ABD Başkanı. 1876)

Hepimiz başımızdaki siyasetçilerin ileri görüşlü ve vizyoner olmasını isteriz, fakat beklentilerimiz her zaman gerçeğe dönüşmüyor maalesef. 1877 – 1881 yılları arasında görev yapmış 19. ABD başkanı Rutherford B. Hayes bunun en güzel örneklerinden. İlk telefonu gördükten sonra sarf ettiği sözler, unutulmaz öngörüsüzlüklerden biri olarak tarihe geçti. Akıllı telefonlarıyla yatıp kalkan bir nesil olarak kendisine ne desek boş. İnsanın “don’t feed the troll” diyesi geliyor. (Alexander Graham Bell bunu beğendi)

“Çevreciler boşuna endişeleniyor. Bir nükleer enerji istasyonunun bir yıllık atığını, masanızın çekmecesinde bile saklayabilirsiniz.” (Ronald Reagan – 1980. ABD Başkanı)

40. ABD Başkanı Ronald Reagan‘ın çekmecesi ne kadar atık alır bilinmez ama, günümüzün çevreci aktivistleri ortaya çıkan manzaradan hiç hoşnut değil. Bugün radyoaktif atıkların depolanması konusunda ciddi prosedürlerin olduğunu biliyoruz. Üstelik bu atıkların sürekli olarak gözlenmesi de gerekiyor. Yani olay Ronald Reagan’ın bahsettiği kadar basit değil. Vakti zamanında aktörlük de yapan başkanı, dönemin nükleer karşıtı kesimlerini kafalamaya çalışırken söylediği sözleriyle baş başa bırakıyor ve kendisini masasına uğurluyoruz…

“Taşıt olarak mücadeleden otomobilin değil, atın galip çıkacağına inanıyorum. Otomobil sadece gelip geçici bir heves olacaktır.” (Alman İmparatoru II. Wilhelm, 1905)

İmparatorun at sevgisini her ne kadar taktir etsek de, çağımızda bırakın atı otomobiller bile ulaşım için yetersiz kalıyor. Bu nedenle hala uçan otomobil özlemimizin önüne geçebilmiş değiliz. Gerçi uygarlık olarak günün birinde tepetaklak gidersek, şimdi burun kıvırdığımız o atlara tekrar mecbur kalabiliriz ve bu durumda da imparator nihai anlamda haklı çıkmış sayılır. Neyse ki sözleri şimdilik unutulmaz öngörüsüzlüklerden biri olmayı sürdürüyor. Hep öyle kalması dileğiyle…

“İnsanların büyük çoğunluğu için sigara içmek yararlıdır.” (Dr. Ian G. Macdonald – 18 Kasım 1963, Los Angeles’lı uzman cerrah)

Reklam repliği gibi duran bu sözlerin sahibi maalesef bir doktor. Sigara reklamlarının serbest olduğu zamanlarda buna benzer bir yığın sözde bilimsel demeç ortada fink yatıyordu. Gerçi reklamlarda “doktor” oynatma modası günümüzde de tüm hızıyla devam ediyor, ama iş sağlığa geldi mi buna bir dur denilmesi kaçınılmazdı ve öyle de oldu. Artık açıktan sigara reklamları yapılamıyor. Tabii milyar dolarlık devasa sermayelere sahip bu şirketlerin öylece durduğunu da sanmayın. Onların da kendilerince reklam stratejileri var. Yani henüz kıskaçlarından kurtulabilmiş değiliz. Ayrıca bu sözü söyleyen doktorun akciğer kanserine yakalanıp yakalanmadığı da araştırmaya değer bir konu.

“İnsanların evlerinde bilgisayar bulunması da ne demek! Bence kimsenin evine bilgisayar sokmak için herhangi bir geçerli nedeni olamaz.” (DEC şirketi başkanı Ken Olsen, 1977)

Digital Equipment Corporation (DEC)’ın kurucularından Amerikalı mühendis Ken Olsen, Boston’daki 1977 Dünya Gelecek Topluluğu toplantısında dile getirdiği bu sözlerle büyük şaşkınlık yaratmıştı. Sözün absürtlüğü bir yana, ilerleyen senelerde durumun vehametini anlayan Olsen, çark edip “aslında ben akıllı evlerden bahsediyordum” diyerek kıvırmaya çalışsa da olan olmuş ve öngörüsüzlük dalında tarihe geçmeyi başarmıştır. Not: Bu satırlar bir ev bilgisayarında yazıldı…

“Bilinen cisimlerin hiçbir kombinasyonu, bilinen makinelarin hiçbir formu, bilinen kuvvetlerin hiçbir türevi, bir araya getirilerek insanı hava içerisinde uzun mesafelerde pratik olarak uçurabilecek bir makine oluşturamayacaktır.” (1800’lerin sonu, ABD Deniz Kuvvetleri Gözlemevi başkanı, astronom Simon Newcomb)

Fotoğrafıyla huysuz dedeleri andıran bu sözün sahibi sıradan biri olsa belki gülüp geçerdik, ama kendisi ABD Deniz Kuvvetleri Gözlemevi’nin başkanlığını da yapmış bir astronom olunca işler değişiyor tabii. Daha da kötüsü, aynı zamanda bir bilimkurgu yazarı (double facepalm)… Neyse ki Wright Kardeşler, onun bu sözlerini pek ciddiye almamışlar da havacılığın gelişimi sekteye uğramamış.

“Ay’a ulaşmayla ilgili fanteziler kurmaya gerek yok, çünkü Dünya’nın çekim kuvvetini aşmanın bir yolu bulunmuyor.” (1932, Chicago Üniversitesi astronomu Dr. Forest Ray Moulton)

Bir başka astronomla karşı karşıyayız. Bu seferki sözün sahibi ise Chicago Üniversitesi profesörlerinden Forest Ray Moulton. Dünya’nın çekip kuvvetini aşarak Ay’a ulaşmanın mümkün olamayacağını söyleyen Moulton, keşke bu sözü dillendirmeden önce biraz Jules Verne okusaydı demekten kendimizi alamıyoruz. Kendisi, her bilim insanının az da olsa neden bilimkurguyla ilgilenmesi gerektiğinin koca bir ispatı gibi…

“Karın, göğüs ve beyin, bilge ve insancıl hiçbir cerrahın ulaşamayacağı şekilde sonsuza kadar kapalı kalacaktır.” (1873, ameliyatlarla ilgili olarak, Kraliçe Victoria’nın cerrahı Sir John Eric Ericson)

Organ çiftliklerinin, kafa nakillerinin, kriyobiyolojik işlemlerin konuşulduğu günümüzde, Sir John Eric Ericson‘ın bu sözü de bir anlam ifade etmiyor haliyle… Bu ve buna benzer daha yüzlerce öngörüsüzlük örneği sıralamak olası. Belli ki insanlar, her zaman içinde yaşadıkları çağın katı duvarlarını aşmayı ve geleceğe bu duvarların üstünden bakmayı başaramamışlar. Hal böyle olunca, sarf edilen bir dolu söz de günümüzün eğlencelik içeriklerine meze olmaktan kurtulamıyor.

Yukarıda örnekleri verilen kişilerin konumuna düşmemek için siz siz olun bilimkurgudan uzak durmayın. Zira yarının neler getireceği hiç belli olmaz.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Amatör bir düş gezgini ve saplantılı bir bilimkurgu hayranı. Kuruculuğunu ve genel yayın yönetmenliğini üstelendiği Bilimkurgu Kulübü'nde at koşturmayı sürdürüyor. Daha mutlu, daha yaşanası ve daha özgür bir gelecek için…