Dünyanın En Yüksek Gecekondusu: David Kulesi

Gerçek hayat çoğu zaman kurgudan daha karmaşık ve ilginçtir. Günlük yaşantının ve şehirlerin alışılageldik döngüsünün dışında inanılması güç şeyler yaşanır. Örneğin yer altı tünellerinde yaşayan insanlar. Bu motif bir distopyaya ya da bir kıyamet sonrası bilimkurgu eserine aitmiş gibi gözükse de, gerçeklikte de izlerine rastlamak mümkün. Örneğin Bükreş’te sayıları azımsanmayacak kadar yoğun bir evsiz kitlesi şehrin yer altı tünellerinde yaşıyor. Romanya’daki komünist rejim çökünce pek çok yetimhane boşaltılmış, yersiz yurtsuz kalan çocuklarda şehrin tünellerine sığınmıştı. Orada adeta kendi dünyalarını inşa etmişlerdi.

Yer altı tünelleri klastrofobik geldiyse, akrofobiye yönelelim. Dünyanın bir köşesinde, özellikle konut sıkıntısı yaşanan ve renkli bir gecekondu kültürüne sahip bir köşesinde, inşaatı tamamlanmamış koskoca bir gökdelen topyekün gecekonduya dönüştürülebilir. Bu gökdelenin elbette ne bir asansörü, ne de yukarı çıkan merdivenlerinde koruma sağlayan bir korkuluğu olacaktır. Hatta bazı kısımlarda duvarlar bile eksik olabilir. Torre de David (Davut Kulesi) denen bir yapıdan bahsediyoruz. Dünyadaki en yüksek gökdelen değil belki ama muhtemelen en yüksek gecekondu. Yerden çatısına kadar olan yükseklik 190 metre. Yapı kırk beş kattan oluşuyor ve tüm bina koca bir gecekonduya dönüşmüş durumdaydı.

Binanın inşaatı 1990’da başlamıştı. Asıl adı Centro Financiero Confinanzas’dı. İnşaatı bittiği zaman içerisinde ofisler, oteller ve finans merkezleri barındırması planlanıyordu. Yapı bir zaman sonra en önemli yatırımcılarından David Brillembourg’un ismi ile anılmaya başladı. David Brillembourg 1993’te öldü. Bu ölüm sanki binanın kaderine dair bir haber taşıyordu. 1994’te yaşanan maliye krizinin sonucunda Venezuela hükümeti binaya el koydu. O gün bugündür bina tamamlanmamış halde öylece duruyor.

Yapı 1994’te hükümet tarafından devralındığı zaman asansörler, su sistemi, balkon korkuluğu, pencereler ve hatta bazı yerlerde duvarları bile eksikti. Bina bir helikopter pisti, dev bir otopark ve bir de konferans salonu içeriyordu. Venezuela’da 2000’ler ve 2010’lu yıllar boyunca büyük bir konut krizi yaşanmıştı. Hiçbir özel teşebbüs ev inşa etmeye yanaşmıyordu çünkü inşa ettikleri evlerin hükümet tarafından millileştirileceğinden çekiniyorlardı. Buna ek olarak hükümet de tüm nüfusa konut sağlamakta sıkıntı yaşıyordu. Böylece Caracas’taki evsizler yavaş yavaş bu atıl halde duran dev yapıyı ele geçirmeye başladı.

2007 yılı itibari ile binada 200 aile yaşıyordu. Gökdelene yerleşen insanlar temel yaşam ihtiyaçlarını kendi kendilerine geliştirdiler. Örneğin suyu yirmi ikinci kata kadar ulaştırabilen bir pompalama sistemi kurdular. İlk on kat boyunca motosikletler kullanarak dolaşabiliyorlardı ama geri kalan katlara ulaşımı merdivenlerle sağlıyorlardı. Merdivenleri kullanmak da güç ve tehlikeliydi. İnsanlar binanın yirmi sekizinci katına dek yerleşmişti. Öyle ki burada canlı bir yaşam oluşmuştu. Gökdelenin içinde bakkallar, berberler, güzellik salonları hatta lisanssız bir dişçi bile vardı.

Bu binada yaşayan insanlar 2014 yılında Caracas’ın güneyinde küçük bir şehir olan Cua’ya götürülmüştü. Hükümet Cua’da bu insanlar için yeni toplu konutlar inşa etmişti. 2015 yılı itibari ile yapı tamamen boşaltıldı. 2018’de yaşanan deprem binaya hasar verdi. Şu an bina atıl halde öylece duruyor. David Kulesi adeta nüfus patlaması ve konut krizi yaşayan, distopik bir geleceğe ayna tutuyor gibi. İnsanlığı bekleyen pek çok alternatif gelecekten birinde çürüyen şehirlerdeki terk edilen finans merkezleri, gökdelenler, büyük AVM’ler evsizler tarafından işgal edilip yaşam alanlarına dönüştürülüyor. Sistem çöktüğü zaman süslü gökdelenler de büyük ihtimalle başka bir işe yaramayacaktır.

Hazırlayan: Tuğrul Sultanzade

Yazar: Konuk Yazar

Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız bilimkurgu temalı makale ve öykülerinizi bilimkurgukulubu@gmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayımlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır. Gelin bu arşivi birlikte büyütelim...

İlginizi Çekebilir

J. G. Ballard’ın Etkisindeki Müzisyenler ve Müzik Grupları

1930 Şanghay doğumlu James Graham Ballard, teknolojik gelişmelerin değil; psikoloji, politika ve toplum bilimin önce …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et