bilimkurgu kulubu

Araştırma

Tarih: 27 Haziran 2020 | Yazar: Taner Güler

0

COVID-19 Sonrası Bilim #1: Üniversiteler Asla Aynı Olmayacak

Sanal sınıflar ve finansal yetersizlik akademiyi nasıl değiştirebilir? Finansal krizler bilim bütçeleri için sorun yaratabilir mi? Sanal toplantılar COVID-19 kapsamında bir norm haline gelecek mi? Finansal baskılar akademik yayıncılığı nasıl etkileyecek? Çin ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki araştırma yarışı hangi yöne ivmelenecek? Bilimsel konferanslarda hangi değişiklikler bekleniyor? Klinik çalışmalardaki yeni durum kalıcı mı olacak? Araştırmacıların çalışmaları neden koronavirüs eksenine girdi? Bu soruları referans alarak pandemiden sonra bilimin nasıl olabileceği hususunda cevap bulmaya çalışacağız.

Pandemi değişiklikleri muazzam bir şekilde hızlandırıyor. – Utrecht Üniversitesi eski rektörü Bert van der Zwaan

Üniversiteler Asla Aynı Olmayacak

COVID-19’un patlak vermesinin ardından, eğitmenler, öğrencileri için uzaktan öğrenme seçeneklerini ayarlamaya başladıklarında, bu yeni durumun ortadan kalkmayacak bir şey olduğunu anladılar. Uzun vadede, üniversiteler birçok sınıfı çevrimiçi olarak değiştirebilir -halihazırda devam etmekte olan bir eğilim. Bu durum; daha az uluslararası öğrenciye sahip olmaktır ve hem acil sorunları çözmek hem de değerlerini kanıtlamak için ulusal konularla daha alakalı olma adına üniversitelerin kendilerini yeniden şekillendirecekleri bir ortamdır.

Üniversiteler büyük değişikliklerle karşılaştıkça, finansal görünümleri de olumsuz etkilenecektir. En iyi üniversiteler zengin ve güçlü üniversiteler olarak bilinse de onlar da finansal zorluklar yaşayabilir. Örneğin Cambridge’deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü 2002’den beri ücretsiz olarak kurslar veriyor ancak ders veren akademisyenlerin çoğu, pandemi ile birlikte malzemeleri çevrimiçi olarak nasıl taşıyacaklarını çözmek için uğraşmak zorunda kaldı. Bunun gibi birçok üniversite, ders materyallerini dijital platformlar üzerinden iletmenin öğrencilere öğretmenin en iyi yol olmadığını zor yoldan öğrendi.

Bazı eğitimciler pandeminin hem zengin ülkelerde hem de düşük gelirli ülkelerde öncekinden daha fazla ve daha iyi çevrimiçi öğretime yol açmasını beklemektedir. Pakistan’daki üniversiteler Mart ayında kapandığında, birçok eğitmenin çevrimiçi öğretmek için araçları yoktu ve birçok öğrenci evde güvenilir internet erişiminden yoksundu. Pakistan gibi düşük veya orta gelirli ülkelerde, koronavirüs salgını üniversiteleri, öğretimlerinin kalitesini ve alaka düzeyini artırmak için uzun vadeli planları hızlandırmaya zorlayabilir.

Bununla birlikte, tüm kurumlar büyük mali sorunlarla karşı karşıya kaldı. Johns Hopkins Üniversitesi gibi zengin ve özel üniversiteler, önümüzdeki yılda yüz milyonlarca dolar kaybedebilir. London Economics’e göre, Birleşik Krallık üniversiteleri, öğrenci kaydında öngörülen düşüşler nedeniyle önümüzdeki yıl toplu finansal açıklık ile karşı karşıya. En büyük sorunlardan biri, uluslararası öğrencilerin gelirlerindeki düşüş olacaktır. Örneğin Çin’den gelen öğrenciler tarafından ödenen öğrenim ücretlerine büyük ölçüde güvenen Avustralya üniversitelerinin, özellikle uluslararası öğrencilerin ücretlerinden 3 milyar ila 5 milyar dolar kaybedebilir. Kayıplar, Sydney Üniversitesi gibi araştırmacı üniversitelerde yoğunlaşabilir. Çünkü uluslararası öğrencilerin gelirleri genellikle araştırmayı sübvanse ediyor.

COVID-19 ile birlikte dünyanın dört bir yanındaki üniversitelerin karşılaştığı mali eksiklikler; özellikle küçük olanların bazılarının kalıcı olarak kapanacağı ve diğerlerinin de birleşebileceği anlamına gelebilir. Bazıları ise Arizona’nın “mikro kamp” ağı gibi yenilikçi yaklaşımlar geliştirebilir: Geliştirilen ve genişletilen program, üniversiteyi yurt dışında bir kurumla eşleştiriyor. Böylece öğrenciler Arizona’dan çevrimiçi dersler alabiliyor ve danışmanı ile yüz yüze görüşebiliyorlar. Acil mali kriz geçtikten sonra bile, ekonomik görünüm kasvetli kalabilir. Bazı araştırmacılar, bunun üniversiteleri ve fon ajanslarını, pandemi sonrası bir dünyada ulusal çıkarlarla en alakalı araştırma projelerine ve altyapıya odaklanmaya zorlayabileceğini söylüyor. Örneğin, Birleşik Krallık, ülkenin uzun vadeli geleceğini planlamaya yönelik olarak üniversitelerdeki araştırma projelerini değerlendirmeye alıyor.

Birleşik Krallık, aşı çalışmaları için finansman desteğini Oxford Üniversitesi gibi güç merkezlerine yönlendirerek, pandemi üniversiteler arasındaki eşitsizlikleri artırabilir. Değişime rağmen, pandemi çoğu üniversite için sonu olabilir. Toplumun birçok yönünü yok eden dördüncü yüzyıl veba salgını (Kara Ölüm) Avrupa’da var olan yaklaşık 30 üniversiteden 5’ini yok etti. Ancak bazı üniversiteler geri döndü ve başarılı oldu.

Sonuç

Pandemiden sonra üniversitelerin durumları hakkındaki öngörüler, aşağıdaki gibi özetlenebilir:

  1. Uluslararası öğrencilerin sübvanse ettiği araştırmalar kısıtlanabilir.
  2. Mali eksikliklerden dolayı küçük bütçeli bazı üniversiteler kalıcı olarak kapanabilir.
  3. Mikro kamp ağı gibi yaklaşımlarla bazı üniversiteler birleşebilir.
  4. Üniversiteler, program düzeyinde yurtiçi veya yurtdışındaki üniversite ya da kurumlarla eşleşebilir (çevrimiçi dersler, danışman ile yüz yüze görüşme).
  5. Ekonomik sebepler; pandemi sonrası üniversiteleri ve fon ajanslarını, ulusal çıkarlarla en alakalı araştırma projelerine ve altyapıya odaklanmaya zorlayabilir.
  6. Üniversiteler arasındaki eşitsizlikler artabilir.

Kısaca, kendini yeniden şekillendiren üniversiteler, sorunlarını çözmede daha başarılı olacaktır.

İleri Okuma:

  • Nature 582, 162-164 (2020)

Etiketler: , , , , ,


Yazar Hakkında

2 Ocak 1979 tarihinde Bursa’da doğdu. Öğrenim hayatını yüksek lisans ile sonlandırdı. Çalışma hayatına Akademisyen olarak başladı, Mühendis olarak devam etti ve Bursa Teknik Üniversitesi bünyesinde Stratejik Yönetim ve Planlama Müdürü olarak sürdürüyor. Çeşitli akademik makaleleri, editörlüğündeki sempozyum bildirileri ve bilimkurgu türünde kitabı yayımlanmıştır. Profesyonel olarak sporcu ve antrenör seviyesinde satranç sporuyla ilgilenmektedir. Araştırmayı ve okuyup - yazmayı çok seven TMMOB delegesi Taner Güler; evli ve 2 çocuk babasıdır.