Bilim & Teknoloji

Tarih: 24 Ocak 2024 | Yazar: Halil Alpaslan Hamevioğlu

0

Uzaya Giden Türk Kökenli Kozmonotlar

19 Ocak 2024 itibariyle uzaya çıkan ilk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, pilot albay Alper Gezeravcı oldu. Space X’e ait roketle ABD’deki Kennedy Uzay Üssü’nden havalanıp atmosferin dışına yükselen Gezeravcı, kendisi ve diğer milletlerden üç astronotu daha taşıyan mekikle Uluslararası Uzay İstasyonu’na başarılı bir şekilde kilitlendi. Gezeravcı, Atatürk’ün unutulmaz sözü “İstikbal Göklerdedir“i uzaya taşıyarak hepimizi gururlandırdı.

Sonunda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak bunca yıl bilimkurgu filmlerinde görüp iç geçirdiğimiz, “Acaba bir gün biz de yapabilir miyiz?” diye düşündüğümüz bir şeyin daha gerçeğe dönüşmesini izledik. Ay yıldızlı bayrağımız da artık uzaya çıkan bayraklar arasında yer alıyor. Böylece, Uzaya çıkan ilk Türk devleti Türkiye Cumhuriyeti oldu. Ancak geçmişte, Sovyetler Birliği bünyesinde uzaya çıkan Türk kökenli kozmonotlar da vardı.

Haydi gelin, uzaya çıkmış Türk kökenli bu isimlere beraberce bir göz atalım…

Andriyan Nikolayev

1962’de Türk Dünyası coğrafyasından uzaya giden ilk insandır. Ayrıca uzaya çıkan üçüncü kişidir. Çuvaş asıllı A. G. Nikolayev, uzaya ilk kez 1962 Ağustosunda Vostok 3 göreviyle gitmiştir. Görevden 8 yıl sonra, bu kez de Soyuz 9 göreviyle ikinci kez uzaya çıkmıştır. Uzaya çıkan ilk Türk, 1963’te uzaya çıkan ilk kadın olan Valentina Tereşkova ile evlenerek adeta şanına yakışır bir aile kurmuştur.

1982’ye kadar devam eden bu evlilikten bir kızı olmuştur. 3 Temmuz 2004’te hayata veda eden Nikolayev, Çuvaşistan’daki doğduğu köy olan Sorseli’de toprağa verilmiştir.

Toktar Ebubekirov

Ekim 1991 tarihinde SSCB, Almanya ve Avusturya arasındaki iş birliği ile Kazakistan topraklarında yer alan Baykonur Uzay Üssü’nden kalkan Soyuz TM-13 ile uzaya çıkmıştır.

Bu uzay uçuşunun en ilginç yanı ise şudur: Uzay görevi sırasında SSCB dağılır ve Kazakistan bağımsız bir ülke olur. Uzaya Sovyet vatandaşı olarak çıkan Ebubekirov, dünyaya Kazakistan vatandaşı olarak döner.

Salican Şaripov

Özbek asıllı Kırgız kozmonot Şaripov, Kırgızistan ve Rusya vatandaşıdır. SSCB döneminde pilot olarak başlayan kariyeri, Rusya döneminde kozmonot olarak devam etmiştir.

Rus – ABD ortak uzay uçuşlarında iki kez uzaya çıkmıştır ve birinde uzay yürüyüşü de yapmıştır.

Vladimir Canibekov

Asıl adıyla Vladimir Dzhanibekov, 1942’de o zaman Sovyet Sosyalist Kazak Cumhuriyeti olan Bostanlık bölgesinde doğdu. Özbek kökenlidir. Altınordu Devleti’ni yöneten ailenin soyundan gelen Murinova Canibekova ile evlenince karısının geçmişine saygıdan onun soyadını almıştır.

Tam beş kez uzay seferine çıkmıştır. Çok sayıda madalya ve nişan almıştır. Ayrıca, doğduğu kentte heykeli dikilmiştir. Emeklilikten sonra kariyerini eğitimci olarak üniversitede sürdürmüş ve atmosfere serbest düşüşle ilgili Canibekov Etkisi adlı teoremi geliştirmiştir.

Musa Manarov

Azerbaycan Türkü olan Manarov, 21 Aralık 1987 – 21 Aralık 1988 tarihlerinde tam bir yıl uzayda kalmıştır. Uzayda en uzun süre kalan Türk de kendisidir. Ayrıca, tek seferde uzayda en uzun süre kalan iki isimden biridir. Musa Manarov, ikinci kez 21 Aralık 1990 – 26 Mayıs 1991 tarihleri arasında uzayda kalmıştır. Bu iki uzay yolculuğunda toplam yedi kez de uzay yürüyüşü yapmıştır. Bu da onu en çok uzay yürüyüşü yapan Türk kökenli kozmonot kılmaktadır. Emekliliğinden sonra kısa süreli olarak siyasete girmiş, ama uzun soluklu olmamıştır. Günümüzde Azerbaycan televizyonunda uzay konulu bir belgeselin yapım ekibinde yer almaktadır.

Uzaya çıkan şimdilik son Türk ise yazımızın başında belirttiğimiz gibi Alper Gezeravcı olmuştur. Ülkemiz adına gurur verici bu başlangıcın devamını diliyoruz. Hatta kim bilir, belki bir gün kendi topraklarımızdaki bir uzay üssünden, Türk teknolojisi ile üretilen bir roket de havalanır.

Neden olmasın?

Etiketler: , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

1980 Polatlı doğumluyum. 80'ler ve 90'lar kuşağında yetişmiş bir bireyim. O devrin her bireyi gibi ben de bilimkurguyu video kasetlerden tanıdım. Sonra özel kanallar geldi. Hayal dünyam iyice genişledi. Eh, gerçek yaşamda da dünyanın içinden geçtiği dönüşümü gördüm. Sovyetler'in bitişini, Berlin Duvarı'nın yıkılışını, popüler kültürün tüm dünyayı etkisi altına alışını... Bir gün okulum bitti ve hem gördüklerimi hem de yaşadıklarımı yeni nesillere aktarayım dedim. Öğretim görevlisi oldum. Gazi Üniversitesi’nde başlayan, Başkent Üniversitesi’nde devam eden öğreticiliğimde ülke sınırlarını aştım ve kendimi Amsterdam Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde buldum. Oldum olası yazmayı sevmişimdir. Aşık olduğum bilimkurguyu ve yazma hobimi de burada birleştireyim dedim. Şimdiden iyi okumalar.




Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et