bilimkurgu kulubu

Bilim & Teknoloji

Tarih: 28 Nisan 2016 | Yazar: Konuk Yazar

0

Süperkütleli Karadelikler Sandığımızdan Daha Yaygın Olabilir

Evrenin uzak ve izole köşesindeki garip bir süperkütleli karadelik (supermassive black hole), bilim insanlarını bu kozmik olguların ne kadar ender olabileceğini yeniden düşünmeye itti.

Yeni keşfedilen bu 17 milyar Güneş kütleli gök cismi, uluslararası bir araştırma ekibi tarafından tespit edildi ve Nature dergisinde yayınlandı. Bu devasa karadelik, Dünya’dan 200 milyon ışık yılı uzaklıktaki NGC 1600 adlı bir eliptik galakside bulunuyor. NGC 1600, yakın çevresinde 100’den az galaksi bulunan düşük yoğunluklu bir ortamda yer alıyor.

Bu keşif oldukça ilginç; çünkü böyle devasa objelerin bu kadar büyük olmaları için, galaksi çarpışmalarına veya galaktik yamyamlığa ihtiyaç duyduğu düşünülüyordu. Araştırma takımının başı Profesör Chung-Pei Ma, keşfi şöyle yorumluyor: “Bu durum, Manhattan yerine Kansas Ovası’nda gökdelen bulmaya benziyor. Görece izole bir yerde böyle devasa bir karadelik bulmak, bu objenin büyümek için ihtiyacı olan maddeyi çok önceden kullanıp bitirdiğini gösteriyor.

Şimdiye kadar keşfedilmiş en büyük süperkütleli karadelikler (en az 10 milyar Güneş kütlesinden bahsediyoruz), en büyük yıldız yoğunluğuna sahip galaksilerde bulunmuştur. Gözlenen en büyük süperkütleli karadeliklerden biri olan NGC 4889, 2011 yılında keşfedilmiştir ve yaklaşık 21 milyar Güneş kütlesindedir. NGC 4889, Coma Yıldız Kümesi‘ndeki en parlak galaksilerden birinde bulunur; Coma, 1000’den fazla galaksi içeren devasa bir yıldız yığınıdır adeta. Bu bağlamda, NGC 1600’ün biraz garip olduğu söylenebilir.

karadelik2

Araştırmacılar, NGC 1600’ün bir kuasar kalıntısı olduğunu düşünüyorlar. Kuasar, bir süperkütleli karadeliğin en aktif halidir; karaddelik madde yuttukça ısınır ve inanılmaz boyutlarda ışık yayar. Bir zamanlar NGC 1600 ışıl ışıl parlamış olabilir ancak şimdilerde durgunlaşmıştır ve oldukça pasiftir.

Muhtemel olarak en kütleli karadeliklere evsahipliği yapan kuasarlar, evrenin en yoğun bölgelerinde bulunmak zorunda değil,” diyor Ma ve ekliyor: “NGC 1600, yoğun bir bölgede bulunmayan ilk süperkütleli karadeliktir ve yine yoğun bir bölgenin dışındaki çok parlak bir kuasarın torunu olabilir, bu bir ilk olacaktır.

Belki de bir zamanlar NGC 1600’ün pek çok yandaş gökcismi vardı  ama sevgili NGC 1600, bu büyüklüğe ulaşmak için onlarla beslendi, bilmiyoruz. Başyazar Jens Thomas‘a göre olaylar şöyle gelişti: “Kendi grubu içinde NGC 1600 en müthiş gökcismidir ve bu özelliğiyle benzer gök cisimlerinden en az 3 kat üstündür. Bu da gösteriyor ki, gençliğinde çevresindeki galaksilerle ve onların karadelikleriyle beslenmiş olabilir.

Samanyolu Galaksisi’ne 300 milyon ışık yılı mesafedeki en büyük 100 eliptik galaksiyi inceleyen MASSIVE Araştırması’ndan gelen son veriler bu şekilde. Gelişmeler için bizimle kalın.

Hazırlayan: Alp Kütükçü | Kaynak: IFLScience

Etiketler: , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız bilimkurgu temalı makale ve öykülerinizi bilimkurgukulubu@gmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayınlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır. Gelin bu arşivi birlikte büyütelim...