bilimkurgu kulubu

Bilim & Teknoloji

Tarih: 5 Ekim 2015 | Yazar: İsmail Yamanol

0

Michio Kaku’dan Yakın Gelecek Öngörüleri

Japon Asıllı ABD’li fizikçi ve fütürist Michio Kaku, insanoğlunu yakın gelecekte ne tür teknolojilerin beklediğine dair bir takım öngörülerde bulundu. Aynı zamanda iyi bir bilimkurgu hayranı da olan Kaku, konuya meraklı herkesin yakından takip ettiği belgeselleri ve yazdığı kitaplarıyla da tanınıyor. Peki ama yakın gelecekte bizleri neler bekliyor? İşte Michio Kaku’nun gözünden yakın gelecekte hayatlarımıza girecek teknolojiler:

Hayatımıza 2020’de sürücüsüz otomobiller, daha sonra da şu an test sürüşü devam eden uçan otomobiller girecek.

Jules Verne ne kadar da şaşırtıcı geliyor, değil mi? 1860’ta yazdığı bir romanda 1960’ın Paris’ini tüm ayrıntılarıyla olduğu gibi anlatmıştı. Tahminlerinin hepsi şaşmaz bir doğrulukla gerçekleşti. Kitabında camdan gökdelenler, benzinle çalışan otomobiller, faks makineleri ve bugünün internetini çok andıran bir yapı vardı. Ama ben bunlara hiç şaşırmıyorum. Verne’ün 100 yıl sonrasını görebilmesi bence çok normaldi, doğaüstü bir yanı yoktu. Sonuçta sürekli bilim kitapları okuyor, bulabildiği her bilim insanıyla sohbet ediyordu. Geleceği öngörürken benim stratejim de aynı.

audi-calamaro-concept-flying-car-798x350

Audi Calamaro uçan araba konsepti

Uçan otomobiller bugün çok pahalı ve korkunç benzin tüketiyor. Dolayısıyla henüz sadece zenginlerin kullanabileceği şeyler. Fakat gelecekte, maliyetler düştükçe, halkın kullanabileceği nesneler haline gelecek. Bu biraz zaman alacak… Fakat size bir iyi haberim var: 2020’den itibaren otomobiller sürücüsüz çalışacak. Bu da otomobil kazalarının minimuma inmesi demek oluyor. Üstelik biraz daha ötesinde, “transportation” yani ulaşımın yerini “teleportation” yani ışınlanma alacak. Böylece hep bilimkurgu filmlerinde görmeye alıştığımız sahneleri gerçek hayatta yaşayabileceğiz.

Bilgisayarlar kontakt lenslerimizde saklı olacak. Salt zihin gücüyle bilgisayar kullanabileceğiz ve tek bir göz kırpışıyla fotoğraf çekecek, alışveriş yapabileceğiz.

Gelecekte bilgisayarlar aracılığıyla telepati, telekinezi, bellek temizliği, hatıra aktarımı, düşünce kaydı hatta rüya görüntüleme mümkün olabilecek. İnsan zihninin bu gibi yetileri henüz en ilkel formunda ama yakında sadece düşüncelerimiz aracılığıyla bilgisayarları kontrol etmeye başlayacağız. Bir odaya gireceğiz mesela ve bir çekmecede duran bilgisayar çipine zihnimizle istediklerimizi yaptırabileceğiz. Anlayacağınız, The Matrix filmi hiç de o kadar uzakta değil.

İnternet erişimini kontakt lensleriniz aracılığıyla yapacaksınız. Bir göz kırpışta online olmak harika bir şey, değil mi? Bir göz kırpışta alışveriş etmek, bir diğer göz kırpışta fotoğraf çekmek… Bir partide ilginizi çeken birini mi gördünüz? Birilerine sormanıza ya da eve gidip uzun uzun araştırmanıza gerek yok, kim olduğunu, geçmişte neler yaptığını ve daha birçok şeyi daha o kişiyi görür görmez öğrenebileceksiniz. Çince konuşan biri size bir şey mi soruyor, merak etmeyin, söyledikleri derhal altyazıyla sizin dilinize çevrilecek. Sırf insanlar değil nesneler için de geçerli bu anlattıklarım. Her şey hakkında her türlü bilgiye beklemeden ulaşabileceksiniz. Haritalar, biyografiler, senaryolar, fotoğraflar, gazeteler kontakt lensinizde depolanacak. Ve eğitim, turizm, siyaset, alışveriş, ordu, ne bileyim aktörlük, müzisyenlik; gelecekte hiçbir şey aynı kalmayacak.

30a7018bd7a59a852f4177295208dd55

Daha da güzeli var aslında, eşinizle, sevgilinizle, ne bileyim iş arkadaşınızla sadece kontakt lensiniz aracılığıyla bağlantı kurabilecek, sanal seks yapabileceksiniz. Her an, her yerde… Ve isterseniz, sizin gördüğünüzü o görecek yahut onun işittiğini siz işiteceksiniz.

Ayrıca vücutları tamamen felç olmuş bazı insanların beyinleri artık bilgisayara bağlanabiliyor. Her şeyi yapamıyorlar belki ama e-postalarını okuyabiliyor, yakınlarına mesaj yazabiliyor, video oyunları oynayıp bazı mutfak cihazlarını kullanıyor ve tekerlekli iskemlelerini kendi kendilerine yürütebiliyorlar. Daha doğrusu siz bilgisayarda ne yapıyorsanız, onlar da aynısını yapabiliyor. Size tuhaf geliyor biliyorum ama değil aslında. Bu insanların beyinleri normal birer kol gibi hareket edebilen kompütarize mekanik kollara bağlanabiliyor mesela. Bilgisayar günün birinde kırık omuriliği devre dışı bırakarak onun yerini alacak ve o zaman bu insanlar yeniden yürüyebilecek. Görüyor musunuz, RoboCop efsanesinin gerçeğe dönüşmesi an meselesi.

Herkesin sadece duvardaki bir düğmeye dokunarak ulaşacağı sanal hekimi, hukuk uzmanı olacak.

Başınız dertte ve şöyle sağlam bir tavsiyeye ihtiyacınız var diyelim; duvarla konuşmanız yetecek. Dost bir görüntü belirecek duvarda ve her türlü tıbbi ya da hukuki sorunuzu cevaplayacak. Hem de tek kuruş talep etmeden, bedavaya… Bu söylediğim çok önemli bir şey, sağlık ve hukuk sektörlerinde devrim anlamına geliyor. Televizyon gibi bir şeyden bahsetmiyorum, duvarda beliren bu görüntüler dünyanın bilgisine ulaşabilecek kadar akıllı ve maharetli olacak çünkü.

Eskidikçe iç organlarımızı yenileyebileceğiz.

İç organlarınız eskidiğinde yenilerini sipariş edebileceksiniz. Hem de bizzat kendi hücrelerinizden üretilmiş olarak. Yabancıdan değil yani… Zaten günümüzde burun, cilt, kan damarı, kalp kapakçıkları falan üretebiliyoruz. Yakında karaciğer de üretebileceğiz.

maxresdefault

Böylece “organ yetersizliği” terimi tıp literatüründen silinecek. Yaşlanma sürecinin müsebbibi olan genler de yavaş yavaş bulunuyor. Dolayısıyla daha uzun yaşayacağız.

İnsan ömrü iki katına çıkacak ve torunlarımız hep 30 yaşında görünecek.

Mayadan örümceğe ve diğer böceklere, farelere, tavşanlara, köpeklere ve kedilere hatta maymunlara kadar birçok hayvanın ömrünü laboratuvar ortamında 2 katına çıkarmayı başardık. Daha az yiyip daha uzun yaşıyorlar. Bilim insanları şimdi kalori kısıtlamasının niçin canlıların ömrünü uzattığını bulmaya çalışıyor. Gene de yaşlanmayı durdurmanın kesin bir yolu henüz yok. Ama belki torunlarımız 30 yaşına geldikten sonra hep o yaşta kalabilirler, kim bilir…

Michio Kanu’nun, Gülenay Börekçi ile gerçekleştirdiği röportajdan derlenmiştir. ->

Etiketler: , , , , ,


Yazar Hakkında

Amatör bir düş gezgini ve saplantılı bir bilimkurgu hayranı. Kuruculuğunu ve genel yayın yönetmenliğini üstelendiği Bilimkurgu Kulübü'nde at koşturmayı sürdürüyor. Daha mutlu, daha yaşanası ve daha özgür bir gelecek için…