bilimkurgu kulubu

Bilim & Teknoloji

Tarih: 29 Eylül 2019 | Yazar: Tuğrul Sultanzade

1

Marslılar Nasıl Beslenecek?

Elon Musk, Kızıl Gezegen’de bir milyon kişinin yaşadığı bir koloni yaratmayı hedefliyor. Tony Stark gibi adam o, yapar tabii yapmasına ama bu kadar insan ne ile beslenecek? Mars yerleşimcilerinin ihtiyaçlarını karşılamak için en pratik strateji, aslında orada halihazırda bulunan maddeleri kullanmaktır. Dünya’dan ikmal gemileri yollamak yerine, gıdayı Mars’tan karşılamak mümkün. Araştırmacılar, “Marslıların ihtiyaç duyacağı beş temel şeyin dördü zaten Mars’ta oldukça bol,” diyor: Enerji, su, oksijen, inşaat materyali… Mars yerleşimcileri gezegenden enerji elde edebilir. Örneğin nükler füzyon reaktörleri ile desteklenen güneş panelleri, Marslılara enerji sağlayabilir. Ayrıca buz ve sulu mineraller Mars’taki su kaynaklarıdır. Karbondioksit de oksijene dönüştürülebilir. Son olarak Mars toprağı inşaat malzemesi olarak kullanılabilir. Gelgelim gıda, böyle Mars’ta bulunan hammadeleri kimyasal reaktörden geçirerek elde edilebilen bir şey değil.

Belki lüks gıdalar, pahalı şaraplar, kahve, çikolata, egzotik meyveler, “gerçek” et vesaire kargo gemileriyle yollanabilir. Lakin tüm insanları beslemek için yine Mars’ın sunduğu imkanları kullanmak gerek. Tabii Mars kodomanlarına çekirge, patates püresi, sentetik et yemekten gına gelebilir. Onlar Dünya’dan ne lazımsa getirtirler. Belki de getirtmezler bile. Mars’ta şık bistrolar, a la carte restoranlar açılır, bunları çalışır halde tutmak için de ona yönelik bir üretim yapılır.

Mars mutfağı denince akla egzotik yemeklerden ziyade, iklim değişikliklerinin harap ettiği bir yakın gelecek dünyasının yemekleri gelmeli. Laboratuvarda “mayalanan” etler, yosunlar, algler, tünellerde yetişen bitkiler ve çiftliklerde büyümüş çekirgeler…  Neden çekirge? Çünkü çiftlik hayvanlarını Mars’a yollamak hiç de pratik değil. Bunu bir kenara bırakalım, hayvanlar Mars’a gitse bile orada onları hayatta tutmak başlı başına bir olay. Bazı insanlar hayatını vejetaryen olarak geçirmek istemeyebilir. Bu da Mars’ta böcek çiftliklerinin açılmasına yol açacaktır. Çünkü çekirgeler aslında müthiş protein kaynaklarıdır ve de onları yetiştirmek, bir inek çiftliği işletmekten daha karlı, daha kolaydır. Mars mutfağının temel taşlarından biri böcekler olabilir. Oldukça az sayıda su ve besine ihtiyaç duymalarına rağmen, kalori açısından oldukça zenginler. Cırcır böcekleri yenilebilir böcekler arasında Mars mutfağında kendine yer bulmak için en ideal aday. Çünkü halihazırda Dünya’da bile pek çok tarifte gizlenmiş cırcır böceği unu bulunuyor. Evet; un. Cırcır böceğini kurutup, öğütüp, un haline getiriyorlar. Bunun haricinde, Dünya’da çok sayıda insan zaten böcek yiyor.

Böcek yemek istemeyenler için bir diğer seçenek “hücresel tarım”. Hücresel tarım, daha önce bahsettiğimiz gibi laboratuvarda mayalanmış et. Günümüzde, laboratuvarlarda hayvanlardan alınan hücreler sayesinde et hazırlanabiliyor. Yani bu bir bilimkurgu değil. Alglerden balığa, balıktan kırmızı ete, kırmızı etten yumurta ve süte, her şey laboratuvarlarda hazırlanabilir halde. Bu tarz teknolojilere yapılan devasa harcamalar, iki yılda kültürlenmiş et ile hazırlanan hamburgerin fiyatını 325.000 dolardan 11 dolara düşürdü.

Üstelik Mars toprağında bitki yetiştirilebilir. En azından araştırmacılar böyle düşünüyor. Hawaii’deki volkanik toprak, Mars toprağına çok benziyor ve bu toprakta bitki yetiştirildi. Üstelik Mars toprağını simüle eden topraklara konan solucanlar çoğalabiliyor da. Bunlar umut verici gelişmeler. Ancak Mars tarımı için herkesin aklına gelen en popüler konsept sera kullanmaktır. Mars’ta sera kullanmak ise hiç pratik değil. Mars çok az güneş ışığı alıyor, ekvatorda bile Mars yüzeyindeki bir bitkinin alacağı güneş ışığı Kars’ta alacağı güneş ışığından çok çok daha az olacaktır. Üstelik sera tertemiz camdan inşa edilse bile güneş ışığının yüzde elli ila yetmişini emiyor. Mars’ta ise ince ve soğuk atmosfere dayanabilecek güçlü materyalden inşa edilen bir sera, güneş ışığının çok daha fazlasını emecektir.

Bunun yerine güçlü LED ışıkları ile aydınlatılan tünellerde bitki yetiştirilebilir, güneş ışığı yüzeyden toplanır ve fiber optik kablolar ile yer altına aktarılır. Toprak olmadan tarım yapılabiliyor. Hidroponik ve aeroponik sistemler ile bunu gerçekleştirmek mümkün. Bu tarım stratejileri başlı başına bir başka yazının konusu olabilir. Tabii böyle bir tarım gerçekleştirmek için Mars’a daha fazla kargo yollamak gerekecektir. Toprak bazlı tarım elbette hastalıklara karşı daha dayanıklı olacaktır. Yine de toprak tarımını ilgilendiren bir handikap var. Mars toprağını simüle eden topraklar aslında bizi yanıltabilir. Çünkü Mars toprağında perklorat isimli, zehirli bir madde bulunuyor. Mars toprağı zehirlidir. Tarıma elverişli hale getirmek için bu toprağı işlemek de gerekli. Bu da yine, Mars’a daha fazla kargo taşınacağı anlamına geliyor.

Bryan Versteeg

Pek çok araştırmacının hemfikir olduğu konu, buğday, mısır, soya fasülyesi, fıstık ve tatlı patatesin Mars’ta yetiştirilmeye elverişli olduğudur. Bunlar haricinde, genetik mühendislik sayesinde bitkiler daha dayanıklı, hatta Mars ortamına uygun hale getirilebilir. Şu güne kadar uzayda beslenme konusu hep astronotlar üzerine gelişti. Geri kalansa teori oldu. Mars’ta tarım yapmak hiç de kolay olmayacaktır. Çin Ay’ın karanlık tarafında, bir tohumun filizlendiği deneyi 17 Haziran 2019’da başarısızlıkla sonuçlanmıştı. O tohum orada filizlenince insanlığın uzaydaki geleceği hakkında herkes umutlu hissetmişti. Mars’ta tarım yapmak için korkunç boyutlarda enerjiye ihtiyaç var. Yer altındaki tünellerde tarım yapılacaksa, bu tünellerin epeyce büyük olacağını hatırlamak gerek. Çünkü 1 milyon koloniste ev sahipliği yapacak bir Mars’tan bahsediyoruz. Bir milyon insanı saksıda yetişen domateslerle beslemek mümkün değil. Bu yüzden post-modern antropomorfik karıncalar gibi yer altı sistemleri yaratmak, bu sistemleri basınçlı hale getirmek, ısısını sabit tutmak gerek. Bu da oldukça büyük miktarlarda enerjiye mal olur. Mars için yeni tarım stratejileri düşünmek gerekli belki de. İşin içine genetik mühendisliği de katmak şart olabilir.

Araştırmacılar bir milyon kişilik Mars yerleşiminin gıda bakımından ancak bir asır sonra kendine yeterlilik kazanabileceğini söylüyor. 14.500 kilometrekarelik bir alana yayılan 3.6 metre derinliğindeki tünel sistemleri yerleşimlerin gıda ihtiyacını ancak karşılayabilir. Yine de Mars’a bir anda bir milyon kişi gönderilemez, oraya çekirdek bir nüfus konur, zamanla onların büyümesi sağlanır. Yahut bir milyon kişi, önceden robotlar ve üç boyutlu tasarımcılar sayesinde hazırlanmış yerleşimlerine göçse bile, geçici olarak gıda ihtiyaçlarını karşılamak için on binlerce kargo gemisine ihtiyaç duyacak. Bu yüzden Mars’ta tarım yapmak için daha gelişmiş stratejiler uygulamak gerekli.

marshabs-5

Şu şirin teacup puglar, yorkieler falan bir zamanlar avcı kurtlardı. Lakin onları evcilleştirip yapay seçilim yoluyla bu hale getirdik. Bir yorkshire terrier dünyadaki en sevimli canlılardan biri olabilir, lakin yirmi bin yıl önceki atası hakkında aynı şeyi söylemek mümkün değil. Böcekler için de aynı yöntemi kullanmamız gerekebilir. Çünkü böcekler çok hızlı ürüyor, az kaynağa ihtiyaç duyuyorlar ve de oldukça iyi bir kalori sağlıyorlar. Bu yüzden hızlandırılmış bir yapay seçilim süreci sayesinde yetiştirmesi daha kolay, daha lezzetli ve makbul görünen böcekler elde etmek gerekecektir. Üstelik yer altı tünellerinde yetişen bitkiler için daha gelişmiş aydınlatma sistemlerine ihtiyaç duyulacaktır.

Mars’ın o zorlu koşullarında gerçekleştirilen tarım ve hayvancılık, Dünya’ya da ışık sunabilir. Mars’ta elde edilen bilgiler, Dünya’daki teknikleri geliştirmek konusunda insanlara yardımcı olabilir. Hatta ilerleyen yüz yıllarda insanlar Mars’a gitmese bile, şu an bu yazıda bahsettiğimiz potansiyel Marslılar gibi beslenmek zorunda kalabilirler. Bizim potansiyel Marslılar’a dönecek olursak. Bu yazının kaynağı olan space.com bir milyon kişilik koloniyi yalnızca koca bir istatistik kümesi olarak ele almış. Bir milyon kişi, az değil. Bir noktadan sonra kıpkızıl, soğuk bir çölde yaşamaktan, laboratuvar faresi olmaktan, cırcır böceği yemekten gına getirebilirler. Azteklerin Güneş’e insan kurban ettikleri bilinir, bu kurbanların bazıları “yenirdi”. Aztek diyetinde hayvansal protein çok kısıtlıydı. Hayvansal proteine elit bir zümre ulaşıyordu ancak. Tarihçiler, böylesi bir kıtlığın ve ihtiyacın bir çeşit yamyamlığı ortaya çıkarmış olabileceğini söylüyor. Mars’a gidecek olan insanlar seçme kişilerden oluşacak tabii, üstelik eğitimden geçeceklerdir. Ancak orada doğan ve hayatı boyunca hiç Dünya yüzü görmemiş birine ne demeli?

Kaynak

Etiketler: , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Rüya ve gerçeklik arasında sürüklenen bir göçebe. Uçsuz bucaksız doğum öncesi steplere ve de aklın ötesindeki uğultuya vurgun. Gizemli, eksantrik ve aykırı olana karşı varoluşunun başından beri bir çekim duyuyor. Bilincin nereye kadar sürdüğünü, nereye uzandığını ve pazartesi sabahları kavuştuğu o menhus şeklin kaynağını merak ediyor.