bilimkurgu kulubu

Bilim & Teknoloji

Tarih: 27 Mayıs 2019 | Yazar: Almıla İkra Akgül

0

Lazer Silahlı Savaş Gemileri Bilimkurgu Olmaktan Çıkıyor

ABD Donanması lazer ve benzeri enerji silahlarını sahaya sürmeye hiç bu kadar yakın olmamıştı. Teknolojik güçlükler devam ediyor olmakla birlikte, Deniz Kuvvetleri bu yıl Portland isimli askeri çıkarma gemisi üzerine kurulmuş 150 kilowattık kombine spektral ışınlı fiber lazeri test etmek için hazırlanıyor. Deniz Kuvvetleri Yüzey Savaşı Komutanı Tuğamiral Ron Boxall, 2021 itibariyle bir güdümlü füze avcısı muhrip üzerine bir savaş gemisi katili (warshipkiller) monte etmeyi planladıklarını açıkladı. 20 Mart 2019 tarihinde Washington DC’de düzenlenen 2019 Yönlendirilmiş Enerji Zirvesi’nde dinleyicilere hitap eden Boxall, “Bu, gemilerimizde bulunması gereken bir şey,” diyerek konuyu önemsediğini belirtti.

Proje, Deniz Araştırmaları Ofisi’nin Katı Hal Lazer Teknolojisi Olgunlaştırma Sistemi Programı’nın bir ürünü ve 2014’te bir SEQ-3 sisteminin test edilmesi sırasında edinilmiş bilgiler temel alınarak oluşturuldu. Donanma ayrıca bu yıl Arleigh Burke sınıfı iki muhrip üzerine ODIN -optik kamaştırıcı birlik- yüklemeye hazırlanıyor ve bütçe raporlarına bakılırsa önümüzdeki dönemde 6 adet daha yükleme yapılması bekleniyor. Düşük enerjili lazer ODIN, düşman filolarını ateşe vermek için değil, drone’ları optik yöntemlerle şaşırtmak için tasarlanan bir silah sistemi. Boxall’ın diğer DDG’ler için planı da yüksek enerjili ışın ile ODIN benzeri bir kamaştırıcının birleşiminden oluşan bir sistem kurmak.

Yüzey Donanma Lazer Silah Sistemi veya HELIOS (High-Energy Laser Integrated Optical-Dazzler with Surveillance / Takipli Yüksek Enerjili Lazer Entegre Optik kamaştırıcı) olarak adlandırılan bu silahlar Aegys Muharebe sistemiyle entegre çalışacak şekilde yapılandırılacak. Donanma liderleri, silahın hem füzeler için hedef takibi görevini layıkıyla yerine getireceğini hem de bir düşman fırkateynini kızartabilecek yönlendirilmiş enerji silahı olarak başarılı olacağını umuyor. Congressional Research Sevice (CRS) raporunda, “Sistem geliştirilip dağıtılırsa bu durum oyunun kurallarının yeniden yazılacağı anlamına gelebilir,” diye belirtiyor..

Raporda ayrıca, bu yeni silahlar için teknolojik ilerleme sağlanmasına rağmen bazı önemli sorunların devam ettiği de vurgulanıyor. Bu zorlukların üstesinden gelmek için çalışmalara devam etmek gerekiyor ve projenin başarılı olacağı da garanti değil. Savunma uzmanı ve “Dünyanın Savaş Filoları” kitabının yazarı Eric Wertheim‘a göre, alınacak sonuçlar tüm güçlüklere değer, çünkü tek başına bu yeni yeteneklerin vaadi dahi Amerikan filosuna yönelik tehditleri azaltabilir. Tıpkı CRS raporu ve Donanma liderleri gibi Wertheim de lazer sistemlerinin uzun süre boyunca popülerliğinin artarak devam edeceğini belirtirken, şahit olduğumuz süreci de 1950-60’larda yaşanan “silahlardan füzelere geçişe ve füze çağının doğmasına” benzetiyor. Hatta, “En az nükleer denizaltıların kullanımı kadar büyük bir olay olabilir,” diyor ve ekliyor, “Yönlendirilmiş enerji, donanmaların savaş şeklini tamamen değiştirme yeteneğine sahip.”

Wertheim, “Bu sayede füzelerinizi daha geniş hareket kabiliyetine sahip olmanız gereken savunma ya da saldırı amaçlı diğer durumlarda kullanabilirsiniz,” diyor. Teorik olarak, lazer silahları bir seferde birçok hedefe ulaşabilir. Yalnızca savaş gemisindeki ışın miktarı, sistemi beslemek için gereken elektrik kapasitesi, kötü hava koşulları ve SM-6 füzelerinden daha düşük olan menzilleriyle sınırlılar. Bunlara rağmen oldukça önemli savunma silahları konumundalar. Çünkü Wertheim’ın da dediği gibi, “Füzelerinizi gerçekten elzem durumlarda kullanmak üzere saklamanıza olanak sağlıyorlar.” Lazer sistemlerini beslemek için gerekli enerjiyi üretme sorunu ise, koca bir şehri aydınlatmak için yeterli olacak kadar (58 megavat) güç üretebilen Zumwalt sınıfı kamufle avcı gemileri tarafından çözülebilir. Wertheim diğer gemilerin, bağımsız enerji kaynakları da içeren lazer silahlı mavnaları çekebileceğini söyleyerek, “Bunları kara üslerine koyarak gemiler için ihtiyaç duyulan balistik füze gereksinimlerini karşılayabilir ve gemilerin tekrar hareket edebilmesini sağlayabilirsiniz,” diyor.

Wertheim bu tür sistemlerin yaygınlaşması için en azından on yıla ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Bu nedenle Donanmanın aynı anda birkaç farklı teknolojiyi kullanmaya ve geliştirmeye devam etmesi gerekiyor. Wertheim’a göre, “Bir yolun sonu çıkmaza saplansa bile, bir diğeri geleceğe uzanabilir. Manhattan Projesi gibi, teknolojik devrimlerle başa çıkmak zorunda kalacaksınız. Büyük umut bağladığınız süreçler belki sonuç vermeyebilir, öte yandan gelecek vaat etmiyor gibi görünen yollar ise ilerlemek için daha iyi bir tercih olabilir.“ Donanmanın bu teknolojiyi mümkün olduğunca hızlı bir şekilde geliştirmek ve yaygınlaştırmaktan başka seçeneği de yok zaten, çünkü potansiyel denizaşırı rakipleri de aynı şeyi yapacak gibi görünüyor.

Hazırlayan: Almıla İkrâ Akgül | Kaynak

Etiketler: , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Ay heyecanlandım, bilemedim şimdi!