bilimkurgu kulubu

Bilim & Teknoloji

Tarih: 7 Temmuz 2022 | Yazar: Sinan İpek

0

Kolonizasyon Robotları Uzay Keşfinin Anahtarı Olabilir

Gelecekte bizler için ötegezegenleri dünyalaştıracak ve buralarda bizlere uygun yapılar inşa edecek kolonizasyon robotları üretmeyi başardığımızda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Ancak bunun için aşmamız gereken çeşitli zorluklar var. NASA’nın 188 cm boyunda ve 136 kg ağırlığındaki beyaz zırhlı insansı robotu Valkyrie, Iron Man ile stormtrooper karışımı bir görünüme sahip. Ancak o bir asker değil, insanların uzayda yaşam alanları inşa etmelerine yardımcı olmak amacıyla üretilmiş bir robot.

Uzmanlar, Valkyrie gibi robotların yerleşimcilerden önce gönderilmelerinin önemini vurguluyor. Son birkaç yılda uzay ajansları ve yeni kurulan birkaç şirket, uzayda insansız inşaat teknolojileri geliştirmeye başladı bile. 2013 yılında piyasaya sürülen Valkyrie, NASA’nın Johnson Uzay Merkezi tarafından tasarlanıp üretildi, ancak yeteneklerini geliştirmek için dünyanın dört bir yanından robotikçiler, NASA’nın 2017’de düzenlediği Space Robotics Challenge yarışmasına katıldı. Başarılı ekipler toplam 300.000 dolarlık mali destek kazandı.

NASA’nın insansı robotu Valkyrie.

2019 yılında NASA, Space Robotics Challenge’ın ikinci aşamasını başlattı ve kazananlara 1 milyon dolar gibi önemli bir ödül verdi. Bu sefer katılımcıların başarmaları gereken görev, Ay’daki su ve metan kaynaklarının yerini tespit ederek bu kaynakları çıkarmak için gereken tünelleri kazma işini gerçekleştirecek olan otonom robot ekibini yönlendirecek yazılımı oluşturmaktı. Yarışmaya katılan takımlar arasında California merkezli Offworld adlı bir start-up şirketi de vardı.

Şirket yöneticisi Jim Keravala, patlatma ve delme gibi tehlikeli görevleri yerine getirecek insansız maden robotları üretme konusunda deneyimli olduklarını söylüyor. 318 kg ağırlığındaki botlar, kaya kırma ve moloz taşıma görevlerini yerine getirmek üzere programlanabilir. Ayrıca “swarming” yeteneklerine de sahip olacaklar, böylece çarpışmaları önlemek için birbirlerini algılayabilecek ve hareketlerini koordine edebilecekler. Yani her bot için bir operatör kullanmak yerine, bir operatör tüm botu kontrol edebilecek.

Halen Offworld robotları, açıklanmayan saha madenlerinde test ediliyor. Keravala, teknolojinin olgunlaşmasının bir-iki yıl alacağını tahmin ediyor. Şirket nihayetinde uzaya açılmayı planlasa da şu an için esas hedeflerinin Dünya’daki madencilik süreçlerini iyileştirmek olduğunu söylüyor.

Uzay inşaat robotlarının hayata geçirilebilmesi için şu üç sorunun çözülmesi gerekiyor:

  1. Yüksek fırlatma maliyeti.
  2. Aşırı koşullara maruz kalma.
  3. Dünya’daki robot operatörleriyle iletişim.

Uzay inşaatlarının başlayabilmesi için fırlatma maliyetlerinin önemli ölçüde düşmesi gerekecek. NASA’ya göre şu anda bir kiloluk kargoyu Dünya yörüngesine yerleştirmek yaklaşık 20.000 dolara mal oluyor. Elon Musk’ın şirketi SpaceX daha düşük maliyetler sunuyor: Web sitelerinden alınan rakamlara göre, Falcon 9 roketi Mars’a kg başına 14.000 $’dan yük gönderebilir. Daha büyük olan Falcon Heavy ise maliyetleri kg başına 4.800 $’a kadar düşürebilir. Keravala, Boeing ve Jeff Bezos’un yönetimindeki Blue Origin şirketi gibi rakipler piyasaya girdikçe fiyatın daha da düşebileceğini söylüyor. “Bence 2020’ler, alçak Dünya yörüngesine ulaşım maliyetinin makul seviyelere düşmesi konusunda bir dönüm noktası olabilir,” diyor Keravala.

İnşaat robotlarının işe yarayabilmesi için gökcisimlerinin yüzeyindeki sıcaklık farkları gibi aşırı koşullara dayanabilmeleri gerekiyor. Ay yüzeyi gündüz 126 °C’ye kadar ısınırken, gölgede -137 °C’ye kadar soğuyabilir. Ay’da gece ve gündüzler 14 gün sürüyor. Bu nedenle elektronik cihazlar, uzun ömürlü pillerle veya güneş enerjisine dayalı olmayan bir güç kaynağıyla donatılmalı. Ayrıca Ay, koruyucu bir atmosfere sahip değil. Yüksek enerjili kozmik ışınlar, Ay toprağına nüfuz ederek elektrostatik yük oluşturuyor. Taneleri yumuşatacak atmosfer olmadığı için toprak zaten jilet gibi keskin, buna bir de elektrostatik yükten kaynaklanan yapışkanlık ekleniyor.

Keravala, “Yani makineleri Ay yüzeyine indirdiğiniz anda, artan radyasyonun yanı sıra sert ve keskin bir toza maruz kalıyorsunuz. Bu toz ekipmanınıza yapışıyor ve orada kalmaktan hoşlanıyor,” diyor. Mars’ta ise kıta çapında fırtınalar yüzeyi kaplıyor ve haftalarca sürebiliyor. Toz problemi Mars’ta çok daha ciddi boyutlara ulaşacaktır. Keravala, zorlu ortamlarda hayatta kalabilen robotlar inşa etmenin mümkün olduğunu düşünüyor ve test edilmek üzere uzaya çeşitli modüler tasarımlar göndermeyi öneriyor. Ama bunun uygulanabilirliği fırlatma maliyetlerine bağlı.

uzayin-kesfi

Botları uzaya yerleştirmekle iş bitmiyor, onlarla eşzamanlı iletişim kurmak da çok önemli olacak. Gezegen konumlarına bağlı olarak Dünya ile Mars arasında sinyallerin ulaşım süresi birkaç dakika ile yarım saat arasında değişiyor. Japonya merkezli bir sanal gerçeklik girişimi olan SE4’ün iş geliştiricisi Sam Thomason, bu gecikme sorununa yönelik çözümün komutları toplu hâlde göndermek olabileceğini söylüyor. 2018 yılında kurulan şirket, ortamı sanal olarak tarayabilen ve gerekli değişiklikleri yapabilen bir VR teknolojisi geliştirdi. Thomason, bu yaklaşımdaki avantajın yeni durumlara uyarlanabilir komutlar üretebilmesi olduğunu söylüyor. Şu anda ise teknolojilerinin uzaktan kumandalı bir denizaltı üzerinde test edilmesi noktasında görüşüldüğünü de sözlerine ekliyor.

Bu sektördeki bir diğer oyuncu, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda başarıyla kullanılan bir 3D yazıcının yanı sıra uzay ortamında çeşitli robotik montaj çözümleri üreten Made in Space şirketi. İnşaat robotlarının başka dünyalara gönderilmesi biraz zaman alabilir. Ancak Keravala, oraya gitmek için ciddi nedenlerimiz olduğunu belirtiyor. Bir çevre krizinin ortasında olduğumuzu ve Dünya’daki keşiflerin coğrafi sınırlarına ulaştığımızı da sözlerine ekliyor. “Bu sınırı aşmamız gerekiyor. Türümüzün bir bölümü bilinmeyene doğru yelken açarak Güneş Sistemi’ndeki gezegenlere ve daha ilerideki yıldızlara ulaşabilir, insan keşfinin sınırlarını yeniden belirleyebilir.”

Kaynak

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Yazar, çizer, düşünür, öğrenir ve öğretmeye çalışır. Temel ilgi alanı Bilimkurgu yazarlığıdır. Bunun dışında Matematik, bilim, teknoloji, Astronomi, Fizik, Suluboya Resim, sanat, Edebiyat gibi konulara ilgisi vardır. Ara sıra sentezlediklerini yazı halinde evrene yollar. ODTÜ Matematik Bölümü mezunudur ve aşağıdaki başarılarıyla gurur duyar:TBD Bilimkurgu Öykü yarışmasında iki kez birincilik, 2. Engelliler Öykü yarışmasında birincilik, Ya Sonra Öykü Yarışması'nda finalist, Mimarlık Öyküleri Yarışması'nda finalist, 44. Antalya Altın Portakal Belgesel Film Yarışmasında finalist. Ithaki yayınları Pangea serisinin 5. üyesi "Beyin Kırıcı" adlı bir romanı var. https://www.ilknokta.com/sinan-ipek/beyin-kirici.htm