bilimkurgu kulubu

Bilim & Teknoloji

Tarih: 11 Mart 2020 | Yazar: Ahmet Boyraz

0

Kara Deliğe Yakın Bir Gezegende Yaşamak Mümkün mü?

Süper kütleli kara deliğin etrafında dönen bir gezegende yaşam olabilir mi? Eğer varsa böyle bir gezegende varoluş neye benzerdi?

Maryland, Greenbelt’deki NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi‘nde astrofizikçi olan Jeremy Schnittman, ilginç bir olasılığı araştırıyor. Araştırmalarını sürdüren Schnittman, daha sonra MIT Technology Review‘da yayımlanan makalesinde kara delik etrafında dönen yaşanabilir bir gezegenin tuhaf olasılığına ışık tutuyor.

Zaman Yavaşlıyor

Bilimsel danışmanı Nobel Ödülü sahibi fizikçi Kip Thorne olan ve çığır açan bilimkurgu filmi Interstellar‘a göre, böyle bir gezegeni çevreleyen uzay-zamanın Einstein‘ın genel görelilik teorisine uygun olması gerekiyordu. Sonuç olarak, zaman evrendeki diğer yerlere kıyasla gezegendekiler için yavaş bir hızda geçecektir.

Örneğin Interstellar’da, Gargantua adlı süper kütleli kara deliğin etrafında dönen astronotlar, ziyaret ettikleri gezegende geçirdikleri her bir saatin dünyada geçen bir yıla eşit olduğu bir zamanda yaşıyordu.

Mavi Işık Değişimi

Schnittman’ın çalışmasında yaptığı düşünce deneylerinden biri de gezegeni yaşanabilir hale getirmek için gezegende var olabilecek ışık ve sıcaklık türlerini düşünmeyi içeriyordu. Elbette kara delik etrafındaki herhangi bir gezegen, ışığını yıldız dışında başka bir kaynaktan da alabilirdi. Bu nedenle, gezegen ışık ihtiyacını muhtemelen kara deliğin toplanma disklerinden ya da etrafta biriken ve uzayda bu tür süper kütleli nesnelere düşen sıcak gaz haleleri ve maddelerden kaynaklanan ışıkla giderecektir. Bu olay sonucunda gerçekleşen mavi ışık değişimi, gezegeni daha sıcak hale getirerek yaşam için gerekli temel koşullardan biri olan sıvı varlığına izin verecek sıcaklıkların sağlanmasına yardımcı olacaktır.

Başka bir deyişle, böyle bir gezegende zamanı yavaşlatan kütle çekim kuvveti, aldığı ışığın daha yüksek enerjilere geçmesine neden olacaktır. Bu “blueshift” etkisi, gelen ışığın UV aralığı da dahil olmak üzere daha yüksek frekanslara yükseltilmesine yol açacaktır.

UV Işığı, X-Işınları ve Yüksek Radyasyon

interstellar kara delik

Schnittman, nihayetinde süper kütleli kara deliğe yakın yaşanabilir bir gezegen olasılığını daha da düşük hale getirecek bir dizi başka faktörlere de değiniyor. Örneğin, süper kütleli kara delikler genellikle yıldız yoğunluğunun aşırı yüksek olduğu bir alan olan gökadaların merkezinde bulunur. Böylece, galaksimizin merkezindeki süper kütleli kara deliği çevreleyen bir gezegen, gece Dünya’dan en az 100.000 kat daha parlak bir gökyüzüne sahip olacaktır, yani geceleri elektrik kullanmadan herhangi bir metni okuyabileceksiniz. Diğer yandan bu parlaklık, canlılara güçlü iyonize radyasyon yayarak daha yüksek miktarda UV ışığı ve X-ışınlarına da neden olacaktır.

Ek olarak, süper kütleli kara deliklerin nötrino olarak bilinen yüksek enerjili parçacıklar oluşturduğuna inanılmaktadır. Bu atom altı parçacıkların madde ile çok az etkileşimi vardır ve sadece canlı dokudan geçer. Bununla birlikte, yakınlarda herhangi bir süpernova patlaması meydana geldiğinde canlı organizmalar da ciddi zarar görecektir. Aslında nötrinolar parçacıklar arasında en az zararlı olandır. Maddeyle çok az etkileşirler ve her gün vücudumuzdan geçerler. Süper kütleli bir kara deliğe yakın teorik gezegenimizde, kara deliğin yakınındaki yıldız kümelerinden yayılan nötrino hacmi de gezegeni ve çekirdeğini radyoaktif olarak ısıtmak için yeterli olacaktır ve bu da çekirdeğin dayanılmaz bir şekilde ısınmasına yol açacaktır.

Sonuç itibariyle, süper kütleli kara deliğin yörüngesinde dönen bir gezegenin karmaşık yaşamın gelişimine pek de elverişli olduğu söylenemez ve Schnittman’ın sonucuna göre, böyle bir gezegende hayatta kalma olasılığı bir hayli düşük.

Kaynak

Etiketler: , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

1993'de Adana'da doğdu. Futbol ve Bilimkurgu hastası. Bilimkurgu konusunda üretmekten çok tüketme eyleminde olsa da bunu tersine çevirmek için elinden geleni yapıyor.