bilimkurgu kulubu

Bilim & Teknoloji

Tarih: 11 Haziran 2020 | Yazar: Murat Yıldırım

0

Görünmezlik Gerçek mi Oluyor?

Hayvanlar alemindeki süper güçlerin en havalı olanlarından biri de mürekkep balığının şeffaflık yeteneğidir. Ve şimdi University of California, Irvine’dan bilim insanları, mürekkep balığının bu yeteneğini kullanarak ilk kez insan hücrelerinde ayarlanabilir şeffaflık oluşturmayı başardı.

Aktif kamuflaj, ahtapot ve mürekkep balığı gibi birçok kafadanbacaklı tarafından kullanılan bir hayatta kalma stratejisidir. Hayvanlar, bunu kendilerinden yansıyan ışığın dağılımını değiştiren hücreler yardımıyla becerir. Bu da renk değiştirebilmelerini ve hatta neredeyse şeffaf olabilmelerini sağlar. Şüphesiz bu yetenek yeni ve aktif kamuflaj malzemeleri için çok kullanışlı olabilir. Peki, bu yetenek bizim hücrelerimize aktarılabilir mi? Irvine’daki yeni araştırmanın anlamaya çalıştığı tam da bu.

Araştırmacılar, vücudu boyunca bir şeridi beyaz renkten şeffaf hale getirebilen Doryteuthiş opalescens adlı belirli bir kalamar türüne odaklandı. Bu şerit, lokosfor adı verilen yansıtıcı hücrelerden oluşuyor. Hücreler lokosom adı verilen ve reflektin proteinlerinden oluşan parçacıklar içeriyor. Hep birlikte bu yapı, mürekkep balığının ışığı saçmasını ve yanar döner pırıltılı bir kamuflaj üretmesini sağlıyor.

Yeni çalışmada ekip, bu yeteneği insan hücrelerine aktarmaya çalıştı. Bunu yapmak için de insan embriyonik böbrek hücrelerini reflektini bulundurmak için genetik olarak tasarladı ve fikir işe yaradı. Yakından incelendiğinde, proteinlerin hücrelerin içinde parçacıklar halinde toplandığı ve ışığın nasıl dağıldığını değiştirdikleri görüldü.

Sol: Reflektin nanoyapılar, insan hücrelerinin içinde daha koyu alanlar olarak görülebilir. Sağ: Gözlemlenen materyal boyunca ışığın ilerlediği yoldaki farklar. Kırmızı daha uzun ve mavi daha kısa.

Çalışmanın ortak yazarı Alon Gorodetsky, “Hücrelerin sadece reflektin barındırmadığını, aynı zamanda proteinin küresel nano yapılar halinde bir araya geldiğini ve hücreye yayıldığını gördük,” diyor. “Kantitatif faz mikroskopisi ile protein yapılarının hücrelerin içindeki sitoplazmaya kıyasla farklı optik özelliklere sahip olduğunu belirledik; diğer bir deyişle, kafadanbacaklı lokoforlarındaki optik davranışların neredeyse aynısını sergiledi. ”

Başka bir çalışmada ekip, bu yeteneğin nasıl kontrol edilebileceği üzerinde durdu. Hücreler, iki cam plaka arasına yerleştirildi ve farklı miktarda sodyum klorüre maruz bırakıldı. Daha yüksek sodyum seviyelerinde bu hücrelerin düşük sodyum seviyelerine göre daha fazla ışık saçtığı ve çevrelerinden ayrılarak daha belirginleştiği gözlemlendi. Kulağa çok bariz geliyor, ancak bildiğiniz gibi bilimsel yöntem emin olmak için bu tip şeylerin kontrol edilmesini gerektiriyor.

Gorodetsky, “Bu proje, kafadanbacaklılardaki lokoforlardan esinlenen ve kontrol edilebilir optik özelliklere sahip insan hücreleri geliştirmenin mümkün olduğunu gösterdi. Bu şaşırtıcı refllektin proteininin, özelliklerini yabancı hücresel ortamlarda da koruyabildiğini gösteriyor,” diyor.

Kaynak

Etiketler: , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bilim veTeknik dergisinde popüler bilim yazarlığı ve editörlük yapmışlığım var. Bilimkurgu Kulübü websitesinde yazı yazmaya ve çeviri yapmaya devam ediyorum. Amatör olarak yazdığım hikayelerim yine Bilimkurgu Kulübü websitesinde, Yerli Bilim Kurgu Yükseliyor e-dergiside, Kayıp Rıhtım aylık öykü seçkisi ve Lagari Fanzin'de yayımlandı. Elime geçen, hoşuma giden herşeyi okurum ama özellikle bilimkurgu, fantazi ve korku edebiyatına bayılırım. Eğitim hayatımda yolum Istanbul Atatürk Fen Lisesi, Boğaziçi Üniversitesi, University of Iowa ve University of Ottawa'dan geçti. Şu anda hayatımı ultrahızlı lazer laboratuvarlarında THz bandında foton toplayarak kazanıyorum.