twitter musk

Elon Musk’ın Twitter’ı Satın Alması ve Mahremiyet Kaygıları

Tesla ve birçok dev şirketin CEO’su Elon Musk’ın Twitter’ı ne kadar yoğun kullandığı hepimizin malumu. Kripto borsasından politik tespitlerine değin geniş yelpazedeki görüşlerini attığı tweetler aracılığıyla paylaşıyor. Hâliyle bu mecraya dair gelecek hedefleri olması gayet normal. Bir süre önce de bunu resmileştirdi ve sosyal medya platformunu yaklaşık 44 milyar dolar karşılığında satın aldığını duyurdu. Böylece haftalarca süren söylentilere son vermiş oldu. Musk’ın uzun soluklu hayali kendisi için mutlu bir şekilde sona ermiş olsa da, Twitter ve yüz milyonlarca kullanıcısı için değişim henüz yeni başlıyor.

Musk, Twitter üzerinden yaptığı kısa bir açıklamayla platformun sektörde dikkatleri yeniden üzerine çekmesi gerektiğini belirtti. Bu dikkat çekme işini yapabilmesi için önerdiği planlardan biri de Twitter algoritmasını halka açık hâle getirmek ve kodu da açık kaynağa dönüştürmek. Bu değişiklik ile Twitter’ın geçmişte yaşadığı sahte haberler, güvenlik ihlalleri, ünlü isimlere ait hesapların ele geçirilip kripto dolandırıcılığında kullanılması gibi olayların geride kalacağını ve kullanıcıların platforma olan güveninin yeniden artacağını dile getirdi. Fakat siber güvenlik uzmanları, Musk’ın Twitter için açık kaynak vizyonunun platformu saldırganlara karşı daha korumasız hâle getirebileceğinden endişeli. Çünkü arzu edilen şeffaflık, beraberinde gediklerin de ortaya çıkma ihtimalini getiriyor.

Güvenlik firması ExtraHop‘un kıdemli teknik müdürü Jamie Moles, TechCrunch’a verdiği demeçte, “Bu açık kaynak koda geçme kararı büyük olasılıkla diğer sosyal platformlar, reklamcılar ve hedef kullanıcı kitlesini geliştirmek isteyen şirketler tarafından olumlu karşılanacak,” dedi. “Elbette yaygın olarak benimsenen açık kaynak kodlu her programda olduğu gibi, bu durum Twitter için de önemli güvenlik açığı riskleri barındırıyor. Yakın zamanda açık kaynak kodlu Log4j, Log4Shell ve Spring4Shell loglama uygulamalarında tespit edilen güvenlik açığı, birçok sistemi etkiledi ve güvenlik zafiyeti oluşturdu. Bu uygulamaları kullanan sistemlerin büyüklüğü düşünüldüğünde, etkileri muadili olan kapalı kaynak kodlu programlara göre çok daha fazla oldu. Açık kaynak kodlu programlardaki güvenlik açıkları kötü niyetli kişiler için adeta bulunmaz bir fırsata dönüştü. Kodunu açık kaynağa dönüştürmek Twitter kullanıcıları için şeffaflığı artırabilir, ancak aynı zamanda Twitter’ı saldırganlar için çok daha büyük bir hedef hâline de getirebilir.”

Moles, “Eğer Musk’ın kötü amaçlı yazılımlara ve siyasi ideolojileri yaymak için kullanılan spam botlara savaş açma planı düzgün bir şekilde işlerse, spam e-postaları, gönderileri ve diğer kötü niyetli izinsiz giriş yapan uygulamaları geliştirenler de yeni teknikler üretebilir,” diye ekledi. “Bu iki taraf arasındaki savaş, siber güvenlik alanının gelişmesine büyük katkıda bulunacak.”

Musk’ın oldukça kısa açıklaması çeşitli spekülasyonların da önünü açtı. Örneğin, “Tüm insanların kimliğini doğrulamak” için ne tür bir yol izleneceğini belirtmedi. Bazıları bunu, Twitter’ın mevcut kullanıcı doğrulama sistemini genişletme planı olarak yorumladı. Bazı uzmanlar ise kullanıcıların gerçek adlarına ilişkin belgelenmiş kanıt sağlamalarının gerekebileceği şeklinde değerlendirdi. Dijital haklar grubu Electronic Frontier Foundation (EFF), gerçek ad kullanım politikasının “takma adla konuşma” hakkını ihlal edebileceğinden endişeli. Ayrıca böyle bir kararın alınması durumunda, anonimlik maskesine ihtiyaç duyan belirli insan gruplarının zora sokulabileceğini de belirtti.

Zira Musk, ilk başta “ifade özgürlüğü” üzerinde koşulsuz şartsız bir muafiyet alanı oluşturacağı izlenimi vermiş olsa da, ardından bu vaadini boşa çıkardı ve yerel yasalara uyma şartının korunacağını ilan etti. Böylece ortaya Juvenalvari bir soru çıktı: “Yasa koyuculardan kim koruyacak?” Yani, yasanın getirdiği hüküm nasıl tecelli edecek ve bu sınırlar konusunda platform nasıl bir tavır alacak? EFF yayımladığı bir blog yazısında, “Takma ad ve anonimlik, iktidardakilerle uyuşmayan görüşlere, kimliklere veya çıkarlara sahip olabilecek kullanıcıları korumak için çok önemli,” vurgusunda bulundu. Gerçek kimliğini saklamak isteyen her kesimden insan olabiliyor. Ayrıca demokrasi ile yönetilmeyen veya baskıcı rejimlere sahip ülkelerdeki siyasi muhalifler de gerçek kimliklerini can güvenlikleri nedeniyle gizlemek zorunda kalabiliyor. Bütün bu etmenler göz önünde bulundurulduğunda anonimlik de büyük değer kazanıyor. EFF ayrıca, Twitter’ın doğrudan mesajları için uçtan uca şifreleme eksikliğinden duyduğu endişeyi de dile getirdi: “Platformun yeni sahibinin bu mesajları okuyabileceği endişesi yersiz değil,” diye ekledi.

Boiten de Musk’ın takma isim baskısının satın almanın en endişe verici yönü olduğu görüşünde. “Anonimlik birçok bağlamda mahremiyet için bir ön koşuldur. Baskıcı hükümetler, aleyhinde yazı yazan kullanıcıların kimlik doğrulama bilgilerini Twitter’dan talep edebilir,” diye belirtti. Tüm bu endişelerin yersiz olduğunu düşünen ve Musk’ın vizyonuna güvenenler de var. Örneğin Senato İstihbarat Komitesi başkanı Senatör Mark Warner, Salı günü attığı bir tweette, Twitter’ın “yanlış, aldatıcı ve manipülatif içerikle mücadele etme çabasında birçok rakibinden ileride” olduğunu söyledi. Warner, Musk’ın “yapılmış olumlu reformları tutacağına ve demokrasiye zarar verecek bir geriye dönüşü önlemek için iyi niyetle çalışacağına” inandığını vurguladı.

Öte yandan Tesla, SpaceX ya da herhangi başka bir şirkete yönelik eleştirilerde bulunan kullanıcıların Twitter’ın takibine takılıp takılmayacağı da meçhul. Geçmişte Musk, bu tarz hesapları ağır şekilde eleştirmiş ve hem kendisine hem de şirketlerine yönelik karalama kampanyalarının birer aracı olarak değerlendirmişti. Artık gücü elinde bulundurduğuna göre, söz konusu hesaplara yönelik Twitter nezdinde kurumsal bir yaptırımın devreye sokulup sokulmayacağı bilinmezliğini koruyor.

Kaynak

Yazar: Can Kaçan

Asimov ve Stargate hayranı...

İlginizi Çekebilir

Evreni Kolonileştirme Serüveni: Uzay Baronları

Washington Post’ta gazetecilik yapan ve özellikle sansasyonel konularda uzmanlaşan Christian Davenport, “Uzay Baronları” isimli kitabıyla …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et