bilimkurgu kulubu

Bilim & Teknoloji

Tarih: 17 Mayıs 2016 | Yazar: Emre Karadeniz

0

Bir Gezegeni Diğer Uygarlıklardan Gizlemek

Bir gezegeni gizlemek için ne gereklidir? Bir akademik makale sorusu olmaktan çok Uzay Yolu bölümünde sorulmuş bir soruya benziyor, ama bilimin yoğun sınırı bilimkurguya ait konular ile bulanıklaşabilir. Aslında on yıllardır radyo ve televizyon sinyalleri aracılığı ile kozmik etkilerinin ne olabileceğini bilmeden kendi konumumuzu belli ediyoruz. Ama içinde Stephen Hawking’in de bulunduğu birkaç bilim insanı, diğer medeniyetlere yerimizi belli etmenin zararlı olabileceği konusunda kaygılarını kamuoyu ile paylaştı. Bu kaygıların kökeninde kendi tarihimizde yaşanmış karanlık olaylar yatıyor: Gelişmiş bir medeniyet daha az gelişmiş medeniyetleri boyundurluğu altına alabilir, hatta onları yok edebilir…

Bizim için görünmezliğe geçmek şimdilik gereksiz olabilir, ama evrendeki diğer zeki canlılar belki de bunu çoktan gerekli bulmuş olabilirler. Uzak gezegenlerin sakinleri kendilerini bizim gibi ırklardan saklamak isteyebilirler. Kısa süre önce David Kipping ve Alex Teacheyl gezegenlerin varlığını sinyallerle belli etmek gibi, gizli kılmanın da yollarını belirten bir makale yayımladı. Biz kendi yaydığımız sinyalleri bu amaç için değiştirmiyor olsak bile, bu diğer gezegenlerin de böyle yaptığı anlamına gelmez. Gözlemlediğimiz evrendeki bazı medeniyetlerin kendi gezegenlerini diğer medeniyetlerden gizlemiş olması, kulağa çok da çılgınca bir fikir gibi gelmiyor.

Gezegen Geçişleri

image-20160411-21959-10r7w7l

Bir gezegeni diğer gözlemcilerden gizleme olayını konuşmaya başlamadan önce, dilerseniz gezegen keşfetmek için bulduğumuz en iyi yöntemden bahsedelim. İnsanlığın diğer gezegenlerin varlığını tespit etmek için geliştirdiği en etkili metot geçiş metodudur. Geçiş, gezegenin kendi yıldızı önünden geçerken gerçekleştirdiği ve buna bağlı olarak yıldızının ışığını birkaç saatliğine bloke etmesi durumudur. Evreni gözlemleyen teleskoplarımız bir yıldızın ışığının bir süreliğine gidip geldiğini fark ederse, yıldızın yörüngesinde dolaşan bir gezegen var demektir.

Bu teknik kullanılarak Kepler Projesi kapsamında binlerce gezegen keşfedildi. Böyle bir yöntemi, diğer gelişmiş medeniyetlerin de kullanma olasılığı güçlüdür. Yani bir gezegen yıldızının önünden her geçişinde, evrenin diğer kısmına hem kendisinin ve hem de sisteminin reklamını yapıyor… Elbette gelişmiş bir medeniyet, kendi gezegeninin diğer uygarlıklarca keşfedilmesinden rahatsızlık duymayacağı gibi, tam tersine gezegenini gizlemek de isteyebilir. Eğer ikinci seçeneğin daha akla yatkın olduğuna karar verirse, kuşkusuz varlığını gizleyecek bir teknoloji üretmek zorunda kalacaktır.

Gezegensel Görünmezlik Örtüsü

Öyle görünüyor ki gezegenleri geçiş metodundan korumak şaşırtıcı derecede kolay. Hatta Dünyalılar olarak bunu şu an bile yapabiliriz. Geçiş dediğimiz şey, gözlemlediğimiz yıldızda oluşan parlaklık azalması ise geçiş sırasında tam tersini yaparak bu parlaklığı artırabiliriz. Lazerler, parlaklık azalmasına karşı oldukça efektif bir yöntem sunuyor. Yıldızdan çıkıp tüm evrene yayılan ışıkların aksine lazerin tüm enerjisi göreceli olarak daha dar bir ışında toplanıyor. Işık yol kat ettikçe dağılır (buna kırınım denir). Lazer ışını da birkaç ışık yılı uzaktaki gözlemcilere ulaşana kadar tüm güneş sistemini kapsayacak şekilde dağılacaktır ki, bu da güneş sistemimizi örtüleyebilen bir ışın oluşturacaktır. Parlaklıkta azalma olmayacağından, gözlemciler için sanki burada hiç gezegen yokmuş gibi görünecek.

Dünya’yı uzaylılardan gizleyecek şekilde çalışan bir lazer örtü teknolojisi için yaklaşık olarak 30 megawattlık bir enerji gerekecektir. Bu enerji yaklaşık olarak 10 rüzgâr tribününün ürettiği enerjiye eş değer. Dilerseniz Alex Teachey‘in bu örtüleme sisteminin nasıl çalışacağına dair açıklamalarına kulak verelim:

“Kepler ışığı tek bir renk olarak görüyor. Tabii gelişmiş medeniyetlerin, ışığın tüm dalga boylarını tespit edebilen çok daha aşkın detektörlere sahip olması muhtemel. Şimdiki teknolojimizle bile, ayarlanabilir lazerler kullanarak kendimizi gizleyebiliriz. Gelişmiş medeniyetler lazer örtüsündeki ince ışık bozukluklarını fark edebilir belki. Ama bu üzerinde çalışmamamızı gerektirecek bir mühendislik çözümü değil, bilakis üzerinde çalışarak gitgide mükemmel bir lazer örtüsü yapabilir ve bizi gözlemleme olasılığı bulunduğunu tahmin ettiğimiz bölgelere karşı kullanıp kendimizi gizleyebiliriz.”

Neden Saklanmayı Seçelim?

uzayl1

Dünya’yı bir kenara bırakalım; açıkcası insanlık olarak bu tarz bir fikir üzerine bile doğru dürüst düşünmedik. Eğer görece düşük bir maliyetle ve ilkel düzeyde sayılabilecek teknolojimizle bunu yapabilmemiz olasıysa, daha ileri medeniyetler daha ileri bir teknoloji kullanarak kendilerini bizden gizliyor olabilir. Hatta evren hiç de bize gözüktüğü gibi olmayabilir. Neden bir medeniyet kendini görünmez yapmak istesin? Bunu bir çeşit önlem gibi düşünebilirsiniz. Takdir edersiniz ki yaşam evrendeki en değerli şey ve hiçbir uygarlık kendi varlığıyla kumar oynamak istemez. Böyle bir önlem, medeniyetlere zaman kazandırır ve hem zaten istedikleri anda kendilerini yine görünür hale getirebilirler.

Bu teknolojinin ucuz olduğunu düşündüğümüzde, bizim de bu tip bir önlem almamız çok da garip kaçmazdı. Bir medeniyetin, komşularına galaksiler arası hoş geldiniz paspasını sermeden önce onları gözlemlemesi gayet makul ve anlaşılabilir bir tutum. Ama sizi görünmezlik örtüsü ile kaplayan bu teknolojinin bir de diğer yüzü var, “biz işte buradayız” fenerine dönüşebilir.

Fener Işığı

image-20160411-21965-1l0nhwy

Belki bazı medeniyetler ırkçı ya da saldırgan değildir; sadece tanışmak istiyor olabilirler. Eğer varlığınızı diğer medeniyetlere ucuz ve kesin bir şekilde bildirmek isteseydiniz ne yapardınız? Uzaktaki bir gezegenle ilgili bazı verileri incelediğinizi ve bir gezegenin geçiş izinin elinizdeki hiçbir veri modeline uymadığını hayal edin. Sanki birileri verilere tek sayılar serisine benzeyen yapay değerler eklemiş. Bunun doğal bir şey olmayacağına göre, bingo: Başka bir medeniyete ait bir işaret feneri buldunuz. Çünkü örtüleme teknolojisi, gizleme amaçlı sinyal yerine belirgin şekilde yapay sinyaller de gönderilebilir. Peki bu ne anlama geliyor? Bazı medeniyetler bu teknolojiyi gizlenmek için değil; tam aksine keşfedilmek için kullanıyor olabilir!

Bu tip sinyaller elimizde olan ölçümlerde var mı bilemiyoruz. Şimdiye kadar kimse bu şekilde incelemedi. Umarız bu bilimkurgusal fikirler, bu tip bir incelemeye önayak olur. Zor bir çalışma olacak, ancak kazanımların getirisi çok yüksek olacağı için denemeye değer. Belki çok uzun vadede bir sonuç bile elde edebiliriz. Eğer değişik bir geçiş sinyali keşfedersek, içinde lazer ışığı atımları ile şifrelenmiş bir sürü bilgi bulabiliriz. Hatta çok sayıda bilgi, gezegen geçiş izlerinde gizlenmiş olabilir. “Bizim için entelektüel meraktan yaptığımız bir zihin egzersiziydi.” diyor Alex Teachey ve ekliyor: “Basit bir şekilde bir gezegeni gizlemek veya varlığını belli etmek için ne kadar enerji harcayacağımızı hesapladık. Eğer gerçekten gezegenimizi koruyucu bir görünmezlik örtüsü ile gizlemek veya tersi bir şekilde varlığımızı bando eşliği ile evrene duyurmak istiyorsak, elbette buna tüm insanlık olarak karar vermeliyiz.”

Yardımcı Doçent David Kipping, Columbia Üniversitesi. Bu makale The Conversation‘da yayımlanmıştır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Uzay Mühendisi. Bilgisayar oyunu meraklısı. Üniversitede giriştiği bilimkurgu kulübü kurma ve fanzin çıkarma girişimini kısa süre sürdürebilmiş emekli bir mentat. Hem İngilizcesini geliştirsin hem de bilimkurgudan kopmasın diye çeviriler yapmakta...