bilimkurgu kulubu

Bilim & Teknoloji Stargate bilim ve bilimkurgu

Tarih: 15 Eylül 2022 | Yazar: Murat Yıldırım

0

Bilimkurgunun Bilime Olan Etkisini Gösteren Yeni Bir Çalışma Yayımlandı

MINBAR, TARDIS, Cardassian Expansion, BoRG, DS9, Tatooines, ACBAR… Sizce hepsinin ortak noktası nedir? Muhtemelen bilemediniz. Bunlar, bilimkurgu hayranı gökbilimciler tarafından oluşturulmuş bazı astronomik araştırmaların ve yazılımların isimleri. Bu isimler, bilim camiasında bilimkurguya olan yaygın ilginin sadece ufak bir göstergesi. Pek çok bilim insanının (ve tabii bilim yazarının) bilimkurgu okuyup/izleyerek büyüdüğü düşünülürse, aslında bu manzara hiç de şaşırtıcı değil.

Gezegen bilimciler Colin Pillinger, John Zarnecki ve kozmolog Stephen Hawking, sık sık bilimkurgu türüne olan ilgileriyle anılır. Astrofizikçi Carl Sagan, Cosmos belgeselinde Edgar Rice Burroughs’un Mars kitaplarına duyduğu hayranlıktan bahseder. Roket tasarımcısı Hermann Oberth’in yazdığı bilimkurgu eserleri, astronom Lyman Spitzer‘in (Spitzer Uzay Teleskobu ile ünlü) dikkatini çekmiştir. Ayrıca, güvenilir bilimkurgu hikâyeleri yazan birçok bilim insanı vardır. Bunlar arasında Patrick Moore, Isaac Asimov, David Brin, Vonda McIntyre ilk akla gelen isimlerdir.

İlham Verici Bilimkurgu Karakterleri

Bilimkurguya duydukları saplantılı ilgileriyle meşhur pek çok astronom olduğunu biliyoruz. Hatta bu ilgi öylesine büyük ki, zaman zaman işlerini bile etkilemeyi başarıyor. Çünkü bilimkurgu evrenleri eğlendirmekten fazlasını yapıyor ve insanların bilimsel kariyerlerine de yön veriyor. Ve bazı durumlarda, bilimkurgu eserlerindeki kimi karakterleri kendimize rol model olarak alabiliyoruz.

Örneğin The X-Files’tan Dana Scully’yi, Star Trek evreninden Kaptan Janeway’i, Teğmen Uhura’yı, Mr. Spock’ı, Kaptan Kirk’ü, Dr. McCoy’u ya da Scott’ı düşünün… Bilimkurgudaki kahramanlarını sorduğunuzda, çoğu mühendis size Scotty’nın ismini verecektir. İlham kaynağı olarak McCoy’u ya da Beverly Crusher’ı gösteren doktorlar var. Hatta Florida’da, Star Trek temalı ofisler ve tedavi odaları tasarlayan bir diş hekimi bulmak bile mümkün.

Bilimkurgusal Mentorlar

Dr. Erin Macdonald (Kaynak: Star Trek Movie)

Kadınlar, bilimkurgu hayran topluluğunda oldukça aktif ve birçok kadın da bu türün yazarları arasında. Birçok bilim kadınının, kendilerine Uhura, Scully, Janeway ya da Samantha Carter gibi kadın karakterleri rol model olarak aldığı görülüyor. Şu anda Star Trek evreninin bilim danışmanı olan Dr. Erin Macdonald, mentorları arasında Scully ve Janeway’den sıklıkla bahsediyor. 2019’da Twitter’da şöyle yazmıştı:

“Colorado’da büyüdüm, doktoramı Glasgow Üniversitesi’nde yaptım. Dana Scully ve Kaptan Janeway olmasaydı bilim insanı olamazdım. Çünkü kurgusal akıl hocaları da aynı derecede önemlidir.”

Bilim kariyerini kütle çekimi dalgaları üzerine araştırmalar yapmaya adayan Macdonald, tezini bile Janeway’e ithaf etmişti. StarTrek.com için yazdığı bir makalede, Janeway’in bilim insanı olma yolunda kendisine yardım ettiğinin altını çiziyordu.

“Sonunda Colorado’da lisansımı bitirecek ve doktora yapmak için arkadaşlarımı ve ailemi geride bırakacaktım. İskocya’da yeni macerama başlarken yakın bir arkadaş, akıl hocası ve ilham kaynağım olarak yanımda hep bir Star Trek kaptanı vardı. Kate Mulgrew’in Voyager’daki Kaptan Janeway tasviri, o geçiş döneminde ihtiyacım olan her şeydi.”

Bilim insanlarının STEM kariyerleri için ilham kaynağı olarak bahsettiği tek etki Star Trek evreni değil. Dr. Who, Stargate, Battlestar Galactica, Star Wars (birçok biçimiyle) ve diğerleri de işin içine giriyor. Uzak dünyalarda ve diğer zamanlarda geçen karakterler ve olaylar, bilim insanlarının hayal gücünden daha fazlasını etkiliyor ve genellikle (Macdonald’ın durumunda olduğu gibi) kariyerlerine de yön veriyor.

Bilimkurgunun Bilime Olan Etkisine Yönelik Bir Araştırma

Soldan Sağa: Tishtrya Mehta, Dr. Elizabeth Stanway, Yashna Lekhai, Ally Caldecote ve Selina-Jane Spencer. (Kaynak: Warwick Üniversitesi)

Kaç astronom, bilimkurgunun bir şekilde kariyerlerini etkilediğini düşünüyor dersiniz? Warwick Üniversitesi’ndeki Ötegezegenler ve Yaşanabilirlik Merkezi’nden astronom Elizabeth Stanway‘in cevabını bilmek istediği soru buydu. Etkinin ne kadar gerçek olduğunu görmek için meslektaşlarını araştırdı. Araştırmasına çalıştığı üniversiteden 36 kişi katıldı ve 2022 Birleşik Krallık Ulusal Astronomi Toplantısı sırasında bu sayı 239’a kadar ulaştı. Ankete katılanların çoğu bilimkurguyla ilgileniyordu ve ayrıca ciddi bir çoğunluk (%69) türün kariyerlerini ve yaşam seçimlerini etkilediği görüşündeydi.

Stanway, anket sonuçlarını beş geniş ilgi alanını etiketlediği bir şematik oluşturacak şekilde gruplandırdı. Bunlar: “Asimptotik Bilimkurgusever”, “Astronomlar İçin İlham Kaynağı”, “Zayıf Etkileşim” ve “Bilimkurgudan Nefret Edenler” gruplarıydı. Ankete katılan gökbilimcilerin yüksek çoğunluğu “B” grubunda yer aldı ve bilimkurguyu kendi kariyerleri açısından ilham kaynağı olarak nitelendirdi.

Bilimkurgu Bilime Sızmanın Bir Yolunu Buluyor

Uzayda Vulcan selamı veren Samantha Cristoforetti.

Peki ya Stanway’in makalesinde geçen ve bu yazının başındaki kısaltmalar? Aslında onlar, bilimsel literatürde ortaya çıkan bilimkurgu ile ilintili takma adlar koleksiyonunun küçük bir parçası. Ve tabii bu takma adların çoğu diğer gezegenlerde. Bugüne dek pek çok dünya dışı yere, göreve ya da olaya bilimkurguyla alakalı takma adlar uygun görüldü. Örneğin New Horizons görevi sırasında Mars’taki bazı yerler Spock Dağı, Vulcan Planum, Serenity Chasma, Ripley Krateri, Clarke Mons ve Nemo Krateri diye adlandırıldı.

Bir başka örnek ise 2004 yılında keşfedilen bir asteroide, Stargate SG-1 dizisinin kötü karakterlerinden Apophis’in adının verilmesiydi. Torino sklasında en yüksek değeri alan ve yakın gelecekte Dünya’ya çarpma olasılığı bulunan asteroidin kaşifleri David J. Tholen ve Roy A. Tucker, Stargate’e duydukları hayranlığı bu şekilde ölümsüzleştirmeyi seçti.

Stanway makalesinde, bilimkurgudan alınma tabirlerin bir listesini de paylaşıyor. Örneğin MINBAR, Babylon 5 dizisinden geliyor ve “Multi-Instrument Burst Archive” için kullanılıyor. TARDIS, bir süpernova açık kaynak modelleme kodu. BoRG, Star Trek ekiplerini terörize eden uzaylı türe atıfla “Brightest of Reionization epoch Galaxies” adlı bir araştırma. Yine Tatooines, Star Wars’taki kurgusal gezegene uygun şekilde iki yıldızlı gezegenleri tanımlamak için kullanılan ilgi çekici isimlerden biri. “The Attempt To Observe Outer-planets In Non-single-stellar Environments” (Tek Yıldızlı Olmayan Ortamlarda Dış Gezegenleri Gözlemleme Girişimi)in kısaltması ve bu dünyaları araştırmak için radyal hızları kullanan bir araştırma programı. ACBAR ise bir foton tuzağı ve Star Wars’tan Amiral Ackbar’ın ünlü repliğine (“Bu bir tuzak!”) atıfta bulunan “Arcminute Cosmology Bolometer Array Receiver”ın kısaltması.

Stanway çalışmasını, bilim insanları arasında bilimkurguya duyulan ilginin daha fazla araştırılması gerektiğini belirterek bitiriyor. Bu sayede bilimkurgunun, insanların ilgi alanlarına ve kariyerlerine olan etkisinin derinlemesine anlaşılabileceği görüşünde. Ayrıca Stanway, özellikle bilimkurguya ve bilime ilgiyi etkileyen cinsiyet farklılıklarının ve diğer kişisel yönlerin de araştırılması gerekliliğine dikkat çekiyor.

Kaynak

Etiketler: , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bilim veTeknik dergisinde popüler bilim yazarlığı ve editörlük yapmışlığım var. Bilimkurgu Kulübü websitesinde yazı yazmaya ve çeviri yapmaya devam ediyorum. Amatör olarak yazdığım hikayelerim yine Bilimkurgu Kulübü websitesinde, Yerli Bilim Kurgu Yükseliyor e-dergiside, Kayıp Rıhtım aylık öykü seçkisi ve Lagari Fanzin'de yayımlandı. Elime geçen, hoşuma giden herşeyi okurum ama özellikle bilimkurgu, fantazi ve korku edebiyatına bayılırım. Eğitim hayatımda yolum Istanbul Atatürk Fen Lisesi, Boğaziçi Üniversitesi, University of Iowa ve University of Ottawa'dan geçti. Şu anda hayatımı ultrahızlı lazer laboratuvarlarında THz bandında foton toplayarak kazanıyorum.