bilimkurgu kulubu

Bilim & Teknoloji

Tarih: 25 Mayıs 2021 | Yazar: Tuğrul Sultanzade

0

Ay Kolonileri Enerji İhtiyacını Nasıl Karşılayacak?

Bilim insanları Ay yüzeyinde kurulacak üsleri güneş enerjisi ile beslemeyi planlıyor. New Scientist’in haberine göre bu planı harekete geçirmek içinse çılgın bir proje üretmiş durumdalar: Ay betonu kullanarak bir kilometre yüksekliğindeki devasa kuleler inşa etmek ve bu kuleleri güneş panelleriyle kaplamak. Evet ay betonu. Ay betonu aslında “hipotetik” bir inşaat malzemesi. 1985 yılında, Larry A. Beyer tarafından ortaya atıldı. Belki ilerleyen yıllarda Ay üslerinde test edilir… Böyle bir yapı malzemesinin direkt Ay kumulları kullanılarak üretilmesi Ay’da üs kurmanın maliyetini ciddi ölçüde azaltır. Ama bir noktada bu maliyetin azalmasından hoşnut olmayan insanlar da ortaya çıkabilir… Şirketler arasında geçen bol entrikalı bir bilimkurgu hikâyesi çıkar mı bundan? Neden olmasın. 

Ay’ın her iki kutbu da sürekli olarak bol miktarda güneş ışığı alıyor. Bu kesimlerde güneş ışığının tek bir an bile olsun kapanmadığı alanlar mevcut. Bunlara “ebedî ışığın zirveleri” gibi bir isim takmışlar. Ay yerleşimleri konusunda, en çok göz önünde bulundurulan yerlerden biri de güneş ışığının bu denli bol olmasından dolayı kutuplar. Belki de ileride, Ay yerleşimleri hayata geçirilir. Hatta orada, Witcher serisindeki Ebedî Ateş İnancı misali katı bir kült bile ortaya çıkar. Güneş panelleri ile kaplı kilometrelerce yükseklikteki tapınaklar, Ay’ın gri karanlığı üzerinde açılan ışıklı vahalar… 

Bilimkurgunun, bilimsel tarafına dönecek olursak; bu bahsedilen kulelerin kurulması gerçeklikten o kadar da uzak değil. Elbette, bilgisayar oyunu oynar gibi tek tıkla bütün mesele çözülecek demiyoruz fakat görece daha kolay olacak. Mesela Dünya’da bir kilometre uzunluğunda bir kule inşa etmek büyük bir zahmet gerektirir çünkü Dünya’nın Ay’a kıyasla güçlü bir yer çekimi var. Ama Ay’da böyle bir sorun yok. İnşa ettiğimiz kule son derece uzun olsa bile kendi ağırlığı altında çökmeyecektir. Mesela yirmi santim kalınlığındaki duvarlar, birkaç kilometre uzunluğundaki bir kuleyi sapasağlam ayakta tutabilir. Ay yüzeyinde sürekli olarak güneş ışığı gören bir bölgeye kurulmuş bu kuleleri paneller ile donatırsak, yüksek miktarda enerji de elde edebiliriz. 

Elbette ki Ay’a kurulacak bir yerleşimin önünde sadece ekonomik zorluklar durmuyor. Ay, kalıcı yerleşimler için son derece olumsuz bir ortama sahip. Atmosferi yok, sıcaklıklar ekstrem boyutlara ulaşabiliyor, üstelik Ay’a çarpan meteorlar oradaki bir insan yerleşimini trajik bir darbeyle sonlandırabilir. Bir kilometrelik rüzgâr gülleri kan ve aleve karışıp buhar olabilir. Dünya’dan dahi gözlemlenebilecek böylesi bir felaket yeryüzündeki insanların ruhani dengesini alt üst edebilir. Ay, insan bilincinde kuşkusuz çok mühim bir yere sahip.

Buna ek olarak, Ay’a nükleer enerji istasyonları da kurulabilir. Ay’da inşaat yapmak devasa miktarda enerji isteyecektir. Dünya üzerindeki pek çok uzay ajansı bu maliyeti üstlenmeyi göze almış halde. Fakat maliyet bir kenara, Ay’a kadar gidip inşaat yapmak, nükleer enerji istasyonu kurmak ciddi ölçüde teknolojik birikim isteyen bir proje. Elbette bugün dünyada sahip olduğumuz nükleer istasyonlar değil de daha hafif ve daha “ekonomik” mini-istasyonlar Ay’a yerleştirilebilir. Ay yüzeyinin büyük kısmı güneş ışığı görmüyor ve güneş ışığı gören kısımlarla da gelecekteki Ay yerleşimlerini beslemek mümkün olmayabilir…  

NASA’dan Patrick McClure isimli bir mühendise göre, 10 kilowattlık enerji üreten dört reaktör, Mars’a gidecek altı kişilik bir ekibi hayatta tutmaya yetecektir. Bunu Ay’a uyarlarsak sonuç daha da olumlu bir hale geliyor. Çünkü en kötü ihtimalde bile Dünya, Ay’ın yanı başında sayılır. Ay yerleşiminde herhangi bir terslik olduğu zaman Ay ve Dünya arasında git-gel yapmak çok daha kolay olacaktır. Yine de unutmamak gerek ki, bizim şimdilerde Ay ve Ay yerleşimleri hakkında yaptığımız spekülasyonlar elli yıl sonraki insanlar için nostaljik bir retrofütürizm halini alabilir. Mesela Viktoryan Çağı’ndaki insanların 2020 yılını tasvir etmelerini istemek gibi bir şey bu. 

Etiketler: , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Keşke dünya 2009'dan daha ileriye gitmeseydi.