The Hitchhiker's Guide to the Galaxy

Yıldızlararası Serüvene İlk Adım: Otostopçunun Galaksi Rehberi

“Hayatım boyunca dünyada bir şeylerin, büyük, hatta uğursuz bir şeylerin döndüğüne, ama hiç kimsenin bana bir şey söylemediğine dair tuhaf ve açıklanamaz bir his vardı içimde.” –Arthur Dent.

Mizahi bilimkurgu dalında eşine az rastlanır bir başarıya imza atmış İngiliz yazar Douglas Noel Adams (kısaca DNA), 5 ciltten oluşan Otostopçunun Galaksi Rehberi isimli kitap serisi ile bilimkurgu okurlarının gönlünde taht kurmayı başarmıştır. Henüz ortada böyle bir kitap serisi yokken 20’li yaşlarında, günümüzde hala devam etmekte olan ve 50 yılı devirmiş Doctor Who isimli bilimkurgu dizisinde editör olarak çalıştığı da az bilinen bir gerçektir.

Otostopçunun Galaksi Rehberi kitap serisine dönüştürülmeden önce aslında BBC için hazırlanan bir radyo programı idi. Bizzat Douglas Adams tarafından radyo oyunu şeklinde tasarlanan yapıt daha sonra bir kitap serisine dönüşecek ve bilimkurguseverlerin kitaplıklarının en önemli parçalarından biri haline gelecekti. Sonrasında ise televizyon dizisi ve sinema filmi başta olmak üzere, birçok değişik sanat dalıyla tekrar tekrar sevenleriyle buluşan seri, şimdilerde her yönüyle bir klasik olarak varlığını sürdürmektedir.

the-hitchhikers-guide-to-the-galaxy-1

Dizinin bu ilk kitabında evrenin derinliklerinde sürecek olan maceramızın trajikomik açılış sekansı yer alır. “Dünya günlük rotasında ağır ağır ilerliyordu.” diyor Adams. Sıradan küçük bir İngiliz kasabasında yaşayan ve evi yıkılmaması için belediyeye direnen Arthur Dent’in mücadelesi karşılıyor ilk olarak okuru. Sıradan bir perşembe günü uykusundan uyanan Dent, saçma bir neden yüzünden evini kaybetmek üzeredir. Yönetim mercilerine göre evi yıkılmak zorundadır zira o bölgeden geçecek olan kestirme bir oto yol yapılması söz konusudur.

Ama bu, yalnızca başlangıçtır.

 “Zaman bir yanılsamadır. Hele öğle vakti iki misli yanılsamadır.” –Ford.

Bu olaya paralel olarak, bir benzer olay da insanların ebedi mabedi Dünya’nın başına gelmek üzeredir. Galaksilerarası yapılması planlanan kestirme bir yolun koordinatları Carl Sagan’ın deyimiyle “mavi soluk nokta”dan geçmek zorundadır ve evrende yaşamını sürdüren, insanlığa oranla daha gelişmiş kafa yapılarına sahip olan diğer zeki canlılar tarafından Dünya’nın tamamen yok edilmesine karar verilmiştir. Peki üzerinde sayısız canlının yaşadığı, Galaksinin Batı Sarmal Kolu’nda varlığını sürdüren bu küçük gezegenin hiç olmamışçasına bir anda büsbütün yok olması gerçekten de bu kadar kolay mıdır? Peki ya gözümüzde büyüttüğümüz bu gezegenin yaratılış amacı nihai soruya cevap bulmak adına bir deneyden ibaretse?

“Paniğe Kapılmayın,” diyor Douglas Adams ve başlıyor uzun soluklu öyküsünün ilkini anlatmaya.

dont-panic-douglas-adams

“İnsanlar bulundukları ortama uyum sağlamak konusunda çok başarılı olan varlıklardır.” -Douglas Adams.

Arthur Dent, kolunda havlusu ve yanında dostu Ford Prefect ile otostop çekip, evrendeki bu sıra dışı yolculuğuna başladığında henüz birçok şeyi tam olarak kavrayamamış bir haldedir. Bunlar için yeterli zaman da yoktur zaten. Ve kimse de kendisinden bunları istememektedir. Yalnızca panik yapmaması ve itiraz etmeden ayak uydurması beklenir.

Arthur Dent, Ford Prefect, Zaphod Beeblobrox, Marvin, Tricia McMillan, Slartibartfast gibi karakterlerle tanıştıran bu ilk kitap, ayrıca galakside nasıl otostop çekmemiz gerektiğini, bu yolculuğa çıkarken yanımızda bulundurmamız gereken en önemli şeyin ne olduğunu ve bir de tabii ki tüm kitap serisini anlamlı bir bütün haline getiren “otostopçunun galaksi rehberi” isimli ansiklopedinin tam olarak ne anlam ifade ettiğini öğrenmemizi sağlıyor.

the-hitchhikers-guide-to-the-galaxy-2

Tam hayat daha kötü olamaz derken birden her şey nasıl da kötüye gidiyor.” –Marvin.

Kitabın hemen her sayfasında hayata hicivsel bir bakış açısı sergileyen Adams, parodileriyle de zaman zaman kahkaha attırmayı başarıyor. Paranoyak android robot Marvin’e ise ekstra bir paragraf açmak gerekiyor çünkü daha önce okuduğunuz hiçbir kitapta buna benzer bir robot görmediğinizi şaşırarak fark edeceksiniz. İnsanlara ek olarak, bir robota böylesine harikulade bir mizah örneği katmayı başaran Douglas Adams’ın zekası da işte tam olarak burada ortaya çıkıyor.

Marvin’e ek olarak, Yerküre (Dünya) dışından maceraya katılan karakterler, Vogonlar, Derin Düşünce adındaki evrenin en iyi ikinci bilgisayarı ve fareler olayı bambaşka boyutlara taşıyacak, yazarın dünyayı kendi felsefesine göre nasıl harmanladığına şahit olacaksınız. Varoluşsal konular absürdlükle yoğrulacak, gerçekler hayal gücü ile birleşecek, mizah öğeleri havalarda uçuşacak bir okur olarak siz, bunlar olduğunda yeniden paniğe kapılmamanız gerektiğini hatırlayacaksınız.

marvin

“Hayat,” dedi Marvin kederli bir sesle, “ondan ister tiksinin ister görmezden gelin, yine de onu sevemezsiniz.”

Eşsiz hayal gücünü mantık çerçevesi içinde yoğuran yazar, betimlemesi az, diyaloğu bol bir kitaba imza atmış. Serinin ortaya çıkma mecrasının radyo olduğunu düşünürsek bu durumu normal karşılamak gerekiyor. Çünkü radyo için diyaloğun son derece önem teşkil ettiği biliniyor.

Dizinin seri ile aynı ismi taşıyan bu ilk kitabı koca bir serüvenin ilk adımı olarak zihinlerde yankılanıyor ve sonraki kitaplar için çok daha heyecanlı bir bekleyiş başlıyor zira Douglas Noel Adams’ın bizlere anlatacağı nice hikayesi var.

“Olayların her zaman göründüğü gibi olmadığı önemli ve yaygın bir gerçektir.” -Douglas Adams.

Yazar: Bahri Doğukan Şahin

1995, Erzurum. Kitap okur, belgesel izler, sinema, felsefe ve bilimkurguyla ilgilenir, öykü yazar. Kayıp Rıhtım'da başladığı yazarlık serüvenine, Fantastik Canavarlar ve Bilimkurgu Kulübü gibi internet sitelerinde ve çeşitli dergilerde devam etmekte. bahridogukan@gmail.com

İlginizi Çekebilir

arz cephesinde yeni bir sey yok lansman

Arz Cephesinde Yeni Bir Şey Yok Kitap Lansmanı

Üçüncü öykü seçkimiz Arz Cephesinde Yeni Bir Şey Yok ile bilimkurgu edebiyatımıza eser ve yazar …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et