bilimkurgu kulubu

Yazarlar

Tarih: 5 Ocak 2019 | Yazar: Hilal Adaşlık

0

Genç Yaşta Yiten Yetenek: Cyril M. Kornbluth

ABD’li yazar Cyril M. Kornbluth’ın ismindeki “M” kısaltması, eşi Mary Kornbluth‘un kendisiyle yaptığı işbirliğini temsil eder. The Futurians hayran topluluğunun bir üyesi olarak, 1940-42 yılları arasında arkadaşları Donald A Wollheim ve Frederik Pohl‘un editörlüğünü üstlendiği dergilerde oldukça üretkendi. İlk bilimkurgu eseri Stepsons of Mars’ı Harry Dockweiler (Dirk Wylie) ve Richard Wilson ile birlikte Ivar Towers mahlasını kullanarak 1940 Nisan’ında Astonishing Stories (Şaşırtıcı Öyküler) için yazdı. 1940 yılında yayımlanan Super Science Stories dergisinde S. D. Gottesman takma ismiyle ilk öyküsü King Cole of Pluto‘yu yazdı.

Tek başına ya da arkadaşı Pohl ve Robert A W Lowndes ile yazdığı öykülerinde de farklı takma isimler kullanmıştır. Takma isimlerinden bazıları Gabriel Barclay, Arthur Cooke, Cecil Corwin, Walter C Davies, Simon Eisner, Kenneth Falconer, SD Gottesman, Paul Dennis Lavond ve Scott Mariner‘dir. İlk işlerinden en iyileri, 1970 yılında Cecil Corwin imzalı hikâyelerin toplandığı, editörlüğünü James Blish’in yaptığı Thirteen O’Clock and Other Zero Hours’da ve 1980 yılında Frederik Pohl ile Before the Universe and Other Stories’de bir araya getirildi.

Kornbluth, madalyalı bir piyade olarak görev aldığı İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gazeteciliğe başladı. 1947 yılında kendi ismini kullanarak yazmaya geri döndü ve kısa süre içinde parlak bir öykü yazarı olarak kendini gösterdi. Çok farklı takma isimlerle yazması sebebiyle tam sayıyı vermek zor olsa da, toplam 56 öyküsü olduğu sanılmaktadır. Bunlar arasında en bilinenlerinden ikisi, gelecekten yanlışlıkla gönderilen bir tıbbi çantanın kötü amaçla kullanılmasını konu alan ve 2001’de 50, 75 ve 100 yıl önceki eserlere verilen Retro Hugo Ödülü’nü kazanan The Little Black Bag ve doğumla ilgili kararların entelektüel kesim tarafından alındığı ve bunun da genetik bozulmalara yol açtığı bir gelecekten bahsettiği, tartışmalara yol açan hicivli eseri The Marching Morons‘tur.

With These Hands ve The Goodly Creatures gibi öyküleri duyarlı ve hassastır. Ancak yerleşik bir keskin ironi barındıran işlerinin çoğu, 1950’lerin bilimkurgu okuyucusu arasında hatırı sayılır miktarda olumsuz yoruma sebebiyet vermiştir. Şekillendirme gücünü keşfeden yaşlı bir kadın hakkındaki kara mizah öyküsü The Cosmic Charge Account ile aşırı nüfus artışı ve çevre kirliliği hakkında bizi önceden uyaran Shark Ship gibi bazı öyküleri ise korkutucu ve karamsardır. Diğer taraftan alternatif tarih öyküsü Two Dooms, Nazilerin İkinci Dünya Savaşı’nı kazandığı bir dünyayı anlatan iyi çalışmalardan biridir.

1950’lerin başlarında Simon Eisner adıyla yazdığı bir ve Jordan Park takma adı ile yazdığı dört bilimkurgu dışı romanın yanı sıra, Judith Meril ile birlikte Cyril Judd takma adını kullanarak nispeten daha sıradan iki roman kaleme almıştır. Bunlar, Mars’ın kolonileştirilmesini anlatan Outpost Mars ve “gelecek savaşı”nın izleyiciler için bir tür spora dönüştüğü Gunner Cade’dir. Tek başına yazdığı ilk bilimkurgu romanı Takeoff, Ay’a gönderilen ilk roketin yapılışını konu alan zayıf bir yakın gelecek öyküsüdür. Ancak Frederik Pohl ile birlikte yazdığı ve reklam ajansları tarafından yönetilen bir dünyayı anlattığı The Space Merchants (Uzay Tacirleri, Metis) romanı dikkat çekicidir. Roman, belirli bir kurumun veya iktidar grubunun egemen olduğu geleceğin dünyasını anlatan bilimkurgusal distopya türü eserlerin ilk örneklerinden biri kabul edilir.

Yine Pohl ile birlikte yazdığı Search the Sky ve Gladiator-at-Law (Hukuk Gladyatörü, Metis) aynı alt türe aittir. Kornbluth’un Pohl ile yazdığı son bilimkurgu romanı Wolfbane ise, insanların vücutlarını devasa bir bilgisayar kompleksinde kullanmak için yakalamak isteyen uzaylıların Dünya’yı yörüngesinden çıkarmasını konu alır. Bu roman, Stephen Baxter ve Greg Bear gibi yazarların en iddialı çalışmalarına ilham vermiştir. Kornbluth ve Pohl beraber bilimkurgu olmayan iki roman daha yazdı: A Town Drowning ve Presidential Year. Beraber yaptığı çalışmalardan, Pohl, 1970’lerin ortalarına kadar bu edebi ortaklığı verimli bir şekilde sürdürmeye çalışsa da hikâyenin oluşturulmasında Kornbluth’dan daha az akıcı ve yetkin olduğunu kabul ediyordu. Ortak öyküleri, Kornbluth’un erken ölümünün ardından dört yıl boyunca yayımlanmaya devam etti. Hatta Pohl, Kornbluth’un fikirlerini kullanarak bazı başka hikâyeler de yazdı. Örneğin The Meeting bunlardan biridir ve Hugo ödülü kazanmıştır. Ortak kısa öykülerin bir kısmı, The Wonder Effect, Critical Mass, The Universe ve Our Best seçkilerinde tekrar basıldı.

Kornbluth’un tek başına yazdığı diğer romanları belki de yeterince anlaşılmayarak zayıf bulunmuş ve ikisi de ölümünden sonra değiştirilmiştir. Örneğin The Syndic (Teşkilat, Metis), gelecekte yarı iyicil olarak organize gangsterler tarafından yönetilen bir ABD’den bahsetmektedir. Bu romanın en etkili ve hatta kâhince politik vurgusu, hayli sevimsiz bir sürgün hükümeti tarafından tehdit edilmesine karşın, Teşkilat’ın güvenlik korkuları ve askeri sarfiyatın hüküm sürdüğü bir topluma dönüşme ideallerinden uzaklaşmayı reddetmesidir. Yazarın diğer romanı Not This August ise gelecekte komünistlerin ele geçirdiği ABD’de yapılan bir devrimi anlatır. Kısa öykülerinin en iyileri, The Explorers, Mindworm and Other Stories, A Mile Beyond the Moon ve The Marching Morons‘da toplanmıştır.

Bu kitaplardan derlenen öyküler, The Best SF Stories of Cyril M. Kornbluth ve The Best of C.M. Kornbluth’ta okura sunulmuştur. Daha sonradan her iki kitap da His Share of Glory: The Complete Short Science Fiction of C M Kornbluth başlığı altında birleştirilmiştir. Kornbluth’un “Toplumsal Eleştiride Bilim Kurgu Romanının Başarısızlığı” adlı makalesi, türün eksikliklerini keskin bir şekilde gösteren önemli bir erken dönem eleştirisidir. Science Fiction Showcase, dul eşi Mary Kornbluth tarafından anısına derlenmiştir. Otuz dört yaşında çok erken vefat eden Kornbluth’un bir yazar olarak yeni yeni olgunlaşmaya başladığı ve 21 Mart 1958’deki ölümüyle birlikte birçok değerli eserin de kaybedildiği şüphesizdir.

Kaynak | Düzenleyen: Uğurcan Sakızlı

Etiketler: , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Tuhaf şeyler düşünmekle meşhur. Bilinçakışı yöntemiyle yaşar. Gımıldaksever. Okur. Yazar. Çevirir. Çehov’un kadınları tanıdığı kadar kendini tanımış olsa elini eteğini her şeyden çekip köyüne yerleşir. Ursula’yı hep sever, çok sever, durur durur yeniden sever. Şiir yazarken bilimkurguya nasıl bulaştı hiç bilmiyor. Önce bilimkurgu da ona bulaşmış olabilir. Ama kavga falan çıkmadan olay sakinleştirildi. Şimdi usul usul başını önüne eğip burda gördüğünüz şeyleri yazıp çevirdi. Yine de sonu hayır değil bu kadının da bakıcaz artık.