bilimkurgu kulubu

Tarih: 31 Ocak 2018 | Yazar: Hilal Adaşlık

Ray Bradbury ile Bir Gece: Yazmanın Hijyeni

Gerçek bir yazma süreci nasıl başlamalı? Yazarın tutkusu, yaşamı, uğraşları ve hayatla olan bağı nasıl olmalı? Yazarlıktan ne beklemeli, ne beklememeli? Roman nasıl yazılmalı? Hikaye nasıl biriktirilmeli?… Tüm bu soruların cevabını Ray Bradbury yavaş yavaş; ama büyük bir tutkuyla anlatıyor. Bu videoyu ilk izlediğimde: “İşte! Sonunda! Nihayet, doğru dürüst bir rehber bulabildim,” demiştim. Yazmak eyleminin içinde boğulmaktan ve gözlerim kör olana dek yazarların özgeçmişlerini okuyup kendi yaşım ile, sevdiğim yazarların ilk kitap çıkarma yaşını karşılaştırarak depresyona girmekten kurtulmuştum. Bilimkurgu Kulübü’nün faydalandığım yüzlerce değerli içeriğine bir katkı da ben sunayım demek için kulübe dahil olduğumda, ilk aklıma gelen şey bu videoyu çevirmek oldu. 2 haftada yapacağım deyip 3 ayda çevirdim gerçi… Neyse… Olur öyle değil mi?

Yazmanın hijyenini öğrenerek burnu sümüklü hikayelerden eli yüzü temiz, tırnakları tam kesilmiş beyaz mendilini evinde unutmamış, elması hep kızarık, kırmızı kurdelesi A-B-C yakasından eksik olmayan hikayelere geçmeniz dileğiyle. Umarım video işe yarar. Ya da siz öyle davranın. Emek sonuçta!

Hazırlayan: Hilal Adaşlık

Etiketler: , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Tuhaf şeyler düşünmekle meşhur. Bilinçakışı yöntemiyle yaşar. Gımıldaksever. Okur. Yazar. Çevirir. Çehov’un kadınları tanıdığı kadar kendini tanımış olsa elini eteğini her şeyden çekip köyüne yerleşir. Ursula’yı hep sever, çok sever, durur durur yeniden sever. Şiir yazarken bilimkurguya nasıl bulaştı hiç bilmiyor. Önce bilimkurgu da ona bulaşmış olabilir. Ama kavga falan çıkmadan olay sakinleştirildi. Şimdi usul usul başını önüne eğip burda gördüğünüz şeyleri yazıp çevirdi. Yine de sonu hayır değil bu kadının da bakıcaz artık.