Ölümün Sıradanlaştığı Bir Gelecek: Pısırıklar Çağı

“Yeniden doğmayı kim istemez. Ama ölümünüzle yeniden doğumunuz arasına yüzlerce yıl girerse, bazı “uyum sorunları” yaşamanız kaçınılmaz olacaktır.”

1919 yılında doğan Frederik Pohl, Amerikan bilimkurgusunun önemli temsilcilerindendir. Birçok takma isimle eserler vermiş ve başta Cyril M. Kornbluth olmak üzere farklı birkaç yazarla daha ortak çalışmalarda bulunmuştur. Dergici geçmişine de sahip olan Pohl, Astonishing Stories, Super Science Stories, Galaxy and IF, Star Science Fiction Stories ve Gal gibi dergilerin belirli dönemlerde editörlüklerini de yapmıştır.

Bilimkurguda Yeni Dalga Akımı‘nın ortaya çıktığı dönemlerde kaleme aldığı Hiçi Destanı serisiyle adını daha fazla kişiye duyuran Frederik Pohl, Hugo, Nebula, Locus, John W. Campbell ve Amerikan Ulusal Kitap Ödülü başta olmak üzere, yapıtlarıyla birçok ödül kazanmıştır. Bilimkurgu türünde “Büyük Usta” olarak anılan yazarlar arasında da yer alan ve 3.5 yıl önce, 2013’te kaybettiğimiz Pohl’ün Türkçe’deki eserleri ise şunlardır:  Hiçi Destanı Üçlemesi -Çıkış Kapısı, Mavi Ufkun Ötesinde, Hiçi ile Buluşma- (Kavram Yayınları), Hukuk Gladyatörü -Cyril M. Kornbluth ile birlikte-  (Metis Yayınları), Uzay Tacirleri -Cyril M. Kornbluth ile birlikte- (Metis Yayınları), Sarhoş Adımları (Ve Yayınları).

frederik-pohl

“Canlı, sıhhatli ve cebinde çeyrek milyon dolarıyla kendini bir kenara atılmış gibi hissetti. Üzerinde on yedi milyar canlı ve bunun iki katı kadar da donuk vaziyette uyuyan  insanın bulunduğu bu gezegende yapayalnızdı.”

Özgün adı “The Age of Pussyfoot” olan ve dilimize 1998’de Mehmet Moralı çevirisiyle “Pısırıklar Çağı” olarak çevrilen kitap Metis Yayınları aracılıyla yayımlanmıştır. 1969’da kaleme aldığı kitabında Pohl ölümsüzlük temasını işlemiştir. Geleceğin dünyasında ölümsüz olmak artık mümkündür, peki ama bunun sonucunda yaşanması muhtemel olaylar nelerdir? Charles Forrester Dalgleish 20. yy.’da yaşamına devam etmekte olan bir itfaiyeciyken günün birinde elim bir kaza sonucu hayatını kaybeder. 1969’da ölen Forrester, 558 yıl sonra Dünya’ya yeniden merhaba der. Bilimin hızla gelişmesi sonucu insanlar uzun süre dondurulup yeniden hayata döndürülebilmektedir. Bu durumdan Forrester da nasibini alacak ve gözlerini 26. yy’ın dünyasına, 2527’ye açacaktır.

Forrester bir yandan tamamen yabancısı olduğu bu gelecek portresine alışmaya çabalarken, bir yandan da başına üşüşen dertlerle uğraşmak zorundadır. “Haz verici” adı verilen ve herkeste bulunması zorunlu olan teknolojik bir aygıt vasıtasıyla yeni çağın dinamiklerine göre hareket eden Forrester, Adne Bensen isimli bir kadınla tanışacak ve Heinzlichen Jura de Syrtis Major adlı bir Marslı ile de çeşitli sürtüşmeler yaşacaktır. Adeta sudan çıkmış balığa dönen ve birikmiş parası olmasına rağmen oldukça pahalı olan 26. yy.’da bir süre sonra hayatta kalma çabasına da girişecek olan karakterimiz, zekasının da yardımıyla riskli durumlardan sıyrılmaya çalışacaktır.

pısırııklar çağı

“Tabii, diye kendine hatırlattı, ölümün bu devrin insanları için onun kendi devrindeki insanlara ifade ettiğinden çok değişik bir anlamı vardı. Ölüm artık her durumda geri dönülemez değildi.”

Kendi yaşadığı dönemdeki insanların ölüm korkusunu bilen biri olarak Forrester, uyandığı gelecekte insanların birbirini öldürmesinin resmi bir hale gelmesini ilk olarak garip bulsa da, bunu da zaman içinde kanıksar. Hemen her şeyin robotlar tarafından yapıldığını gördüğümüz hikayede kimi insanların bu durumdan rahatsızlık duyduklarını ve makinaların boyunduruğu altında yaşamaya son vermek adına çeşitli çalışmalarda bulunduğunu görmekteyiz. Güneş sistemindeki bazı gezegenlerde ise canlılar yaşamaktadır ve Siriuslar’ın sinsi planları arasında Dünya’yı ele geçirmek de vardır.

600 yıla yakın bir sürede evrim geçirmiş olan insan duygularına da öyküsünde yer veren yazar, bazı konularda insanlığın eskiye nazaran daha korkak olduğunu vurguluyor. Yaklaşmakta olan bir işgal durumunda verilebilecek olası tepkileri oldukça esprili bir dille okuruna aktaran Pohl, iyi bir bilimkurguyu iyi bir mizahla harmanlamayı başarıyor. Geleceğe dair güzel öngörüleriyle de eserini güçlendiriyor.

“İnsanlar koyun gibi. Kişiliklerinin kamulaştırıldığını biliyorlar, ama bunun hakkında ne biliyorlar? Hiç. Sadece oturup keyiflerine bakıyorlar. – Taiko Hironibi.

Yazar: Bahri Doğukan Şahin

1995, Erzurum. Kitap okur, belgesel izler, sinema, felsefe ve bilimkurguyla ilgilenir, öykü yazar. Kayıp Rıhtım'da başladığı yazarlık serüvenine, Fantastik Canavarlar ve Bilimkurgu Kulübü gibi internet sitelerinde ve çeşitli dergilerde devam etmekte. bahridogukan@gmail.com

İlginizi Çekebilir

Genç Yaşta Yiten Yetenek: Cyril M. Kornbluth

ABD’li yazar Cyril M. Kornbluth’ın ismindeki “M” kısaltması, eşi Mary Kornbluth‘un kendisiyle yaptığı işbirliğini temsil …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et