nefes rivayetleri

Ölümsüz Bir Anlatı: Nefes Rivayetleri

“Mitler, her ne kadar bazen bir karakterin yaşamını konu alsa da toplumsal bilinçdışının bilince yansımasıdır. Bu nedenle aktarılan mitik öykü bireyin değil toplumsalın öyküsüdür ve onun taleplerini dile getirir.” Homo Narrans – İsmail Gezgin

Anlatıcılık geleneği insanlık tarihi kadar eskidir. İlk çağlardan bu yana doğayı seyreden atalarımız, durmadan deveran eden âlemin varlık maksadına dair çıkarımlarda bulunmuş ve nesiller boyunca çeşitli şekillerde aktaragelmiştir. İnsanların doğayı ve evreni anlama çabaları, mitlerin, efsanelerin ve destanların doğuşuna neden olmuştur. Mezopotamya’dan Homeros’un Yunan destanlarına, Hint mitolojisinden İskandinav efsanelerine kadar anlatıcılık her kültürde farklı bir şekil almıştır. Bu anlatılar, başlangıçta sözlü geleneklerle taşınırken, yazının icadıyla birlikte yazılı hale gelmiştir.

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte anlatıcılık da hayli değişmiştir. Matbaanın icadı, kitapların geniş kitlelere ulaşmasını sağlamış, sinema, radyo ve televizyon ise hikâye anlatımını görsel ve işitsel boyutlara taşımıştır. Bu gelişmeler, hikâyelerin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamış ve anlatım biçimlerini çeşitlendirmiştir. Günümüzde dijital devrimle birlikte sosyal medya, bloglar, podcast’ler ve interaktif hikâye anlatımı gibi yeni medya türleri ortaya çıkmıştır. Böylece anlatıcılığın evrensel yönü, yeni form ve teknolojiler aracılığıyla sayısız kez yeniden ortaya konmuştur.

“Rivayet o dur ki!” diye başlayan hikâyelere hepimiz aşinayızdır. Zira insanlığın en eski mesleği rivayet etmektir. Rivayetin temelinde az evvel bahsettiğimiz sözlü anlatı geleneğinin izleri vardır. Dilin gelişiminin bile aslında hikâye etme amacı taşıdığını hatırlarsak bu durum daha da netleşir. Rivayeti aktarana râvî denmesi de aynı sebeptendir. Kelimeyi dini bağlamı dışında irdelersek, aktaranın öğrendiğini nakletme ve böylece içerdiği mesajı yayma niyeti taşıdığını görürüz. Ancak zaman acımasız bir değişken olarak mesajı korusa da içeriğin değişmesi, dönüşmesi olasıdır.

Nefes Rivayetleri‘nde Nefes ya da Soluk adıyla anılan meçhul karakterin her macerası, müşterek mirasımıza yaslanıyor; hem de 14 yazardan 14 eşsiz öyküyle! Seçki, öncelikle bir köken (origin) anlatısı olarak başlıyor. Ardından farklı çağlarda ve bambaşka sahnelerde sergilenen oyunlarla devam ediyor. Her bir parça, yazarının edebi birikimini, düşün dünyasını ve düşlerinin derinliğini yansıtıyor. Ölümsüz bir insanın hayata ve ona içkin tüm kavramlara dair düşüncelerinin seyrini izliyoruz. Ölüm dediğimiz nihai sonun kaçınılmazlığı hepimize bir amaç sunarken, hayatın anlamını sorgulayarak, geçicilik içinde kalıcı “şeyler” arayarak çıkış yolu bulmaya çabalıyoruz. Sanatın varlık sebebi bile Nietzsche’nin işaret ettiği şekliyle Tanrı’nın düşüşüyle ortaya çıkan boşluğu doldurma çabasıdır. Oysa Nefes’in yolculuğunda bu sona yer olmadığı açık. Asırların getirdiği yükle derinleşen anlam ve amaç arayışı farklı bir şekle bürünerek Gölge adını alıyor.

Jung’un arketiplerinden en bilineni olan Gölge, bireyin bilinçli benliğinden (ego) sakladığı, bastırdığı ve kabul etmediği düşünceler, hisler, dürtüler ve davranışları temsil eder. Toplumsal kimliğini inşa ederken normlara uymayan ne varsa ona yükler, kendinden uzaklaştırır. Yani benliğin “öteki” yüzü gölgedir. En bilindik örneği de Joker’le yüzleşen Batman’in aslında bir yanıyla ona benzediğini bilmesidir. Tıpkı Doktor Jeykll ile Bay Hyde ya da Hulk ile Bruce Banner gibi ötekiyle devamlı temas hâlindedir, bundan kaçamaz ama bir türlü uzlaşamaz da. İlişkisi bu gelgitli hâller odağında şekillenir. Bu bağlamda, Nefes’in uzun ömrü için ötekiyle yüzleşebilme gayreti diyebiliriz. Gölge’nin ismiyle müsemma biçimde dâhil olduğu her an, Nefes’in Jungvari bir birleşmeyle tamamlanıp tamamlanmayacağını merak ediyor ve heyecanla izliyoruz. Nihayetinde kitap sona erince merakla soruyoruz: Sahiden de ben bir başkası mıdır?

Günümüze kadar uzanan, hatta hızını alamayarak geleceğe de seslenen bu öykülerden yalnızca son iki tanesi bilimkurgu içeriği sunuyor. Hikmet Hükümenoğlu tarafından kaleme alınan “Kapan” bunlardan ilki. Yakın gelecekte geçen öykü, kıyamet sonrası bir atmosferi tüyler ürperten biçimde aktarmayı başarıyor. Yalnız başına bir sığınakta kapana kısılan karakterin notları üzerinden ilerleyen anlatı, hırsın sonuçlarını sorgulatıyor. Gökcan Şahin imzalı “Bu Evrende Mahsur Kalanlar” ise tabiri caizse bütün yapıtın zirve ve çözüm noktası olarak öne çıkıyor. Beş benzemez konseptiyle her bir anlatıcının hikâyesini ayrı ayrı dinlerken, aynı zamanda Nefes ile Gölge arasındaki ilişkinin “tamamlandığı” yeri de görüyoruz. Uzak gelecekte geçen bu öykü, bütün seçkinin payandası olmanın yanı sıra, bağlandığı nokta itibariyle etkisini arttıran bir katalizör işlevi de üstleniyor.

Ezcümle; anlatıcılık geleneğini modern bir perspektiften ele alan “Nefes Rivayetleri”, modern bir mit inşası olarak hayli şey söylemeyi başarıyor ve anlatı geleneğine özgün bir bakış açısı katıyor. Kadim zamanlardan itibaren başlayan ve bir silsile hâlini alan metin, her merhalede farklı bir renk vererek tabloyu okurun tamamlamasını amaçlıyor. Bin bir rengin âdeta terennüm ettiği sayfalardan geçerken yüklendiği köklü mirasın derinliğini sergilemeyi maharetle başarıyor. Böylece ölümsüzlüğün esvabına bürünen eski zaman gezgininin dilinden söylenen “rivayetler” muradına eriyor.

Doğan Kitap bünyesinde yayımlanan eserin kapak resmi Ebrahel Lurci’ye ait, derleyen ise Ozancan Demirışık. Yazar listesi de şöyle; Mehmet Berk Yaltırık,  Saygın Ersin, Ozancan Demirışık, İsmail Güzelsoy, Afşin Kum, Meryem Gültabak, Funda Özlem Şeran, Emirhan Burak Aydın, Deniz Erbulak, Ayfer Kafkas, Murat Başekim, Ekin Açıkgöz, Hikmet Hükümenoğlu, Gökcan Şahin.

Yazar: Emre Bozkuş

ben bir şarkıyım/atlas denizlerinden geldim/önümde dalgalar vardı/arkamda dalgalar/dalgalar bitince/ben de biterim

İlginizi Çekebilir

tbd 2024

TBD 2024 Bilimkurgu Öykü Yarışması Başvuruları Başladı

Türkiye Bilişim Derneği‘nin bu yıl yirmi altıncısını düzenlediği Bilimkurgu Öykü Yarışması için son başvuru tarihi 31 Ağustos 2024 olarak açıklandı. …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin