bilimkurgu kulubu

Kitap İncelemeleri

Tarih: 23 Temmuz 2020 | Yazar: Ahmet Boyraz

0

Geleceğin Dünyasından Masallar: Kent

1904’te doğan ve sıradan bir hayat yaşayan Clifford D. Simak, bir gün çocukluk yıllarında hayranlıkla okuduğu bilimkurgu yazarları arasında yer alacağını tahmin bile edemezdi. Yazın hayatına birçok roman ve öykü sığdıran yazar, layık görüldüğü ödüllerle de çabalarının karşılığını fazlasıyla aldı. Dahası, bilimkurgu yazınının henüz emeklediği bir dönemde yazdığı Way Station, The City, Time and Again ve The Goblin Reservation gibi önemli eserleriyle tarihte iz bırakmayı başardı. 25 Nisan 1988 yılında hayata gözlerini yuman yazarın en önemli ve en çok okunan eserlerinden birisi ise geleceğin dünyasında insanların birer efsane varlıklara dönüştüğü Kent‘di.

1952 yılında yayımlanan ve 1954’te International Fantasy Award ödülünü kazanan Kent, yazarın ülkemizde basılan tek kitabı. İlk kez 2003 yılında İthaki etiketiyle dilimize çevrilen eser, 2020 yılında yine aynı yayınevi tarafından Bilimkurgu Klasikleri Serisi çatısı altında tekrar okuyucusuyla buluşturuldu. Eserin çevirmenliğini Kemal Baran Özbek yaparken, kapak tasarımını ise diğer çalışmalarıyla da tanıdığımız Şükrü Karakoç üstleniyor.

Clifford D. Simak’ın tarzını bütünüyle yansıtan Kent, birbiriyle bağlantılı 9 öyküden oluşuyor. Öncelikle bu öykülerin köpekler tarafından yazıldığını ve öykülerden önce gelen, arşiv niteliği taşıyan bölümlerin de önemli bir yere sahip olduğunu belirtmek gerekiyor. Efsanelerin ortasında yer alan Webster ailesi ve onlara eşlik eden robot Jenkins ile farklı mecralara doğru yelken açıyoruz. İnsanların kentlere akın ettiği ve gelişen teknolojinin yavaş yavaş hissedilmeye başlandığı bir dönemde fitili ateşlenen olaylar, sonrasında tahmin edemeyeceğimiz bir yöne doğru seyrediyor. Çağlarca süren bu olaylar zincirinde karşımıza çıkan her Webster üyesi ve robot Jenkins ile insanlık tarihindeki önemli dönemeçlere tanıklık ediyoruz. Robotlar, insanlığın yok oluşu, köpeklerin ve diğer hayvanların evrimi, mutantlar, başka gezegenlere yapılan yolculuklar ve toplumun değişimi gibi birçok konuyu kapsayan kitap, haliyle geniş bir hikayeye de sahip.

320 sayfalık eserde okuru tatmin edecek birçok anekdot var. Hayal dünyası ile okurunu büyüleyen yazarın takdir edilesi diğer bir yanı da kendisine has bir tarzının oluşu. Eserlerinin genelinde pastoral bir yol çizen yazar, işlediği konuları sakin bir atmosferde ele alması ve metnin arka planına yerleştiği barışçıl mesajlarıyla farkını ortaya koyuyor. Kent’te de yazarın bu yönünü fazlasıyla görüyoruz. Sıradan insanların yer aldığı ve dostluk ilişkilerinin ön plana oturtulduğu öykülerde ayrıca ütopik fikirler de bulunuyor. Binlerce yıl süren ve hiçbir canlının öldürülmediği bir zaman diliminin yanı sıra, köpeklerin ve robotların dostlukları da bu ütopik fikirlerinden sadece birkaçı.

Diğer pek çok bilimkurgu yazarının aksine nüfus sorununa farklı bir açıdan yaklaşıyor Simak. Meslektaşlarının nüfus patlaması ve akabinde ortaya çıkan felaketleri işlemesine karşın; o insanlığın gitgide azaldığı, hayvanların ve robotların yerimizi aldığı bir geleceği resmediyor. Yazarın doğaya duyduğu sevgi öylesine güçlü ki, bunu çeşitli kurgulamalarında da açıkça görebiliyoruz. Öte yandan yazarın en önemli özelliklerinden biri de teknolojik ayrıntı ve izahatlardan uzak durma eğilimi. Örneğin eserlerinde bahsettiği cihazların çalışma prensipleri bütünüyle belirsiz ve kurgular daha çok fikirsel bir bilimkurgu zemini üzerine inşa ediliyor.

Sonuç olarak nazik, iyimser ve hümanist kişiliğiyle ön plana çıkan yazarın insanları mitolojik bir öge olarak işlediği Kent, bilimkurguya olan bakış açınızı değiştirebilecek nitelikte.

Etiketler: , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

1993'de Adana'da doğdu. Futbol ve Bilimkurgu hastası. Bilimkurgu konusunda üretmekten çok tüketme eyleminde olsa da bunu tersine çevirmek için elinden geleni yapıyor.