bilimkurgu kulubu

Kitap İncelemeleri

Tarih: 12 Nisan 2021 | Yazar: Sadık Efe Sarıtunalı

0

Felsefi Bir Arayış: Kadim Yolculuk

Kapağı pek çekici olmasa da, Mücahit Özdoğan’ın Perseus Yayınları etiketiyle piyasaya çıkan Kadim Yolculuk kitabı çok kaliteli bir felsefi roman. Kitapta din, inanç, mitoloji, insanlık tarihi, ezoterizm, komplo teorileri ve bilimkurgu unsurları tek kurgu içinde başarıyla harmanlanıyor. Eğer tarih ve mitolojiye ilginiz varsa kitap daha da hoşunuza gidecek nitelikte. Zaten yazarın ele aldığı konu, teori ve karakterler bu alanların meraklıları için son derece tanıdık.

Medeniyeti bir döngü olarak ele alan yazar, bizi bu döngü boyunca felsefi bir yolculuğa çıkarıyor. Bu sırada karakterlerimizin varlığı, bilgiyi, teolojiyi sorguladığını görüyoruz. Kitabı benzerlerinden ayıran en önemli unsur, yazarın kendini dini inancından soyutlayabilmesi. Üç yüz yetmiş sayfa boyunca propagandaya kaymadan felsefi fikirlerin çarpışmasını okuyoruz. Hatta karakterlerin, Tanrı’nın varlığını sorgulayan, hatalar yapabilen, bazen de yanlış görüşleri savunan yalvaçlar olmalarıyla çok farklı ve cesur bir kitap olduğunu söyleyebiliriz. Hikaye spesifik bir dinin gerçeklerine göre değil, farklı din ve efsanelerin ortak yönlerinden yola çıkılarak kurgulanıyor.

Elbette kitaptaki teoriler yeni veya orijinal değil. Tarih öncesinde yüksek teknolojiye sahip medeniyetlerin olması, mitolojik tanrı ve karakterlerin o bölgelere gönderilen yol göstericiler olabileceği gibi iddialar yıllardır yazılıp çizilen şeyler, ama Kadim Yolculuk’un derdi de bu değil zaten. Roman, bu spekülasyonları arka plan olarak kullanıyor ve onların çağrıştırdığı felsefi sorular üzerine yoğunlaşıyor. Felsefenin yapısına uygun olarak, kitabın dünyasında bile bu sorulara kesin cevaplar verilmiyor, okuyucu o konular üzerine düşünmeye yönlendiriliyor.

Özdoğan’ın karakterleri, felsefi sorgulamaları yansıtmak için yaratılmış yarı ilahi ölümsüzler olmalarına rağmen şaşırtıcı derecede gerçekçi. Bu varlıkların diyalogları, arkadaşlıkları hakikaten samimi ve eğlenceli. Hatta yazar, yol göstericilere gündelik konuşmalar yaptırarak kurgusuna mizahi bir çeşni eklemiş ve bu, kitaba güzel bir tat katmış. Kadim Yolculuk’u bir felsefe derlemesi olmaktan çıkarıp oldukça eğlenceli bir okuma deneyimi haline getiren şey, medeniyet döngüsü boyunca yalnız farklı çağ ve mekanlarda değil, farklı türlerde de dolaşıyor olmamız.

Biraz da kitabın konusundan bahsedelim. Okuma zevkinizi baltalamamak için sürpriz bozmayacağız. Roman, tarih öncesi zamanlarda küçük bir kız ile başlıyor. Henüz çocukken, “Ben kimim?” sorusunu soran bu kız, büyüdükçe doğayı, varlığı ve evreni sorgulamaya devam ediyor. Bir çömlekçi olan babası, kızı alıp bilim insanı yetiştirilen ve farklı alanlarda çalışmaların yapıldığı üstün teknolojili ütopik Atlantis adasına götürüyor. Sınavı geçip burada eğitim görmeye hak kazanan kız, insan aklının sırrını çözerse tüm evreni anlayabileceğini düşündüğünden “beyin ve bilinç” bölümünü seçiyor.

Bu şekilde başlayan medeniyet döngüsü, akıcı bir roman kurgusu içinde bildiğimiz ilk uygarlıklara, yakın tarihe, günümüze, hatta geleceğe uzanıyor. Bu sırada hayatlarını ezbere bildiğimiz pek çok karakterle karşılaşıyoruz. Mücahit Özdoğan, bu kişilerin yaşam öykülerini aykırı bir bakış açısıyla anlatıyor. Tam olarak hangi insan ve topluluklarla karşılaştığımızı burada belirtmeyeceğiz, çünkü sayfaları çevirdikçe beklemediğimiz bir tanıdıkla karşılaşmak gerçekten güzel bir deneyim.

Yazarın akıcı, sürükleyici bir dili var. Acemilikten uzak, daha önce farklı eserler kaleme aldığını belli ediyor. Kulak tırmalayan cümleler, aceleye gelmiş paragraflar az da olsa yok değil. Bu yönden kendisini biraz daha geliştirirse yerli bilimkurgu/fantastik edebiyatında klasik olacak kitaplarını okuyabiliriz.

Sonuç olarak Kadim Yolculuk, kapağından ve arka kapak yazısından anlaşılmasa da, büyük bir heyecanla başlanıp hezeyanla sonuçlanan pek çok yerli spekülatif kurgu romanın aksine gerçekten başarılı bir kitap.

Etiketler: , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bilgisayarla fazla ilgilenir. Boş zamanlarında ise çizgi roman okur. Bir gram çizim yeteneği olmadığı için çuvalladığı çizgi romanlarından sonra en büyük hayali kendine bir çizer bulup çizgi roman yazarı olmak. En büyük tutkusu ise bilimkurgu.