bilimkurgu kulubu

Edebiyat R. Daneel Olivaw

Tarih: 2 Nisan 2016 | Yazar: İsmail Yamanol

0

İnsanlığın Yazgısını Değiştiren Robot: R. Daneel Olivaw

Bilimkurgu ve robot sözcükleri bir araya geldiğinde, herkesin aklında beliren ilk isimlerden biridir Isaac Asimov. Kuşkusuz onun eserlerinde, bebek bakıcılarından madencilere, roman yazanlarından tanrıyı sorgulayanlarına kadar pek çok robot karakterle tanıştık. Ama hiçbiri, bilimkurgu edebiyatının gelmiş geçmiş en önemli robotlarından biri olan R. Daneel Olivaw kadar okuyucu üzerinde etki yaratmayı başaramadı. Çünkü R. Daneel Olivaw, binlerce yılı kapsayan o incelikle örülmüş kurgusal Asimov evreninin kilit karakterlerinden biridir ve insanlığın geleceğinde çok önemli bir rol oynamıştır. Onu daha iyi tanıyabilmek için, yazarın birbiriyle bağlantılı olan Robot ve Vakıf serilerinin eksiksiz şekilde hatmedilmesi gerekir. Ancak o zaman bu robot karakterin değeri ve önemi kavranabilir.

Biz okurlar, R. Danell Olivaw karakteriyle ilk kez The Caves of Steel (Çelik Mağaralar, Ölü Gezegen) romanında karşılaşırız. Bu roman ayrıca, Elijah Baley ile R. Daneel Olivaw karakterlerini birbiriyle tanıştıran ilk eser olma özelliğini de taşır. İnsanlığın uzak bir geleceğini resmeden roman, en çok yarattığı evrenle dikkat çeker. Öyle ki, bu evrende “kent kültürü” adı verilen bir yaşam biçiminin egemenliğiyle karşılaşırız. Bu yaşam biçimi nedeniyle tüm insanlık yeraltında yaşayan bir uygarlığa dönüşmüştür. Dolayısıyla romanın tamamı yeraltı kentlerinde geçer. Yeraltında konumlandırılmış bu kentler, üstü çelik kubbelerle kapatılarak eserin adına uygun bir biçimde adeta çelik birer mağaralara dönüştürülmüştür.

Elijah Baley ve R. Daneel Olivaw

Elijah Baley (solda) ve R. Daneel Olivaw (sağda)

The Caves Steel her ne kadar bilimkurgusal bir dedektiflik izleğine sahip olsa da, alttan alta distopik bir gelecek manzarası da sunar. Romanda insanların büyük bir kısmı, açık havaya çıkmaktan ve güneşi görmekten korkmaktadır. Bu büyük ve kalabalık kentlerde adeta birer köstebek hayatı yaşayan insanlar, zorlu koşullar nedeniyle pek çok özgürlük ve haklarından da vazgeçmişlerdir. İlk göze çarpan manzaraysa katmanlaşan çarpık bir toplumsal düzendir. Örneğin her evde musluk suyu imkanı yoktur. Kişinin bu imkanı kazanması gerekmektedir. İstihkaka dayalı bu düzen tarafından çepeçevre sarmalanmış olan insanlar, söz konusu hiyerarşi içerisinde yeni imkanlar elde etmek ya da varolan imkanlarını korumak adına didinip durmaktadırlar. Hal böyleyken bir kişinin işini kaybetmesi demek, onun için büyük bir yıkım anlamına gelmektedir. Bu nedenle toplumun neredeyse tamamına sirayet etmiş bir robot düşmanlığı söz konusudur. Çünkü robotlar, insanların işlerini ellerinden alan makinelerdir!

Öte yandan nüfusun hızla artması ve kaynakların giderek azalması Arz’ın en büyük sorunları arasındadır. Geçmişte Arz’dan ayrılarak başka gezegenlere göç etmiş ve zaman içinde daha gelişmiş bir teknolojiye ulaşmış olan kolonistler (uzaycılar), Arz’ın ancak robotlara dayalı bir ekonomiyle kurtulacağına inanmaktadırlar. Ama önlerinde çok büyük bir sorun vardır: Robotlardan nefret edilen bir dünyada bu nasıl sağlanacaktır? Durum böyleyken, robotik alanındaki en önemli isimlerden olan uzaycı bilim insanı Dr. Roj Nemennuh Sarton gizemli bir şekilde öldürülür. Ortada çözülmeyi bekleyen enteresan bir cinayet var gibi görünmektedir. İşte bu noktada devreye ana karakterler Elijah Baley ve R. Daneel Olivaw girer. Amaçları söz konusu cinayeti çözmektir.

Elijah Baley ve R. Daneel Olivaw

Elijah Baley ve R. Daneel Olivaw birlikte cinayetin ardındakı sırrı aydınlatmaya çalışırken

Elijah Baley, başlarda R. Daneel Olivaw’a karşı bir hayli soğuk ve temkinli yaklaşır. Ne de olsa o bir robottur! Ancak ikili, zaman içinde birbirlerine güven duymaya başlayacak ve böylelikle kadim bir dostluğun ilk adımları da atılmış olacaktır. R. Daneel Olivaw, 3200 C.E. tarihinde iki Aurora‘lı robot bilimci Roj Nemennuh Sarton ve Han Fastolfe tarafından yaratılmış ilk insansı robottur. Dolayısıyla kendisini herhangi bir insandan ayırt etmek mümkün değildir. Çıkık elmacık kemikleri, arkaya taradığı bronz saçları, kusursuz üslubu ve uzun boyuyla dikkat çeker. Kimliğini gizlemek amacıyla gerektiğinde bir şeyler yiyip içebilir ve daha sonra göğüs bölmesinde biriken bu gıdaları vücudundan atabilir. Tüm bunlara rağmen, tutum ve davranışlarında mantığa dayalı genel bir duygusuzluk havası vardır. Fakat zaman içinde bu eksiklerini de gidermeyi başarmıştır. Öte yandan bir insana göre çok daha güçlü ve çeviktir. Pozitronik bir beyne sahip olmasından ötürü, hafıza ve hesaplama gerektiren işleri saniyeler içinde yerine getirebilir. Adının başındaki “R” harfi, “robot” sözcüğünün ilk harfine bir göndermedir.

Asimov evrenindeki tüm robot karakterler gibi R. Daneel Olivaw da Üç Robot Yasası‘na sıkı sıkıya bağlıdır. Yasaları çiğnemesi durumunda, onun da pozitronik beyni yanacak ve işlemesi duracaktır. Haliyle tüm kararlarını, tabi olduğu yasalara büyük bir riayet içinde alır. Bütün bu özellik ve yenetekleriyle Olivaw, kısa sürede Baley’in gözüne girmeyi ve onun sadık bir ortağı olmayı başarır. İkilinin Dr. Sarton cinayetini çözme konusunda gösterdiği başarı, sonrasında tekrar bir araya gelmelerine neden olur. Zira Solaria’da Rikaine Delmarre adlı bir foetolog öldürülmüştür. İşlenen bu cinayet gezegen tarihinde bir ilktir ve yarattığı etki de büyük olmuştur. Bu konularda yeterli deneyime sahip olmayan Solaria güvenliği, cinayetin araştırılıp katilin belirlenebilmesi adına R. Daneel Olivaw ve Elijah Baley’in yardımına başvurur. Baley, ilk başlarda açık alan korkusunun da etkisiyle bu görevi üstlenmeye gönülsüz davranır; fakat sonunda ikna olmaktan başka çaresi kalmaz. Ne var ki Solaria halkının tuhaf sosyal yaşantısı, cinayetin çözümünü bir hayli zorlaştırır. Ayrıca onların bu macerasıyla birlikte hayatımıza yeni bir karakter de dahil olur: Giladia Delmarre

R. Danell Olivaw

The Nuked Sun (Güneşin Tanrıları), R. Daneel Olivaw ile Elijah Baley’in maceralarını anlatan ikinci romandır.

Tüm olumsuzluklara rağmen ortaklaşa verdikleri ikinci sınavı da geçen ikili, artık insanlığın ikamet ettiği her gezegende büyük bir üne kavuşmuştur. Bu ünlerinin de etkisiyle kendilerini üçüncü bir maceranın içinde bulmaları gecikmez. Ama bu kez çözülmesi gereken “cinayetin” maktulü bir insan değil; insansı bir robottur. Aurora’da, R. Daneel Olivaw ile birlikte en insansı iki robottan biri olan R. Jander Panell, tuhaf bir biçimde “ölmüştür”. Bu durum, galaksideki en büyük robotik uzmanı olan ve R. Jander Panell’in de yaratıcısı sayılan Dr. Han Fastolfe‘u çok zor bir duruma sokar. Fastolfe’un rakipleri, bu olayı ona karşı siyasi bir koz olarak kullanmaya ve onu olabildiğince yıpratmaya kararlıdırlar. Arz’a yakın politikalar güden ve insanlığın geleceğinin arzlılara bağlı olduğuna inanan Dr. Fastolfe’un bu krizden bir an önce kurtulması gerekmektedir. Eğer Dr. Fastolfe’un rakipleri bu siyasi düelloyu kazanacak olursa, insanlık Arz’a mahkum kalacak ve belki de bu insanlığın sonu olacaktır! Tüm bunların bilincinde olan ikilinin omuzlarındaki yük artık çok daha ağırdır.

Ancak beklenildiği gibi bu badireden de alınların akıyla çıkmayı başarırlar. Tüm birliktelikleri boyunca ikili birbirinden çok şey öğrenir ve derin bir dostluk bağı kurarlar. Daneel, Baley sayesinde daha “insan” olurken; Baley de Daneel sayesinde geleceğe yönelik dar vizyonunu genişletir. Gerçekten de Elijah Baley, kendi küçük dünyasında yaşayıp giden alelade bir dedektifken, Daneel ile tanıştıktan sonra insanlığın geleceğine yönelik fikirler geliştiren bir kişiliğe dönüşür. Yaşadığı maceralar sırasında, korkularının ve önyargılarının anlamsızlığını görmüş; evrene ve insanlığa dair kapsamlı perspektifler edinmiştir. Elbette onun bu dönüşümünde Daneel’in payı büyüktür. Her şeye rağmen Baley bir insandır ve Daneel gibi uzun bir ömre sahip değildir. Atıldığı her serüvende onu biraz daha yaşlanmış buluruz. Ona göre insanlığın geleceği uzaydadır ve çok geç olmadan Arz’ın dışına yayılma gerekliği vardır. Aksi takdirde Arz’a sıkışıp kalan insanlığın, bir geleceğe de sahip olamayacağı kanısındadır. Daneel ile giriştiği her görevde olduğu gibi bu konuda da başarı sağlar. Zira Baley ölmeden önce, insanlık başka gezegenlere yerleşmeye başlamıştır bile.

R. Giskard Reventlov

R. Giskard Reventlov

Elijah Baley’in ölümünün üzerinden 160 yılı aşkın bir zaman geçer. Bu süre zarfında, Aurora’nın siyasi önderliğini yürütmüş olan Dr. Han Fastolfe’un da desteğiyle arzlılar galaksiye yavaş yavaş yayılmayı ve pek çok gezegende koloniler kurmayı başarmıştır. Fakat uyguladığı politikalarla arzlıların galaksiye yayılmasına önayak olan Dr. Fastolfe yaşlılığa bağlı nedenlerle yaşamını yitirir. Bu durum Fastolfe’un ezeli rakibi Dr. Kelden Amadiro‘nun cesaretlenerek tekrar Arz’a ve arzlılara karşı harekete geçmesine neden olur. Ancak bu sefer koşullar Elijah Baley’in yaşadığı dönemdeki koşullardan çok farklıdır. Bir zamanlar uzaycıların mutlak gücü karşısında boyun eğmekten başka çaresi olmayan arzlılar, artık uzaya açılarak yeni dünyalara yerleşmiş ve hızlı bir gelişim sürecine girmiştir. Neredeyse uzaycıların gelişmişlik seviyesine yaklaşmışlardır. Dolayısıyla bu durum, iki denk gücü birbirine karşı ihtiyatlı davranmaya itmektedir.

Fakat ne olursa olsun arzlıların galaksiye yayılmasını engellemeye ant içmiş olan Amadiro, amacını gerçekleştirebilmek için her şeyi yapmaya kararlıdır. Parlak ve genç bilim adamı Dr. Levular Mandamus‘la birlikte sinsi bir planı devreye sokmaktan çekinmez. R. Daneel Olivaw ile R. Giskard Reventlov, Amadiro’nun bu sinsi planını hissederek yakın zamanda büyük bir krizle yüzleşmek zorunda kalacaklarının farkındadırlar; lakin bu krizi nasıl atlatacakları tam anlamıyla bir muammadır. Daneel’in,bir başka robot karakter olan R. Giskard Reventlov’la kurduğu yakınlık ve gerçekleştirdiği derin müzakereler, onun insanlığa ve geleceğe bakış açısını derinden etkilemiştir. Tüm bu süreç boyunca gelişimlerini sürdüren ikili, çok büyük yol katetmeyi başarır. Hatta, insanlığın iyiliği ve kurtuluşu uğruna, bireylerin feda edilebileceğini söyleyen sıfırıncı yasa da (zeroth law), bu gelişim sürecinin bir sonucu olarak bulunabilmiştir. Elbette, bu yasanın oluşumunda Elijah Baley’in ölüm döşeğindeyken R. Daneel Olivaw’a söylediklerinin de büyük katkısı olmuştur. Ayrıca onların bu dostluğu, insanlığın yazgısını da sonsuza kadar değiştirecektir. Öte yandan Giskard’ın sıra dışı yeteneğini devralan Daneel için, insanlığın koruyuculuğunu üstlenme görevi de tam bu noktada başlamış olur.

R. Danell Olivaw 2

Sıfırıncı Yasa’nın devreye girmesi, Asimov evrenindeki en büyük kırılma noktalarından biridir.

Daneel, ilk başlarda sıfırıncı yasayı uygulamakta pek çok sıkıntı ve zorluk yaşar. Çünkü bu yasa, her şeyden önce birinci yasanın saf dışı edilebileceğini söylemektedir. Elbette bu durum, pozitronik beyni için ciddi bir tehlike teşkil etmektedir; ama Daneel kararlılığını sürdürerek söz konusu tehlikeyi bertaraf etmeyi başarır. Artık o insanlığın koruyucusu, geleceğin bekçisidir. Gerekli zamanlarda gerekli müdahaleler yaparak, tüm insanlığı kendi çizdiği yazgıya doğru sürüklemeye başlamıştır bile. İşlerini büyük bir titizlilik ve gizlilik içinde yürütür. Tek bir amacı vardır: İnsanlığın bekası… İnsanlık günün birinde milyonlarca gezegene yayılacak, devasa bir galaktik imparatorluk kuracak ve R. Daneel Olivaw da, tüm bunların ardındaki gizli kahraman olacaktır: Şimdi, yarın ve daima…

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Amatör bir düş gezgini ve saplantılı bir bilimkurgu hayranı. Kuruculuğunu ve genel yayın yönetmenliğini üstelendiği Bilimkurgu Kulübü'nde at koşturmayı sürdürüyor. Daha mutlu, daha yaşanası ve daha özgür bir gelecek için…