bilimkurgu kulubu

Edebiyat

Tarih: 24 Temmuz 2015 | Yazar: Konuk Yazar

0

H. G. Wells ve Sosyalizm – 2. Bölüm: Görünmez Adam

Bugün pek çok bilimkurgu romanında kullanılan motiflerden biri olan görünmezlik, H.G. Wells’in 1897 yılında yayınlanan Görünmez Adam romanında bir bilim adamı olan Griffin’in toplumdan soyutlanma ve kimlik bunalımı gibi meselelerle mücadelesinin temel dayanağıdır. Görünmezlik motifi Plato’nun Devlet adlı eserinde kullanılmış olacak kadar eski bir motiftir. Zaman Makinesi romanında sınıfların net çizgilerle birbirinden ayrılması ve birlik beraberlik kavramlarının unutulmasıyla medeniyetin toplumculuk dokusunun zedelendiğini düşünen Wells, görünmezlik motifini temel alarak yazdığı Görünmez Adam romanında; 1800’lerin sonundaki İngiltere’nin insanlık ve toplum odaklı görüşlerini tartışmayı, sosyal kısıtlamaların bireyi neye dönüştüreceğini göstermeyi, bilimin toplumu şekillendirişindeki etkilerini dile getirmeyi, bilimsel bilginin ahlaki normlarla ilişkilendirilişini incelemeyi ve doğru eğitimin işlevselliğini vurgulamayı amaçlar.

Roman Iping köyüne bir yabancının gelmesiyle başlar. Bu yabancı hem görünümü hem de davranışları itibariyle köylünün dikkatini çeker. Yüzü sargılı “tuhaf adam”, geldiği andan itibaren ne köylülerle ne de kaldığı konaklama yerindeki insanlarla anlaşır. Yabancı “Iping’e yalnız kalma arzusuyla geldim” der, kendisini “deneysel bir araştırmacı” olarak tanıtır ve zamanının çoğunu kaldığı odada deneyler yaparak geçirir. Bu döngüde yanlış giden şey ise oteldekilerin yabancıyı tam olarak keşfedememeleri, onun garip davranışlarına akıl verememeleri ve sürekli ortadan kaybolmasının ardından eksik parçaları birleştirerek onu hırsızlıkla suçlamalarıdır. Tüm bu nedenlerden dolayı da romanda görünmez adam hariç herkes bu tuhaf adamı tanımlamaya, onun kimliğini teşhis etmeye çalışır. İlkin bu yabancıya acıyıp merhamet duyan insanlar zamanla ‘göremediklerinden’ yola çıkarak ondan iğrenmeye ve şüphelenmeye başlarlar. Yabancı ise maruz kaldığı hırsızlık suçlamalarına bir zaman sonra dayanamaz. İnsanların önünde kıyafetlerini çıkarır, yüzündeki bandajı açar, onu suçlayanlara görünmez olduğunu ‘gösterir’. Ancak köylüler yaşadıklarına bir süre inanmak istemezler çünkü “herkes her türlü şekil bozukluğuna hazırdır; ama yokluğa değil”

invisible_man_in_laboratory_by_meljona-d7zqi4l

Bu özelliğini görünmez adam elbette ki deneyleri sonucu elde etmiştir; fakat köylüler durumu bilime değil hep hurafelere yorarlar. Çünkü köylülerin bilimi kaynak olarak görmesi imkansızdır; onlar sıradan ve basit insanlardır. Köylüler kendisini yakalamak isteyince pılını pırtını toplayamadan Iping’ten kaçmak zorunda kalan görünmez adam, geride bıraktığı deney materyallerini ve notlarını alması için Marvel adında sakin, uysal ve evsiz bir karakterle köye geri döner. (Bu esnada kendisi tabi ki görünmezdir) Köylüler durumu anlayınca kargaşa olur ancak görünmez adam görünmezliğini kullanarak etrafındaki herkese zarar verir. Iping’teki kavgadan sonra Port Stowe adlı köye geçen görünmez adam, orada da görünmezliğini kullanarak para çalar. Üstelik parayı Marvel’ın cebine atar, hatta bir zaman sonra onu öldürmeye bile kalkar. Marvel’la da yolları ayrılan görünmez adam sonrasında üniversite yıllarından arkadaşı olan Kemp’in evine sığınır. Kemp’in evinde geçirdiği süre boyunca görünmez adamın isminin Griffin olduğu ve görünmezlik için ne gibi çalışmalar yaptığı ve mücadeleler verdiği anlatılır. Tüm bunları öğrenen Kemp ise Griffin’i ihbar eder, ama görünmez adam kaçarak bir süreliğine kurtulur. En sonunda daha fazla kaçamayan görünmez adam bir grup insan tarafından yakalanır ve öldürülür. Bir zamanlar köye çıkıp gelen bu görünmez yabancıyı görünür hale getiren tek şey ise ölümü olur.

Görünmez Adam romanının değindiği ana temalardan belki de en önemlisi birey-toplum ilişkisindeki çıkmazlardır. Üstelik çıkmazları görünmez bir adam üzerinden kurgulayarak Wells’in yaptığı şey, yalnızca toplum ve bireyin muhtemel meselelerini tartışmak değil; teknoloji ve bilimin potansiyel gücünün körü körüne kullanılması durumunda toplum ve bilim insanları arasında doğabilecek muhtemel çıkmazları da incelemektir. Zaman Makinesi romanında maceralarını toplumdan uzak biçimde yaşayıp bilimsel deneyimlerini kendi başlarına gerçekleştiren ana karakterlerin aksine; Görünmez Adam romanının baş karakteri Griffin, her ne kadar zaman zaman toplumdan soyutlanan bir bilim adamı olmaya çalışsa da ‘bu çabası hep kötü sonuçlar üretir; öyle ki toplumun bilime yarar sağlama olasılığı bile bazı durumlarda Griffin yüzünden ortadan kalkar.’

invisible-

Romanın henüz başında Iping’e gelen bir yabancı olarak etiketlenen görünmez adamın roman boyunca devam eden kimlik bunalımı ise -kendi iradesiyle toplumdan soyutlanmasının aksine- dışarıdan gelen etkilerden kaynaklanır. Görünmezliğinin sebep olduğu kötü senaryonun kurbanı olan Griffin kimi zaman köylülerce “Binbir Şişe, Gulyabani, Yabancı” gibi takma isimlerle anılarak toplumdan ötede kalır ve diğerlerince kendisine kimlik yakıştırmaları yapılır. Yabancının kim olduğunu, nereden geldiğini, neden yüzünün sargılı olduğunu, odasından niçin çıkmadığını vb. bir çok soruyu kendi içlerinde tartışarak yabancıya zihinlerinde bir kimlik bulmak isteyenler hep yan karakterlerdir. Yan karakterlerin bir zaman sonra bu sorulara cevap bulmak için yabancıyı sıkıştırması görünmezliğinden ötürü onu zora sokar. Zaman içinde Griffin bilimsel deneylerini yapamayacak, insanlarla düzgün iletişime geçemeyecek, sokakta özgürce yürüyemeyecek, karnını doyuramayacak, birilerinden yardım isteyemecek ve hatta kendini bir an olsun mutlu edemeyecek hale gelir.

Zaman zaman “…genellikle yalnız kalmayı ve rahatsız edilmemeyi tercih ederim” benzeri açıklamalar yaparak bilim için kendisini toplumdan soyutlamanın şart olduğunu düşünen görünmez adamın sonunda ne bir ailesi ne de arkadaşı kalır. Yalnızlığına bakıldığında bunun sebebi genellikle kendisidir, çünkü zamanında deneysel çalışmalar için babasının ölümüne sebep olan, ev sahibinin evini yakan, görünmezliğini kamufle etmek için gittiği dükkandaki kostümcüyü öldüren, arkadaşlarından ve Iping köylülerinden bilerek uzaklaşan hep kendisi olmuştur. Dolayısıyla sanki toplumdan ötelenmeye hep kendisi ve takıntı haline getirdiği görünmezlik çalışmaları sebep olur. Bu sebeple Griffin isterse bilim ve insanlık için kendini soyutlamış olsun, Wells’e göre bilim adamı, toplumculuk unsuru ile paralel gitmemişse bu döngüde bir yanlışlık vardır. Doğal olarak Griffin’in roman boyunca tutunamaması bilim-toplum-ahlak ilişkilendirmesini göz ardı etmesindendir.

the_invisible_man_by_bloodedemon

Griffin’in bunca yalnızlık eğilimine rağmen ironik olarak etrafında sürekli insanlar vardır. Gel gelelim Griffin bu durumdan neredeyse hiçbir zaman istifade etmez; aksine bilimsel çalışması sonucu görünmez olmasıyla kalabalık içinde zamanla daha da yalnızlaşarak artık hayatının “tüm önemli anlarında hep yalnız” kalan biri haline gelir. Tüm bu sebeplerden dolayı, bu romanda da körü körüne uygulanan bilimin bireye, topluma ve ahlaki değerlere yaptığı negatif etki konusu Wells’in işaret ettiği temel problemlerden biri haline gelir. Romanın çoğu kısımlarında “Niye beni kendi başıma bırakamadılar ki?” diye hayıflanan Griffin, bir zaman sonra görünmezlikle yalnız kalarak başa çıkamayacağını anlayıp kendisine “ortak” arar. Başta Marvel’dan, sonrasında ise okul arkadaşı Kemp’ten kendisine görünmez olduktan sonra gerçekleştiremediği günlük meşgaleleri için yardımcı olmalarını ister. Her ne kadar yalnızlık ona çok zor anlar yaşatsa da görünmez adamın kendisine bir ortak araması duygusal bir gereksinimden değil, yine bilimsel çalışmasını insanlığa duyurma isteğinden kaynaklanır. Griffin,

“Hata yaptım, Kemp, çok büyük bir hata, bu işi tek başıma götürmeye çalışmakla. Çaba, zaman ve önüme çıkan fırsatları harcadım. Tek başına… bir insanın tek başına yapabileceklerinin bu kadar az olması hayret verici!”

diyerek Kemp’e çaresizliğini anlatırken bir ‘duygusal tıkanma’ yaşamaz; daha çok deneyinin yarıda kalmasına hayıflanır. Çünkü Griffin’in bulduğu görünmezliği bilime kazandırma hırsı, bilimde başarı sağlama arzusu etrafındaki herşeyden daha önemlidir. En sonunda ölüm sahnesinde görünmezlik etkisi bünyesinden ayrılınca Griffin’in gerçek kimliği ortaya çıkar. Ne yazık ki Griffin roman boyunca kendisi hakkında soru işaretleri olan yan karakterlerin zihninde bu haliyle de yer bulamaz. Bundan da önemlisi bilim uğruna harcadığı saatlerden birinde kendisine sorduğu, “Ne yapıyordum? Niye hep böyle yalnızdım ve gizli gizli çalışıyordum? Yasal mıydı bu? Tehlikeli miydi?” soruları ölümüyle cevap bulur. Bilim ona yalnızlıktan başka bir şey kazandırmaz, tek yaptığı sosyal hayatını bilime kurban etmek ve kendi sonunu getirmek olur.

Yazan: Özge Özçelik

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız bilimkurgu temalı makale ve öykülerinizi konukyazar@bilimkurgukulubu.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayınlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır. Gelin bu arşivi birlikte büyütelim...