bilimkurgu kulubu

Edebiyat Üzerine snow crash

Tarih: 29 Aralık 2021 | Yazar: Selin Arapkirli

0

Neal Stephenson’ın Snow Crash Romanı Geleceği Şekillendiriyor

29 yıl önce yazılan ve “çoklu evreni” öngören Snow Crash isimli romanın, Facebook’un planlarıyla büyük ölçüde örtüştüğünü söyleyebiliriz. Facebook’un adını Meta olarak değiştiren Mark Zuckerberg, internetin geleceğini, insanların yaşayacağı, çalışacağı ve oynayacağı sanal bir dünya olan “çoklu evren” (metaverse) adlı kavramda gördüğünü açıkça ortaya koydu. Fikir fütüristik nitelikte olsa da metaverse teriminin kökeni aslında geçmişe dayalı. Hatta bu köklerin neredeyse otuz yıl öncesine uzandığını söyleyebiliriz.

Çoklu evren” kavramını dile getiren ilk kişi, Türkçeye Parazit adıyla çevrilen 1992 tarihli bilimkurgu romanı Snow Crash’in yazarı Neal Stephenson’dır. İnternetin sanal gerçeklik temelli bir biçime evrileceğini öngören bu romanda insanlar, çevrimiçi dünyayı keşfetmek için kendilerinin dijital avatarlarını kullanırlar; bu sayede de hayatlarının distopik gerçekliğinden kaçmış olurlar.

Snow Crash (Parazit) romanının yazarı Neal Stephenson

Romanın yayımlanmasının üzerinden neredeyse otuz yıl geçti ve günümüzde Zuckerberg, Meta ile tam da böylesi bir gerçeklik inşa etmek istediğini söylüyor; tabii distopya kısmı hariç. Microsoft, Roblox ve Epic Games gibi şirketler de kendi çoklu evrenlerini tasarlıyorlar. Stephenson ise sanal gerçeklik alanında faaliyet gösteren start-up şirketi Magic Leap’in “baş fütüristi” olarak çalışıyor. Kendisi bunun öncesinde de Jeff Bezos’un uzay şirketi Blue Origin’de danışman olarak görevliydi.

Geçtiğimiz haftalarda Axios’a konuşan Stephenson, “Zuckerberg ile aralarında hiçbir iletişim olmadığını,” söyledi. Bu iyi bir şey olabilir. Şayet Meta, Stephenson’ın tüm tahminlerini doğrularsa, çoklu evreninin geleceği tecrübe etmek için çok da huzurlu bir yer olmayacağını şimdiden söyleyebiliriz. Şimdi gelin yazarın 29 yıl önce yazdığı kitabındaki öngörülerine bakalım ve bu tahminleri, Meta ve diğer teknoloji şirketlerinin günümüzde inşa etmeye çalıştıkları sanal dünyalarla kıyaslayalım.

21. yüzyılın başlarında geçen Parazit romanı, karamsar bir gelecek tahayyülüne sahip: Küresel ekonomi çökmüş, federal hükümetler ise birkaç devasa şirket karşısında neredeyse tamamen güçsüz ve çaresiz durumdalar. Bu koşullar altında çoklu evren, insanlara bir kaçış imkânı sunuyor. Romanın esprili bir isme sahip olan esas karakteri Hiro Protagonist (kendisi beş parasız bir hacker ve pizza kuryesidir), zamanının çoğunu çoklu evrende geçirir. Çoklu evrene erişim, gözlükler ve kulaklıklarla mümkündür. Hiro bu sanal dünyada kendi özelleştirdiği avatarıyla boy gösterir.

Çoklu evrende avatarlar, on binlerce kilometre uzunluğunda geniş bir caddede takılırlar; burada eğlence merkezleri, dükkânlar, ofisler ve parklar vardır. İmkanları kısıtlı olan kişiler çoklu evrene umumi terminallerden bağlanır, daha üstün teknolojiye sahip olan kullanıcılar ise onları genelde küçümser. Çoklu evrendeki eylemlerin ciddi sonuçları olabilmektedir. Keza roman büyük ölçüde, Progragonist’in, çoklu evren kullanıcılarının gerçek yaşamlarında da beyin hasarına yol açan bir bilgisayar virüsüne karşı mücadelesini anlatır.

Parazit karakterlerinin kullandıkları kulaklıkların, günümüzdeki sanal gerçeklik başlıklarını andırdığını söyleyebiliriz. Meta’nın Oculus markası hâlihazırda bu tür başlıklar üretiyor. Geçtiğimiz haftalarda yayımladığı bir blog yazısında Zuckerberg, kullanıcıların gelecekte şirketinin çoklu evrenine girerken “tam anlamıyla katıldıklarını” hissedebilmeleri için bu başlıkların şart olacağını öne sürdü.

Sanal avatarlar da hâlihazırda mevcut olan şeyler. Video oyunlarında on yıllardır varlar. Bunun yanı sıra Roblox, Microsoft’un Minecraft’ı ya da Epic Games’ın Fortnite’ı gibi büyük çevrimiçi toplulukların üyeleri, sanal dünyaları avatarlar aracılığıyla keşfetmeye epeydir alışkınlar. İnsanlar her yıl milyarlarca dolar harcayarak avatarlarına dijital giysiler ve aksesuarlar satın alıyor. Bu çılgınca para harcama hevesi de elbette Meta gibi şirketler için önemli bir para kazanma yöntemine dönüşüyor.

Facebook Inc’in CEO’su Mark Zuckerberg, 28 Ekim 2021 Perşembe günü New York, ABD’de gerçekleşen Facebook Connect etkinliğinde konuşurken. Şirket bu etkinlikte, ismini Meta olarak değiştirdiğini açıklamıştı.

Temmuz ayında gerçekleşen, şirketin kârının değerlendirildiği bir toplantıda Zuckerberg, “Dijital mallarınıza ve envanterinize sahip olmak, bunları bir yerden diğerine götürebilmek insanların büyük yatırımlar yapacağı bir alana dönüşecek,” dedi. Parazit’teki çoklu evren, şifrelendirilmiş elektronik bir para birimine sahip. Bu da hemen akla gelebileceği gibi günümüzün kripto paralarını hatırlatıyor. Roman sanal gayrimenkuller için gerçek para harcama fikrini de ele alıyor, ki CNBC’nin mart ayında Fast Money programında değindiği gibi bu, Decentraland ve The Sandbox tarzı, blockchain temelli sanal gerçeklik platformlarında zaten gerçekleşmekte olan bir durum.

Çoklu evren fikri kabul görse bile, milyonlarca kullanıcının düzenli olarak çoklu evrene girmesine daha epey vakit olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuda Zuckerberg dahi tedbirli olunması gerektiğini belirtiyor. Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen, şirketin artırılmış sanal gerçeklik konferansı Facebook Connect’te konuşan Zuckerberg, “Çoklu evren gerekli ölçeğe erişene değin Meta’nın yıllarca milyar dolarlık yatırımlar yapması gerekebilir,” dedi.

Bahsedilen yatırımların büyük bir kısmı daha kaliteli ve uygun fiyatlı sanal gerçeklik başlıkları geliştirilmesine yönelik kullanılabilir. Yakın zamanda Facebook’ta yaptığı bir paylaşımda Zuckerberg, “yüksek çözünürlüklü dokunma sensörleri” vaadinde bulunarak bu ekipmanların sanal dünyada fiziksel dokunma hissini ikame edebileceğini de öne sürdü. Bu türde bir teknoloji, gelecekte çoklu evrenleri epey bağımlılık yapıcı kılabilir; bunu öngörmek için kâhin olmaya lüzum yok. Stephenson’ın kurguladığı dünyadaki başlıca sorunlardan biri de buydu zaten. Parazit’teki kimi karakterler sanal dünyaya yönelik sağlıksız bir bağımlılık geliştirerek buradan hiç çıkmıyorlar ve ne olursa olsun gerçekliğe dönmüyorlardı.

Zuckerberg’in Meta’ya yönelik öngörüleri, Parazit romanındaki özelliklerin bir kısmına benzerlik gösterir nitelikte. Yine yakın zamanda paylaştığı blog yazısında Zuckerberg, şirketinin gelecekteki çoklu evrenini şöyle tasvir etti:

“Hayal ettiğiniz neredeyse her şeyi yapabileceğiniz bir yer, arkadaşlarınızla ve ailenizle bir araya gelmek, çalışmak, öğrenmek, eğlenmek, alışveriş yapmak ve yaratmak gibi.”

İşin bir boyutu da Meta şirketinin, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformlarının kullanıcılarının akıl sağlığına zarar verdiği gerekçesiyle hâlihazırda zaten epey eleştiriliyor olması. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi, Zuckerberg bu eleştirilerden etkilenmiş görünmüyor. Yakın zamanda The Verge’e konuşan Zuckerberg, kendisine Parazit romanının Meta’nın çoklu evren vizyonunu etkileyip etkilemediği sorulduğunda, “Evet, romanda çoklu evrenler olumsuz bir biçimde tasvir ediliyor, ama bence böyle olmak zorunda değil,” dedi…

Eh, kimin yanıldığını yakın zamanda hep birlikte göreceğiz diyelim.

Kaynak

Etiketler: , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

1984 yılında doğdu. Biyoloji okurken birden yazar olmak istediğine karar verip son derece keskin bir dönüşle Güzel Sanatlar Fakültesi'ne girdi. Fakat oradan da senarist olarak çıktı. Hala ilk romanını yazamadı ve giderek yaşlanıyor. Fakat ne kadar yaşlanırsa yaşlansın doğduğu yılla, 1984'le hep gurur duyuyor.