bilimkurgu kulubu

Edebiyat Üzerine asimov gezegenler

Tarih: 7 Ekim 2021 | Yazar: Ahmet Boyraz

0

Isaac Asimov’un Gezegenleri #1

Isaac Asimov, yazarlık kariyeri boyunca birçok romana ve öyküye imza atmış bilimkurgunun en önemli yazarlarından biri. Öykülerinin yanı sıra kaleme aldığı üç önemli seri de onun ve bilimkurgu edebiyatının başyapıtlarından: Robot Serisi, Vakıf Serisi ve İmparatorluk Serisi

Bu üç seri birbirleriyle bağlantılı olayları ve karakterleri bünyesinde barındırıyor. Özellikle Asimov’un basit anlatımı ve kurgudaki başarısı, okurlarına müthiş bir şölen sunuyor. Bu harika okuma serüveninde yazarın diğer bir başarısı da insanlığın yerleştiği başka gezegenleri detaylıca resmetmesi. Asimov, insanlığın koloni kurabileceği muhtemel gezegenleri tasarlayarak anlatılarına ustaca yediriyor ve geleceğin dünyalarını en mümkün hâliyle gözler önüne seriyor.

“Isaac Asimov’un Gezegenleri” adlı yazı dizimizin bu ilk bölümünde, genellikle Vakıf Serisinde karşımıza çıkan gezegenleri mercek altına alıyoruz.

Uyarı: Bu yazıda Asimov kitaplarına dair çeşitli süprizbozanlar vardır.

Trantor

Vakıf serisindeki kurgusal Galaktik İmparatorluk’un baş gezegeni olan Trantor, 45 milyarlık nüfusuyla tüm gezegene yayılmış tek bir kentten ibarettir. Nüfusunun büyük kısmını devlet memurları oluşturur. Bunun yanı sıra bünyesinde barındırdığı yüz binden fazla yüksek öğretim kurumu ile tüm galaksinin bilim merkezi konumundadır.

Ayrıca mimari yapısıyla da benzersizdir. 200 milyon kilometre karelik imparatorluk sarayı dışında, tüm gezegen bir kubbe ile örtülmüştür. Aynı zamanda gezegenin yüzeyi de metrelerce kalınlığa sahip bir çelik örtüyle kaplanmıştır. Kubbelerle kaplı bu ihtişamlı gezegende yaşayanlar için tüm aydınlatma ve iklimleme hizmetleri, imparatorluk tarafından yapay bir şekilde sunulmaktadır. Dolayısıyla gezegende yaşanan tüm mevsimler, hatta gece ile gündüzler bile teknolojik olarak yaratılmaktadır.

Anacreon

Hiç şüphesiz Isaac Asimov’un insanlar için yaşanabilir olarak tasarladığı en uygun gezegenlerden birisidir Anacreon. Terminus gezegeninin yakınlarındaki dört krallıktan biri olan Anacreon’a Vakıf İleri kitabında rastlıyoruz. Galaksinin uzak sınırına çok yakın olan gezegen, zenginlik ve kültürden yoksundur. İmparatorlukta çıkan ayaklanmalar sonucunda Seldon, Raych’in karısı Manella‘yı ve kızı Bellis‘i bu gezegene göndermeyi tercih eder.

Trantor’a olan uzaklığı ve diğer gezegenlerle olan ilişkileri sonucu güvenli bir yer olarak lanse edilen Anacreon, 20.000 km çapında karasal bir gezegendir. Yüzeyi doğal olarak insanlar için uygun bir ortamdır.

Terminus

Terminus, Seldon’ın Birinci Vakıf’ı kurduğu gezegendir. Kendisine en yakın gezegen olan Anacreon’a olan uzaklığı 26 ışık yılıdır. Latince anlamı ‘satır sonu’ olan Terminus, ismini galaktik merkeze en uzak gezegen olması sebebiyle almıştır. Yetersiz doğal kaynaklarıyla bilinir.

Hari Seldon’ın çöküşü öngörmesi sonucu baş kütüphaneci Zenow tarafından bulunan gezegen, daha sonraki zamanlarda yüz bin kadar bilim insanına ev sahipliği yapmıştır.

Aurora

Asimov evreninde Aurora, insanlığın ilk koloni kurduğu gezegendir. İlk kez 2065 yılında insanların koloni kurmaya başladığı gezegene başta “Yeni Dünya” denilse de, daha sonra Şafak anlamına gelen Aurora adı verilmiştir. 200 milyon insana ve 10 milyar robota ev sahipliği yapan gezegenin en büyük şehri Eos’tur.

Adı ilk kez Çelik Mağaralar‘da geçen gezegen, Vakıf ve Dünya kitabında da bir efsane olarak resmedilir. Golan Trevize ve yol arkadaşları Janov ile Bliss, Dünya’yı arayışları sırasında uğradıkları bu gezegende araştırmalarda bulunmuş ve gezegende 20 bin yıldır insan yaşamının olmadığını tespit etmişlerdir. Diğer yandan Aurora, Dünya arayışındaki dostlarımızın robotlarla ilk karşılaştığı gezegendir.

Alpha

Yüzeyinde 15 bin kilometrekarelik bir ada olan gezegenin geri kalan kısmı tamamen suyla kaplıdır. Lord Dorwin tarafından başlangıç gezegeni ilan edilen Alpha’da, insanlar üstsüz yaşamaktadır. Geçimini balık tutarak sağlayan gezegen sakinleri müzik konusunda da yeteneklidir.

Vakıf ve Dünya kitabında Trevize ve arkadaşlarının misafir olduğu bu su gezegeni, ilk başlarda Dünya sanılmış, ancak gelişen olaylar sonucu ekip Alpha’yı terk ederek arayışını sürdürmüştür.

Smyrno

Başlangıçta bir kaymakamlık olan Smyrno, daha sonra Galaktik İmpratorluk’tan ayrılarak dört krallıktan biri hâline gelmiştir. Terminus’tan 163 ışık yılı uzaklıktadır. Adı, Roma İmparatorluğu’nun bir zamanlar Anadolu’daki önemli bir kenti olan İzmir (Smyrna) ile benzerlik taşımaktadır.

Smyrno gezegeninin havası sıcak ve kurudur. Ayrıca kükürt kokusu nedeniyle insanlar yer altında yaşamaktadır. Gezegenin vatandaşları imparatorluk tarafından ayrımcılığa uğramaktadır ve galaksi genelinde de akılsız ve güvenilmez olarak tanınırlar.

Sayshell

Vakıf’ın Sınırı’nda çokça yer alan gezegen, efsanelere göre bilinmeyen bir grup sömürgeci tarafından kurulmuştur. Gaia’nın zihinsel koruması nedeniyle tarihi boyunca dış güçler tarafından tehdit edilmemiştir.

Genellikle mutfak lezzetleriyle ünlenen gezegende Trevize ve Janov Pelorat, Dünya ve Gaia hakkında bilgi toplamak için bir süre ikamet etmiştir. Katır‘ın döneminde dahi barış içinde yoluna devam edebilmiş ender dünyalardan biridir.

Gaia

Gaia

Vakıf serisinde önemli yer tutan gezegen, yaşayan bir organizmadır ve yüzeyindeki tüm varlıklar ortak zihni paylaşmaktadır. Adını, Yunan mitolojisinde Dünya Tanrıçası olarak bilinen Gaia’dan alan gezegen, Vakıf’ın Sınırı ve Vakıf ve Dünya kitaplarında çokça karşımıza çıkmaktadır.

Gezegenin en büyük gücü transdüksiyondur. Bu güç Gaia’nın belirli bir miktar elektrik gücü elde etmesine, yıldız gemileri kadar büyük nesneleri hareket ettirmesine ve bir uzay gemisinin bilgisayar kontrol sistemini ele geçirmesine olanak sağlamaktadır.

R. Daneel Oliwaw tarafından kurulan gezegende isimler oldukça uzundur ve insanların statüleri ne kadar yüksek olursa isimleri de o denli uzamaktadır. Bu nedenle gezegende isimler tek heceli olarak okunmaktadır.

Comporellon

Gaia ve Sayshell’in yakınında bulunan Comporellon, yaşlı vatandaşlarıyla ünlüdür. “Baley Dünyası” veya “Benbally Dünyası” olarak da bilinen Comporellon, insanların ikinci kolonileşme dalgasında yerleşilen ilk gezegendir. Bu nedenle uzaycılara karşı batıl bir inanca sahiptirler.

Gezegenin sakinleri beyaz, siyah ve gri kıyafet tercih ederler ve tutumlu olmalarıyla bilinirler. Başkenti kuzey yarım kürede bulunan gezegenin yüzeyi genel olarak ormanlarla kaplıdır ve insanlar yer altındaki büyük metropollerde yaşamaktadır.

Golan Trevize, Janov Pelorat ve Bliss, Vakıf ve Dünya kitabında Comporellon’a gelerek Solaria, Aurora ve Melpomenia adlı üç gezegenin gizemli yeri hakkında bilgi toplamaya çalışmışlardır.

Yararlanılan Kaynaklar:

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

1993'de Adana'da doğdu. Futbol ve Bilimkurgu hastası. Bilimkurgu konusunda üretmekten çok tüketme eyleminde olsa da bunu tersine çevirmek için elinden geleni yapıyor.