bilimkurgu kulubu

Edebiyat Üzerine

Tarih: 24 Şubat 2020 | Yazar: Tuğrul Sultanzade

0

Heft Ahter: Yeni Bir Öykü/Fikir Projesi

Heft Ahter, Emrecan Şuşter tarafından başlatılmış bir düşünce ve öykü projesidir. Proje tabiri kulağa soğuk ve ciddi gelebilir lakin öyle aman aman bir iddiamız yok. Heft Ahter’i tanımlayacak başka bir kelime de bulmak zor. Bu yüzden Heft Ahter’den “proje” diye bahsedeceğiz. Şimdilik dört kişiyiz. Emrecan Şuşter, Vuslat Saçkesen, Abdullah Emre Aladağ ve bendeniz, Tuğrul Sultanzade. Heft Ahter, vaporwave gibi, tamamen internetten doğmuş bir oluşum. Siteye https://heft-ahter.com/ üzerinden ulaşabilirsiniz. Bu oluşumun internetten doğmuş olduğunu vurgulamamın sebebi, sitenin kurucusu Emrecan Şuşter ile gerçek hayatta yalnızca bir kez görüşmüş olmamız. O da ancak bir iki saat sürmüştü. Geri kalan tüm muhabbetimiz internet üzerinden gerçekleşiyor. Yıllardır dostuz. Emrecan Şuşter, yalnızca internette yaşayan bir çeşit mitolojik karakter gibi benim için. Haliyle ben de onun için öyle. Tıpkı vaporwave gibi. Vaporwave de nostaljik hayaletleri kovalardı ve tıpkı Heft Ahter gibi internetten doğmuştu. Kendine has estetik anlayışı vardı. 2010lu yılların en hakiki müzik türüydü. Geçmiş yılların nostaljik pop yahut jazz şarkılarını alıp modifiye ederdi. Ortaya yeni bir şey çıkardı. Telif hakkı davasını bir yana bırakırsak, özgünlük konusunda da epey bir tartışmaya yol açabilir lakin konumuz bu değil.

Vaporwave çabucak sönüp gitti. Neden? Aniden ortaya çıkıp kaybolan bir akım olduğu için mi? Yahut köklerini yalnızca internete saldığı ve fiziksel dünyaya geçemediği için? Belki de sadece estetik anlayışından dolayıdır. Medusa ile Athena’nın kavgası internet aleminde de sürüyor olabilir mi? Bildiğiniz üzere, Athena Medusa’yı güzelliğinden dolayı kıskanıyor ve onu cezalandırıyordu. Athena akıl, Medusa ise estetik. Geçmiş dönemin nostaljik şarkıları Athena, vaporwave ise Medusa. Heft Ahter’in estetik anlayışı biraz bu ikilem üzerine kuruludur. Projenin temel mekaniği her ay renkler üzerine belirlenen bir temaya göre yazı yazmaktır. Kayıp Rıhtım’ın Aylık Öykü Seçkisi’ni andıran bir sistem bu. Lakin tamamen renkler üzerine kurulu. Site bundan ibaret. Siyah-Beyaz teması ve Vişneçürüğü teması. Şimdilik tek çabamız üretmek ve elbette, insani bir güdü olarak bu ürettiklerimizin dış dünyaya ulaşmasını sağlamak. Vaporwave gibi, yalnızca internette dolaşmak yerine belki fiziksel bir ürün de ortaya koymak iyi olabilir diye düşündük. Fanzin piyasasına da girdik. Zaten bilimkurgu, fanzinciliğe epey yakışır. Bu konu da başka bir yazıya kalsın.

Geçtiğimiz günlerde Heft Ahter fanzinin ilk sayısı dağıtılmaya başlandı. İlk sayı İstanbul’daki fanzin raflarında yerini aldı bile ve ilerleyen günlerde başka şehirlere de yayılacak. Zaten isim olarak doksanlı yıllardaki heavy metal fanzinlerini andırıyor. İsimden bahsetmişken, Heft Ahter, Farsça kökenlidir ve pek çok Divan şiirinde kullanılır. Astronomi ile bağlantılıdır. Yedi gezegen anlamına gelir. Kurucu, Emrecan Şuşter astroloji ile epey ilgili bilidir. Unutmayalım ki astroloji yalnızca gülünüp geçilecek bir safsata değildir… aslında ilk bilim adamları, gökyüzünü inceleyen ilk insanlar ve bu günün bilimsel disiplinine o ilk merakı, arzuyu, bilgi birikimini bırakanlar hep astrologlardı, falcılardı…

Yukarıdaki paragraftan da anlayabileceğiniz üzere, sitedeki öyküler bilimkurgu ağırlıklıdır. Lakin bunlar geçmiş dönemin bilimkurgularına has o keskin hatlara sahip değildir. Aşina olunanın dışında, ayrıksı bir yöndedir. Ayrıksılık biraz rahatsız edici bir kelime gibi duruyor. Çünkü artık ayrıksılık da neredeyse tek elden dağıtılıyor gibi. Ayrıksı denildiği zaman insanın aklına ancak belirli stereotipler geliyor. Elbette ki kast ettiğimiz ayrıksılık bu değildir. Heft Ahter fanzini alanında bir ilk değil. Daha önce bir bilimkurgu fanzini çıkarılmıştı zaten. Lagari Fanzin. Hatta bu fanzin bünyesinde fankitler bile basılıp dağıtıldı. Bu oldukça cüretkar ve ilham verici bir atılımdı. Elbette ki çok büyük değişimler yaratmadı, elbette ki edebiyat dünyasının geri kalanında öyle aman aman bir etki bırakmadı ama bir yerden başlamak gerek ve çeşitliliği sağlamak gerek. Etkisi az olsa bile, bize ilham sağladı.

Heft Ahter pek çok konuda atölyeler de düzenliyor

Bir parçası olduğun projeler hakkında tanıtım yazısı yazmak zor bir durum. Çünkü amiyane bir blog yazısı ile “lütfen bizi okuyun, biz çok iyi yazıyoruz, biz bilimkurguya yeni soluk getirecek nadide ışık parçacıklarıyız” minvalindeki böbürlenmeler arasında gidip geliyor gibi hissettiriyor yazı. Tabii ki ürettiğimiz bir şeyin insanlara ulaşmasını isteriz, insanlar tarafından okunmak ve okuyucularla etkileşime geçmek lakin esas amacımız üretmektir. Eğer ki yeni bir renk arıyorsanız Heft Ahter’e bir şans verebilirsiniz, yani hiç olmazsa siteye şöyle bir bakıp çıkabilirsiniz ya da oturduğunuz kafede bir fanzin rafı varsa şöyle bir bakın, belki Heft Ahter’i görüp de alırsınız.

Etiketler: , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Keşke dünya 2009'dan daha ileriye gitmeseydi.