bilimkurgu kulubu

Edebiyat Üzerine

Tarih: 21 Temmuz 2019 | Yazar: Emre Karadeniz

0

Dune Serisi’nde Ekoloji ve Şehircilik

Frank Herbert‘in Dune‘u en çok satan bilimkurgu eserlerinden biridir. Dune kurgusal dünyası, gerçek dünya ile kaynak kullanımı ve çevre manipülasyonu gibi konularda birçok paralellik barındırır. Su kıtlığı ve nüfus fazlalığının yanı sıra, yaşanan çevrenin insanların huy ve kişiliklerini nasıl değiştirdiğine dair birçok olayda gerçek dünyadan örneklendirmeler vardır. Herbert’in kendisi de bir bakıma çevreci sayılırdı. Ailesi ile birlikte Washington’da yaşadığı dönemlerde güneş enerjisiyle kendi yakıtlarını üretirlerdi. Herbert, Birleşik Devletler Tarım Bakanlığı’nın ilerleyen çölü durdurmak için çöllere bitki ekimi yapma projesini gazeteye hazırlarken Dune eseri ile ilgili temel bilgiler kafasında canlanmıştır.

Yoğunluk ile kaynak yeterliliği korelasyonu konusunda Dune romanının bize öğreteceği çok şey var. Dune, ekoloji ve sürdürülebilirlik konularının önemini anlatan ilk bilimkurgu eserlerinden biridir. Dune romanında su en önemli ve değerli kaynaklar arasında. Günümüzde ABD ve dünyanın birçok ülkesi de bu problemle karşı karşıya gelmeye başladı. Kitapta su o kadar az bulunan ve değerli bir kaynaktır ki, eserin ana kahramanları olan Fremenler, ter ve idrarlarını süzerek içilebilir hale getiren özel giysiler giymektedirler. Bunun yanı sıra yer altı rezervuarlarında, büyük gizlilik içerisinde su biriktirirler. Su kıtlığı Dune’da sık olan bir şeydir ve yakın zamanda Sacramento ve ABD’nin geri kalanında su kısıtlamaları baş gösterecek.

Dune House Atreides

Matsys firması tarafından yapılan bir inşa projesi olan Sietch Nevada, Dune’dan esinlenerek hayata geçirildi. Matsys’nin öngörüsüne göre ABD’nin güneybatısı gelecekte uzun süreli kuraklıklar geçirecek ve bunun sonucunda insanlar suyun yüzey seviyesinden temin edilip, çeşitli depolarda saklandığı yer altı mağaralarında yaşamak durumunda kalacaklar. Bu konsept şehir tasarımında, mağaralar yer altı tarımı sayesinde kendi kendine yeterli durumda olabilecek. Herbert aynı zamanda yüksek nüfus ile ilgili uyarılarda da bulunuyor. Arrakis geniş bir gezegen olmasına rağmen, insanlar kaynak kullanımı konusunda kendilerine kısıt getirmediği için büyük bir yıkıma uğrama potansiyeline sahipler. Dune romanındaki gezegen bilimcisi Pardot şöyle bir demeçte bulunuyor:

“Sonlu alan içerisinde, artan nüfus belli bir kritik eşiği aştığı anda insanların özgürlüğü kısıtlanır. İnsanların gezegensel ekosistemi sonlu alan içerisinde yer alan davranışları ile kapalı bir mataradaki gaz moleküllerinin davranışları neredeyse aynıdır. İnsanlar için güncel soru kaç kişinin sağ kalacağı değil, sağ kalanların hayatta kalmaya nasıl devam edeceğidir.”

Herbert, ekoloji konusunda bilgisi olmayanların Arrakis’in oldukça hassas bir ekosisteme sahip olduğunu bilemez diyerek bizi uyarır. Sistemin akışkan stabilitesi sadece çok ufak bir yanlış adımla tamamen yerle bir edilebilir. Sistemdeki düzen bir noktadan diğer noktaya gerçekleşen akışlar bütünüdür, eğer herhangi bir şey bu akışı bozarsa tüm sistem çöker. Eğitimsiz bir kişi bu çöküşü çok geç olana kadar fark etmeyebilir bile. Bundan dolayı ekolojinin en önemli fonksiyonu sebep-sonuç ilişkisini çok iyi bilmektir.

Dune Mesihi

Dune’da çevrenin karakterlerin yaşantısında kesin bir etkisi vardır. Fremenler Arrakis’te geniş bir alana yayılmış olan mağara sistemlerinde yaşarlar. Bu mağaralar ev, tapınak ve kabile toplantıları için alanlardır. Hikayede adı çok geçen Tabr siyeci gibi çok büyüklerinin yanı sıra, daha büyük mağaralar arasında bir nevi mola yeri görevi gören küçük mağaralar da olabilir. Gündelik Fremen hayatının çevreden nasıl etkilendiği konusunda çeşitli örnekler verilebilir. Mağaralar karanlık ve soğuk olduğundan dolayı, hemen hemen her tarafa battaniyeler dağıtılmıştır. Glowglobe denilen ışık kaynakları mağara içerisinde yapay ışık sağlamaktadır.

Dune şehirlerinde çölün yanıcı etkilerinden korunmak için evler alçak boyutta inşa edilmiş ve sıcağı geçirmeyen materyallerden üretilmiştir. Bunun yanı sıra yönetici hanedanın kaldığı saray da bu çevresel etkenlerden nasibini alır. Kitaptaki betimlemeye göre saray küçük, baskın pencereler, koyu renkli duvarlar, karanlık asma tavanlarla doludur. Dük Leto Atreides, sarayı korkunç bir ucubeye benzetirken Arrakeen şehrini ise küçük bir garnizon yerleşkesine benzetir. Gezegenin sert iklim koşulları bina tasarımına derin bir şekilde etki etmiştir.

Herbert aynı zamanda çevresel etkenleri kahramanlarla özdeşleştirmiştir. Paul Atreides ve Fremenler zorlu koşullarda yaşayan ve hemen hemen hiç lüks eşyalar kullanmayan insanlardır. Bundan dolayı hikayedeki kötü karakterler onların hayatını ve davranış şekillerini kavrayamamaktadır. Kötü karakterlerden biri olan İmparator Padişah Shaddam IV, Atreides hanedanının diğer hanedanlara karşı güçlenen nüfuzu yüzünden kuşku içerisindedir. Ana gezegenleri olan Kaitain‘in oldukça renkli ve iklimi uygun bir atmosferi vardır. Bu betimleme ile bilinen evrenin imparatoru olduğunu ve güç ve para merkezi konumunu sürdürdüğünü bize belli eder. Gezegende hava sürekli güzel, sarayın pencereleri oldukça ihtişamlı ve büyüktür.

Diğer kötü karakterler Baron Harkonnen ve yeğenleridir. Arrakis gezegeninden kendi ana gezegenleri Giedi Prime‘a dönmüşlerdir ve gezegen aşırı derecede endüstriyel ve kirli bir görünüm sunar. Sarayları ise keskin hatlara sahip bir mimariye sahip olması, hanedanın zorbalık ve zalimliklerini yansıtır niteliktedir. Dune, doğal veya inşa edilmiş çevrelerin hayatımıza nasıl bir etkisi olduğu ve insan karakterleri olarak çevremizi nasıl değiştirdiğimiz konusunda birçok ders verici anekdot sunmaktadır. Yazar, okuyucularına insanların dünyaya nasıl iz bıraktığını anlatmaya çalışmakta ve bunun sonucunda oluşan yüksek nüfus ve çevresel tahrip gibi sorunların anlaşılması ve çok geç kalmadan önlenmesi konusunda bir dizi uyarıda bulunmaktadır.

Kaynak

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Uzay Mühendisi. Bilgisayar oyunu meraklısı. Üniversitede giriştiği bilimkurgu kulübü kurma ve fanzin çıkarma girişimini kısa süre sürdürebilmiş emekli bir mentat. Hem İngilizcesini geliştirsin hem de bilimkurgudan kopmasın diye çeviriler yapmakta...