bilimkurgu kulubu

Edebiyat

Tarih: 7 Temmuz 2016 | Yazar: Emre Karadeniz

0

Dune Terminolojisi

TerimArapça / TürkçeYorumlar
GHAFLAغفلة / GAFLAGaflete düşen kişi, dönek, güvenilmez. Arapçada dalgın, dikkatsiz kişi anlamı vardır.
GHANIMAغنيمة / GANİMASavaşta veya teke tek dövüşte ele geçirilen şey. Genelde anımsamak veya anımsatmak amacı ile saklanır. Arapçada GH-N-M kökünden gelir. "Ghanem" ve "Ghannaam" gibi bu kökden gelen birçok isim vardır. Eğer ‘i’ uzatılarak söylenirse Ghanima ganimet anlamına gelir. Eğer uzatılmadan söylenirse “elde eden kişi” anlamındadır.
GHOLAغول / GULABene Tleilaxu tarafından ölü bedenden alınan genlerle üretilen klonlar. Arap mitolojik yaratığı “ghoul" غول . Kökeninden türetilmiş olması muhtemeldir.
GOM JABBARجبار / GOM JABBARZorba düşman. Alternatifi ölüm olan büyük bilinç sınavından sınavda Bene Gesserit gözetmeninin deneğin üzerinde tuttuğunu ucu meta siyanürlü iğne. Paul bu test uygulanırken Gom Jabar ile tehdit altındaydı. Alia büyükbabası Baron Vladimir Harkonneni Gom Jabar ile öldürdü. “Jabar” kelimesi “Jabbar” kelimesinden gelmiş olabilir. Arapçada “güçlü” anlamındadır. Ayrıca “El- Cebbar” Allahın isimlerinden biridir.
 GHUFRANغفران /GAFURTleilaxu kültürüne göre yabancı kafirler ile (powindah) iletişimde bulunanlar tüm kafirce düşünce ve günahlardan arındırılmalıdır.. Ghufran arınma ritüelidir. Ghufran arapça kökenlidir. “Merhametli” veya arınma anlamındadır. Eğer bir Müslüman günah işlerse Allahtan af dilemelidir, buna gufran denir (bunun için başka terimlerde mevcuttur “tövbe” توبة , gibi). Allahın islamda geçen isimlerinden biri “El-Gafur الغفور " (Bağışlayan). Sukuk Al Ghufran صكوك الغفران zamanında Papa tarafından satılan günah çıkarma kağıtlarına verilen arapça isimdir.
HAJJحج / HACKutsal yolculuk. Terim tam anlamı ile İslamiyet’te fiziksel ve maddi durumu uygun olan her Müslümanın yapması gerektiği dinsel vazife.
HAJRAهجرة / HİCRETArayış yolculuğu. Arapçada göç etmek demektir. İslamiyet’te Muhammed peygamberin ve ona inananların Mekkeden Medineye göç etmesiyle ilgilidir.
HAL YAWMها اليوم / -‘Şimdi’’, ‘sonunda’ anlamına gelen Fremen deyişi. Birçok Arap ülkesinde kullanılan bu kelime ‘bugün’ anlamındadır.
HARJهرج / -Çöl yolculuğu, göç. Arapçada ‘kafa karışıklığı’ anlamındadır. Felaket sırasında insanların anlamsız şekilde sağa sola kaçmasını tanımlar.
IBAD, EYES OFعباد / İBAD GÖZLERİYüksek derecede melanj içeren diyete maruz kalmanın sonucunda göz iris çevresindeki beyaz kısmın tamamıyla maviye dönmesi (melanj bağımlılığı göstergesidir.). Ibad Arapaça kelime olan عبد , köleler insanlar kelimesinden gelir.
IBN QIRTAIBAإبن قرتيبة / -“Kutsal sözler böyle buyurdu” Fremen Dini ritüellerindeki resmi başlangıç (panoplia propheticus’dan çevrilme). Ibn ‘…nin oğlu’ demektir., Qirtaiba kişisinin oğlu anlamında kullanılmış olabilir, Ayrıca قرطبة Cordova’dan türetilmiş olması muhtemel. Birçok yazar bu şehirden çıkmıştır.
ICHWAN BEDWINEإخوان بدو / -Arrakis’deki tüm fremenlerin kardeşliği. Ikhwan kardeşlik demektir, eski dönemlerden beri Ikhwan al-Safa إخوان الصفا olarak kullanılmıştır. Günümüzde de Müslüman Kardeşliği adlı siyasi örgüt de kullanmaktadır. الإخوان المسلمون . Bedwine bedevi kelimesinden, aynı anlamda kullanılacak şekilde türetilmiş olabilir.
IJAZإعجاز / -Hiçbir şekilde reddedilemeyecek şekilde olan dinsel kehanet. Arapçada peygamber dışında kimsenin yapamayacağı mucize anlamında kullanılır.
ILMعلم / İLİMTeoloji, dini geleneklerin bilimidir. Zensunni gezginlerinin yarı-efsanevi inançları. Arapçada ‘bilim’ ve ‘bilgi’ anlamındadır.
ISTISLAHإستصلاح / İSTİSLAHGenel savaş durumu. Özellikte Mısırda toprak üzerinde hak iddia eme anlamında kullanılır. Reform ve bir şeyin iyi olmasını isteme anlamı da vardır.
JIHADجهاد / CİHATDune evreninde kutsal savaş anlamındadır. Cihat kelimesi Batı dünyasında uçaklarla terör eylemi düzenleyen ve üzerine bomba bağlayan Müslüman fanatiklerle anılmaktadır. Fakat Dune kitabında daha gerçekçi bir şeklide anlatılmıştır. Zulme karşı adalet için verilen mücadele, halkların ortak düşmana karşı ayaklanması, isyan ve silahlı mücadele anlamındadır. Harkonnen ve İmparatorun Sardokarları zulüm eden taraf olarak gösterilmiştir. Fremen ve özellikle Fedaykinler silahlı mücadele veren örgüttür. Frank Herbert tarafından cihad olarak bahsedilen şey budur ve gerçek anlamına yakın bir şekilde anlatılmıştır.
JUBBA CLOAKجبة / CÜBBE ABAÇok yönlü aba (güneş ışınlarını yansıtan yada absorbe eden, gerektiğinde hamak olabilen kıyafet) stillsuitlerin üzerine giyilir. Arapçada aynı kelime ile kullanılan cübbeye denir.
KARAMAكرامة / KERAMETRuh dünyası ile alakalı mucizevi olay. İslamda peygamber olmayan insanlar tarafından yapılan yarı mucizevi olaylardır. Peygamberin yaptığına ise mucize denir.
KHALAخلاء / -Bölgede bulunan kızgın ruhları sakinleştirmek amacı ile yapılan geleneksel eylem. Arapçada boşluk, hiçlik anlamındadır.
KINDJALخنجر / -Çift taraflı 20 santimetrelik kısa kılıç ya da bıçak. Arapçada hançer demektir fakat Khinjar şeklinde telaffuz edilir. Kindjal şeklinde telaffuz genellikle Hindistan’da kullanılır.
 KHASADARخاصة دارQuote : "Khasadarlar Tleilaxu sınırlarını ve kadınların selamlıklarını korudurlar. Khasadar eski Türkçeden türetilmiş olabilir ‘…dar’ eki ‘sorumlu olan kişi’ anlamındadır (Silahtar gibi). Khasa خاصة Arapçada ‘özel hayat’ demektir. Khasadar Ailedeki kadınların koruyucusu anlamında kullanılmış olabilir.
Selamlik Türk/Osmanlı kültüründe erkeklerin oturduğu yerdir. Haremlik ise kadınların oturduğu yerdir.
KISWAكسوة / -Fremen mitolojisine ait herhangi bir figür veya motif. Arapçası ‘örtü’ anlamına gelen كسوة kelimeden türetilmiş olabilir, genellikle çocuk kıyafeti veya dini binaları öreten örtü anlamındadır. Başka bir ihtimalde ‘kıssa’ demek olan قصة anlamına gelebilir.
KITAB AL-IBARكتاب العبر / -Dini öğeler içeren Arrakis Fremenleri hayatta kalma kitabının tümü. İbar ahlak demektir.
KULL WAHAD!كل واحد / -"I am profoundly stirred!" İmparatorlukta kullanılan bir şaşkınlık ifadesi. Tam anlamı kullanıldığı duruma göre değişir. (Muad Dib, çöl kartalının yumurtadan çıktığını gördüğünde 'Kull wahad!' dediği söylenir). Arapçası ‘herkes’ demektir.
KWISATZ HADERACHقفزة الطريق'Yolu kısaltma.' Bene Gesserit tarafından, göremedikleri görmek için getirmeye çalıştıkları genetik çözüm: Erkek Ben Gesseritin genlerinden gelen ve yer ve zaman arasında köprü kurabilecek ve kadın Bene Gesseritlerin göremediği yere bakabilecek olan kişi. Paul Atrides Kwisatz Haderach olduğunu söylemiştir, üstün insan. Yolu kısaltmanın kökeni İbranicedir, Kabbalistic kelimeler olan "Kfitsat ve Kfitzat Haderch" dan türemiş olması muhtemeldir. Kfitz "atlama" demektir.
LA, LA, LAلا لا لاFremen çığlığı. (Karşı çıkılamaz bir şekilde ‘hayır’ anlamına gelir. Arapçada da لا (La) ‘hayır’ demektir.
LASHKARعسكر / ASKERDune Kafirlerinden alıntı : " Waff ne zaman Bene Tleilax dünyalarını terk etse kendisini lashkar olarak hissederdi, Halkı tarafından Bodal olarak adlandırılan ve amacı kesin bir intikam olan savaşçı grubu". Lashkar Arapça "Al 'Askar العسكر " ‘asker’ anlamına gelir. Hindu/Urdu dilinde Lashkar olarak kullanılır.
LIBANلبان / -Avize ağacı unuyla birleştirilmiş baharat suyu. Gerçekte ekşimsi sütlü içecek. Arapçada liban bir ağaçtan elde edilen ve bazı hastalıklara iyi gelen bir sakızdır.
LISAN AL-GAIBلسان الغيب / -LİSAN ÜL GAYB"Dış dünyadan gelen ses” Fremenlerin mesih efsanelerinde dış dünyalardan gelen peygamber. Arapçada ve Türkçede Lisan ‘dil’ demektir. Gaib arapça ve Türkçede ‘bilinmez’ , ‘ruhsal dünyadan gelen’ anlamı da vardır.
MAHDIمهدي / MEHDİFremen mesihsel efsanelerinde ‘Bizi cennete götürecek kişi’. Paul Atreides, Dune romanındaki ana karakterdir, saldırıda öldürülen Dük’ün oğlu, annesi ile birlikte sürgün hayatı yaşar, fremenlerler karşılaştıktan sonra onların sevgisini ve saygısını kazanır ve zaman içerisinde düşman Harkonenlere karşı verdikleri mücadelede liderleleri olur . Mehdi olarak adlandırılır, İslamda mehdi “doğru yola girmiş kişi” anlamındadır. Tüm kötü olaylardan sonra dünyaya adaleti getirecek insan peygamberdir. Sunni ve Şii görüşler belli konularda ayrışır, fakat bu konuda görüşleri ortaktır. Peygamberlik figürü Şii kültüründe daha baskındır, Sunni kültürü peygamberliğe atfedilen bazı olayları uydurma efsane olduğu gerekçesi ile yalanlar.
MAULAمولي / MAULAKöle.
MIHNAمحنة / MIHNAFremen gençlerinin erkekliğe adım atmak için geçemesi gereken sınav dönemi. Arapçada test anlamındadır.
MISH-MISHمشمش / MIŞ MIŞKayısı.
MISRمصر / MISIRTarihsel olarak Zensunnilerin (fremen) kendilerine taktığı isim: İnsanlar.' Arapçada ve Türkçede ülke ismi olan “Mısır” anlamındadır. Ülke ve yer anlamına da gelir.
MU ZEIN WALLAH!مو زين و الله / MU ZEIN VALLAHİFremenler tarafından düşmana karşı söylenen kötü söz, lanet, Vallahi kelimesi “iyi değil” anlamına gelen Mu Zein sözünü güçlendirme amacını taşır. Arapçada vallahi “Allah adına yemin ederim” anlamına gelen tepkisel bir ünlem anlamı verir. Bazı ülkelerin arapça argosunda yaygın kullanılır.
MUAD'DIBمؤدب / MUAD'DIBArrakis çöllerinde genellikle geceleri ortaya çıkan fare. Paul kendisine bu ismi seçmiştir. İngilizcedeki “i” harfi uzatılarak söylenir. Arapçada kısa telaffuz şekli ile oluşan (Mu'adib), özel hoca, öğretmen demektir. Eskiden halifeler ve yöneticiler çocuklarını yetiştirmek için Mu'adib tutarlardı.
MUDIR NAHYAمدير ناحية / MUDIR NAHYAHayvan Rabban için Fremenlerin taktığı isim. Genelde ‘Şeyten Hükümdar’ anlamında çevrilir. Mudir büyük ihtimal ile Türkçedeki müdürden türetilmiştir. Nahya da yer demektir. Irakta bu terim hala kullanımdadır..
MUSHTAMALمشتمل / MÜŞTEMİLATKüçük bahçe ve içerisindeki yapı
NAIBنايب / NAİBFremen boylarının yöneticileri. Geleneksel Fremen lideri yemini ile düşman tarafından canlı ele geçirilmemeye ant içmişlerdir. Arapçada vekil demektir. Bazı Arap ülkelerinde hala kullanılır.
NAYLAنائلة / NAYLAİmparator Tanrı Leto II’nin Balıklarla Konuşanları korumalarından biri. Eski bir arapça isimdir, ayrıca İslamiyet öncesi tanrıça adıdır.
OTHEYMعثيم / OTHEYMNaiblerden birinin adı. İsim büyük ihtimalle Osman kelimesinden esinlenmiş olabilir.Esin kaynağı Muhammedden sonra 3. Halife olan Osman bin Affan olabilir
PADISHAHبادشاه / PADİŞAHShaddam IV’ın ünvanlarından bir tanesi, Padişah İmparator diye betimlenir. Hem Osmanlı sultanları hem de İran şahları bu unvanı kullanmışlardır.
PORTYGULSبرتقال / PORTAKALPortakal. Arapçadan “bortogal” dan türemiştir. Portekiz ülkesinin eski roma dönemi isminden gelir; Porto Callis.
POWINDAH•          Tleilax kültüründe yabancılar Powindah olarak adlandırılır. Afgan göçebelerine de bu adla hitap edilir. 
QANATقناة / KANATDune Çocukları kitabında çölde su taşıması için kullanılan kanallara denir. Kanat kelimesi araçada mızrağın düz sapı anlamındadır.
QUIZARA TAFWID؟ تفويض / QUIZARA TAFWIDFremen rahipleri (Muad'Dib sonrası). Arapçada delege etme anlamına gelir.
RABBANربان / RABBANArapçada gemi kaptanı anlamındadır..
RAMADHANرمضان / RAMADHANGüneş-ay takviminin 9. Ayına tekabül eden, oruç tutma ve dua etme ayı.Fremenler ilk ayın 9. Döngüsünü içerisinde bu ayı takip ederler. İslam ay takvimine göre 9. Ay ramazan ayıdır.
RAZZIA RAZZIA / RAZZIAYarı-işlevsel gerilla hücumlarına verilen ad. İslamiyet’in ilk yıllarında yapılan savaşlardan örnek alınmış olabilir. Peygamber Muhammedin bizzat katıldığı savaşlara Gavze denirdi. Türetilmesi büyük ihtimal ile buradan gelmektedir. Günümüz İtalyancasında yağma için yapılan askeri harekat anlamı da vardır.
RUH-SPIRITروح / RUHFremen inancına göre insanın metafizik dünyayla bağlantısını kuran kısmı, kökü. Arapçada ve Türkçe de aynı anlamda kullanılır.
SARFAصرفة / SARFATanrıdan uzaklaşma. Arapçada terketme anlamında kullanılır.
SAYYADINAسيدنا / SAYYADINAFremen dini hiyeraşisinde kadın yardımcı. Paul’un annesine fremenler tarafından verilen unvan "Sayyedina"dır. “Tanrı’nın arkadaşı” anlamına gelir. “Sayyed” Arapçada efendi demektir, asil soylulardan din büyüklerine kadar birçok kişi için kullanılır.
SELAMLIKسلامليك / SELAMLIKImparatorluk sarayında gelenlerin karşılandığı yer. Türkçede, sarayda erkeklere ayrılan yer anlamında kullanılır.
SHAH-NAMAشاه نامة / ŞEHNAMEZensünni gezginlerinin efsanevi kitabı. Eski Rian efsanelerini konu alan Firdervsi’nin yazdığı “Şehname” eserinden türetilmiştir.
SHAI-HULUDشئ خلود / ŞEYH HULUDArrakis'in kum solucanı. 'Çölün yaşlı adamı', 'Sonsuzluğun Yaşlı Babası' ve 'Çölün Büyükbabası' olarak bilinir. İsim büyük şekilde yazılması ve uygun tonlama ile söylenmesi ile Fremen efsanelerinde üstün bir varlığın tanrısal güçlere sahip olduğu batıl inançları ile ilgilidir. Kum solucanları çok büyük boyutlara ulaşabilir, çölün dip kısımlarında yaşayanlarından 400 metreye ulaşanı görülmüştür. Kendi türlerinden biri tarafından öldürülmedikçe veya suda boğulmadıkça uzun yıllar yaşayabilirler. Arrakisteki çoğu kum hareketinin nedeni olarak kum solucanları gösterilir. Arapçada Shai 'şey', hulud da 'sonsuzluk' demektir.
SHAITAN شيطان / ŞEYTANDune Kafirleri kitabında Sheeana kum solucanlarını Şeytan olarak çağırır. Arapça ve Türkçede Şeytan, kötü demektir.
SHARIAشريعة / ŞERİATPanoplia propheticus batıl ritüelleri düzenleyen kurallar. İslamda dini kanunlar demektir.
SIETCHسيق / SİYEÇFremenlerin 'Tehlike anında toplandıkları yer'. Fremenler sürekli tehlike ve tehdit altında yaşadığı için siyeçler fremen kabileleri tarafından yaşanan yerler anlamını kazanmıştır. Orjinal dildeki 'Sietch' ve Arapçada geçen 'seeq' kelimesi benzerlik göstermektedir. Eski Petra şehrinin arapça isimlerinden biri de Seeq'dir. Yapılar arasındaki benzerlik dikkat çekicidir, büyük ihtimal ile buradan türetilmiştir.
SIHAYAسياحة - صحة / SIHAYAFremenlerde ilk bahar dönemi, dini temalar ile birlikte güzel günlerin geleceğini vaadeden dönem anlamı vardır.
SIRATصراط / SIRATOrange Katolik incilinde bulunan bir bölüm insanın ince bir köprüden (sırat köprüsü)geçişini anlatır 'Cennet sağımda, Cehennem solumda, Ölüm meleği arkamdadır' . Sırat, islamda kıyamet günüde insanların geçmesi gereken bir köprü olarak betimlenir. Kişinin cennete veya cehenneme gitmesi bu köprüden geçişine bağlıdır. Terim sadece İslama özgü değildir, Zerdüştlük dininde de benzer bir tema vardır.
SOO-SOO SOOK!سوق / SU, SOĞUK SUArrakis su satıcılarının tekrarladığı çığırış. Arapçada pazar için kullanılan kelime 'Suk' veya 'sook'tur. Fakat Türkiyede yaşayan İsveçli blogger Sven Holmstrom'a göre bu terimin kökeni Türkçedir. Yazları Türkiyede su satıcıları "Suuu, soğuk su" diye bağırırlar (Bir Türk Dune hayranı olarak bunu hiç farketmemiştim, algıda seçicilik herhalde).
SUBAKH UL KUHARصباح الخير / SUBAKH UL KUHAR'İyi misin?' anlamında geleneksel Fremen selamlaşması. Mısırda'Are you well?' a Fremen greeting. Mısırda "Sabah El Kheir" 'iyi sabahlar olsun' demektir.
SUBAKH UN NARصباح النور / SUBAKH UN NAR'İyiyim, sen nasılsın?' anlamında geleneksel cevap. Mısırda "Sabah El Nour" şeklinde söylenir ve 'Işığın sabahı' anlamındadır.
TAHADDI AL-BURHANتحدي البرهان / TAHADDI AL-BURHANGeri dönüşü olmayan büyük sınav, sonucu çoğunlukla ölüm yada yıkım getirir.
TAHADDI CHALLENGEتحدي / TAHADDI CHALLENGEFremenlerin ölümüne düellosu, temel anlaşmazlıkları çözme yöntemidir. Tahaddi arapaçda meydan okumak demektir.
TAQWAتقوى / TAKVAGerçek anlamı 'özgürlüğün bedeli' demektir. Kutsal varlığın kuldan isteği ve bu isteğin yarattığı korku. İslamda sofuluk demektir.
THUFIR HAWATظفير حواط / THUFIR HAWATİsmin arapça esinlenimleri olabilir. Thufar Yemende bir bölgenin adıdır, aynı zamanda Thafir de muzaffer demektir.
ULEMAعلماء / ULEMAZensunni teoloji bilgini. Arapçada çoğul anlamda bilim adamları, dünyevi ve dini konularda bilgi sahibi olan kişiler demektir. Tekil hali Alemdir.
UMMAأمّة / ÜMMETDune evreninde peygamberler birliklerinden birinin adıdır. Arapçada millet veya halk demektir.
USULأصول / USÜL Fremenler için temel direk anlamındadır. Stilgar tarafından Paul'a verilen isimdir. Aparçada çoğul anlamda prensipler demektir.
WALIولي / WALİAuliye'nın tekil hali, kendini kanıtlamamış fremen genci.
YA HYA CHOUHADAيا حي الشهداء / YA HYA CHOUHADA'Yaşasın Savaşçılar'', Fedaykinlerin savaş çığlığı. Ya kelimesinin (şimdi) anlamı hya (şimdinin daha vurgulanmış hali) tarafından daha da önemli hale getirilmiştir. Chouhada haksızlığa karşı savaşanlar anlamı taşır. Arapçada Chouhada yada shuhada (şehadet) şehit demektir.
YA! YA! YAWM!يا يا يوم / YA! YA! YAWM!Fremenleri seromonilerde kullandığı kafiyeli söz, derin bir ritüel anlamı vardır. 'Şimdi dikkatini ver' anlamını taşır.
ZENSUNNIسني / ZENSÜNNİZen ve sünni konseptlerinin birleşimi. Sunnilik islam içerisinde yaklaşık %90lık bir kesimin inancına tekabül eder. Dune evreninde Maometh (üçüncü Muhammed) öğretilerinden ayrılan mezheptir. 1381 G.Ö. Zensünni inancı genel oalrak 'ataların yolu' kavramının mistik bir şekilde farklılaşması ile diğerlerinden ayrılır. Çoğu araştırmacı Ah Ben Ohashi mezhebin lideri olarak görür fakat Ohashinin ikinci karısı Nisai için sadece bir sunucu olduğu gösteren kanıtlarda vardır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Uzay Mühendisi. Bilgisayar oyunu meraklısı. Üniversitede giriştiği bilimkurgu kulübü kurma ve fanzin çıkarma girişimini kısa süre sürdürebilmiş emekli bir mentat. Hem İngilizcesini geliştirsin hem de bilimkurgudan kopmasın diye çeviriler yapmakta...