bilimkurgu kulubu

Edebiyat

Tarih: 1 Temmuz 2018 | Yazar: Hamdi Güzeliş

0

Dune Evreninde Dünya’ya Ne Oldu?

Usta yazar Frank Herbert‘in eseri Dune, günümüzden yaklaşık 20,000 yıl sonrasında geçer ve Arrakis merkezli olaylar etrafında gelişir. Ne tuhaftır ki bu destanı oluşturan 3000 sayfalık seride, Dünya’dan çok az bahsedilir. Dünya ile ilgili tüm anlatılanlar, savaşın veya doğal afetin neden olduğu bir noktada insanların Dünya’dan ayrıldığına işaret eder. Gezegenin tamamen yok edilmiş olması dahi muhtemeldir.

Bu olayların üzerinden o kadar çok zaman geçmiştir ki, çoğu insan Dünya’yı unutmuştur. Sadece Dune evrenindeki en aydın insanlar Dünya’nın var olduğunu hatırlamaktadır. Bu bilgi kırıntılarından yola çıkarak, Orijinal seride Dünya’nın tarihi ve akıbeti hakkında karşılaştığımız ipuçlarını sizler için derledik…

Dune : Çöl Gezegeni” Ek-2: Dune Dini ekine göre:

Ekümenik Tercümenler Komisyonu, tarafsız toprak olarak bilinen ana dinlerin üretken toprağı olan Eski Dünya’da toplandı. “Evrende bir ilahi Öz’ün mevcut olduğu şeklindeki yaygın inanç”ta buluştular. Bir milyondan fazla takipçisi olan her inanç temsil edildi. Bu çalışmalar yedi yıl sürdü ve yedi yıl sonunda “Orange Katolik İncili” ilan edildi. Bu Butleryan Cihadı’ndan kısa bir süre önceydi.

Dune Mesihi“nde, surat oynatıcı Scytale, Dünya’nın Altın Çağı hakkında meraklanır:

Mesela, Farok, bahar için kullandığı bu ağırlık ölçüsünün nereden geldiğini biliyor mu? Bir buçuk kantarın bir zamanlar azami deve yükü olduğu hiç aklına gelmiş miydi? Pek sanmıyorum. Farok hayatında ne deve diye bir hayvan duymuştur ne de Dünya’nın Atlın Çağı’nı.

Dune Mesihi“nde, Dünya’nın Altın Çağı, Paul tarafından tekrar bahis konusu olur:

“Tarih bilgin nasıldır?” Paul, arkasında duran gölgeler içindeki silueti incelerken sesli olarak düşünmüştü.

“Halkımızın göçler sırasında ayak bastığı her dünyanın adını sayabilirim, Efendim. İmparatorluk’un sınırlarının…”

“Arz’ın Altın Çağı’nı hiç inceledin mi?”

“Arz mı? Altın Çağ mı?” Stilgar sinirlenmiş ve şaşırmıştı. Paul neden zamanın başlangıcına ait efsaneleri tartışmak istiyordu? 

Scytale, Farok’un dünyayı hiç duymadığını tahmin ediyordu. Stilgar, dünya dendiği zaman efsanelerden bahsedilmiş gibi davrandı.

Dune’un Çocukları“nda Leto II, genetik hafızasından Dünya’yı çağırır:

Evreninde Chaucer’ı hatırlayacak ya da Gansireed’deki köy dışında Londra’yı bilecek çok az insanın olması içinde zamansız bir neşe hissi uyandırdı. Aziz Thomas, Orange Katolik İncili’nde ve Azhar Kitabı’nda olduğu gibi korunmuştu ama Canterbury insanların hafızasından uçup gitmişti, tıpkı oranın bilindiği gezegen gibi. Orası hafızalarının, onu yutmakla tehdit eden tüm o yaşamların yükünde yatıyordu.

Dune’un Tanrı İmparatoru“nda Leto Dünya’ya ait hafızasını tekrar çağırır:

Bu sabah, artık olmayan bir gezegenin bir ülkesinde, bir at ovasının kıyısındaki bir yurt çadırında doğdum. Yarın başka bir yerde, başka birisi olarak doğacağım. Henüz karar vermedim. Ama bu sabah-ahh, bu hayat! Gözlerim odaklanmayı becerince dışarıya bakıp, çiğnenmiş otların üzerindeki gün ışığını ve yaşamlarındaki güzel etkinliklerin peşinden giden enerjik insanları gördüm, nereye … ah nereye gitti tüm o enerji?

Dune Rahibeler Meclisi“nde Başrahibe Darwi Odrade Eski Dünya’nın yok olduğunu belirterek şöyle bahseder:

“Üstlerinde yürüdüğünde koku salgılamaları için ekilmişlerdir” dedi Odrade. “Bekçiler sana vatan hasretine karşı nasıl davranmak gerektiğini öğretiyorlar. Vatan hasretinin, koku duygusuyla ilgili olduğunu biliyor muydun?”

“Evet, Anne.” Bastığı yere bakmak için dönerek, “Ve bu da Biberiye“ dedi Teg.

„Nereden biliyorsun?“ sesinde yoğunluk vardı.

Omzunu silkerek „Sadece biliyorum“ dedi.

„Bu orijinal bir anı olabilir“. Sesi mutluluğunu ifade ediyordu. Endişeli bir hal almıştı. “Her gezegenin Eski Dünya’dan esinlendiğimiz kalıpları uyguladığımız bir karakteri vardır. Bazen bu belirsiz bir taslaktır; ama burada başarıya ulaştık.”

Eğilip asit yeşili bir bitkiden bir dal parka kopardı. Parmakları arasında onu kırıp, elini Teg’in burnuna götürdü. “Adaçayı”

 Odrade haklıydı, fakat nasıl bildiğin anlatamıyordu.

“Yemeklerde bu tadı almıştım. Bu karışımdaki, melanj gibi birşey mi?”

“Tadı geliştirir ama bilinci etkilemez.“ Ayağa kalktı ve bütün görkemiyle, aşağı, ona doğru baktı.

“Burayı iyi hatırla Miles. Ata Dünyalarımızı yitirdik, ama burada köklerimizle bağlantıyı tekrar yakaladık.“

Öte yandan, orijinal serinin devamı olarak Brian Herbert ve Kevin J. Anderson tarafından yazılan eserler, Dünya’nın kadim tarihine daha çok ışık tutmaktadır.

Yeryüzü’nün Çöküşü

Bir Simek temsili

Bir Simek temsili

İnsanlık kendi kökeni olan Dünya’dan koloni gezegenlere yayıldıktan sonra dahi, Dünya ana gezegen olmayı sürdürdü. Ancak bir süre sonra Titanların ve daha sonra da Düşünen Makinelerin (Omnius) kontrolü altında acı çekmeye başladı.

Makinelerin hakimiyetine karşı insanlar, Butleryan Cihadı denilen bir seri savaşta kendi özgürlüklerini geri almak için savaştılar. Savaştan çok önceleri Titan Agamemnon’un oğlu Vorian Atreides, arkadaşı robot Seurat‘la birlikte Senkronize Dünyaların çeşitli gezegenlerine Omnius güncellemelerini taşımakla görevlendirilmişti. Omnius Dünya’da olduğu için Vorian ve Seurat’ın yolculukları her zaman Dünya’da başlar ve sona ererdi. Gezegen, Ominus’un hakimiyeti öncesi Titanlar’ın demir yumrukları altında ezilmişti ve bu yüzden devasa Titan freskleri de temsili olarak hâlâ durmaktaydı.

Omnius Ebedizihin

Omnius Ebedizihin

Omnius diğer tüm bilgisayarları kendine bağlamış, ancak sadece Erasmus’u özgür bırakmıştı. Bağımsız robot Erasmus, Dünya üzerindeki bir kompleks içinde yer alan büyük malikanesine taşındı. Malikanesindeki laboratuvarında özellikle insan doğası ile ilgili çeşitli deneyler gerçekleştirdi. Omnius bu çalışmadan yarar sağlayacağını düşünerek ilginç bir şekilde Erasmus‘un kendi sistemi dışında özgürce davranmasına izin verdi.

Omnius tarafından köleleştirilmiş insanlar, Serena Butler ve Ginjo‘nun verdiği ilham sayesinde isyan etti. Omnius, bu isyana karşılık yeryüzündeki tüm insan kölelerinin yok edilmesini emretti. Ancak soykırım emrini taşıyan Güncelleme Gemisi ile kesişen Xavier Harkonnen, emri Dünya’nın ötesine taşımasına izin vermedi. Vorian Artreside bu karşılaşmada Xavier Harkonen ile tanıştıktan sonra saf değiştirerek cihadın en iyi komutanlarından biri haline dönüştü. Bundan sonra hayatta kalan insanların birçoğunu Dünya’dan tahliye edebildiler. Hemen ardından, cihad güçleri Omnius ve tüm makineleri yok etmek için çok büyük bir atomik saldırı başlattı. Dünya çok uzun yıllar boyunca üzerinde yaşamın olmadığı çorak, kısır bir gezegen olarak varlığını sürdürdü. Bu olay cihadın başlangıcı oldu.

Dünya Nükleer Saldırı Altında

Dünya Nükleer Saldırı Altında

Dünya, yüzyıllar boyunca çoğunlukla yaşama uygun olmayan bir gezegene dönüştü. Sonrasında şehirler yeniden inşa edildi ve yerleşim sağlandı, ancak Dünya eski önemini yitirmişti ve nüfusu ancak 2,5 milyarın üzerinde olan küçük bir gezegen olarak kaldı.

Kaynak

Etiketler: , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Makine Mühendisi. Dağların, newage müziğin ve bilimkurgunun uzun yıllardır tutkunu. "Turk Seti Team" üyesi.