bilimkurgu kulubu

Edebiyat

Tarih: 16 Kasım 2017 | Yazar: Sadık Efe Sarıtunalı

0

Dönüş: Yıldızları Gören Son Çocuklar

Yakın zamanların en başarılı bilimkurgu romanlarından biri olarak görülen Dönüş, bu yakıştırmayı sonuna kadar hak ediyor. Sıradan bir ekim gecesinde yıldızların kaybolmasıyla başlayan hikayemiz, yıldızları gören son çocukların büyümesiyle devam ediyor. Kitabın yazarı Robert Charles Wilson, kurgunun merkezine insanları yerleştirmiş. Bu yüzden Dönüş, okuyabileceğiniz en insani bilimkurgu romanlarından. Anlatmaya kitabın ilk elli sayfasından başlamak istiyorum. Çünkü romanda en hoşuma giden bölüm burası oldu.

İlk elli sayfada yıldızları gören son çocukların büyümesini izliyoruz. Ana karakterimiz Tyler Dupree, 12 yaşındayken bir gece yıldızların kaybolmasına şahit oluyor. Bu olay tüm jenerasyonu gibi onun da hayatını oldukça etkiliyor. Olay gerçekleştiğinde Tyler’dan 3-4 yaş küçük olan çocuklar yıldızları hatırlamadan büyüyorlar. Kitap boyunca Tyler kadar ondan bir yaş büyük olan Lawton ikizlerinin de gelişimini görüyoruz. Amerika’nın en zengin ailelerinden, Lawton ailesinin çocukları olan Diane ve Jason, Tyler’ın en yakın (hatta tek) arkadaşları. Bu üçlünün arasındaki ilişkinin ustaca aktarılması, kitabı bu kadar insani kılan unsurlardan.

Robert Charles Wilson

Robert Charles Wilson

İkizler, Ekim Olayı’nın gerçekleştiği gece Tyler ile birlikteler. Bir deha olan Jason yıldızlar kaybolduğunda odasına koşuyor ve ömrünü olayı araştırmaya adıyor. Jason’un on yıllar süren yolculuğu sırasında, hep kardeşinin gölgesinde kalan Diane, kendini dine adıyor. Bir yandan da onun inanç yolculuğunu takip ediyoruz. Olayın sonucunda Dünya’nın ve insanlığın yalnızca otuz ila kırk yıllık ömrünün kaldığının tespit edilmesi kitabı daha karamsar bir havaya sokuyor. Dönüş bir büyüme hikayesi. Bir yandan da yaşam ve ölüm, bilim ve inanç ile ilgili bir hikaye. Bir yandan otuz yıl sonra yok olacağını farkında olan insanlık ve bunun etkileri, diğer yandan ikizlerin fikir çatışması ve arada kalan Tyler sizi düşünmeye itiyor.

Üç karakterin üzerinden bir neslin hikayesi anlatılıyor. Kıyametin kıyısında, yıldızları kaybeden çocukların, duygularını düşüncelerini ve inançlarını görüyoruz. Bir yandan da özel olarak karakterlerimizin psikolojisi yansıtılıyor. Karakterler o kadar başarılı bir şekilde yaratılıp aktarılıyor ki, pek çok zaman kimin ne düşündüğünü ve yapacağını tahmin edebiliyorsunuz. Bu karakterleri tanıyabilmemizden kaynaklanıyor. Bu, kitapta merak unsurunun bulunmadığını düşündürtmesin. Dönüş, insan merkezli bir hikaye olmasına rağmen içerdiği orijinal fikirler ve Dönü adı verilen Ekim olayının sebeplerinin yavaşça ve kitaba yayılarak açıklanması sayesinde merak unsurunu kullanıyor. Temponun düşmemesini sağlıyor.

donus

Ayrıca orijinal fikirlerin bunlarla sınırlı kalmaması ve güncel olayların farklı biçimlerde yorumlanması kitabın etkileyiciliğini arttırıyor. Bunlar arasında benim en çok ilgimi çeken yazarın doğu-batı farklılığına getirdiği bakış oldu. Ayrıca kitapta görebileceğiniz en farklı uzaylı tasviri yer alıyor. Uzaylıların nasıl varlıklar olduğunu spoiler olmaması için burada anlatmayacağım. Ama ilk temas temasının kullanılmasından söz edebilirim. İnsanlar Dönü’nün dünya dışı bir uygarlığın işi olduğunu anlasalar da bu varsayımsal uzaylılarla temas kurmaları mümkün olmuyor. Burada on yıllar boyunca “Varsayımsallar” adını verdikleri uzaylıların varlığından haberdar olan, ama onlarla iletişim kuramayan, onları tanıyamayan ve algılayamayan bir insanlıktan söz ediyoruz. Çıldırmanın eşiğinde olan bir dünyadan…

Hikayeyle bu derece yakınlık kurabilmemizin bir sebebi de olayların geçtiği zamanın net bir şekilde belirtilmemesi. Hikaye Tyler Dupree’nin yaşamından 20-30 yıllık bir dönemi anlatıyor. Hikayenin başlangıcının kendi zamanımız olduğunu söyleyebiliriz. Sanki yıldızlar günümüzde, herhangi bir gece kaybolabilir. Bu çağdaşlık hissi her şeyi, tüm etki ve tepkileri anlamamızı kolaylaştırıyor. Çünkü anlatılanın günümüz toplumu olduğunu fark ediyoruz. Teknoloji de günümüz teknolojisine paralel bir biçimde ilerliyor. Dönü’den faydalanarak Mars kolonisi kurulmaya çalışılması gibi teknolojik atılımlar tüm problemleriyle ayakları yere basar biçimde gösteriliyor. Böylece tasvir edilen koloni hem çok tanıdık hem de çok yabancı olarak hoş bir tezat oluşturuyor. Ve bu ikiliğin sonuçları kitapta önemli bir yer tutuyor.

donus

Tabii ki kitabın negatif yönleri de yok değil. Kitapta çok fazla konunun aynı anda işlenmesi bazı yerlerde sizi yorabiliyor. Ayrıca kitap bazen bir temayı 30-40 sayfada anlatıp daha sonra o konunun yüzüne bakmıyor. Bu hızlı değişim kitaptan kopmanıza sebep olabiliyor. Dönüş, John Campbell ve Locus ödüllerine en iyi bilimkurgu romanı dalında aday olmuş, Hugo en iyi roman ödülünü almış ve üstüne usta yazar Stephen King‘in beğenisini kazanmış bir kitap. Şu yazıda anlatılan akıma uygun olarak bir diziye uyarlanması kaçınılmazdı. Daha önce Dark Matter, Expanse, Blood Drive, Incorporated gibi başarılı bilimkurgu dizilerini bizimle buluşturan Syfy kanalı, 2015 yılında, kitabı 6 saatlik bir mini diziye uyarlayacağını açıkladı.

2005 yılında yayımlanan Dönüş, orijinal ismiyle Spin, aynı isimli üçlemenin ilk kitabı. 2007 yılında yayımlanan Axis ve 2011’de yayımlanan Vortex serinin diğer kitapları. Kitabı dilimize kazandıran İthaki Yayınları, devam kitaplarını da yakın zamanda Eksen ve Girdap adıyla yayımlayacağını duyurdu. Yayınevi daha önce yazarın Darwinya isimli kitabını da yayımlamıştı. Son olarak kitabın çevirisi Burak Kara‘ya, editörlüğü ise Alican Saygı Ortanca ile Emre Aygün‘e ait. Dönüş, dilimize eserin ruhunu koruyan başarılı bir çeviriyle kazandırılmış. Bu konuda içiniz rahat olabilir.

Etiketler: , , , , ,


Yazar Hakkında

Bilgisayarla fazla ilgilenir. Boş zamanlarında ise çizgi roman okur. Bir gram çizim yeteneği olmadığı için çuvalladığı çizgi romanlarından sonra en büyük hayali kendine bir çizer bulup çizgi roman yazarı olmak. En büyük tutkusu ise bilimkurgu.