gunes-hirsizlari-dusler-kabuslar-ve-gelecek-masallari

Doğu Yücel’in Bilimkurgu Öyküleri

1977 İstanbul doğumlu olan Doğu Yücel, yazmaya genç yaşlarda başlayan ve öyküleriyle çeşitli yarışmalarda ödül kazanan bir yazar. İlk kitabı “Düşler, Kabuslar ve Gelecek Masalları“nı henüz 23 yaşındayken yayımlama fırsatı bulan Yücel, burada yer alan öykülerinden “Ölümsüzlüğün Gıcık Sırrı” ile 1999’da Nostromo Bilimkurgu Öykü Yarışması’nda başarı ödülü kazandı. İlk olarak Çitlenbik Yayınları’ndan çıkan kitap, ikinci baskısında Stüdyo İmge Yayınları aracılığıyla yayımlandı.

İkinci kitabı Hayalet Kitap‘ın sinema uyarlamasının senaryosunu da kaleme alan Yücel, bu yapımda Taylan Biraderler ile çalıştı. 2011 yılında yayımlanan Varolmayanlar isimli şehir fantazyası türüne giren kitabı yazarın başyapıtı olarak öne çıkıyor. 2014’ün sonunda Güneş Hırsızları ismindeki ikinci öykü derlemesi ile okurlarına tekrar merhaba diyen Doğu Yücel, geniş bir konu yelpazesinde kaleme aldığı öyküleriyle Türkiye’nin düşsel edebiyat alanında en iyilerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Düşler, Kabuslar ve Gelecek Masalları’nda 3’ü bilimkurgu olmak üzere, toplamda 11 öykü bulunuyor. Sonradan yapılan ikinci baskısında ise ilk baskıda olmayan bir senaryo mevcut. Güneş Hırsızları’nda ise 4’ü bilimkurgu olmak üzere, 12 öykü mevcut.

Bilimkurgu öykülerine kısaca bakalım:

Düşler, Kabuslar ve Gelecek Masalları

dusler-kabuslar-ve-gelecek-masallari

Ölümsüzlüğün Gıcık Sırrı: Kitaptaki bilimkurgu öykülerden ilki. Merak duygumuzu kamçılayan ve aynı zamanda gülümsetmeyi de başaran bir öykü.

Yorb adındaki bir uzaylı günün birinde dünyayı ziyaret eder. Neyorik gezegeninden gelen Yorb, bir televizyon programında kanser ve AIDS gibi hastalıkların çözümlerini söyleyerek insanları iki büyük dertten kurtarır. Bu olayın ardından Yorb dünyada şöhret olur, tüm insanlar ona inanmaya başlarlar ve sözlerini can kulağıyla dinlerler. Bunlar haricinde çok önemli bir şeyi daha açıklayacağını söyler Yorb, bu da ölümsüzlüğün sırrıdır. Herkes ekranlarının başında Yorb’un ağzından çıkacak olan kelimeleri bekler.

Büyük Aşklar küçük harfler Yazılır: Evrenin oluşumu, tanrı ve sevgi kavramlarının bilimkurgu sosuna bandırılarak masalımsı bir atmosferde yazılmış bir öykü.

Öykünün ismi bana daha farklı şeyler çağrıştırmıştı. Bu yüzden, Tanrı ve evrenin başrolde olduğu bir öykü okumak şaşırttı. Zabazingo adlı, evrenin en büyük uzay gemisi ve aynı zamanda en büyük fotoğraf makinesi olan araç, günün birinde evrenin fotoğraflarını çekiyor. Gazete yayımlanan bu fotoğraflardaki çok önemli bir detayı ise küçük bir çocuk fark ediyor. Bu olaydan sonra ise evrende birçok değişiklik meydana geliyor.

“Aşık olan her Kurşun Asker kırılır, her King Kong ölürmüş. Aşkın bulaştığı her masal mutsuz bitermiş.”

Hayalet Gemi’nin 14 Delisi: Kitabın on birinci ve son öyküsü “Hayalet Gemi’nin 14 Delisi”. Post apokaliptik ve distopik diye nitelendirebileceğimiz, “umut” kavramını eşeleyen ve insanlığımızı sorgulatan güzel bir öyküydü. Hatta bu kitaptaki en sevdiğim öykü olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

5. Dünya Savaşı’nın patlak verdiği, teknolojinin son demlerinde olduğu, dünya nüfusunun hızla azaldığı ve kıtaların birer birer sulara gömüldüğü bir gelecek tasviriyle selamlıyor bizi Doğu Yücel.

Tüm dünyanın umudu kesilmişken, 14 deli, “Hayalet” adını verdikleri gemiyle bir yolculuğa çıkıyor, yanlarında bir de öykünün anlatıcısı bulunuyor. Ufacık bir umuda tutunan bu deliler (aslında dahiler) tayfası denizler ve okyanuslarda araştırmalar yapıyor. ”

“Umut, hele günümüzde, kötü bir şey; umut insanı boğabilir.”

Güneş Hırsızları

gunes-hirsizlari

Dünyanın Sahiplerine Bakmıştık: Kitapta yer alan bilimkurgu öykülerden ilki. Kısa ama anlattıkları itibarıyla da etkili. Çok az Carl Sagan’ın “Mesaj”ını, biraz da Eric Frank Russel’ın “…Ve Sonra Hiç Kalmadı”sını andırıyor demek mümkün. Yine de, özgün bir yanı da yok değil. Uzaylıların dünyayı ziyaret edişi değil bu öyküyü özgün kılan, satır aralarındaki ince göndermeler, yer yer güldüren diyaloglar ve tabii ki öykünün finali: “Dünyanın sahiplerine bakmıştık?”

Üçüncü Türle Aşırı Yakın İlişkiler: Yine klasik bir uzaylı dünyalı ilişkisi fakat Doğu Yücel farkıyla. Öykü ismiyle Steven Spielberg’e yapılan açık göndermeyi aslında söylemesem de olurdu.

İnsanoğlunun, asırlar boyu süregelen dünya dışı akıl sahibi varlıklarla temas kurma hayalinden yola çıkılarak kurgulanan öykünün merkezinde bir insan ve bir uzaylı bulunuyor. Pinol adlı bir gezegenden gelen dişinin asıl amacı galaktik bir baba adayı bulabilmek. Çok gelişmiş olan bir uygarlıkta baş gösteren bir sıkıntı vardır ve gelecekleri tehlikededir. Bu yüzden, evrende arama yapan bu canlıların çiftleşebilecekleri türün olduğu tek gezegenin “Gugma” olduğu sonucu ortaya çıkar. Yani bizim dünyamız. Elanyi adlı dişi uzaylı amacına ulaşıp gezegenini kurtaracak mıdır dersiniz?

Hayatın Gıcık Anlamı: Yine bir bilimkurgu, yine uzaylıların ve onların dünyayı ziyaret edişi temalı bir öykü. Bir kitapta aynı temadan üç öykü bulununca, okurun sıkılmış olması veya kendisini bir tekrarın içinde bulmuş olması doğal karşılanabilecek şeyler. Fakat Doğu Yücel’in esprili dili ve üstü kapalı göndermeleri öyküleri daha keyifli bir hale getirdiği gibi, zenginleştiriyor da. Ve bizler, kendimizi bir sonraki öykünün de uzaylılarla ilgili olmasını beklerken buluyoruz.

Hayatın Gıcık Anlamı, Yücel’in ilk öykü kitabında yer alan “Ölümsüzlüğün Gıcık Sırrı”nın bir nevi devamı olma özelliğini taşıyor. Karakterler aynı olmasa da, o öykünün finalinde bahsedilen tema, bu öykünün içeriğini oluşturuyor. Pontag adlı gezegenlerinin yaşlandığını fark eden Pontaglı yaratıklar, Dünya’yı gözlerine kestirirler ve “Hayatın Anlamı”nı açıklamak üzere rotalarını Dünya’ya çevirirler. Uzay gemilerinin Jedizim ve metalciliği de din olarak kabul etmesi ise, öykünün en komik yanlarından biri olarak görünüyor. İstanbul Büyük Ada’da gerçekleştirilen toplantıda George Lucas ve Ozzy Osbourne’un yanında bir yer edinmeyi ihmal etmeyin!

Güneş Hırsızları: Yücel’in ilk kitabındaki “Hayalet Gemi’nin 14 Delisi” adlı distopik öykünün birebir devamı niteliğinde olan “Güneş Hırsızları” da bilimkurgunun alt türlerinden biri olan distopyaya giriyor.

Ufacık bir umuda tutunup, “Hayalet” adını verdikleri gemileriyle denizlere açılan 14(+1) kişi, dünyada yaşanabilecek yerler bulmaya çalışıyorlar ve yanlarında götürdükleri Renol tarafından ihanete uğrayan “deliler”, dünyanın kontrolünü Marslılara devretmek zorunda kalıyorlardı bir önceki öyküde.

Güneş Hırsızları’nda ise, bir sabah uyanan insanlar, Güneş’in yerinde olmadığını fark ediyorlar. Marslılar’ın kontrolündeki Dünya, karanlığa gömülmüştür. Güneşsiz kalan insanların imdadına ise “Hayalet Gemi’nin 14 Delisi”nden tanıdığımız Renol yetişir. Kaçırdığı uzay gemisi ile, dünyadaki dostlarının da yardımlarıyla, Marslılar’ı alt etmeyi hedefleyip, Güneş’i yeniden açmaya girişen Renol, Dünyalılar için son umuttur. Uzayın derinliklerindeki kovalamacadan kimin galip çıktığını isterseniz okuyarak siz kendiniz görün…

Umut ve özgürlük kavramlarının bilimkurguyla harmanlandığı bu öykü, kitabın ve hatta Yücel’in en iyi öyküsü.

dogu-yucel-fotoğraf

Düşler, Kabuskar ve Gelecek Masalları ile Güneş Hırsızları’nda yer alan bilimkurgu öyküleri üsttekilerle sınırlı. Öykü stilleriyle bir diğer başarılı bilimkurgu yazarımız Müfit Özdeş’i andıran Doğu Yücel’in bilimkurgu konusunda çok başarılı şeyler ortaya koyduğu bir gerçek. Fakat baktığımız zaman, bu dalda toplamda 7 öyküsü olduğunu görüyoruz. Kendisinden yeni öykü kitapları ve elbette sayıları daha fazla olan bilimkurgu öyküleri bekliyoruz.

Yazar: Bahri Doğukan Şahin

1995, Erzurum. Kitap okur, belgesel izler, sinema, felsefe ve bilimkurguyla ilgilenir, öykü yazar. Kayıp Rıhtım'da başladığı yazarlık serüvenine, Fantastik Canavarlar ve Bilimkurgu Kulübü gibi internet sitelerinde ve çeşitli dergilerde devam etmekte. bahridogukan@gmail.com

İlginizi Çekebilir

outlast

Korku Bilimkurgu ile Buluşursa: Outlast

Video oyunlarının altmış yılı aşkın bir geçmişi vardır. 1958 tarihli Tennis for Two adlı tenis …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et