bilimkurgu kulubu

Edebiyat

Tarih: 20 Ocak 2018 | Yazar: Varlık Ergen

0

Değiştirilmiş Karbon: Bir Siberpunk Anlatısı

Öldürülmüş olduğuna inanan bir kimsenin kendi ölümünü araştırması kulağa son derece sıra dışı geliyor. Philip K. Dick En İyi Roman Ödülünü almaya hak kazanmış Değiştirilmiş Karbon, bu fikir üzerinden şekillenmiş bir kitap diyebiliriz. Deneyimli bir eski asker olan kahramanımız Takeshi Kovacs, birçok polisiye filmde de örneğine rastladığımız gibi, Laurens Bancroft cinayetini aydınlatmakla mükellef acımasız ve soğukkanlı bir dedektif edasıyla olayların zorunlu bir figürü haline geliyor.

Zorunlu diyorum çünkü hemen hemen bilinen tüm polisiye eserlerde karakterler söz konusu cinayeti çözmeye mecbur bırakılmış kimseler içerisinden seçiliyor. Değiştirilmiş Karbon’da da benzer bir yöntem işlenmiş ve buradan hareketle başlatılıyor olaylar zinciri. Çeşitli yaşam merkezleri (gezegenler), yüzlerce ışık yılı mesafesinde yaşanan hayatlar (yolculuklar dijitalleştirilmiş bilinçlerin aktarımı ile yapılıyor) ve kimi zaman ödünç alınan, kimi zaman da kiralanan bedenlere transfer edilen bilinçler Değiştirilmiş Karbon kitabının temel dayanakları olarak gösterilebilir.

653 Sayılı Önerge ve Tanrı Sorunu

Richard K. Morgan’ın evreninde “Katolikler” adıyla isimlendirilen dindar insanların, beden/kılıf değiştirmesine ve bilincin birçok kere yedeklemesi yapılarak saklanmasına karşı koyduklarını görmem beni şaşırtmadı. Bu insanların karşı duruşlarıyla ilgili gerekçelerini elbette tahmin edebilirsiniz. Adı geçen dindarlar, insanın kendisini “tanrı” yerine koyduğunu ve can alma hakkının tanrının ellerinden koparıldığını düşünüyorlar. Hal böyle olunca ölmeyen bir kimse de tanrının merhametiyle ya da gazabıyla karşılaşamamış anlamına geliyor ki ilgili kısımları okurken yazarın bu çelişki üzerinde daha fazla durmasını istiyorsunuz. Siberpunk bir gelecekte olası “tanrı” sorununun daha derin bir tahlille yazılmasını dilerdim, çünkü mevcut bütün inanışların tanrılaşan insan topluluklarıyla öyle kolayca barışamayacağı ve bu durumu kabul edemeyeceği gerçeğini görebiliyoruz. Karşılaşacağınız bu çatışma birçoğunuzu heyecanlandırmaya yeter de artar bile.

“Kişisellik, herkesin söylemeye pek bayıldığı üzere, tamamen politiktir. Eğer beyinsiz bir politikacı, bir erk sahibi size ya da sevdiklerinize zarar veren bir politika izlemeye çalışırsa, BUNU KİŞİSELLEŞTİRİN. Öfkelenin. Adalet Çarkı hiçbir işinize yaramayacak; hem yavaş ve soğuk hem de onların tarafında. Yalnızca küçük insanlar adaletin ellerinde acı çeker; erk sahipleri tek bir hareketle her şeyden sıyrılmayı bilir.”

Morgan, bu tarz söylevlerle az da olsa okuyucuyu heyecanlandırmayı denemiş. Dijital hayatların mümkün kılınmasıyla beraber toplum içindeki zayıf karakterlerin hayatlarının egemen güçler tarafından gerçek birer cehenneme dönüştürülmesi fikri sizleri de ürkütebilir. İşkenceyle öldürülmüş bazı insanların tabi olduğu dinin şartları nedeniyle “gerçek ölüme” yürümeleri dinler ve egemen güçler hakkındaki düşüncelerinizi yeniden ele almanıza neden olacaktır. Sonsuza kadar sürdüğü hissedilen sanal acılardan sonra sadece ve sadece bir dinin “yeniden dirilmeyi” reddetmesini kabul ettiğiniz için yeni bir kılıfla hayata dönememek gerçek bir dram demektir. Bunu yaşamak zorunda bırakılanları okurken sizlerin de bir karara varması gerekiyor; adı geçen dinlerin aldıkları karar doğrultusunda hayatınızdan vazgeçmeyi kabul edebilir misiniz?

Altered Carbon

Değiştirilmiş Karbon’da ilerlerken yer yer yapılan esprilerin fazlasıyla basit olmasının bilinçli bir seçim olduğunu düşünüyorum, daha doğrusu düşünmek istiyorum. Böylesine bir hikâye örgüsü yaratabilen bir yazarın kitabına göz acıtıcı espriler serpiştirmesi muhtemelen her alandan okuyucunun sahiplenmesine duyulan ihtiyaç için yapılan bir uygulama olsa gerek. Yine çevirisi yapılan küfürlerin kitap içerisindeki akışa uygun düşmediğini de belirtmeden geçemeyeceğim.  Küfürlerin çevirisi şık durmamış; bizim kültürümüze uyarlamak adına dönüştürülen kelimeler, karakterlere ve kitabın genel atmosferine uygun bir biçimde tasvir edilememiş.

Değiştirilmiş Karbon’da çeşitli uzuvlar, kurşunlarla ve geleceğin silahları ile aralıksız dağlanıyorlar. Sıkı bir kovalamacanın içerisinde isimleri ve terimleri aklınızda tutmak için çaba harcarken bir yandan da sonraki sahneye olan merakınıza yenik düşeceksiniz. Kitabı okuduğumda kafamda bir soru belirdi; kitap birden fazla kalemin mi ortak eseri? Yoksa birden fazla çevirmenin mi? Kitabın ilk yarısını bitirdiğimde yepyeni bir dille karşılaştım. Gerçeği söylemek gerekirse kitabın ikinci yarısını okumak daha keyifliydi. Ayrıca kitapta az da olsa kelime hatalarına rastlamak ve çeşitli anlam sorunlarıyla karşılaşmak gözümü yordu.

Kötü haber: Ekonomik Adaletsizlik Tüm Hızıyla Sürüyor

degistirilmis karbon 2

Yoksulluk devam ediyor. Morgan evreninde şekillenen hayatlarda yoksulluk bitmiyor. Bilakis toplum, tıpkı diğer siberpunk-distopya eserlerde olduğu gibi çeşitli katmanlara ayrışmış durumda. Bu yaşanmışlıkta yüzlerce yıl hayatta kalma şansını yakalayanların yanında sadece birkaç kez “kılıf” değiştirebilme fırsatı yakalayabilmiş kimseleri görüyoruz. Toplulukları şirketler yönetmeye devam ediyor. Şirketler savaşı bitecek gibi de görünmüyor! Bu haline baktığımızda yazar, günümüz dünyasının resmini başarılı bir biçimde çizmiş diyebiliriz. Nasıl ki bugün bazılarımız lüks içinde yaşarken bazılarımız en basit hastalıklarla bile boğuşacak dermanı bulamıyorsa, Morgan’ın dünyasında da aynı ilkellik devam ediyor. Güzellik ve çirkinlik kavramlarına ilintilenmiş kılıf bedenler, kişilerin alım gücüyle şekillenirken, daha fazla varlık sahibi olmak daha fazla “yaşamak” anlamına geliyor. Hormonlarla ve ileri teknoloji ile yeniden modifiye edilebilir bedenler, kiralık katil “bilinçler” için hazırlanmış ölümcül makinelere dönüştürülebiliyor.

Richard K. Morgan, Değiştirilmiş Karbon’u hayli kolay ve anlaşılır bir dille yazmış. Cümle yapıları ve olay örgüsü, felsefi ve bilimkurgusal karmaşadan ayıklanmışa benziyor. Bahsi geçen geleceğin insanı, gezegenleri ve yaşam süreçleri pek fazla detaylandırılmamış. Bu durumun yukarıda bahsettiğim nedenlerden ötürü bir pazarlama yöntemi olarak belirlendiği kanısındayım. Ancak yine de polisiye ve polisiye bilimkurgu okuyucuları için çabucak tüketilebilecek bir roman olmasının yanı sıra aşağıda sıralayacağım pek çok bilimkurgusal terimle zenginleştirilmiş hikâye örgüsü nedeniyle kitabın okuyuculardan olumlu dönüt alacağı kanısındayım.

Altered Carbon

Değiştirilmiş Karbon kitabının, dizi vb türlere aktarılmasıyla beraber fazlasıyla ses getireceğini düşünüyorum. Kitabı temel olarak şu alt başlıklarla özetleyebiliriz: Vurgulanan ölümsüzlük seçeneği, bilinçlerin birden fazla bedene (sırasıyla) nakledilebilmesi, hava taşıtlarının, robotların ve yapay zekânın günlük hayata dâhil edilmesi, dijital hapis cezası, sentetik bedenler, alıkonulan ya da satın alınan herhangi bir bedenin yıpranan uvuzlarının onarılması, yeni nesil silahlar, nörokimyasal yeteneklerle güçlendirilmiş bedenler, bilincin yüksek güvenlikle yerlerde saklanarak sonsuza kadar yaşatılması, sahipsiz ya da ekonomik güçten yoksun kimselerin kılıf adı verilen bu bedenlere sahip olamayışı ve olası saldırılarda/müdahalelerde bilincin sönmesi ile gerçek ölümü tatmaları.

Bilimkurgu hayranlarının en sevdiklerinden oluşan bu alt başlıkların, dizi ve sinema sektörüne nakledilmesinin izleyicilerden tam not alacağı su götürmez bir gerçek. Ayrıca kitapta adı geçen terimlerle ilgili ayrıntılı betimlemelerin olmayışı eserden esinlenilerek yaratılacak dizi ve filmlerde yönetmen ve senaristler için geniş bir hareket alanı bırakıyor ki bunun onlar için büyük bir avantaj sağlayacağı düşüncesindeyim. Örneğin bahsi geçen hava taşıtlarının ya da bir bilincin söndürülmesi durumunun ayrıntılı bir betimlemesinin kitapta yer almamasından dolayı, film ekibi bu sahneleri ortaya koyarken mevcut şartlar içinde tamamen kendi hayal güçlerini çalıştırma fırsatı bulacaklardır. Bu nedenlerden yola çıkarak Değiştirilmiş Karbon evreninin, Netflix’te başlayacak dizi uyarlaması tarafından her koşulda, hatta kitabın kendisinden bile daha iyi bir şekilde temsil edileceğine inanıyorum.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Sabaha karşı başlamış bir doğumun eseriyim_ Cennet bahçelerinden düşenlerdenim bir de- Parçalanmış benliklerimin gölgesinde bir bireymiş gibi yaşıyorum_ Tuzlu suyun yakınlarında olmak şanslı kılıyor beni- #ModelEvren -yazar-okur-seslendirir- varlikergen.com