bilimkurgu kulubu

Çizgi Roman transformers

Tarih: 23 Kasım 2020 | Yazar: Gökhan Karagül

0

Transformers Evreninin En Güçlü Karakterleri

1980’li yıllarda Japon oyuncak serileri Microman ve Diaclone ile hayat bulup sonrasında Amerika tarafından bir anlamda klonlanan Transformers serisi, otuz yıldan fazla bir süredir hayranlarıyla birlikte . Yeniden tasarlanmış Japon oyuncaklarını pazarlamanın bir yolu olarak başlayan yapımın bu kadar uzun süre dayandığına inanmak zor, ama ne de olsa konumuz Transformers.

Bu zaman dilimi boyunca çizgi yapımlar, yakın zamanda seyrettiğimiz Transformers filmleri, grafik romanlar, aksiyon figürleri gibi birçok medya ürünü aracılığı ile Transformers hikayesinin (ve karakterlerinin) birkaç farklı versiyonu oldu. Güç seviyeleri konusunda pek çok spekülasyon olsa da, en güçlü robotlar söz konusu olduğunda tartışma bitiyor. Görünüş değiştirip gizlenebilen bu robotların en güçlülerini tanımak için gelin Transformers tarihine dalalım.

Grimlock

Grimlock, “Bir Transformer aynı zamanda dinozor olsaydı” fikrinin sonucu olarak ortaya çıkmış gibidir. Elinde kocaman korkunç bir kılıç tutan kocaman korkutucu bir robotun kocaman korkunç bir T-rex’e dönüştüğünü düşünün. İşte Grimlock o . Eğer “en esaslı Transformerlar” listesi yapılacak olsa Grimlock başa oynayanlardan olurdu.

Grimlock oldukça sağlam bir dövüşçü. Yeri geldiğinde çok sert savaşabilen robotlardan oluşan Dinobotlar’a liderlik ediyor. Dinobotlar güç ve şiddete değer verir, bu nedenle grubun üzerinde hakimiyet kurabilmek için son derece güçlü bir lider gerekir. Grimlock dövüş hünerini pek çok kez gösterdi, çok tanınan Transformerlara karşı koydu ve hatta bazılarını yendi.

Bununla birlikte Grimlock, büyüklerden herhangi birine bulaştığında çoğu zaman kaybediyor. Sinirli, içgüdüsel doğası, fiziksel olarak üstün düşmanlara karşı savaşırken ona zorluk çıkarıyor. Grimlock sıradan Transformerlar’ın güçlülerinden biri, ancak listenin devamında daha sıra dışı robotlar göreceğiz.

Megatron

“Decepticonlar… Geri çekilin!”

Saf fiziksel ve zihinsel yetenekler söz konusu ise, Megatron bu listede üstlere çıkar. Decepticonlar’ın lideri olarak Megatron, herhangi bir Transformer’a karşı birebir ve yakından dövüşebileceğini birçok kez kanıtladı. Güçlü ve stratejik kararlar alabilen, inandıkları için savaşan bir robot o.

Bununla birlikte, Megatron genellikle başarılı olacağı durumlarda başarısız olur, çünkü küstahlığı ve başkalarını küçümsemesi işlerini bozar. Megatron, Transformerlar’ın evrendeki en üstün yaşam formları olduğuna ve insanlar gibi diğer yaşam türlerinin dikkate almaya değmeyecek aşağı türler olduğuna inanır. Bu kibir, Megatron’un küçük detaylara bakmamasına ve bu yüzden sayısız planının başarısız olmasına yol açar. Büyük resmi görebilseydi veya başkalarının onun planları için oluşturduğu tehdidi fark edebilseydi, Decepticonlar çok uzun zaman önce evrensel egemenlik hedeflerine ulaşırlardı büyük ihtimalle.

Starscream’i hep yakınında tutması da hataydı belki de…

 Optimus Prime

Optimus Prime, Megatron ve Grimlock’u savaş yeteneği konusunda geçmekle kalmıyor sadece. Son derece yetenekli bir savaşçı olduğunu defalarca kanıtladı ve Autobotlar’ın lideri olması bir tesadüf eseri değil. Optimus Prime’ın gerçek gücü, onun aynı zamanda iyi bir lider olmasını sağlayan cesaret , derin ve stratejik düşünme özelliklerinden ve düşmanlarını asla küçümsemeyişinden geliyor.

Bu özellikler, Optimus Prime’ın kendinden çok daha güçlü olanlara karşı koymasına yardımcı oluyor. Tutkusu ve şefkati, dövüşlerde dayanabileceğinden çok daha uzun süre kalabilmesini sağlıyor. Yılmazlığı düşmanlarının sık sık pes etmesine zemin hazırlıyor.

Optimus Prime, Transformers evreninde birçok çatışmanın gidişatını saf iradesi ve cesareti ile kendi lehine çevirmesiyle efsane olmuştur. Sayısız kez kendini feda etti ve kendisinden güçlü birçok düşmanı, arkadaşlarının ve müttefiklerinin yardımına güvenerek taktik üstünlüğü ile alt etti. Optimus Prime asla bir dövüşten kaçmamasıyla bilinir.

Predaking

Predaking, Birleştirici olarak bilinen ve diğer Transformerlar’ın bir araya gelerek oluşturduğu bir Transformer türüdür. Predaking beş Predacon’un (Divebomb, Headstrong, Rampage, Razorclaw ve Tantrum) gücünü kendinde toplar. Devasa ve son derece güçlü yapısıyla galaksideki en tehlikeli avcılardan biridir.

Birleştirici formun dezavantajlarından biri Transformerlar’ın , Birleştirici formuna geçtiklerinde birlikte ve uyumlu çalışma gerekliliğidir. Birleştirici’ yi oluşturan Transformerlar hala bağımsız varlıklardır ve hangi eylemi gerçekleştirecekleri konusunda anlaşamazlarsa, yapabilecekleri pek bir şey yoktur. Predaking bu yönden, onu olağanüstü derecede güçlü kılan başka yeteneklerinin yanında , diğer birleştiriciler arasında bir parça farklı kılan bir özelliğe sahip.

Predaking’e dönüşen beş Transformer, tek bir bilinçte bir araya gelerek bağımsız parçalar dezavantajından kurtuluyorlar. Bu özellik Predaking’i, düşmanlarını izole edip yok edebilen son derece tehlikeli bir robot yapıyor. Predaking’in temel zayıflığı ise av tutkusudu. Kazandığını düşündüğü birçok kez tuzaklara çekilmiştir.

Defensor

Defensor da beş Protectobot’un (Hot Spot, First Aid, Blades, Streetwise ve Groove ) bir araya geldiği bir Birleştirici formudur. Hücumda çok güçlü bir robot değildir , ancak güçlerini farklı şekillerde kullanır. Öncelikle, Defensor bir savaş alanındaki en zeki ve stratejik beyinlerden biridir. Protectobotlar’ın hepsi acil durum müdahale ekipleridir, bu nedenle hayat kurtarmak için gelişmeleri hızlı ve etkili bir şekilde analiz edebilmeleri gerekir. Savaş alanındaki yeteneği yanında Defensor’un bir başka numarası daha vardır: Vücudundan 15 metre uzağa kadar etkili devasa, inanılmaz derecede kuvvetli bir güç alanı.

Defensor’un bu güç alanını sürdürebilmesi için muazzam miktarda enerji gerekir, ancak bu son derece güçlü yetenek, harcanan bu enerjiye değer. Autobotlar, herkesi korumak için zorlandıklarında Defensor devreye girip, bu zorluğu bertaraf ederek listede kendine bir yer kazanıyor.

Bruticus

Bu Transformer, Defensor’un zıddı gibidir. Bruticus, beş Combaticon’dan oluşuyor: Onslaught, Vortex, Brawl, Blastoff ve Swindle. Her biri askeri araçlara dönüşebilen bu Decepticonlar, bir araya geldiğinde son derece güçlü Bruticus’u oluştururlar.

Bruticus, her türden gelişmiş silaha sahiptir ve saldırılara karşı neredeyse tamamen dayanıklıdır. Bir Birleştirici olmasına rağmen, bu canavarı oluşturan beş Transformer benzer içgüdülerle hareket ederler. Bu nedenle, Bruticus formunda birlikte çalışmak onlar için çok zor değildir.

Bruticus’un temel zayıflığı zekasıdır. Yalnızca saldırganlık arzusuyla hareket etmesi onu son derece tahmin edilebilir ve aptal kılar. Kandırılması kolaydır (Bruticus seyirciye ilk tanıtıldığında Starscream bunu kanıtlamıştır) ve savaşa girmesini sağlayacak olan tüm emirleri sorgusuz uygular. Tartışılmaz kaba gücü onu korkunç bir tehdit haline getiriyor. Ancak bunun için birinin onu yönetmesi gerekli.

Trypticon

Trypticon, gücünü biraz umursuyor olsaydı, neredeyse durdurulamaz olurdu. O Titan olarak bilinen türden bir robot; muazzam bir dinozor. Göğüs göğüse (ya da ışın ışına) savaşlarda neredeyse her Transformer’ı yenebilecek kapasiteye sahiptir. Daha da kötüsü, alternatif formu çok kısa bir sürede yüksek miktarda ateş gücü üretebilen, şehir büyüklüğünde ve ağır silahlardan kurulu bir topçu platformudur.

Çok az robot Trypticon’un bu çılgın boyutuna ve silahlarına dayanabilir. Autobot ekipleri genellikle ona karşı koyabilmek için hile ve zayıflatma yöntemlerini kullanırlar. Onunla kafa kafaya yapılacak bir savaşın intihar olacağını çok iyi bilirler. Herkesi öldürebilecek kapasitede bir silah olmasına rağmen, Trypticon’un kalbi çoğu zaman savaşta değildir.

Trypticon, Autobotlar’dan nefret eder, ancak aynı zamanda Decepticonlar tarafından bir araç olarak kullanılmasından da nefret eder. Ölümcül bir silah olarak rolünü kabul etse de, girdiği savaşlarda isteksiz ve moralsizdir. Bu ilgisizlik, Autobotlar’ın böylesine tehlikeli bir düşmanın karşısında durabilmelerini sağlayan şeylerden biridir.

Metroplex

Metroplex, Decepticon rakibi Trypticon gibi Titan türünde bir Autobot. Alternatif formu devasa bir şehirken,Autobot formu ise var olan neredeyse tüm diğer Transformerlar’ı gölgede bırakan, çok yüksek, korkutucu bir figür. Çevresinde olup biten her şeyi takip etmesine yardımcı olmak için normal boyutlu üç Autobot’a (Scamper, Six-Gun ve Slammer) sahiptir. Metroplex her şeyi tek başına izleyemeyecek kadar büyük!

Metroplex son derece yetenekli bir nişancı ve göğüs göğüse dövüşçüdür ve neredeyse her düşmana karşı mücadele edebilir. Sadık, zeki ve cesurdur. Autobotlar sık ​​sık onun muhakeme yeteneğine başvururlar.

Bununla beraber, Metroplex’in en büyük özelliği alçakgönüllülüğüdür. Muazzam boyutuna, dövüş hünerine ve zekasına rağmen bunların yeterli olduğunu hiç düşünmez. Sürekli daha iyisini yapmayı ve gelişmeyi ister. Her zaman engelleri aşmanın ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye yardımcı olmanın yollarını arar. İhtimaller ona karşı olsa bile (ki bu nadirdir), Metroplex sürekli olarak işleri dengelemenin ve iyilere kazanma avantajı sağlamanın peşindedir.

 Omega Supreme

Omega Supreme, milyonlarca yıldır yaşıyor. Bir zamanlar Cybertron’un en büyük şehrinin koruyucusu olarak görev yapmıştı. Şimdi Autobotlar için galaksiler arası ulaşım görevini yapıyor. Alternatif biçimi aslında üç farklı şeyden oluşuyor: Büyük bir tank ve iki askeri üs (bir füze üssü ve bir füze savunma üssü).

Omega Supreme, görünüşe göre var olan en büyük Autobot ve inanılamayacak kadar güçlü. Zırhı onu en güçlü saldırılara karşı korur ve her iki formunda da tüm takımları yenmek için yeterli ateş gücüne sahiptir. Bire bir dövüşte neredeyse her rakibini ezip geçebilir.

Tüm bunlara ek olarak, Omega Supreme’in çok kuvvetli bir koruma ve hizmet etme güdüsü vardır. Decepticonlar’ın yıkıcı tavrını hor görür ve tehlikede olanları korumak için Optimus Prime ve diğer Autobotlar’la birlikte yorulmadan çalışır. Genelde son savunma hattı olarak görülür ve çoğu tehdidi tek başına halledebilecek kadar güçlüdür.

 Vector Prime

Evrenin efendileri olmak için yaratılan Primelar’ın herhangi biri bu listeye alınabilir. Bu varlıkların her biri neredeyse tanrısal güçlere sahiptir. Ancak Vector Prime birkaç farklı nedenden dolayı bu listede olmayı hak ediyor.

Vector Prime bir zamanlar, lider olmasını sağlayan Liderlik Matrisine sahipti, ancak bu görevini bırakıp zaman ve mekanın koruyucusu olmak için Cybertron’dan ayrıldı. Vector Prime güçleriyle zamanı ve uzayı bükebilir. Çoklu evreni dilediği zaman gezebilir ve gözlemleyebilir. Bu özellikleri onun olayları uzay, zaman ve alternatif boyutlarda etkileyebilmesini sağlar.

Primelar’ın geri kalanı gibi, Vector Prime da birkaç milyar yaşında. Normal uzay ve zamanla bağını kesmiş olması onu evrenin geri kalanından biraz kopuk bıraktı. Bununla birlikte, Vector Prime iyi niyetlidir. Bir planını gerçekleştirmek için harekete geçtiğinde diğer Transformerlar’ın onu durdurmak için yapabilecekleri pek bir şey yoktur.

 Galvatron

Hangi Transformers zaman çizelgesine ve versiyonuna baktığınıza bağlı olarak, Galvatron‘un güç seviyesi çok değişir. Baktığınız versiyona göre sadece Megatron’un dönüşüp biraz daha güçlenmiş bir hali de olabilir ya da dışsal güçler, kurnazlık ve irade gücünün bir kombinasyonu olarak neredeyse her şeyi yapabilecek güçte bir robot da.

Megatron yok edildiğinde, Galvatron olarak yeniden doğmak için Unicron ile bir anlaşma yaptı. Galvatron, Megatron’un tüm anılarına sahip olsa da, yeniden doğmak ruhunu paramparça etti. Bu nedenle Galvatron tamamen delirmiştir ve daha fazla güç kazanmak için ne gerekiyorsa yapma arzusunu taşır..

Galvatron’un hükmetme arayışı, evrendeki en tehlikeli varlıklarla savaşırken bile onu neredeyse yenilmez kılan son derece güçlü, efsanevi kalıntılara götürdü. Gücünün doruk seviyelerine ulaştığında, en güçlü Transformerlar bile onu durdurmak için çok az şey yapabilir. Megatron’un küstahlığı gibi, Galvatron’un güç arzusu onun en büyük zaafı. Yoldaşlarını bir kenara atacağı ve hedeflerine ulaşmak için eski tabuları yıkacağı, neredeyse herkesin ona karşı ittifak kuracağı kadar büyük bir zaaf bu.

 Unicron

Transformers hayranları, Unicron‘u 80’lerde yapılmış animasyon filmindeki görünümünden hatırlayacaktır. Bu tanrısal Transformer, evrendeki en korkunç varlıktır. Varlığının tüm nedeni, geride kalan tek yaşam formu olana kadar her şeyi yok etmektir. Dünyaları tümüyle tüketir, parçalara ayırır ve kendi yeteneklerini artırmak için kullanır.

Unicron, çoklu evrende istediği zaman seyahat edebilir ve varlığı gerçeklikte bir veba olarak görülür. Güçleri görünüşte sınırsızdır ve yaşamı yok etmek için hiç bitmeyen arayışında evrenin farklı yönlerine sızma ve istila etme yeteneğine sahiptir. Ayrıca esareti altındaki diğer varlıkları baştan çıkarır, onlara yeminli sadakatleri karşılığında (Galvatron’a yaptığı gibi) yeni güçler verir. Verebileceği güç nedeniyle birçokları, anlaşmanın sonunda yok olacaklarını bilmelerine rağmen onun tekliflerini kabul ederler.

Primus

Unicron’un kardeşi ve evrende ona karşı koyabilen tek varlık olan Primus, Transformers evreninin tanrısıdır. Primus, Transformerlar’ı yarattı ve onun küçük birer parçası tüm yarattığı bu varlıkların içinde bulunuyor. Transformerlar, evrenin diğer birçok yönünü yaratırken ve sürdürürken, Primus’un neredeyse her şeyde eli vardır.

Primus zaman, mekan ve ayrı gerçekliklerde var olur. Fiziksel görünümü, Transformerlar’ın ana gezegeni Cybertron şeklindedir. Ana bilgisayarı Vector Sigma aracılığıyla var olan tüm bilgilere erişebilir.

Primus’un sahip olduğu bu bilgi zenginliği, en güçlü Transformer olma konusunda onu Unicron’un önüne geçirir. Kardeşinden daha iyi düşünme ve strateji oluşturma yeteneği, evreni bir arada tutar. Primus’un uzay ve zamanda var olma kabiliyeti ona ihtiyaç duyduğu her an üstünlük sağlar. Hiçbir düşman bu nedenle Primus’a karşı koyamaz.

Kaynak

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bilimkurgunun sonsuz olasılıklarının ve sanat dallarındaki yansımalarının tutkunu. Okuma müptelası.