bilimkurgu kulubu

Dizi Bir grup Zaman Lordu

Tarih: 7 Nisan 2018 | Yazar: Halil Furkan Türkmen

0

Doctor Who Evreninde Türler #1: Zaman Lordları

‘’Galaksilere tepeden bakan, evrendeki en eski ve en güçlü ırk. Müdahale etmemeye yeminli, sadece izleyen.’’ – 10.Doktor, Zaman Lordları hakkında.

Hiç şüphe yok ki bilimkurgunun en güçlü türlerinden biridir Zaman Lordları. Dizinin ana karakteri Doktor’un da üyesi olduğu bu tür, Doctor Who evrenini şekillendiren etmenlerin belki de en önemlisidir. Zaman Lordları (kadınlar için Zaman Leydileri) farklı isimlerle de anılırlar. Bunlardan birkaçı Gallifreyliler, Chronarch ve Dominus Temporis’dir. Zaman Lordları en çok zaman yolculuğu teknolojileriyle meşhurdurlar. Zaman tünellerine duyarlıdırlar. Olan her şeyi, olmuş her şeyi ve olabilecek her şeyi görebilirler. Uzun ve destansı bir geçmişe sahiplerdir. Fakat uygarlıkları milyarlarca yıl önce sona ermiştir. Zamanın şafağında, uzak bir geçmişte var olmuşlardır. 20.yüzyıl itibariyle, Gallifrey ve üzerinde herhangi bir medeniyetin izi yoktur. Zaman Lordlarının zaman yolculuğu yapması ve dış referans noktalarının eksikliğinden dolayı, bazı tarihsel olayları doğru bir şekilde tarihlendirmek mümkün değildir. Zaman Lordlarının tarihini, kökenlerini ve evrimlerini incelemek için zamanın ilk dönemlerine, yani ‘Karanlık Çağlar’ adındaki zaman periyoduna gitmek gerekir. Karanlık Dönemler, ‘Eski Zamanlar’ ve ‘Pythias Çağı’ olarak da bilinen evrenin ilk çağlarından biridir. Bu dönem, ‘İmparatorluklar Zamanı’ ve ‘Kaos Zamanı’ olarak ikiye ayrılır. Kısaca bu dönemleri incelemek, bize Zaman Lordlarının nasıl bir çağda evrimleştikleri hakkında bilgi verecektir.

Anchoring of the Thread’den önce evren yapılandırılmamış ve kaotikti. Belirli fizik kurallarından yoksun, büyünün ve kaosun hakim olduğu evrende sadece sonsuz olasıklıklar vardı. Zaman Lordlarının büyük aileleri bu durumdan rahatsızdı ve ortaya bir fikir atıldı. Spiral Politic olarak da bilinen Web of Time, Zaman Lordlarının büyük aileleri tarafından oluşturuldu. Bu yapının amacı kaosa düzen getirmek, zamanı belirli bir şekle oturtmaktı. Zaman Lordları bu planda başarılı oldular ve bu yapının inşasından sonra evren ve zaman düzenli bir hale büründü; evrene fizik kuralları hakim oldu. Web of Time, evrenin temel parçası olmayıp sadece bir meta-yapıdır. Bu bilgilerin hepsi Rassilon’un Kara Parşömenleri isimli bir kaynaktan alınmıştır. Doktor’un dönemi itibariyle bu kaynağa erişmek yasaklanmıştır. İmparatorluklar Zamanında, ‘Gölge Halkı’ olarak bilinen Gallifreyliler büyünün sıcak karanlığı ve bilimin soğuk ışığı arasında sıkışıp kalmışlardı. Büyü, Gallifreyli kültürüne uzun bir zaman boyunca hakim olmuştu. Fakat yine de bu dönemde Gallifrey teknolojisinin gelişimi eşsizdi. Örneğin, bir Zaman Lordu casusu Doktor’a ‘’Evren şu anki boyutunun yarısında iken Gallifrey Transmat teknolojisi mükemmelleştirilmişti.’’ demiştir. Transmat ve diğer yıldızlararası yolculuk teknolojileriyle güçlenen Gallifreyliler bu dönemde evrene yayıldılar ve birçok yeni türle temas kurdular.

Zaman Lordu

Temas kurdukları türere karşı çok barışçıl bir tutum sergilemeyen Gallifreyliler, onları fethetmeye çalıştı. Fethedemedikleri ırklara ise çobanlık ederek ‘Toy İmparatorluklar’ adında bir ittifak kurdular. Bu ittifak evrenin kaderine doğrudan etki etmiştir. Bundan sonra da kolonileri tüm galaksiye yayıldı. Yine bu dönemde Gallifreyliler, Racnoss ırkına karşı devasa bir savaşa girdiler. Bu savaşın iki önemli sonucu vardır. 1. sonuç Racnoss ırkının neredeyse tamamen yok olması, 2. sonucu ise ‘Huon Enerjisini’ kullanarak ilk zaman yolculuğu cihazlarının geliştirilmesidir. Ayrıca yine bu dönemde Gallifreyliler, ‘Old Ones’ olarak bilinen evrenin en eski ırklarına karşı da savaşmışlardır. Gallifreyli kolonilerinde, her ne kadar bazı kişiler tarafından karşı çıkılsa da, kölelik oldukça yaygın bir durumdu. Bu zamanlarda Gallifrey, Pythiayalar tarafından yönetiliyordu. Pythia bir kişi olmayıp bir tür unvandır. Tüm Pythia’lar kadındır. Bu dönemlerde anaerkil bir toplum yapısı bulunmaktadır. Pythia’lardan sonra yönetimine Rassilon geçmiş ve anaerkil düzeni yerle bir etmiştir. Ayrıca tüm Pythia’lar büyü gücüne sahiptir. Pythia’lar, Gallifreydeki mistisizmi sürdürdüler ve aklın kullanımına karşı çıktılar. Bir süre sonra ‘Sezgisel Devrim’ gerçekleşti. Akıl ve bilim ön plana çıktı.

Bu devrimden en güçlü olarak çıkan kişi Rassilon’dur. Bu dönemde birçok Gallifreyli, Menti Celesti’lere taptılar. Mennti Celestiler, Eternals adındaki bir ırktır. Bu ırkın üyeleri arasında Acı, Ölüm ve Zaman da vardır. Gallifrey kültüründe rahipler, keşişler ve Kilisenin Gardiyanları önemli bir yere sahipti. Zaman Lordlarının yükselişinden sonra hepsi önemini yitirdi. Anchoring of the Thread dönemine gelecek olursak; bu dönemde tüm evreni etkileyen çok önemli olaylar olmuştur. Bu dönemde yeni kültürler evrimleşmeye başladıkça kendi anlayışlarını ve evren üzerinde kendi anlamlarını empoze etmeye başladılar. Bunun sonucunda ise kesin bir sistem ortaya çıktı. Bu ırklar, Gallifreylilere göre oldukça farklı olduğundan, onların toplanmış tarihlerinin İmparatorluğa saldırmasından korkuldu. Gerçekten, bazı sınıflandırılamaz olaylar gelecekte görüldü ve bu dönemde ilk zaman yolculuğu taşıtları yapıldı ve bu olayları önlemek için önlemler alındı. İlk zaman makinesi olan Time Scaphe teknolojik olarak değil psişik olarak çalışıyordu. Tabii bu sıralarda Archons adındaki bir ırk Gallifreylilerin zaman yolculuğunu kendileri icat etmediklerini, Archonslara savaş açıp bunu çaldıktan sonra bulduklarını iddia ettiler. Problemi çözmek amacıyla Rassilon, rasyonel bir hale getirmeye karar verdi. Anchoring of the Thread’i uygulayan Gallifreyliler kendilerinin merkezinde olduğu bir tarih yarattılar. Onların yasaları zamanın yasaları ve fizik haline geldi. Bu çoğu uygarlığın kitleler halinde ortadan kalkmasına ve Pythia’nın önsezi yeteneklerini kaybederek güçsüzleşmesine neden oldu ve Kaos Zamanı başladı.

Karn Kardeşliği'nin üyeleri

Karn Kardeşliği’nin üyeleri ve 2 Zaman Lordu

Anchoring of the Thread zamanında Rassilon yanlışlıkla başka bir evrene kapı açtı. Bu kapıdan bizim evrenimize gelen Büyük Vampirler devasa yıkımlara neden oldu. Sonsuz Savaş adı verilen bu çatışmalarda Gallifreyliler, Kopyion Liall A Mahajetsu komutası altında Vampirleri durdurmaya çalıştı. Sonsuz Savaş 1.000 yıl sürdü. Nihayetinde, Vampirler kendi evrenlerine sürüldü ve Rassilon bu dönemde gücünü kazandı. Rassilon yine bu zamanlarda Yssgaroth’un fatihi unvanını aldı ve tahtını büyük yarasaların kemiklerinden yaptırdı. Gallifreyliler, Validium’u kullanmaya başladı. Validium bir tür yaşayan metaldir. Kendi başına düşünebilme ve konuşma yeteneği vardır. İnanılmaz bir yok etme potansiyeline sahiptir. Rassilon ve Omega tarafından geliştirilmiştir. Üretilme amacı Gallifrey için nihai savunma ihtiyacıdır.

Bu dönemde Pythia’nın gücünü reddeden Neo-Teknolojistler, Rassilon’un önderliğinde gücü ellerine aldılar. Son Pythia intihar ettikten sonra Pythia düzeninin kalan üyeleri Karn’a kaçtılar ve ‘Karn Kardeşliği’ haline geldiler. Bu sıralarda savaş ve kaos İmparatorluğu tehdit etti. Gallifrey’de bir buz devri başladı ve koloniler bağımsızlıklarını talep ettiler. Kopyion Liall a Mahajetsu savaştan sonra Gallifreye döndüğünde dinin düştüğünü ve Rassilon’un gücü ele geçirdiğini gördü ve Althosian sistemini korumak amacıyla Gallifrey’den ayrıldı. Bundan sonra Gallifrey’de Rassilon Dönemi başladı.

Rassilon

İlk Zaman Lordu Rassilon

Zaman Lordları 3 ana kurucuya sahiptir: Teknolojik bilge Rassilon, yıldız mühendisi Omega ve üçüncü kurucu da aynı zaman diliminde yaşadı. Bunlar dışında üç tane daha kurucu vardı, fakat kimse kim olduklarını bilmiyordu. Tahminler bu kişilerin Gallifrey kültüründe önemli yerlere sahip olan Aperion, Pandak ve Eutenoyar’ı işaret ediyor. Omega, iki yıldız manipülatörünü kullanarak Qqaba olarak bilinen bir yıldızı patlattı ve bir kara deliğe dönüştürdü. Bu patlatmanın amacı zaman yolculuğu için gerekli enerjiyi elde etmekti. Bu sırada Fenris adında bir zaman yolculuğu suikastçisi, Kara Güneş Düzeni tarafından bu olayı sabote etmek için gönderildi. Fenris, Omega’nın gemisini sabote ederek yeni oluşan kara deliğe doğru çekilmesini sağladı. Bu sırada Rassilon, Gallifrey Uzay İstasyonunun irade gücü ile kara deliğe çekilmesini önledi. Ardından Fenris’i yakaladı ve onu ‘Geri Dönüşü Olmayan Bölgeye’ gönderdi. Omega, Kara delik sayesinde bir anti-madde evrenine ulaştı. Fakat Zaman Lordları bunu o zamanlarda bilmediği için öldüğünü varsaydılar. Bu dönemde tek başına iktidar olan Rassilon, ‘Ahenk’in Gözünü’ aldı ve Gallifrey’de depoladı.

Ayrıca Matrix bu zamanlarda inşa edildi. Rassilon’un Oyunu adlı bir spor ortaya çıktı. Bu oyunun oynanışı şöyledir: Zaman Kepçesi kullanılarak uzay-zamanın herhangi bir noktasından canlılar seçilir ve Gallifrey’de bulunan ‘Ölüm Bölgesi’ adında bir yere getirilir ve burada birbirleriyle savaşmaları sağlanır. Bu oyuna sadece iki ırk getirilmez. Dalekler ve Cybermen. Çünkü Zaman Lordları onları getirmenin çok tehlikeli olduklarını düşünüyorlardı. Evrenin zayıflığı üzerinde baskı kuran bir Zaman İmparatorluğu amaçlayan Rassilon, bu noktadan sonra müdahale etmeme politikasını başlattı. Politikanın yaratılma nedeni Zaman Lordlarının, zaman yolculuğu yüzünden diğer ırklara verdikleri zararlardır. Ayrıca Rassilon’un bu kuralı yüzünden Rassilon’un Oyunu da artık oynanamaz hale geldi. Uzak Geçmişten 150.000.000 yıl önce Rassilon, müdahale etmeme politikasını geçici bir süreliğine askıya aldı ve Milenyum Savaşında Mad Mind of Bophemeral’a karşı Zaman Lordlarına liderlik etti. Ayrıca Efsaneye göre Rassilon’un başarılarına rağmen Zaman Lordları ona isyan etti ve onu Ölüm Bölgesindeki Kara Kule’ye hapsetti. Fakat Rassilon buradan sağ kurtulmayı başardı.

Rassilon'un mührü

Rassilon’un mührü

İstikrar Çağları! Binlerce milenyumluk izolasyon, Zaman Lordları arasında bir rehavet yarattı. Diğer ırkların teknolojileri daha güçlü ve tehlikeli hale geldikçe onların teknolojileri ve güçleri durgunlaştı. Bundan sonra değişim zamanı başladı. Çağlar boyunca süren kültürel durgunluk, üreme motorlarındaki düzensizlik yeni nesillerde garip değişimler meydana getirdi. Bu garipliklerin birisi Dvora Ailesinde ortaya çıktı. Morbius isimli Zaman Lordu güçlü bir kişiliğe ve sonsuz bir hırsa sahipti ki, bu vasıflar Zaman Lordlarının Büyük Aileleri arasında nesillerdir görülmemişti. Kısa Süre içinde iktidarı eline geçiren Morbius, The Imperator olarak Gallifrey’i yönetmeye başladı.

Zaman Lordlarının Müdahale etmeme politikasından vazgeçmesini isteyen Morbius, kendilerinden aşağı seviyedeki uygarlıklara karşı fetih politikasına başladı. Paralı askerlerden oluşan bir ordu kurdu ve onlara zaman yolculuğunun sırrını verme ve ölümsüzlük gibi şeyler vaat etti. Ayrıca Thessalia adında bir zaman Leydisini de kendi kurduğu Weal Düzeni‘nin başına getirdi. Bu düzenin amacı Morbius’ın öngördüğü gelecekte yaşanacak bir savaş için Gallifrey’i hazırlamaktı. Fakat Thessalia’nın onu Yüksek Konseye ihbar etmesi üzerine paralı askerleriyle beraber gezegenden kaçtı ve evrenin dışında saklanmaya başladı. Ancak Zaman Lordları tarafından yakalanarak Karn’da idam edildi. Bu dönemlerden sonraki olayları çok önemli olmadıklarından geçip doğrudan Zaman Savaşına başlamak istiyorum.

Zaman Lordları'ın Yüksek Konseyi

Zaman Lordları’ın Yüksek Konseyi

’Sana yalan söyledim çünkü hoşuma gitti. Numara yapabilirdim, sadece bir süreliğine de olsa yanmış turuncu gökyüzünün altında hala hayatta olduklarını hayal edebilirdim. Ben sadece bir Zaman Lordu değilim. Ben Zaman Lordlarının sonuncusuyum.’’ – 10.Doktor.

Zaman Lordları ve Dalek İmparatorluğu arasında giderek büyüyen düşmanlık nihayetinde Son Büyük Zaman Savaşı olarak bilinen bir olaya dönüştü. Savaşın ilk günlerinde Zaman Lordları, mahkum ettikleri Rassilon’u tekrar hayata döndürdüler ve Lord Başkan olarak seçip, kendilerine savaşta liderlik etmesine izin verdiler. Savaş başladıktan 400 yıl sonra, artık Zaman Lordları delirmeye başladı. Önceleri, şiddetin her türlüsünden nefret eden, tiksinen Zaman Lordları, artık ‘Nihai Yaptırımı’ uygulama kararı aldılar. Nihai Yaptırım, Zaman Girdab’ını yok edip, tüm evrenleri, boyutları; kısacası tüm yaratılışı ortadan kadırma planıdır. Zaman Lordları bu yıkımdan kurtulmak için fiziksel bedenlerini geride bırakıp, saf enerjiye dönüşmenin bir yolunu bulmuşlardı. Fakat Savaş Doktor’unun müdahalesi ile Gallifrey ve Zaman Savaşı, An (The Moment) isimli silah kullanılarak zaman kilidi altına alındığından, bu plan bir süreliğine ertelendi.

Ancak ileriki zamanlarda, savaştan sağ kurtulmayı başarmış olan Usta (The Master) sayesinde tekrar bu planı uygulamaya koymaya çalışan Zaman Lordları, 10. Doktor’un (David Tennant) müdahalesi sayesinde başarısız olmuşlardır. Bu olay Doctor Who – Modern Serinin 2009-2010 tarihli Noel özel bölümünde anlatılır. Hikaye iki bölüme ayrılmıştır. Bölümün ismi ise Zamanın Sonu (The End of Time)’dur. Fakat modern seriye göre bu olaylar Gallifrey ve Zaman Lordlarının sonu değildir. İlerleyen zamanlarda, 11. Doktor (Math Smith), 10. Doktor ve Savaş Doktoru (John Hurt) bir araya gelmiş ve Doktor’un tüm benlikleri ile birlikte Gallifrey’i ve Zaman Lordlarını bir cep evrene gönderip, Daleklerin ise kendi çapraz ateşlerinde yok olmalarını sağlamıştır. Bu olay ise Son Büyük Zaman Savaşının son sıcak çatışmasıdır. Daha sonraki zamanlarda, Zaman Lordları tekrar bizim evrenimize dönmenin bir yolunu bulmuştur. Ayrıca evrenimize dönmeye çalıştıkları zamanlarda, Zaman Lordları Trenzalore gezegeninde yaşanan olaylar sonucunda Doktor’a yeni bir rejenerasyon döngüsü vermiştir.

Dalekler ve Gallifrey

Dalek İmparatorluğu tarafından kuşatılmış Gallifrey gezegeni. Son Büyük Zaman Savaşı Dönemi

‘’İçinde durduğun şey bir teknolojik harika. Büyünün ötesinde bir bilim. ‘’ – 12.Doktor, Tardis Hakkında.

Zaman Lordları, zamanda yolculuk için oldukça gelişmiş bir araç olan Tardisler’i (Time and Relative Dimension in Space kelimelerinin ilk harflerinden oluşan bir kısaltma) kullanırlar. Tardisler evrendeki en iyi ve en gelişmiş uzay gemileridir. İçleri dışından büyüktür. Bunu yaparken farklı boyutları kullanırlar. Tardisler’in içleri dışlarından farklı bir boyuttur. Diğer ırklar için çok zor olan bu özellik Zaman Lordları için basittir. Gallifreyliler boyutların ustasıdır. Tardisler altı pilotla kullanılmak için tasarlanmıştır. Doktor’un, Tardis’in içinde bir sağa bir sola koşmasının nedeni 6 kişiyle uçması gereken bir gemiyi tek başına komuta etmeye çalışmasıdır. Tüm Tardisler’in bilinci vardır. Kendilerinin farkındadırlar. Birçok farklı modelde Tardis bulunur. Bunların en çok bilinen iki tanesi, Doktor’un TT Type 40, Mark 3 model Tardis’i ki kendisi oldukça eski, modası geçmiş ve müzelik bir gemidir, diğeri ise Son Büyük Zaman Savaşında Dalek İmparatorluğuna karşı kullanılmış olan Savaş Tardisleri‘dir. Savaş Tardisleri çok güçlü silahlar ile donatılmışlardır. Ana silahları zaman torpidosudur. Bu silah düşmanları zamanda dondurmak ve onları Zaman Girdabında hapsetmek için kullanılır.

Ayrıca Tardisler şekil değiştirme yeteneğine sahiptir. Doktor’un Tardis’inin hep aynı şekilde kalmasının nedeni bu sistemin bozulmuş olmasıdır. Zaman Savaşı sırasında, Zaman Lordlarının yaklaşık 1.000.000 Savaş Tardis’i vardı. Fakat hepsi savaşta yok edildi. Tardisler’in güç kaynağı Ahenk’in Gözü’dür. Rassilon tarafından üretilmiştir. Göz, hiçbir zaman meydana gelmeyecek bir çöküşün potansiyel enerjisinden yararlanır, kara delik haline gelmeye başlayan yıldızın etrafındaki zamanı dondurur. 11. Doktor bunu şöyle tanımlamıştır:’’Yıldızı yörüngesinden sökersin ve onu çürüme evresinde kalıcı olarak askıya alırsın.’’ Tardisler inanılmaz derecede karmaşık yapılardır. Üretilmez, büyütülürler. Gelişmiş Tardis modelleri tıpkı bizim gibi bağımsız hareket edebilirler. Fiziksel olarak yakın olan iki Tardis kendi aralarında psişik sohbet edebilirler ve bu olay yakındaki kişiler tarafından psişik olarak duyulabilir. Ayrıca Tardisler neredeyse evrendeki tüm dilleri tercüme edebilirler. Tercüme yeteneklerini tanıdıkları kişiler için kullanabilirler. Tercüme için bir Tardis’in olay anında veya yakında bulunması da gerekmez. Uzay ve zaman fark etmeksizin istedikleri yerden çeviri yapabilirler. Tardisler, Zaman Lordları tarafından kendilerine uygulanan bir özellik nedeniyle Gallifreyceyi çevirmezler.

Doktor’un Tardisi

Zaman Lordlarının fizyolojilerine bakacak olursak insanlara ve diğer insansı türlere benzeyen bir dış görünüş ve çok farklı bir iç sistem görüyoruz. Dış görünüş olarak Avrupa ve Kafkasya insanlarına benzerler. Göz ve saç renkleri insanlar arasında bulunan renklerdir. Dişleri bizimkilerin aynısıdır. Ancak Romana rejenerasyon geçirirken kendi isteği ile çok farklı boyutlar aldı ve derisini mavi yaptı. Doktor bu rejenerasyonu ‘çok tehlikeli’ olarak tanımladı. Ayrıca rejenerasyon kafasız bile yapılabilir. Zaman Lordlarının insanlardan bir diğer farkı ise gözlerinin iç yapısıdır. İnsan gözü ışığa duyarlı hücrelerden oluşur ve tüm işlem beyin tarafından otomatik olarak gerçekleşir. Fakat Zaman Lordu retinası kendi başına düşünebilir. Bunun bir sonucu olarak da Gallifrey’de retina, parmak izinin yerini almış ve makinelerle iletişimin ana metodu haline gelmiştir. 8. Doktor’un gözü de mavi ve yeşil arasında renk değiştirebiliyordu. Zaman Lordlarının vücutları insanlara göre çok daha fazla dayanaklıdır. İnsanların düşünce kemiklerinin paramparça olacağı yerlerden düşüp hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalkabilirler. Ayrıca soğuğa karşı insanlardan çok daha fazla dayanıklıdırlar.

Hatta vakum ortamında birkaç dakika kalabilirler. Bu süre insanları öldürmeye yeterken, Zaman Lordlarında sadece körlükle sonuçlanır. Sıfırın inanılmaz altındaki sıcaklıklarda yaşayabilirler. Vakum ortamında ise azami ömürleri 6 dakikadır. İnsanlar için ölümcül derecedeki elektrik şoklarından etkilenmezler. Röntgen ışınları, Gallifreyliler için ölümcül değildir. Hatta küçükken Zaman Lordları bu ışınlarla oyunlar oynardı. Zaman Lordları bu ışınları isteğe bağlı olarak emebilirler ve tekrar vücutlarından insanlara karşı zararsız bir formda atabilirler. Fakat radyasyonun diğer türleri onlar için ölümcül olabilir. Yine de insanlardan çok daha fazla doza dayanabilirler. Lakertyan Sisteminde bulunan radyasyonun eşsiz bir türü insanlar için zararsızken, Zaman Lordları için ölümcüldür. Ayrıca uykuya gereksinimleri insanlardan daha azdır. 1 saat gibi bir uyku onlar için yeterlidir. Ağır bir şekilde yaralanmış bir Zaman Lordu rejenerasyon geçirmek zorunda değildir. Şifa komasına girerek enerjisini yara ve yaraları iyileştirmek için kullanabilir, fakat bu durumdayken ölü gibi görünür.

8.Doktor Rejenerasyon

8. Doktor rejenerasyon geçirip, Savaş Doktoru’na dönüşürken

Zaman Lordları yüksek frekanslı seslere karşı insanlardan daha fazla direnç gösterir. Gallifreyliler, sol omuzlarına alacakları bir darbe ile etkisiz hale gelebilirler. Çünkü bu bölgede savunmasız bir sinir ağları bulunur. Rejenerasyon olmadan bile çok uzun bir yaşam süresine sahiplerdir. Bir rejenerasyon içinde Zaman Lordları yüzlerce yıl boyunca yaşayabilir ve bu sürede dış görünüşleri tıpkı genç bir insana benzer. Yapay olarak 500 yıl yaşlandırılmış olan 4. Doktor yaşlı bir kişi gibi görünmüştü. Fakat 8. Doktor dünyada 100 yıl boyunca sıkıştı ve en ufak bir yaşlılık belirtisi göstermedi. Fiziksel stres Zaman Lordlarının yaşlanmasına neden olur. 2. Doktor böyle bir durumla karşılaştı ve saçı siyahtan griye döndü. Ayrıca Savaş Doktoru ömrünün başında genç bir kişiyken ömrünün sonuna doğru oldukça yaşlı bir kişiye dönmüştü. Bunun nedeni yaşı değil yaşadığı stresdir. Savaş Doktoru, Zaman Savaşında yaklaşık 400 yıl savaştı.

Gallifreyli çocuklar tıpkı insan çocukları gibi büyürler. Bu noktadan sonra onlarda yaşlanma yavaşlar. On yıllar boyunca genç görünürler. 10. Doktor, 90 yaşındayken kendisinin ‘sadece bir çocuk’ olduğunu söyledi. 2. Doktor, kaza gibi dış etkenler olmadan ırkının sonsuza kadar yaşayabileceğini söyledi. Bir keresinde ise Doktor 750 yaşının orta yaş olduğundan bahsetti. Quences isimli bir Zaman Lordu öldürüldüğünde 7.000 yaşındaydı. Profesör Chronotis isimli bir Zaman Lordu da 12.000 yaşındayken bunamaya başladı. Ayrıca 12. Doktor ise öldüğünde 2.000 yaşındaydı. Gallifreyliler, duyulara insanlardan daha yüksek derecelerde sahiptir. Olağanüstü refleksleri ve hassas zamanlamalarıyla, kelimenin tam anlamıyla Süper insan gibidirler. Gallifreylilerin el göz koordinasyonları, silahları ve araçları kullanma becerileri insanlardan çok daha iyidir. Genç oldukları dönemde vücutları oldukça atletiktir. Gallifreyli gözü görme konusunda bir insandan çok daha işlevseldir. Karanlıkta daha iyi görürler. Bunu da etraftaki az miktarda ışığı toplayarak yaparlar. Çok daha uzak mesafeleri görebilirler. En azından 100 metre ileriyi çok daha iyi görürler. Ayrıca sesleri de insanlardan daha iyi duyarlar.

Zaman Lordları bir şeyleri tadarak onlar hakkında bilgi edinebilirler. Örnek verecek olursak; kan gruplarını bilebilir, odun türlerini öğrenebilir, barut ve plastik parçalarının özelliklerini anlayabilirler. Bir objenin yaşını, kökenini ve atmosferik yapı hakkında sadece tadarak bilgi alabilirler. Bunlar dışında daha birçok şeye sahiptirler. Zaman tünellerini algılayabilir, kendi türlerinden bir başkasının varlığını hissedebilir, zamandaki değişimleri duyumsayabilirler. Vücut sıcaklıkları da bizden farklıdır. Zaman Lordları 50 derecelik bir vücut sıcaklığına sahiptir ve istedikleri zaman bu sıcaklığı düşürebilirler. Beyinleri de bizimkilerden büyük ve karmaşıktır. Üç adet beyin sapları vardır. En küçük, en önemsiz detaylar da dahil olmak üzere her şeyi hatırlarlar, hiçbir şeyi unutmazlar. Ayrıca mümkün olan geleceklerden bilgi alabilirler. Beyinlerinin yarımkürelerini ayırabilirler ve onlara iş verirler. Böylece çok daha verimli bir çoklu görev elde ederler. Mekanik ve diğer işlevlere adanmış fazladan bir beyin lobuna da sahiptirler.

Usta'nın farklı bedenleri

Usta’nın farklı bedenleri

Zaman Lordları, dokunarak mental manipülasyonlar da yapabilirler. Örneğin hipnoz, akıl okuma, düşünce paylaşma, diğerlerinin uykuya dalmasını sağlama, başkalarının rüyalarını zihinsel olarak etkileme, hafıza silme ve dokunarak bilgiyi diğer kişilere çabucak aktarma gibi… Ayrıca birbirlerine telepatik olarak bağlılardır ve istedikleri zaman tek bir zeka olarak hareket edebilirler. Zihin kontrolü tekniklerine karşı da çok güçlü bir bağışıklıkları vardır. İskelet sistemleri ise insanlarınki ile neredeyse aynıdır. Sadece tek bir fark vardır. Göğüs kafeslerinde fazladan bir tane kaburga kemiği bulunur. Gallifreylilerin kanları ve dolaşım sistemleri, insanlarınkinden değişiktir. Daha koyu ve hafif turuncu bir rengi vardır. Zaman Lordlarının da farklı kan grupları vardır. Gallifreylilerin damar sistemleri ve kalp sistemleri de insanlarınkinden büyük farklılıklar gösterir. Çoğu insanın düşündüğünün aksine Zaman Lordları iki kalbe Rassilon döneminde, yani Zaman Lordları haline geldiklerinde değil, ilk evrimleştikleri andan itibaren sahiptirler. Zaman Lordları bir kalp ile de yaşayabilirler, fakat bu onlarda çok büyük bir güç eksikliğine ve zayıflığa yol açar. Eğer iki kalpleri de yok olursa rejenerasyon geçiremezler. Antrenman ile iki kalpleri üzerinde kontrol sahibi olabilirler. Yani istedikleri zaman iki kalplerini de durdurabilir ve ölüm süsü verebilirler. İki kalbin çok fazla yararı vardır. Gallifreyliler koma döneminde kalp atışlarını dakikada ona indirebilirler.

Solunum sistemleri de diğer sistemler gibi çok gelişmiştir. Oksijensizliğe insanlardan daha uzun süre dayanabilirler. Çoğu özellikleri gibi bu da istenirse bilinç kontrolü altına alınabilir. En önemli ve bilinen özelliklerine gelecek olursak; Zaman Lordları kolay kolay ölmez. Ölecekleri zaman rejenerasyon geçirerek farklı bir bedene ve bazı özelliklerinde küçük değişimlere sahip olurlar. Bir Zaman Lordu 12 defa rejenerasyon geçirebilir. Bu özelliğin nasıl çalıştığı hakkında farklı iddialar vardır. Bir tanesine göre hücrelerinde kendilerini yenileyen, tamir eden moleküller olduğudur. Diğeri ise DNA’larının üçlü sarmal bir yapıda olmasıdır. Üçüncü sarmalın Rassilon tarafından rejenerasyona izin vermek amacıyla üretildiği söylenir. Rejenerasyon sırasında Zaman Lordlarının vücutları parlar. Fakat renk her zaman aynı olmaz. Rejenerasyon sırasında tüm fiziksel görünüşleri değişir. Zihinsel olarak da değişimler yaşanır. Fakat kan grupları asla değişmez. Tüm ömürleri boyunca aynı kalır. Alerjiler gibi bazı özellikleri de değişim gösterir. 6. Doktor’a göre rejenerasyon sonrasında Zaman Lordlarının temel karakteristik özellikleri asla değişmez. Ayrıca her yaralanmadan sonra rejenerasyon geçirmezler. Hafif yaralar normal olarak iyileşir. Çok ağır yaralanmalar da ağırlığa bağlı olarak rejenerasyon ile iyileşir veya bir Zaman Lordunun ölümüne neden olur. Zaman Lordları rejenerasyon sırasında öldürülürler ise ölürler. Yani rejenerasyon işlemi başladıktan sonra tamamlanmalı. Diğer türlü ölümle sonuçlanır.

Gallifreyce

Son Büyük Zaman Savaşı dönemindeki Gallifrey dilinin yazılışına bir örnek

’Yazı… grafiti… Eski Yüksek Gallifreyce. Zaman Lordlarının kayıp dili. Günler vardı, öyle çok günler, bu kelimeler yıldızları yakar, imparatorlukları yerinden oynatır ve tanrıları devirirdi.’’ – 11.Doktor.

Gallifreyliler kendilerine özgü bir yazım şekli kullanırlar. Doktor döneminde Gallifreyce epeyce bir değişmiştir. Ayrıca ilerleyen dönemlerde de değişimler göstermiştir. Gallifreyce ikiye ayrılır. Birincisi Eski Yüksek Gallifreycediğeri ise Modern Gallifreyce‘dir. Eski Yüksek Gallifreyce, Zaman Lordlarının kayıp dilidir. Onu okumayı ve yazmayı bilen çok az kişi vardır. Doktor bu kişilerden biridir. Eski Yüksek Gallifreyce’nin yazılışı insanlara Yunancanın ve matematiksel sembollerin bir karışımı olarak gözükür. Fakat modern Gallifreyce daireler, altıgenler ve çizgiler kullanılarak yazılır. En azından Son Büyük Zaman Savaşı itibariyle böyle kullanılmıştır.

Kaynaklar ve İleri Okuma

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

1998'de Gaziantep'de doğdu. Cumhuriyet Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyor. Mitoloji, yabancı diller ve kozmoloji ise bu dünyada en sevdiği şeyler. Bir Trekkie. En büyük hayali kendi yıldız gemisine sahip olmaktır. Birgün geldiği yıldızlara gitmeyi istemekte.



Facebook Yorumları

Yorum